bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek9
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu20
- münafık6
- fatma betül sayan kaya29
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek8
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam7
- camilerdeki ayak kokusu7
- yapay zekanın çok yapay olması8
- sözlük açacak olsanız3
- terhis oluyorum sözlük3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- damla sakızlı muhallebi9
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- daha 17 dizisi4
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- sicilya kizlari4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- eteği açan kadına bakmayan erkek2
- her şeyi bilen halk4
- allah ne muradın varsa versin2
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- musiker2
- asansörde yukarı bakma refleksi2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- ocean vitamind32
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- boşanmak2
- avrupa5
- seri katilin özellikleri2
- fatma betülüm yapmaz9
- kahve içerken piyasa yapmak3
- iyi menemenin sırrı22
- masklavi felsefesi5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- negatif insanları hayatına almamak2
- ayrılıkçı kürtler2
- damat adayının yaprak dökümü oğuz gibi olması2
- ciddiye alınmamak2
- sinirlenen dilenci kadın6
- türk polisinin şefkatli kolları3
- haram para5
Doğru gazete, doğrucu gazete
LE MONDE iyi, hem de çok iyi bir gazetedir! Kırk küsur senedir aralıksız okuyorum.
Nitekim adı üstünde, dünyanın dört bucağındaki gelişmeleri bu Fransız cerideden daha nesnel, daha doğru ve daha geniş biçimde yansıtan başka bir günlük yayını ben bilmiyorum.
Kabul, ABDnin New York Timesi, ingilterenin Timesi, ispanyanın El Paisi falan da tabii ki gayet kalburüstü bir seviye tuttururlar ama yine de bir grado geride kalırlar.
***
GERÇi sözkonusu gazete ezelden beri hem sırf elit okuyucuya hitap etmekle, hem de haber ve makaleleri siyasal bilgiler fakültesi son sınıf tezleri gibi kaleme almakla eleştirilir.
Âlâ! Halk dalkavukçusu bir popülist olmadığım için kendi hesabıma şikâyetim yok!
Zaten böyle bir seçkinciliği Şarkta muteber cinsi vasatlıklara bin defa tercih ederim.
Dolayısıyla benim eleştirim daha ziyade, genel çizgisi itibariyle zaten sol addedilen Paris organının fazlasıyla siyaseten doğrucu bir dil kullanıyor olmasına odaklanıyor.
Fransız tabiriyle söylersek, Le Monde kediye dobra dobra kedi demekten utanıyor.
***
NiTEKiM fi tarihindeki genel Mao budalalığından dolayı Büyük Çin Kültür Katliamını desteklemesi veya anti-Amerikan lafazanlıktan ötürü Kamboçya Pol Potuna arka çıkması gibi sonradan editoryal özeleştirisini yaptığı çok vahim yanlışlar bir yana, Gazete yukarıdaki utangaçlığını şimdi de özellikle Müslümanlar ve Müslümanlık konusunda sürdürüyor.
Meselâ dâhili plandaki adli vakalarda ve sırf ırkçı ve islamofob denmesin kaygısıyla, bütün Fransayı haraca kesen Mağribi kökenli eşkıyaların etnik kimliğini ya isim zikretmeyerek, ya da alokton gibi bilgiç kelimeler arkasına saklanarak gizlemeyi tercih ediyor.
Oysa geçtim elit okuyucuyu, olayı her an yaşayan sokaktaki adam aptal mı ki Le Monde eroin satıcısının Kuzey Afrika asıllı olduğunu yazmadı diye onu safkan Fransız sanacak?
***
YUKARIDAKi siyaseten doğrucu suskunluk harici plana başka bir biçimde yansıyor.
Le Mondenin en temel özelliği olayları haber- yorum tarzında yansıtmak olmasına rağmen iş Muhammedi Âleme geldiğinde sözkonusu yorum faslını büyük ölçüde es geçiyor.
Irakta bombalanan Şii camiinde şu kadar kişi ölmüş; Filipinlerde Cihat Gerillaları bu kadar rehineyi katletmiş; Nijerya El Kaidesi o kadar Hıristiyanın kellesini kesmiş...
Haberleri tüm ayrıntısıyla naklediyor ama yine aynı islamofob suçlamasına maruz kalmamak için tahlillerini yarı polisiye- yarı sosyolojik bir boyutun ötesine taşırmıyor.
Yani Gazete Müslümanları incitmeyeceğim (!) diye hem Müslüman dünyada hâkim din kültüründen kaynaklanan muazzam travmanın; hem de bu travmanın diğer din kültürleri nezdinde yarattığı haklı korku ve husumetin derinine inmekten çekiniyor.
***
TABii ki Le Monde değiller ama bütün bunları Türkiyede de ciddi ve nesnel olmak iddiasını taşıyan ve genel hat itibariyle sol addedilen bazı gazetelerin yine aynı siyaseten doğruculuk kaygısıyla pek çok şeyi görmezden geliyor olmasına bağlamak için anlattım.
Bilhassa da son Gezi Olaylarındaki ve Alevi Sorunundaki tutumu kastediyorum.
Çünkü Taksim direnişini ve mezhebî mağduriyeti ilke olarak sahiplenmek bir şeydir; ilke zayıflar, direniş azalır, Aleviler küser diye haksızlığı göz çıkartan sonraki bazı eylem ve söylemlerin bu haksızlığını susarak geçiştirmek bambaşka bir şeydir!
Hele hele, daima sağlamcı bir Le Mondeun hiç yapmadığı biçimde, şablona uysun diye asla kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi sunmak siyaseten doğruculuktan da çıkar.
Artık siyaseten yalancılık sözkonusudur ve o doğruculuk bir yana, doğru da ölmüştür.
Oysa gerçekler inatçıdır ve her gazete bu inattan taviz vermediği ölçüde inandırıcılık kazanır ki, kısmi utangaçlığına rağmen Le Monde işte bunun için dünya çapında referanstır.
Hadi Uluengin, 13.09.2013, taraf.
edit : http://www.taraf.com.tr/h...gazete-dogrucu-gazete.htm
LE MONDE iyi, hem de çok iyi bir gazetedir! Kırk küsur senedir aralıksız okuyorum.
Nitekim adı üstünde, dünyanın dört bucağındaki gelişmeleri bu Fransız cerideden daha nesnel, daha doğru ve daha geniş biçimde yansıtan başka bir günlük yayını ben bilmiyorum.
Kabul, ABDnin New York Timesi, ingilterenin Timesi, ispanyanın El Paisi falan da tabii ki gayet kalburüstü bir seviye tuttururlar ama yine de bir grado geride kalırlar.
***
GERÇi sözkonusu gazete ezelden beri hem sırf elit okuyucuya hitap etmekle, hem de haber ve makaleleri siyasal bilgiler fakültesi son sınıf tezleri gibi kaleme almakla eleştirilir.
Âlâ! Halk dalkavukçusu bir popülist olmadığım için kendi hesabıma şikâyetim yok!
Zaten böyle bir seçkinciliği Şarkta muteber cinsi vasatlıklara bin defa tercih ederim.
Dolayısıyla benim eleştirim daha ziyade, genel çizgisi itibariyle zaten sol addedilen Paris organının fazlasıyla siyaseten doğrucu bir dil kullanıyor olmasına odaklanıyor.
Fransız tabiriyle söylersek, Le Monde kediye dobra dobra kedi demekten utanıyor.
***
NiTEKiM fi tarihindeki genel Mao budalalığından dolayı Büyük Çin Kültür Katliamını desteklemesi veya anti-Amerikan lafazanlıktan ötürü Kamboçya Pol Potuna arka çıkması gibi sonradan editoryal özeleştirisini yaptığı çok vahim yanlışlar bir yana, Gazete yukarıdaki utangaçlığını şimdi de özellikle Müslümanlar ve Müslümanlık konusunda sürdürüyor.
Meselâ dâhili plandaki adli vakalarda ve sırf ırkçı ve islamofob denmesin kaygısıyla, bütün Fransayı haraca kesen Mağribi kökenli eşkıyaların etnik kimliğini ya isim zikretmeyerek, ya da alokton gibi bilgiç kelimeler arkasına saklanarak gizlemeyi tercih ediyor.
Oysa geçtim elit okuyucuyu, olayı her an yaşayan sokaktaki adam aptal mı ki Le Monde eroin satıcısının Kuzey Afrika asıllı olduğunu yazmadı diye onu safkan Fransız sanacak?
***
YUKARIDAKi siyaseten doğrucu suskunluk harici plana başka bir biçimde yansıyor.
Le Mondenin en temel özelliği olayları haber- yorum tarzında yansıtmak olmasına rağmen iş Muhammedi Âleme geldiğinde sözkonusu yorum faslını büyük ölçüde es geçiyor.
Irakta bombalanan Şii camiinde şu kadar kişi ölmüş; Filipinlerde Cihat Gerillaları bu kadar rehineyi katletmiş; Nijerya El Kaidesi o kadar Hıristiyanın kellesini kesmiş...
Haberleri tüm ayrıntısıyla naklediyor ama yine aynı islamofob suçlamasına maruz kalmamak için tahlillerini yarı polisiye- yarı sosyolojik bir boyutun ötesine taşırmıyor.
Yani Gazete Müslümanları incitmeyeceğim (!) diye hem Müslüman dünyada hâkim din kültüründen kaynaklanan muazzam travmanın; hem de bu travmanın diğer din kültürleri nezdinde yarattığı haklı korku ve husumetin derinine inmekten çekiniyor.
***
TABii ki Le Monde değiller ama bütün bunları Türkiyede de ciddi ve nesnel olmak iddiasını taşıyan ve genel hat itibariyle sol addedilen bazı gazetelerin yine aynı siyaseten doğruculuk kaygısıyla pek çok şeyi görmezden geliyor olmasına bağlamak için anlattım.
Bilhassa da son Gezi Olaylarındaki ve Alevi Sorunundaki tutumu kastediyorum.
Çünkü Taksim direnişini ve mezhebî mağduriyeti ilke olarak sahiplenmek bir şeydir; ilke zayıflar, direniş azalır, Aleviler küser diye haksızlığı göz çıkartan sonraki bazı eylem ve söylemlerin bu haksızlığını susarak geçiştirmek bambaşka bir şeydir!
Hele hele, daima sağlamcı bir Le Mondeun hiç yapmadığı biçimde, şablona uysun diye asla kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi sunmak siyaseten doğruculuktan da çıkar.
Artık siyaseten yalancılık sözkonusudur ve o doğruculuk bir yana, doğru da ölmüştür.
Oysa gerçekler inatçıdır ve her gazete bu inattan taviz vermediği ölçüde inandırıcılık kazanır ki, kısmi utangaçlığına rağmen Le Monde işte bunun için dünya çapında referanstır.
Hadi Uluengin, 13.09.2013, taraf.
edit : http://www.taraf.com.tr/h...gazete-dogrucu-gazete.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com