bugün
- galatasaray9
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye3
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- dönmek istenilen yıl2
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- anın fotoğrafı14
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- bir şeyler söyle4
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- çaya şeker atan erkek5
- mutsuz olmak3
- en boktan on yıl7
- kalem4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- gocu bak bi5
- en tehlikeli insan tipleri2
- menemen9
- ona bir şey söyle13
- yerinde dur3
- yelpaze3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ayrılık8
- doa otomatı3
- erdal beşikçioğlu8
- hırvatistan14
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- yunanistan29
- telefona cevap vermeyen kız3
yasal işkence aletidir.
Spinal anestezi ile ameliyat oldum. buraya kadar her şey normal, gayet rahat ve kuğul bir biçimde yatağıma geldim. Tabi belden aşağısı yok yani hissetmiyorum. bembeyaz. neyse sözlükçüğüm, bana verilen talimatlarda 1 saat içinde 8 bardak su içmem gerektiği söyleniyordu. anestezi etkisinden kurtulabilmek için sanırım. neyse suyu içtik, bu sırada bana bir güzelde 2 litre serum bağladılar. her şey rahat, güzel ilerlerken mesanemde bir ağrı, bir ağrı ama böyle bir şey yok... dayanamıyorum artık ağlayacağım. alt tarafı da hissetmiyorum ki işeyeyim. ördek aldılar soktular apış arama dediler işe, işeyemezsen sonda takılacak. sondanın da ne olduğunu daha tam olarak bilmiyordum. ben zaten biri varken yapamayan biriyim, adam benden, yanımda yatan 4 kişi ve refakatçileri önünde işememi istiyor. neyse bir denedim, iki denedim, üç denedim olacak gibi değil. artık acıdan hastahanede "sonda takın uleyyyyynnn sonda istiyorumm!!" diye haykırıyorum. neyse sonda geldiğinde hasta bakıcıya ilk sorum doğal olarak; "acır mı?" oldu. adam cevap bile vermeye tenezzül etmeden vloop diye daldırdı içeri. ulan hiç acı macı yok. aa bu kadar mıydı dedim gülerek. meğer anestezi etkisinde olduğumdan ben o takılırken ki acıyı hissetmiyormuşum, bunu da sonradan öğrendim. anestezi etkisi yavaş yavaş geçmeye başlayınca artık o hortumun benim çüküm de olduğunun hissi, hareket ettikçe duyulan acıya dönüştü. uyutmadı. ameliyat yerim ne sızlıyor, ne ağrıyor ama gel gör ki bu sonda kıpırdadıkça ömrümden ömür götürüyordu. artık yalvarıyordum hasta bakıcıya "tamam işedim, anestezi etkisi tam olarak geçmeden çıkartın şunu n'olur..." diye. nafile, doktorun çıkartması gerekiyormuş. neyse sabah ettik bir şekilde kıvranarak. doktorlar kontrole falan geldi çıkışım verildi, ulan sonda hala bende. doktorlara yalvarıyorum çıkartın şunu diye adamlar çıkartmıyor, adamların çükünde değiliz anlayacağınız. son çare olarak sondayı takan hasta bakıcıdan rica ettik çıkartması için. adam da şımarıklıktan ölecek öyle bir tip. neyse geldi elinde şırıngayla, hayırdır n'oluyoruz? dememe kalmadan adam sondanın içindeki suyu çekti. böyle bir yanma hissi yok. bunun tarifi yok... bu daha başlangıcıymış acının. sonra hasta bakıcı demez mi "tut çek.". ben buna dokunamıyorum, adam tut çek diyor. neyse bir gayret, bir ıkınma, bir diş sıkma ile çektik kendi ellerimizle kendi sondamızı... bu sırada ne doktor da, ne hasta bakıcı da sülalesinde dokunulmamış insan kalmadı tabi. anlayacağınız doktor falan çıkartmadı sondayı. neyse efendim sonuca gelecek olursak, şu 19 yıllık hayatımda yaşadığım bütün acıları toplasan, bu sonda çıkartma acısının çeyreği etmez. aman diyeyim siz siz olun uyanmamayı göze alın, narkoz yiyin. sonda ölümden beter.
Spinal anestezi ile ameliyat oldum. buraya kadar her şey normal, gayet rahat ve kuğul bir biçimde yatağıma geldim. Tabi belden aşağısı yok yani hissetmiyorum. bembeyaz. neyse sözlükçüğüm, bana verilen talimatlarda 1 saat içinde 8 bardak su içmem gerektiği söyleniyordu. anestezi etkisinden kurtulabilmek için sanırım. neyse suyu içtik, bu sırada bana bir güzelde 2 litre serum bağladılar. her şey rahat, güzel ilerlerken mesanemde bir ağrı, bir ağrı ama böyle bir şey yok... dayanamıyorum artık ağlayacağım. alt tarafı da hissetmiyorum ki işeyeyim. ördek aldılar soktular apış arama dediler işe, işeyemezsen sonda takılacak. sondanın da ne olduğunu daha tam olarak bilmiyordum. ben zaten biri varken yapamayan biriyim, adam benden, yanımda yatan 4 kişi ve refakatçileri önünde işememi istiyor. neyse bir denedim, iki denedim, üç denedim olacak gibi değil. artık acıdan hastahanede "sonda takın uleyyyyynnn sonda istiyorumm!!" diye haykırıyorum. neyse sonda geldiğinde hasta bakıcıya ilk sorum doğal olarak; "acır mı?" oldu. adam cevap bile vermeye tenezzül etmeden vloop diye daldırdı içeri. ulan hiç acı macı yok. aa bu kadar mıydı dedim gülerek. meğer anestezi etkisinde olduğumdan ben o takılırken ki acıyı hissetmiyormuşum, bunu da sonradan öğrendim. anestezi etkisi yavaş yavaş geçmeye başlayınca artık o hortumun benim çüküm de olduğunun hissi, hareket ettikçe duyulan acıya dönüştü. uyutmadı. ameliyat yerim ne sızlıyor, ne ağrıyor ama gel gör ki bu sonda kıpırdadıkça ömrümden ömür götürüyordu. artık yalvarıyordum hasta bakıcıya "tamam işedim, anestezi etkisi tam olarak geçmeden çıkartın şunu n'olur..." diye. nafile, doktorun çıkartması gerekiyormuş. neyse sabah ettik bir şekilde kıvranarak. doktorlar kontrole falan geldi çıkışım verildi, ulan sonda hala bende. doktorlara yalvarıyorum çıkartın şunu diye adamlar çıkartmıyor, adamların çükünde değiliz anlayacağınız. son çare olarak sondayı takan hasta bakıcıdan rica ettik çıkartması için. adam da şımarıklıktan ölecek öyle bir tip. neyse geldi elinde şırıngayla, hayırdır n'oluyoruz? dememe kalmadan adam sondanın içindeki suyu çekti. böyle bir yanma hissi yok. bunun tarifi yok... bu daha başlangıcıymış acının. sonra hasta bakıcı demez mi "tut çek.". ben buna dokunamıyorum, adam tut çek diyor. neyse bir gayret, bir ıkınma, bir diş sıkma ile çektik kendi ellerimizle kendi sondamızı... bu sırada ne doktor da, ne hasta bakıcı da sülalesinde dokunulmamış insan kalmadı tabi. anlayacağınız doktor falan çıkartmadı sondayı. neyse efendim sonuca gelecek olursak, şu 19 yıllık hayatımda yaşadığım bütün acıları toplasan, bu sonda çıkartma acısının çeyreği etmez. aman diyeyim siz siz olun uyanmamayı göze alın, narkoz yiyin. sonda ölümden beter.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar