bugün
- kafanın çok büyük olması8
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı11
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi11
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- anın görüntüsü23
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- zorunlu askerliğin ahlaki sorunu3
- beni benden alırsan seni sana bırakmam3
- iş arıyorum sözlük2
- duygu özaslan6
- komşudan gelen sevişme sesleri2
- timsah yürüyüşü4
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü5
- özel ders vermek4
- sollen wir'in die disco gehen2
- hasslich2
- siirtte starbucks olması sorunsalı2
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- beni benden alırsan bene nolur3
- bir ara mutlaka görüşelim2
- yoktan var etmek boş kağıda nokta koymak gibidir3
- ya şeytan haklıysa5
- bazlama heykeli2
- 2008 09 süper lig3
- kulağıma ayıp şeyler söyle diyen kız2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- almanca bir not bırak2
- verrückt2
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
- fenerbahçenin keşkeleri3
- 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı4
- dia saba2
- helin kandemir4
- 90lar türkçe pop5
- askerde özlenen şeyler9
- 15 kasım 20264
- espiyonaj dizisi3
- başkalarının hayatı dizisi4
- bana aşık olan var mı3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- 2004 2011 arası fenerbahçe3
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
50'lerde de bir amerika varmış. bir de sovyetler varmış elbet. "süper güç"ün "süper güç" olmadığı, birilerinin amerika'ya kafa tutabildiği günler... ve amerika'da o zamanlar bir cumhuriyetçi parti senatörü var; bir joseph mccarthy . ve evet, amerika çok ürkek, ürkekligi onu kendini kendine kırdırıyor. joseph mccarty komünist avına çikiyor, ülkedeki tüm aydınlar, sanatçılar, düşünürler, düşünenler, bilim adamları ve dahası nasipleniyor bu avdan. mccarthy sorumsuzca ve paranoyakça herkesi "tehlikeli", neredeyse her düşünme yetisi olanı "komünist" ilan ediyor. on binlerce kitabı amerikan kütüphanelerinin raflarından indiriyor. çünkü tehlike o kitaplardan yayılıyor.
şu bir gerçek ki, bu tip toplumsal histeriler ve onların doğurduğu mccarty'ler aşırı korku sonucu gerçekliği kaybetmekten kaynaklanıyor. siyasi ve idari gücün kontrol noktası çok ince bir nokta. ki devlet otoritelerinin bile tartışılageldiği şu dünyada, tüm bunların ucu kaçtığı anda geriye dönülmez hatalar yapılıyor. ve işin en acı kısmı da elbette bu hatalar sonucu, olan yine bu korkuyla doldurulmuş yahut bu korkunun kurbanı olmuş halka oluyor. acı olan bu; tarihsel hatalar, aslında yalnız halkları çiğniyor ve onları onarılamaz biçimde çiğniyor.
"bir çift güvercin havalansa,
yanık yanık koksa karanfil...
değil, bu anılacak şey değil,
apansız geliyor aklıma... "
evet bu anılacak şey değildir aslında, ama lanetlenmelidir sıklıkla. rosenbergler 19 haziran 1953'te faşizm tarafından idam edildi. üstelik tüm pazarlıkları ellerinin tersiyle iterek... üstelik birer anne-baba iken... aleyhlerinde tek bir delil yokken... (üç noktalar öyle anlamlı ki bazen)
anılacak şey değil ya, biz yine de hatırlayalım sıklıkla. hatırlayalım ki öfke kurumasın, unutturulmasın.
"rahat döşeklerin utanması bundan
öpüşürken o dalgınlık bundan
tel orgunun deliğinde buluşan
parmaklarınız geliyor aklıma" * *
- *
"en değerli varlığım, biricik çocuklarım,
daha bu sabah, her şeye karşın yeniden beraber olabilecekmişiz gibi görünüyordu. artık bu mümkün olmadığına göre, hayatım süresince tüm öğrendiklerimi sizlerin de bilmenizi istiyorum. ne yazık ki sadece birkaç basit kelime yazabilirim, geri kalanını hayatımın bana öğrettiği gibi, sizin hayatınız da sizlere öğretecek.
başlangıçta çok üzüleceksiniz, fakat yalnız olmayacaksınız. bu bizim için bir teselli ve zamanla sizin için de öyle olacak.
er veya geç sizler de yaşamın, yaşamaya değer olduğunu göreceksiniz. şunu bilin ki, sonumuz yavaş yavaş yaklaşırken bile bunu celladı bozguna uğratan bir kesinlikte bilmenin huzuru içindeyiz!
yaşamlarınız sizlere kötülüğün ortasında iyiliğin yeşeremeyeceğini; özgürlüğün ve yaşanmaya değer bir hayatı sürdürmeyi sağlayan her şeyin bedelinin kimi zaman çok acı bir biçimde ödendiğini öğretmeli. dingin bir ruh halindeyiz. uygarlığın henüz yaşam uğruna yaşamların kaybedilmesi gerekmediğini anlayacak noktaya gelmediğini kavramış ve bizden sonra insanlığın gelişmeye devam edeceğini biliyor olmanın huzuru içindeyiz.
sizinle hayatlarımızı tamamlamanın benzersiz mutluluğu ve tatminini yaşamayı isterdik. son ana kadar yanımda olan babanız size, en değerli oğullarına, tüm kalbini ve sevgisini yolluyor. suçsuz olduğumuzu ve vicdanımıza karşı hatamız olamayacağını her zaman hatırlayın.
sizi tüm gücümüzle öpüyor ve bağrımıza basıyoruz.
sevgiyle,
anneniz ve babanız,
julie, ethel"
şu bir gerçek ki, bu tip toplumsal histeriler ve onların doğurduğu mccarty'ler aşırı korku sonucu gerçekliği kaybetmekten kaynaklanıyor. siyasi ve idari gücün kontrol noktası çok ince bir nokta. ki devlet otoritelerinin bile tartışılageldiği şu dünyada, tüm bunların ucu kaçtığı anda geriye dönülmez hatalar yapılıyor. ve işin en acı kısmı da elbette bu hatalar sonucu, olan yine bu korkuyla doldurulmuş yahut bu korkunun kurbanı olmuş halka oluyor. acı olan bu; tarihsel hatalar, aslında yalnız halkları çiğniyor ve onları onarılamaz biçimde çiğniyor.
"bir çift güvercin havalansa,
yanık yanık koksa karanfil...
değil, bu anılacak şey değil,
apansız geliyor aklıma... "
evet bu anılacak şey değildir aslında, ama lanetlenmelidir sıklıkla. rosenbergler 19 haziran 1953'te faşizm tarafından idam edildi. üstelik tüm pazarlıkları ellerinin tersiyle iterek... üstelik birer anne-baba iken... aleyhlerinde tek bir delil yokken... (üç noktalar öyle anlamlı ki bazen)
anılacak şey değil ya, biz yine de hatırlayalım sıklıkla. hatırlayalım ki öfke kurumasın, unutturulmasın.
"rahat döşeklerin utanması bundan
öpüşürken o dalgınlık bundan
tel orgunun deliğinde buluşan
parmaklarınız geliyor aklıma" * *
- *
"en değerli varlığım, biricik çocuklarım,
daha bu sabah, her şeye karşın yeniden beraber olabilecekmişiz gibi görünüyordu. artık bu mümkün olmadığına göre, hayatım süresince tüm öğrendiklerimi sizlerin de bilmenizi istiyorum. ne yazık ki sadece birkaç basit kelime yazabilirim, geri kalanını hayatımın bana öğrettiği gibi, sizin hayatınız da sizlere öğretecek.
başlangıçta çok üzüleceksiniz, fakat yalnız olmayacaksınız. bu bizim için bir teselli ve zamanla sizin için de öyle olacak.
er veya geç sizler de yaşamın, yaşamaya değer olduğunu göreceksiniz. şunu bilin ki, sonumuz yavaş yavaş yaklaşırken bile bunu celladı bozguna uğratan bir kesinlikte bilmenin huzuru içindeyiz!
yaşamlarınız sizlere kötülüğün ortasında iyiliğin yeşeremeyeceğini; özgürlüğün ve yaşanmaya değer bir hayatı sürdürmeyi sağlayan her şeyin bedelinin kimi zaman çok acı bir biçimde ödendiğini öğretmeli. dingin bir ruh halindeyiz. uygarlığın henüz yaşam uğruna yaşamların kaybedilmesi gerekmediğini anlayacak noktaya gelmediğini kavramış ve bizden sonra insanlığın gelişmeye devam edeceğini biliyor olmanın huzuru içindeyiz.
sizinle hayatlarımızı tamamlamanın benzersiz mutluluğu ve tatminini yaşamayı isterdik. son ana kadar yanımda olan babanız size, en değerli oğullarına, tüm kalbini ve sevgisini yolluyor. suçsuz olduğumuzu ve vicdanımıza karşı hatamız olamayacağını her zaman hatırlayın.
sizi tüm gücümüzle öpüyor ve bağrımıza basıyoruz.
sevgiyle,
anneniz ve babanız,
julie, ethel"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com