bugün
- duygu özaslan6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- ya şeytan haklıysa5
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- espiyonaj dizisi3
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- helin kandemir4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı4
- 2004 2011 arası fenerbahçe3
- başkalarının hayatı dizisi4
- bana aşık olan var mı3
- karaçulhaspor3
- 15 kasım 20264
- gassal dizisi2
- 90lar türkçe pop5
- kürt menemeni2
- 1990 1995 arası beşiktaş3
- 1997 2002 arası galatasaray3
- dokuz eylül üniversitesi2
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- kars şehir stadyumu2
- 16 kasım 20262
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor2
- binbir gece masalları dizisi2
- 80 yıl cumhuriyet şehir stadyumu2
- askerde özlenen şeyler9
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- sarı koala2
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi2
- helin elveren4
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- abdullah öcalan3
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı3
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- gençler sakın büyümeyin3
- 8 kasım 2026 elazığspor şanlıurfaspor maçı3
- centilmen dizisi3
- kanser2
- parmak kütletmek2
- kim daha cok seviyor2
- gzt tv2
- kalbine acı veren birini sevmek2
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
''alevi tehlikesi'' keskin iddiası ile ortaya çıkmasından dolayı, nazarların sadece başlığı görme -haklı olarak- eğilimine binaen belli oranda ötekileştiren bir başlıktır. bu sadece başlık adının kalıpsal olarak verdiği ve algılara nasıl işleyeceğinin yorumudur.
alevileri tehlike olarak görmek zaten ciddi bir tezat. çünkü spesifik bir alevi tanımına türkiye'de gidemezsiniz. mesela bir iran'da spesifik bir şii tanımına gidebilirsiniz, lübnan'da gidebilirsiniz, ırak'ta gidebilirsiniz, çünkü yekünen rafızi zihniyetlidir bunlar. ancak türkiye için bunu söylemek gayet güç. hem alevi algısı açısından hem de siyasi yönelimleri açısından.
bu konu gerçekten derinlemesine incelenmesi gereken bir durum. yavuz-ismail çekişmesinden çok çok öncesine gitmek gerek esasında. tabi burası türkiye olduğu için araştırıp soruşturmaktan çok direkt bir tanım getirmek herkesin işine geliyor.
kimi arkadaşlar olaya tarihsel yaklaşmışlar;
(bkz: alevi tehlikesi/#21067343)
evet bunlar birer gerçek, bunları kabul etmeseniz de gerçek. bunun ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu tartışmıyorum şimdilik. tabi bu arkadaşımız tümevarım yönteminden böyle bir çıkarıma gitmiş. mantıksal olarak evet, her ne kadar şekilci bir tutum olsa da ''geçmişte böyle olduysa; demek ki şimdi de olma ihtimali var'' gibi bir yöntem kendi açımdan doğru değil. çünkü bahsettiğimiz dönem orta çağ dünya coğrafyası olması sebebi ile ekonomik ve siyasi temelli isyanlar, genelde din kisvesi altında cereyan ediyordu, çünkü o dönemin popüler manifesto aracı din olgusu idi. 17 ve 18. yüzyıllardan sonra aydınlanma dediğimiz dönem geldi ve dinlerin bu karizmasını ideolojilerin eline verdi. kısacası siyaseten getireceğimiz eleştirileri kendi dönemi içinde değerlendirmek gerekir. aynı şekilde yavuz'un kızılbaş harekatına girişmesi olayını da. çünkü yavuz'un alevilerle derdi yoktu, çünkü o dönemde ''alevi'' diye bir olgu yoktu. tabi bunu alevi dedeleri pek bilmez, bilseler de anlatmazlar, onlar kızılbaş tanımının dahi ali ile muaviye arasında çıkan sıffin savaşında ali'nin askerlerine kızılbaşlık giydirdiği, dolayısıyla şah ismail'in kızılbaşlarının kökeninin o dönem olduğu yönündeki mitolojik hikayeleri anlatmayı severler. tabi ki bunlar tamamı ile mitoloji. gerçekle yakından uzaktan alakası yoktur.
asıl anlatmak istediğim konu alevilerin geçmişte ne yaptığı ve buna bağlı olarak ne yapacağı bizlerin tartışma konusu olmamalıdır. çünkü ''sünni tehlikesi'' gibi bir başlık atılması da absürt dururdu. geçmiş, geçmişte kaldı; çaldıran'da, madımak'ta, çorum'da, başbağlar'da.
başta da söylediğim gibi bu konu derinlemesine her yönüyle incelenmesi gereken bir durum. incelenmesi gereken alevi tehlikesi var olup olmadığı değil, siyasallaştırılmış; cumhuriyet kadrolarının ortak düşman osmanlı'ya karşı kullandığı ve sonrasında bir kenara ittiği aleviliği tartışmak gerek. suriye'nin, iran'ın üzerinden mezhebi kimlik üzerinden hesaplar yaptığı aleviliği konuşmak gerek. avrupa'daki alevilik algısını tartışmak gerek. aleviliğin seküler bir çizgiye nasıl itildiğini tartışmak gerek.
devrimci aleviliğin ne ara nasıl doğdunu tartışmak gerek. tabi aranızdan ''biz hep öyleydik!'' gibi iddialı ve komik laflar söyleyenler olacaktır. benim anlatmak istediğim ise 1970 ve 80 döneminde sol-aşırı seküler komünizm algısının alevilerde nasıl can buldurulduğunu tartışmak gerek...kısaca tartışacak çok konu var. peki alevi tehlikesi var mı? tehlikenin net tanımının ne olduğu ile alakalıdır bu konu.
anadolu'daki alevilerden bahsedeceksek böyle bir durum söz konusu değil, ancak rafızi olarak adlandırdığımız iran kulu kesimin anadolu alevileri üzerinden siaysi güç devşirmek ve mezheplerini satma amaçları düşünüldüğünde ancak o zaman bir tehlike doğabilir, işte o zaman lübnan ya da ırak gibi oluruz. tabi bu da teknik olarak gayet zor, çünkü alevilik sünni algıdan, şii algıdan oldukça farkldır her ne kadar bazı iran devşirmesi sahtekarlar burada gelip emri altında olduğu iran'ın kendilerine biçtiği misyon gereği alevi-bektaşi kesimi yanlarına çekip güney azerbaycan gibi pasif bir bölge oluşturma çabalarına rağmen.
ancak aleviler için toplumsal bir tehlike doğuyor o da şudur ki; cumhuriyetin ilk yıllarında adına ''kemalizm'' dediğimiz zihniyet trend bir akımdı. onlar pohpohlanır, onlar ''gaddar osmanlı'dan'' kurtulmuş kesimler ,aydın yüzler olarak lanse edilirdi, tabi sonrasında iş biraz daha muhafazakarlara geçti. bu kadroların ise elinde her zaman alevi kartı vardır, son 10 yıldır ise alevi aşağı alevi yukarı eyyamcılığın en alası yapılıyor. aleviler şişiriliyor. ancak bu devir böyle gitmeyecektir. son suriye olayları ve biyolojik olarak alevi, ancak pratikte aleviliği siyasal bir kimlik olarak kullanan kesimler, aleviler ile türkiye'nin arasını belli oranda açmış görünüyor. kendi gözlemimdir, ne kadar katılırsınız bilmem. özellikle suriye olaylarından sonra chp'nin; genelleme hastalığımızdan dolayı; dolayısıyla alevilerin toplum nazarındaki imajları iyiden iyiye sarsılmış duruyor. çünkü ilk sarsılma 80 öncesinde başlamıştı ve bugüne kadar da devam etti. şimdi ise nüksetmiştir.
başlıktaki arkadaşın ne demek istediğini anlıyorum, mealen yavuz'a karşı şah ismail'in yanında savaşıp anadolu topraklarında fesat çıkardılar, yarın öbür gün iran'ın suriye'nin ve ya kendilerinin insiyatifi ile aynı şeyleri yaşar mıyız demek gibi bir şey bu.
cevabım ise gayet net; alevilerin ya da kendine burada alevi, iran'da şii diyenlerin haricinde diğer alevi gruplar açısından böyle bir tehlike yok ve olamaz.
allah türkiye'nin yardımcısı olsun.
alevileri tehlike olarak görmek zaten ciddi bir tezat. çünkü spesifik bir alevi tanımına türkiye'de gidemezsiniz. mesela bir iran'da spesifik bir şii tanımına gidebilirsiniz, lübnan'da gidebilirsiniz, ırak'ta gidebilirsiniz, çünkü yekünen rafızi zihniyetlidir bunlar. ancak türkiye için bunu söylemek gayet güç. hem alevi algısı açısından hem de siyasi yönelimleri açısından.
bu konu gerçekten derinlemesine incelenmesi gereken bir durum. yavuz-ismail çekişmesinden çok çok öncesine gitmek gerek esasında. tabi burası türkiye olduğu için araştırıp soruşturmaktan çok direkt bir tanım getirmek herkesin işine geliyor.
kimi arkadaşlar olaya tarihsel yaklaşmışlar;
(bkz: alevi tehlikesi/#21067343)
evet bunlar birer gerçek, bunları kabul etmeseniz de gerçek. bunun ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu tartışmıyorum şimdilik. tabi bu arkadaşımız tümevarım yönteminden böyle bir çıkarıma gitmiş. mantıksal olarak evet, her ne kadar şekilci bir tutum olsa da ''geçmişte böyle olduysa; demek ki şimdi de olma ihtimali var'' gibi bir yöntem kendi açımdan doğru değil. çünkü bahsettiğimiz dönem orta çağ dünya coğrafyası olması sebebi ile ekonomik ve siyasi temelli isyanlar, genelde din kisvesi altında cereyan ediyordu, çünkü o dönemin popüler manifesto aracı din olgusu idi. 17 ve 18. yüzyıllardan sonra aydınlanma dediğimiz dönem geldi ve dinlerin bu karizmasını ideolojilerin eline verdi. kısacası siyaseten getireceğimiz eleştirileri kendi dönemi içinde değerlendirmek gerekir. aynı şekilde yavuz'un kızılbaş harekatına girişmesi olayını da. çünkü yavuz'un alevilerle derdi yoktu, çünkü o dönemde ''alevi'' diye bir olgu yoktu. tabi bunu alevi dedeleri pek bilmez, bilseler de anlatmazlar, onlar kızılbaş tanımının dahi ali ile muaviye arasında çıkan sıffin savaşında ali'nin askerlerine kızılbaşlık giydirdiği, dolayısıyla şah ismail'in kızılbaşlarının kökeninin o dönem olduğu yönündeki mitolojik hikayeleri anlatmayı severler. tabi ki bunlar tamamı ile mitoloji. gerçekle yakından uzaktan alakası yoktur.
asıl anlatmak istediğim konu alevilerin geçmişte ne yaptığı ve buna bağlı olarak ne yapacağı bizlerin tartışma konusu olmamalıdır. çünkü ''sünni tehlikesi'' gibi bir başlık atılması da absürt dururdu. geçmiş, geçmişte kaldı; çaldıran'da, madımak'ta, çorum'da, başbağlar'da.
başta da söylediğim gibi bu konu derinlemesine her yönüyle incelenmesi gereken bir durum. incelenmesi gereken alevi tehlikesi var olup olmadığı değil, siyasallaştırılmış; cumhuriyet kadrolarının ortak düşman osmanlı'ya karşı kullandığı ve sonrasında bir kenara ittiği aleviliği tartışmak gerek. suriye'nin, iran'ın üzerinden mezhebi kimlik üzerinden hesaplar yaptığı aleviliği konuşmak gerek. avrupa'daki alevilik algısını tartışmak gerek. aleviliğin seküler bir çizgiye nasıl itildiğini tartışmak gerek.
devrimci aleviliğin ne ara nasıl doğdunu tartışmak gerek. tabi aranızdan ''biz hep öyleydik!'' gibi iddialı ve komik laflar söyleyenler olacaktır. benim anlatmak istediğim ise 1970 ve 80 döneminde sol-aşırı seküler komünizm algısının alevilerde nasıl can buldurulduğunu tartışmak gerek...kısaca tartışacak çok konu var. peki alevi tehlikesi var mı? tehlikenin net tanımının ne olduğu ile alakalıdır bu konu.
anadolu'daki alevilerden bahsedeceksek böyle bir durum söz konusu değil, ancak rafızi olarak adlandırdığımız iran kulu kesimin anadolu alevileri üzerinden siaysi güç devşirmek ve mezheplerini satma amaçları düşünüldüğünde ancak o zaman bir tehlike doğabilir, işte o zaman lübnan ya da ırak gibi oluruz. tabi bu da teknik olarak gayet zor, çünkü alevilik sünni algıdan, şii algıdan oldukça farkldır her ne kadar bazı iran devşirmesi sahtekarlar burada gelip emri altında olduğu iran'ın kendilerine biçtiği misyon gereği alevi-bektaşi kesimi yanlarına çekip güney azerbaycan gibi pasif bir bölge oluşturma çabalarına rağmen.
ancak aleviler için toplumsal bir tehlike doğuyor o da şudur ki; cumhuriyetin ilk yıllarında adına ''kemalizm'' dediğimiz zihniyet trend bir akımdı. onlar pohpohlanır, onlar ''gaddar osmanlı'dan'' kurtulmuş kesimler ,aydın yüzler olarak lanse edilirdi, tabi sonrasında iş biraz daha muhafazakarlara geçti. bu kadroların ise elinde her zaman alevi kartı vardır, son 10 yıldır ise alevi aşağı alevi yukarı eyyamcılığın en alası yapılıyor. aleviler şişiriliyor. ancak bu devir böyle gitmeyecektir. son suriye olayları ve biyolojik olarak alevi, ancak pratikte aleviliği siyasal bir kimlik olarak kullanan kesimler, aleviler ile türkiye'nin arasını belli oranda açmış görünüyor. kendi gözlemimdir, ne kadar katılırsınız bilmem. özellikle suriye olaylarından sonra chp'nin; genelleme hastalığımızdan dolayı; dolayısıyla alevilerin toplum nazarındaki imajları iyiden iyiye sarsılmış duruyor. çünkü ilk sarsılma 80 öncesinde başlamıştı ve bugüne kadar da devam etti. şimdi ise nüksetmiştir.
başlıktaki arkadaşın ne demek istediğini anlıyorum, mealen yavuz'a karşı şah ismail'in yanında savaşıp anadolu topraklarında fesat çıkardılar, yarın öbür gün iran'ın suriye'nin ve ya kendilerinin insiyatifi ile aynı şeyleri yaşar mıyız demek gibi bir şey bu.
cevabım ise gayet net; alevilerin ya da kendine burada alevi, iran'da şii diyenlerin haricinde diğer alevi gruplar açısından böyle bir tehlike yok ve olamaz.
allah türkiye'nin yardımcısı olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com