bugün
- 1 saatte 10 bira içmek13
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey5
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının kombinleri19
- otomobile ek vergi4
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- teröriste o da insan demek4
- velvet12
- nervio11
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı59
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması11
- özgünlüğün faydasız olması5
- slavko vincic15
- 9 ağustos 2026 bodrumspor bursaspor maçı2
- tatlı krizim geldi2
- yazık oldu yarınlara3
- bana yalan söylediler3
- hırt2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- ben sana vurgunum3
- true hanın gazabı9
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı4
- sevilince şımaran kızlar2
- cinni uyanış2
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması12
- dana kuzu kıyma döner2
- vurgun yemek3
- playstation 13
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- tememda kenka nalaka10
- hayran olunan yazarin entrylerini takip etmek3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- siyah taytlı bacakları okşarken meme emmek2
- domuz eti3
- çağla idi2
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması4
- bumble2
- bit pazarı2
- yazarların adına başlık açılması3
- cv ye uludağ sözlük yazarı yazmak3
- dune6
- tarla bellemek3
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- çingeneyle sevişmek6
- bugün sözlük b k gibi3
interent sitesinin %80'nin haber sitesinden çok porno sitesine benzemesini tam ciddiyetsizlikle yorumlarıdğım, yayınladığı haberleri çoğu kurt gazeteciler tarafından çıktığı belli, saçim zamanı tarafsız gibi gözüküp chp-mhp koalisyonu üzerine oynamak, seçim sonucunda ise akp'den akp'ci takılan nitelikte yorumladığım, hatta bugün bir haber yayımlamıştır beni benden almıştır:
""genç siviller rahatsız:
genç siviller cumhurbaşkanlığı tartışmasına müdahil olma kararı aldılar. işte açıklamaları:
Her şey birkaç ay önce başladı.
Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.
Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.
Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.
‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.
Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular.
Ve sonunda beyinlerimiz üzerinde verdikleri iktidar mücadelesinin meyvelerini alma mevsimi geldi, önümüze sandık kondu.
Daha önce de yaptığımız gibi, tüm gündelik eleştirilerimizi, normal şartlar altında geçerli olan siyasal farklılıklarımızı bir kenara kaldırdık ve şapkadan tavşan çıkardık.
Hesapları tutmayan toplum mühendisleri hiç üzerlerine alınmadılar, halkın ahmaklığından hatta ihanetinden dem vurdular, faturayı birkaç siyasetçiye kestiler. Ayağa kalkıp üzerilerindeki tozları silkelediler ve hiçbir şey olmamış gibi “nerde kalmıştık? ” diyerek yeni taktikler geliştirmeye koyuldular.
Daha önce zorlanarak, ürküterek, tehdit ederek yapamadıklarını, bugün uzlaşma, fedakârlık, kardeşlik, şövalyelik gibi değerlerle yapmaya çalışıyorlar.
Yani şeytan bu kez sağdan yaklaşıyor.
Her fırsatta “Çağlayan’a kulak ver, Tandoğan’a bak, Gündoğdu Meydanı’nı gör” diyerek uzlaşma adı altında kendi gündemini dayatanlara, 22 Temmuz’da Çağlayan’da, Tandoğan’da, Gündoğdu’da toplanan kalabalığı saymalarını öneriyoruz.
Hem de bu kez Google Earth’den değil, göz kararı da değil, Yüksek Seçim Kurulu web sayfasından.
Bu sayılar arasındaki milyonlarca farkı görüp, bu kez siz uzlaşmaya ne dersiniz?
Abdullah Gül, Sezer’den çok daha tarafsız, çok daha güler yüzlü, çok daha hoşgörülü bir cumhurbaşkanı olacaktır.
Gelin siz bir fedakarlık yapın ve Abdullah Gül üzerinde uzlaşın.
Yine de içine sinmeyenlere denilebilecek tek söz kalıyor:
“Biz 7 yıl Sezer’e katlandık, siz de 7 yıl Abdullah Gül’e katlanın. ”
Abdullah Gül, her an geri adım atacak kadar inançsız sağcı idare-i maslahatçılık ile sırtını askeri vesayete dayamış totaliter bir uzlaşma söylemi arasında sıkıştırılmış durumda.
AKP kurmayları bilmelidir ki; savcıyla, dergiyle, 301’le doymayan bu demokrasi öğütücüsüne bir Abdullah Gül’ü feda etmek sadece onun daha fazla iştahını kabartacaktır.
Genç Siviller olarak; Abdullah Gül aday olamazsa çatışma çıkar diyemiyoruz, çünkü elimizde silah yok.
Abdullah Gül aday olmazsa kargaşa çıkar diyemiyoruz, çünkü emrimizde gazetelerimiz, televizyonlarımız yok.
Abdullah Gül aday olamazsa kriz çıkar diyemiyoruz, çünkü devletin en kudretli mevkilerinde adamlarımız yok.
Genç siviller olarak ancak şunu söyleyebiliyoruz: Abdullah Gül aday olamazsa, vicdanımız sızlar, demokrasimiz bir yara daha alır.
1961’de başına silah dayanıp, yurtdışına kaçmak zorunda bırakılan Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi ileride utanarak anlatacağımız bir hikâyemiz daha olur.
GENÇ SiViLLER""
ne bu şimdi?
bir insan bunu yayımlarda ne bileyim bir yüzde52'nin bildirgesini neden yayımlamaz?
budur işte haberturk.
""genç siviller rahatsız:
genç siviller cumhurbaşkanlığı tartışmasına müdahil olma kararı aldılar. işte açıklamaları:
Her şey birkaç ay önce başladı.
Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.
Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.
Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.
‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.
Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular.
Ve sonunda beyinlerimiz üzerinde verdikleri iktidar mücadelesinin meyvelerini alma mevsimi geldi, önümüze sandık kondu.
Daha önce de yaptığımız gibi, tüm gündelik eleştirilerimizi, normal şartlar altında geçerli olan siyasal farklılıklarımızı bir kenara kaldırdık ve şapkadan tavşan çıkardık.
Hesapları tutmayan toplum mühendisleri hiç üzerlerine alınmadılar, halkın ahmaklığından hatta ihanetinden dem vurdular, faturayı birkaç siyasetçiye kestiler. Ayağa kalkıp üzerilerindeki tozları silkelediler ve hiçbir şey olmamış gibi “nerde kalmıştık? ” diyerek yeni taktikler geliştirmeye koyuldular.
Daha önce zorlanarak, ürküterek, tehdit ederek yapamadıklarını, bugün uzlaşma, fedakârlık, kardeşlik, şövalyelik gibi değerlerle yapmaya çalışıyorlar.
Yani şeytan bu kez sağdan yaklaşıyor.
Her fırsatta “Çağlayan’a kulak ver, Tandoğan’a bak, Gündoğdu Meydanı’nı gör” diyerek uzlaşma adı altında kendi gündemini dayatanlara, 22 Temmuz’da Çağlayan’da, Tandoğan’da, Gündoğdu’da toplanan kalabalığı saymalarını öneriyoruz.
Hem de bu kez Google Earth’den değil, göz kararı da değil, Yüksek Seçim Kurulu web sayfasından.
Bu sayılar arasındaki milyonlarca farkı görüp, bu kez siz uzlaşmaya ne dersiniz?
Abdullah Gül, Sezer’den çok daha tarafsız, çok daha güler yüzlü, çok daha hoşgörülü bir cumhurbaşkanı olacaktır.
Gelin siz bir fedakarlık yapın ve Abdullah Gül üzerinde uzlaşın.
Yine de içine sinmeyenlere denilebilecek tek söz kalıyor:
“Biz 7 yıl Sezer’e katlandık, siz de 7 yıl Abdullah Gül’e katlanın. ”
Abdullah Gül, her an geri adım atacak kadar inançsız sağcı idare-i maslahatçılık ile sırtını askeri vesayete dayamış totaliter bir uzlaşma söylemi arasında sıkıştırılmış durumda.
AKP kurmayları bilmelidir ki; savcıyla, dergiyle, 301’le doymayan bu demokrasi öğütücüsüne bir Abdullah Gül’ü feda etmek sadece onun daha fazla iştahını kabartacaktır.
Genç Siviller olarak; Abdullah Gül aday olamazsa çatışma çıkar diyemiyoruz, çünkü elimizde silah yok.
Abdullah Gül aday olmazsa kargaşa çıkar diyemiyoruz, çünkü emrimizde gazetelerimiz, televizyonlarımız yok.
Abdullah Gül aday olamazsa kriz çıkar diyemiyoruz, çünkü devletin en kudretli mevkilerinde adamlarımız yok.
Genç siviller olarak ancak şunu söyleyebiliyoruz: Abdullah Gül aday olamazsa, vicdanımız sızlar, demokrasimiz bir yara daha alır.
1961’de başına silah dayanıp, yurtdışına kaçmak zorunda bırakılan Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi ileride utanarak anlatacağımız bir hikâyemiz daha olur.
GENÇ SiViLLER""
ne bu şimdi?
bir insan bunu yayımlarda ne bileyim bir yüzde52'nin bildirgesini neden yayımlamaz?
budur işte haberturk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar