bugün
- sözlük kızlarının bicepsleri11
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı12
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri5
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- fırın sütlaç8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği5
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı4
- saat8
- crystal palace7
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- kol saati4
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- güney afrika4
- yeşil3
- beşiktaş21
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- 40'a doğru yaklaşmak4
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
- özlemek2
- hay day3
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak3
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- futbol19
- kadınların araba kullanmasına izin vermek3
- sütlü sütlü iri memeler2
- avrupa10
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- gocu reyizimizin sözlüğe dönmesi3
- dün hiç eksi yememiş olmam2
- yanlışlıkla enişteyle duşta seks yapmak2
- izmirin en güzel semtleri10
- seagull2
- cep telefonu25
- 2 erkeğin arkadaşça öpüşmesi2
- akepe dönemi15
- türkiye24
- ayaklara fısıldayan adam2
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- gocu5
- am'i ugly4
- queen ravenna ifşası6
- tekirdağ da gece hayatı3
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
- sözlükteki amcaları karbon testine yollamak3
- uçanyarrak317
interent sitesinin %80'nin haber sitesinden çok porno sitesine benzemesini tam ciddiyetsizlikle yorumlarıdğım, yayınladığı haberleri çoğu kurt gazeteciler tarafından çıktığı belli, saçim zamanı tarafsız gibi gözüküp chp-mhp koalisyonu üzerine oynamak, seçim sonucunda ise akp'den akp'ci takılan nitelikte yorumladığım, hatta bugün bir haber yayımlamıştır beni benden almıştır:
""genç siviller rahatsız:
genç siviller cumhurbaşkanlığı tartışmasına müdahil olma kararı aldılar. işte açıklamaları:
Her şey birkaç ay önce başladı.
Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.
Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.
Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.
‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.
Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular.
Ve sonunda beyinlerimiz üzerinde verdikleri iktidar mücadelesinin meyvelerini alma mevsimi geldi, önümüze sandık kondu.
Daha önce de yaptığımız gibi, tüm gündelik eleştirilerimizi, normal şartlar altında geçerli olan siyasal farklılıklarımızı bir kenara kaldırdık ve şapkadan tavşan çıkardık.
Hesapları tutmayan toplum mühendisleri hiç üzerlerine alınmadılar, halkın ahmaklığından hatta ihanetinden dem vurdular, faturayı birkaç siyasetçiye kestiler. Ayağa kalkıp üzerilerindeki tozları silkelediler ve hiçbir şey olmamış gibi “nerde kalmıştık? ” diyerek yeni taktikler geliştirmeye koyuldular.
Daha önce zorlanarak, ürküterek, tehdit ederek yapamadıklarını, bugün uzlaşma, fedakârlık, kardeşlik, şövalyelik gibi değerlerle yapmaya çalışıyorlar.
Yani şeytan bu kez sağdan yaklaşıyor.
Her fırsatta “Çağlayan’a kulak ver, Tandoğan’a bak, Gündoğdu Meydanı’nı gör” diyerek uzlaşma adı altında kendi gündemini dayatanlara, 22 Temmuz’da Çağlayan’da, Tandoğan’da, Gündoğdu’da toplanan kalabalığı saymalarını öneriyoruz.
Hem de bu kez Google Earth’den değil, göz kararı da değil, Yüksek Seçim Kurulu web sayfasından.
Bu sayılar arasındaki milyonlarca farkı görüp, bu kez siz uzlaşmaya ne dersiniz?
Abdullah Gül, Sezer’den çok daha tarafsız, çok daha güler yüzlü, çok daha hoşgörülü bir cumhurbaşkanı olacaktır.
Gelin siz bir fedakarlık yapın ve Abdullah Gül üzerinde uzlaşın.
Yine de içine sinmeyenlere denilebilecek tek söz kalıyor:
“Biz 7 yıl Sezer’e katlandık, siz de 7 yıl Abdullah Gül’e katlanın. ”
Abdullah Gül, her an geri adım atacak kadar inançsız sağcı idare-i maslahatçılık ile sırtını askeri vesayete dayamış totaliter bir uzlaşma söylemi arasında sıkıştırılmış durumda.
AKP kurmayları bilmelidir ki; savcıyla, dergiyle, 301’le doymayan bu demokrasi öğütücüsüne bir Abdullah Gül’ü feda etmek sadece onun daha fazla iştahını kabartacaktır.
Genç Siviller olarak; Abdullah Gül aday olamazsa çatışma çıkar diyemiyoruz, çünkü elimizde silah yok.
Abdullah Gül aday olmazsa kargaşa çıkar diyemiyoruz, çünkü emrimizde gazetelerimiz, televizyonlarımız yok.
Abdullah Gül aday olamazsa kriz çıkar diyemiyoruz, çünkü devletin en kudretli mevkilerinde adamlarımız yok.
Genç siviller olarak ancak şunu söyleyebiliyoruz: Abdullah Gül aday olamazsa, vicdanımız sızlar, demokrasimiz bir yara daha alır.
1961’de başına silah dayanıp, yurtdışına kaçmak zorunda bırakılan Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi ileride utanarak anlatacağımız bir hikâyemiz daha olur.
GENÇ SiViLLER""
ne bu şimdi?
bir insan bunu yayımlarda ne bileyim bir yüzde52'nin bildirgesini neden yayımlamaz?
budur işte haberturk.
""genç siviller rahatsız:
genç siviller cumhurbaşkanlığı tartışmasına müdahil olma kararı aldılar. işte açıklamaları:
Her şey birkaç ay önce başladı.
Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.
Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.
Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.
‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.
Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular.
Ve sonunda beyinlerimiz üzerinde verdikleri iktidar mücadelesinin meyvelerini alma mevsimi geldi, önümüze sandık kondu.
Daha önce de yaptığımız gibi, tüm gündelik eleştirilerimizi, normal şartlar altında geçerli olan siyasal farklılıklarımızı bir kenara kaldırdık ve şapkadan tavşan çıkardık.
Hesapları tutmayan toplum mühendisleri hiç üzerlerine alınmadılar, halkın ahmaklığından hatta ihanetinden dem vurdular, faturayı birkaç siyasetçiye kestiler. Ayağa kalkıp üzerilerindeki tozları silkelediler ve hiçbir şey olmamış gibi “nerde kalmıştık? ” diyerek yeni taktikler geliştirmeye koyuldular.
Daha önce zorlanarak, ürküterek, tehdit ederek yapamadıklarını, bugün uzlaşma, fedakârlık, kardeşlik, şövalyelik gibi değerlerle yapmaya çalışıyorlar.
Yani şeytan bu kez sağdan yaklaşıyor.
Her fırsatta “Çağlayan’a kulak ver, Tandoğan’a bak, Gündoğdu Meydanı’nı gör” diyerek uzlaşma adı altında kendi gündemini dayatanlara, 22 Temmuz’da Çağlayan’da, Tandoğan’da, Gündoğdu’da toplanan kalabalığı saymalarını öneriyoruz.
Hem de bu kez Google Earth’den değil, göz kararı da değil, Yüksek Seçim Kurulu web sayfasından.
Bu sayılar arasındaki milyonlarca farkı görüp, bu kez siz uzlaşmaya ne dersiniz?
Abdullah Gül, Sezer’den çok daha tarafsız, çok daha güler yüzlü, çok daha hoşgörülü bir cumhurbaşkanı olacaktır.
Gelin siz bir fedakarlık yapın ve Abdullah Gül üzerinde uzlaşın.
Yine de içine sinmeyenlere denilebilecek tek söz kalıyor:
“Biz 7 yıl Sezer’e katlandık, siz de 7 yıl Abdullah Gül’e katlanın. ”
Abdullah Gül, her an geri adım atacak kadar inançsız sağcı idare-i maslahatçılık ile sırtını askeri vesayete dayamış totaliter bir uzlaşma söylemi arasında sıkıştırılmış durumda.
AKP kurmayları bilmelidir ki; savcıyla, dergiyle, 301’le doymayan bu demokrasi öğütücüsüne bir Abdullah Gül’ü feda etmek sadece onun daha fazla iştahını kabartacaktır.
Genç Siviller olarak; Abdullah Gül aday olamazsa çatışma çıkar diyemiyoruz, çünkü elimizde silah yok.
Abdullah Gül aday olmazsa kargaşa çıkar diyemiyoruz, çünkü emrimizde gazetelerimiz, televizyonlarımız yok.
Abdullah Gül aday olamazsa kriz çıkar diyemiyoruz, çünkü devletin en kudretli mevkilerinde adamlarımız yok.
Genç siviller olarak ancak şunu söyleyebiliyoruz: Abdullah Gül aday olamazsa, vicdanımız sızlar, demokrasimiz bir yara daha alır.
1961’de başına silah dayanıp, yurtdışına kaçmak zorunda bırakılan Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi ileride utanarak anlatacağımız bir hikâyemiz daha olur.
GENÇ SiViLLER""
ne bu şimdi?
bir insan bunu yayımlarda ne bileyim bir yüzde52'nin bildirgesini neden yayımlamaz?
budur işte haberturk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar