bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek12
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- eski eş2
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- samara morgan2
- kılıçdaroğlu'nun aradığı desteği bulamaması2
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- kilo verdiren gıda4
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- linkedin4
- karakalpakistan2
- ismail kartal10
- vedat muriqi3
- org vs synthesizer4
- yıllık yazısı3
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- sivas divriğiye yerleşmek2
- koyun yoğurdu3
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- azizlik neden ispanyollara mahsus4
- 2026 dünya kupası13
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- insan sanatsal bir varlıktır8
- asansörde kalmak2
- bugün ne yedin10
- kemal derviş5
- 18 haziran 2026 moskova drone saldırısı2
- şu anda ne yapıyorsun19
- gecenin şarkısı5
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- en iyi yanık kremi5
- sistem patlamış4
- bir gün ölecek olmak6
- ulukışla2
- çiftehan2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- egay sucukcu7
- en iyi terapi6
- ortalama bir insan olmak2
- sokaktaki çocuk sesleri4
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- 9000 iş günü prim ödemek2
Doğru gazete, doğrucu gazete
LE MONDE iyi, hem de çok iyi bir gazetedir! Kırk küsur senedir aralıksız okuyorum.
Nitekim adı üstünde, dünyanın dört bucağındaki gelişmeleri bu Fransız cerideden daha nesnel, daha doğru ve daha geniş biçimde yansıtan başka bir günlük yayını ben bilmiyorum.
Kabul, ABDnin New York Timesi, ingilterenin Timesi, ispanyanın El Paisi falan da tabii ki gayet kalburüstü bir seviye tuttururlar ama yine de bir grado geride kalırlar.
***
GERÇi sözkonusu gazete ezelden beri hem sırf elit okuyucuya hitap etmekle, hem de haber ve makaleleri siyasal bilgiler fakültesi son sınıf tezleri gibi kaleme almakla eleştirilir.
Âlâ! Halk dalkavukçusu bir popülist olmadığım için kendi hesabıma şikâyetim yok!
Zaten böyle bir seçkinciliği Şarkta muteber cinsi vasatlıklara bin defa tercih ederim.
Dolayısıyla benim eleştirim daha ziyade, genel çizgisi itibariyle zaten sol addedilen Paris organının fazlasıyla siyaseten doğrucu bir dil kullanıyor olmasına odaklanıyor.
Fransız tabiriyle söylersek, Le Monde kediye dobra dobra kedi demekten utanıyor.
***
NiTEKiM fi tarihindeki genel Mao budalalığından dolayı Büyük Çin Kültür Katliamını desteklemesi veya anti-Amerikan lafazanlıktan ötürü Kamboçya Pol Potuna arka çıkması gibi sonradan editoryal özeleştirisini yaptığı çok vahim yanlışlar bir yana, Gazete yukarıdaki utangaçlığını şimdi de özellikle Müslümanlar ve Müslümanlık konusunda sürdürüyor.
Meselâ dâhili plandaki adli vakalarda ve sırf ırkçı ve islamofob denmesin kaygısıyla, bütün Fransayı haraca kesen Mağribi kökenli eşkıyaların etnik kimliğini ya isim zikretmeyerek, ya da alokton gibi bilgiç kelimeler arkasına saklanarak gizlemeyi tercih ediyor.
Oysa geçtim elit okuyucuyu, olayı her an yaşayan sokaktaki adam aptal mı ki Le Monde eroin satıcısının Kuzey Afrika asıllı olduğunu yazmadı diye onu safkan Fransız sanacak?
***
YUKARIDAKi siyaseten doğrucu suskunluk harici plana başka bir biçimde yansıyor.
Le Mondenin en temel özelliği olayları haber- yorum tarzında yansıtmak olmasına rağmen iş Muhammedi Âleme geldiğinde sözkonusu yorum faslını büyük ölçüde es geçiyor.
Irakta bombalanan Şii camiinde şu kadar kişi ölmüş; Filipinlerde Cihat Gerillaları bu kadar rehineyi katletmiş; Nijerya El Kaidesi o kadar Hıristiyanın kellesini kesmiş...
Haberleri tüm ayrıntısıyla naklediyor ama yine aynı islamofob suçlamasına maruz kalmamak için tahlillerini yarı polisiye- yarı sosyolojik bir boyutun ötesine taşırmıyor.
Yani Gazete Müslümanları incitmeyeceğim (!) diye hem Müslüman dünyada hâkim din kültüründen kaynaklanan muazzam travmanın; hem de bu travmanın diğer din kültürleri nezdinde yarattığı haklı korku ve husumetin derinine inmekten çekiniyor.
***
TABii ki Le Monde değiller ama bütün bunları Türkiyede de ciddi ve nesnel olmak iddiasını taşıyan ve genel hat itibariyle sol addedilen bazı gazetelerin yine aynı siyaseten doğruculuk kaygısıyla pek çok şeyi görmezden geliyor olmasına bağlamak için anlattım.
Bilhassa da son Gezi Olaylarındaki ve Alevi Sorunundaki tutumu kastediyorum.
Çünkü Taksim direnişini ve mezhebî mağduriyeti ilke olarak sahiplenmek bir şeydir; ilke zayıflar, direniş azalır, Aleviler küser diye haksızlığı göz çıkartan sonraki bazı eylem ve söylemlerin bu haksızlığını susarak geçiştirmek bambaşka bir şeydir!
Hele hele, daima sağlamcı bir Le Mondeun hiç yapmadığı biçimde, şablona uysun diye asla kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi sunmak siyaseten doğruculuktan da çıkar.
Artık siyaseten yalancılık sözkonusudur ve o doğruculuk bir yana, doğru da ölmüştür.
Oysa gerçekler inatçıdır ve her gazete bu inattan taviz vermediği ölçüde inandırıcılık kazanır ki, kısmi utangaçlığına rağmen Le Monde işte bunun için dünya çapında referanstır.
Hadi Uluengin, 13.09.2013, taraf.
edit : http://www.taraf.com.tr/h...gazete-dogrucu-gazete.htm
LE MONDE iyi, hem de çok iyi bir gazetedir! Kırk küsur senedir aralıksız okuyorum.
Nitekim adı üstünde, dünyanın dört bucağındaki gelişmeleri bu Fransız cerideden daha nesnel, daha doğru ve daha geniş biçimde yansıtan başka bir günlük yayını ben bilmiyorum.
Kabul, ABDnin New York Timesi, ingilterenin Timesi, ispanyanın El Paisi falan da tabii ki gayet kalburüstü bir seviye tuttururlar ama yine de bir grado geride kalırlar.
***
GERÇi sözkonusu gazete ezelden beri hem sırf elit okuyucuya hitap etmekle, hem de haber ve makaleleri siyasal bilgiler fakültesi son sınıf tezleri gibi kaleme almakla eleştirilir.
Âlâ! Halk dalkavukçusu bir popülist olmadığım için kendi hesabıma şikâyetim yok!
Zaten böyle bir seçkinciliği Şarkta muteber cinsi vasatlıklara bin defa tercih ederim.
Dolayısıyla benim eleştirim daha ziyade, genel çizgisi itibariyle zaten sol addedilen Paris organının fazlasıyla siyaseten doğrucu bir dil kullanıyor olmasına odaklanıyor.
Fransız tabiriyle söylersek, Le Monde kediye dobra dobra kedi demekten utanıyor.
***
NiTEKiM fi tarihindeki genel Mao budalalığından dolayı Büyük Çin Kültür Katliamını desteklemesi veya anti-Amerikan lafazanlıktan ötürü Kamboçya Pol Potuna arka çıkması gibi sonradan editoryal özeleştirisini yaptığı çok vahim yanlışlar bir yana, Gazete yukarıdaki utangaçlığını şimdi de özellikle Müslümanlar ve Müslümanlık konusunda sürdürüyor.
Meselâ dâhili plandaki adli vakalarda ve sırf ırkçı ve islamofob denmesin kaygısıyla, bütün Fransayı haraca kesen Mağribi kökenli eşkıyaların etnik kimliğini ya isim zikretmeyerek, ya da alokton gibi bilgiç kelimeler arkasına saklanarak gizlemeyi tercih ediyor.
Oysa geçtim elit okuyucuyu, olayı her an yaşayan sokaktaki adam aptal mı ki Le Monde eroin satıcısının Kuzey Afrika asıllı olduğunu yazmadı diye onu safkan Fransız sanacak?
***
YUKARIDAKi siyaseten doğrucu suskunluk harici plana başka bir biçimde yansıyor.
Le Mondenin en temel özelliği olayları haber- yorum tarzında yansıtmak olmasına rağmen iş Muhammedi Âleme geldiğinde sözkonusu yorum faslını büyük ölçüde es geçiyor.
Irakta bombalanan Şii camiinde şu kadar kişi ölmüş; Filipinlerde Cihat Gerillaları bu kadar rehineyi katletmiş; Nijerya El Kaidesi o kadar Hıristiyanın kellesini kesmiş...
Haberleri tüm ayrıntısıyla naklediyor ama yine aynı islamofob suçlamasına maruz kalmamak için tahlillerini yarı polisiye- yarı sosyolojik bir boyutun ötesine taşırmıyor.
Yani Gazete Müslümanları incitmeyeceğim (!) diye hem Müslüman dünyada hâkim din kültüründen kaynaklanan muazzam travmanın; hem de bu travmanın diğer din kültürleri nezdinde yarattığı haklı korku ve husumetin derinine inmekten çekiniyor.
***
TABii ki Le Monde değiller ama bütün bunları Türkiyede de ciddi ve nesnel olmak iddiasını taşıyan ve genel hat itibariyle sol addedilen bazı gazetelerin yine aynı siyaseten doğruculuk kaygısıyla pek çok şeyi görmezden geliyor olmasına bağlamak için anlattım.
Bilhassa da son Gezi Olaylarındaki ve Alevi Sorunundaki tutumu kastediyorum.
Çünkü Taksim direnişini ve mezhebî mağduriyeti ilke olarak sahiplenmek bir şeydir; ilke zayıflar, direniş azalır, Aleviler küser diye haksızlığı göz çıkartan sonraki bazı eylem ve söylemlerin bu haksızlığını susarak geçiştirmek bambaşka bir şeydir!
Hele hele, daima sağlamcı bir Le Mondeun hiç yapmadığı biçimde, şablona uysun diye asla kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi sunmak siyaseten doğruculuktan da çıkar.
Artık siyaseten yalancılık sözkonusudur ve o doğruculuk bir yana, doğru da ölmüştür.
Oysa gerçekler inatçıdır ve her gazete bu inattan taviz vermediği ölçüde inandırıcılık kazanır ki, kısmi utangaçlığına rağmen Le Monde işte bunun için dünya çapında referanstır.
Hadi Uluengin, 13.09.2013, taraf.
edit : http://www.taraf.com.tr/h...gazete-dogrucu-gazete.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar