bugün
- sarapci koala49
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- uludağ sözlük size ne kattı4
- recep tayyip erdoğan6
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- iktidarsız erkek2
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i5
- kıvırcık saç8
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- bedelli askerlik yapan erkek erkek midir sorgusu2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- piercing takmanın zorluğu5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- yalnız ölmek5
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- serhat kılıç20
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- kelebek saç kesimi4
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- seri eksicim kooooş3
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi4
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- mesai ücretine çöken iş veren2
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- biraderitasyon2
- tung tung tung sahur3
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
- çomarizasyon2
- rüyada çaylak olduğunu görmek2
- bir bela geliyor11
- tulumba tatlısı6
- çomarların herkesi pkk lı yapması2
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- tai lung42
- yalnızlık edebiyatı13
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- kredi kartı ile ödeme almayan esnaf2
- akılda kalan film replikleri2
- filenin sultanları7
- en sevmediğin insan tipleri9
- rennie4
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- 2020'lilerin okula başlaması2
- kalite tesadüf değildir2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı39
interent sitesinin %80'nin haber sitesinden çok porno sitesine benzemesini tam ciddiyetsizlikle yorumlarıdğım, yayınladığı haberleri çoğu kurt gazeteciler tarafından çıktığı belli, saçim zamanı tarafsız gibi gözüküp chp-mhp koalisyonu üzerine oynamak, seçim sonucunda ise akp'den akp'ci takılan nitelikte yorumladığım, hatta bugün bir haber yayımlamıştır beni benden almıştır:
""genç siviller rahatsız:
genç siviller cumhurbaşkanlığı tartışmasına müdahil olma kararı aldılar. işte açıklamaları:
Her şey birkaç ay önce başladı.
Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.
Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.
Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.
‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.
Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular.
Ve sonunda beyinlerimiz üzerinde verdikleri iktidar mücadelesinin meyvelerini alma mevsimi geldi, önümüze sandık kondu.
Daha önce de yaptığımız gibi, tüm gündelik eleştirilerimizi, normal şartlar altında geçerli olan siyasal farklılıklarımızı bir kenara kaldırdık ve şapkadan tavşan çıkardık.
Hesapları tutmayan toplum mühendisleri hiç üzerlerine alınmadılar, halkın ahmaklığından hatta ihanetinden dem vurdular, faturayı birkaç siyasetçiye kestiler. Ayağa kalkıp üzerilerindeki tozları silkelediler ve hiçbir şey olmamış gibi “nerde kalmıştık? ” diyerek yeni taktikler geliştirmeye koyuldular.
Daha önce zorlanarak, ürküterek, tehdit ederek yapamadıklarını, bugün uzlaşma, fedakârlık, kardeşlik, şövalyelik gibi değerlerle yapmaya çalışıyorlar.
Yani şeytan bu kez sağdan yaklaşıyor.
Her fırsatta “Çağlayan’a kulak ver, Tandoğan’a bak, Gündoğdu Meydanı’nı gör” diyerek uzlaşma adı altında kendi gündemini dayatanlara, 22 Temmuz’da Çağlayan’da, Tandoğan’da, Gündoğdu’da toplanan kalabalığı saymalarını öneriyoruz.
Hem de bu kez Google Earth’den değil, göz kararı da değil, Yüksek Seçim Kurulu web sayfasından.
Bu sayılar arasındaki milyonlarca farkı görüp, bu kez siz uzlaşmaya ne dersiniz?
Abdullah Gül, Sezer’den çok daha tarafsız, çok daha güler yüzlü, çok daha hoşgörülü bir cumhurbaşkanı olacaktır.
Gelin siz bir fedakarlık yapın ve Abdullah Gül üzerinde uzlaşın.
Yine de içine sinmeyenlere denilebilecek tek söz kalıyor:
“Biz 7 yıl Sezer’e katlandık, siz de 7 yıl Abdullah Gül’e katlanın. ”
Abdullah Gül, her an geri adım atacak kadar inançsız sağcı idare-i maslahatçılık ile sırtını askeri vesayete dayamış totaliter bir uzlaşma söylemi arasında sıkıştırılmış durumda.
AKP kurmayları bilmelidir ki; savcıyla, dergiyle, 301’le doymayan bu demokrasi öğütücüsüne bir Abdullah Gül’ü feda etmek sadece onun daha fazla iştahını kabartacaktır.
Genç Siviller olarak; Abdullah Gül aday olamazsa çatışma çıkar diyemiyoruz, çünkü elimizde silah yok.
Abdullah Gül aday olmazsa kargaşa çıkar diyemiyoruz, çünkü emrimizde gazetelerimiz, televizyonlarımız yok.
Abdullah Gül aday olamazsa kriz çıkar diyemiyoruz, çünkü devletin en kudretli mevkilerinde adamlarımız yok.
Genç siviller olarak ancak şunu söyleyebiliyoruz: Abdullah Gül aday olamazsa, vicdanımız sızlar, demokrasimiz bir yara daha alır.
1961’de başına silah dayanıp, yurtdışına kaçmak zorunda bırakılan Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi ileride utanarak anlatacağımız bir hikâyemiz daha olur.
GENÇ SiViLLER""
ne bu şimdi?
bir insan bunu yayımlarda ne bileyim bir yüzde52'nin bildirgesini neden yayımlamaz?
budur işte haberturk.
""genç siviller rahatsız:
genç siviller cumhurbaşkanlığı tartışmasına müdahil olma kararı aldılar. işte açıklamaları:
Her şey birkaç ay önce başladı.
Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.
Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.
Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.
‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.
Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular.
Ve sonunda beyinlerimiz üzerinde verdikleri iktidar mücadelesinin meyvelerini alma mevsimi geldi, önümüze sandık kondu.
Daha önce de yaptığımız gibi, tüm gündelik eleştirilerimizi, normal şartlar altında geçerli olan siyasal farklılıklarımızı bir kenara kaldırdık ve şapkadan tavşan çıkardık.
Hesapları tutmayan toplum mühendisleri hiç üzerlerine alınmadılar, halkın ahmaklığından hatta ihanetinden dem vurdular, faturayı birkaç siyasetçiye kestiler. Ayağa kalkıp üzerilerindeki tozları silkelediler ve hiçbir şey olmamış gibi “nerde kalmıştık? ” diyerek yeni taktikler geliştirmeye koyuldular.
Daha önce zorlanarak, ürküterek, tehdit ederek yapamadıklarını, bugün uzlaşma, fedakârlık, kardeşlik, şövalyelik gibi değerlerle yapmaya çalışıyorlar.
Yani şeytan bu kez sağdan yaklaşıyor.
Her fırsatta “Çağlayan’a kulak ver, Tandoğan’a bak, Gündoğdu Meydanı’nı gör” diyerek uzlaşma adı altında kendi gündemini dayatanlara, 22 Temmuz’da Çağlayan’da, Tandoğan’da, Gündoğdu’da toplanan kalabalığı saymalarını öneriyoruz.
Hem de bu kez Google Earth’den değil, göz kararı da değil, Yüksek Seçim Kurulu web sayfasından.
Bu sayılar arasındaki milyonlarca farkı görüp, bu kez siz uzlaşmaya ne dersiniz?
Abdullah Gül, Sezer’den çok daha tarafsız, çok daha güler yüzlü, çok daha hoşgörülü bir cumhurbaşkanı olacaktır.
Gelin siz bir fedakarlık yapın ve Abdullah Gül üzerinde uzlaşın.
Yine de içine sinmeyenlere denilebilecek tek söz kalıyor:
“Biz 7 yıl Sezer’e katlandık, siz de 7 yıl Abdullah Gül’e katlanın. ”
Abdullah Gül, her an geri adım atacak kadar inançsız sağcı idare-i maslahatçılık ile sırtını askeri vesayete dayamış totaliter bir uzlaşma söylemi arasında sıkıştırılmış durumda.
AKP kurmayları bilmelidir ki; savcıyla, dergiyle, 301’le doymayan bu demokrasi öğütücüsüne bir Abdullah Gül’ü feda etmek sadece onun daha fazla iştahını kabartacaktır.
Genç Siviller olarak; Abdullah Gül aday olamazsa çatışma çıkar diyemiyoruz, çünkü elimizde silah yok.
Abdullah Gül aday olmazsa kargaşa çıkar diyemiyoruz, çünkü emrimizde gazetelerimiz, televizyonlarımız yok.
Abdullah Gül aday olamazsa kriz çıkar diyemiyoruz, çünkü devletin en kudretli mevkilerinde adamlarımız yok.
Genç siviller olarak ancak şunu söyleyebiliyoruz: Abdullah Gül aday olamazsa, vicdanımız sızlar, demokrasimiz bir yara daha alır.
1961’de başına silah dayanıp, yurtdışına kaçmak zorunda bırakılan Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi ileride utanarak anlatacağımız bir hikâyemiz daha olur.
GENÇ SiViLLER""
ne bu şimdi?
bir insan bunu yayımlarda ne bileyim bir yüzde52'nin bildirgesini neden yayımlamaz?
budur işte haberturk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar