bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- gece gelen yemek yapma isteği6
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- online yazarlar nasıl görünür4
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- fon vurgunu nedir3
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek6
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı3
- ne bu fon vurgunu3
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- terhis oluyorum sözlük21
- sözlük üzerinden alınan son dm2
- silik sayınız2
- nasıl açık oylarız4
- acıktım ne yesem3
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- fatma betül sayan kaya28
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak3
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- gecenin şarkısı4
- 20078
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- akıllı telefon kullanan erkek9
- tablacı köftesi3
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- gece vardiyası yazarlar3
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- damar patlatan hemşire uyuzluğu2
- camilerdeki ayak kokusu11
- olgun erkek vs şakacı erkek3
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- yalnız kalma lüksü2
- sözlüğe nasıl başladınız2
- tek başına kafede kahve içmek2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- münafık11
- victor osimhen9
- öbür sözlükte sözlüğümüzü karalayan karaktersz3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- yersiz şaka2
''allah 'ol' diyor ama 6 günde oluyor hahahaha'' diyen andavalları ortaya çıkarmış yaratılma hadisesidir. oğlum, ona bakarsan, poşette doğada bilmem kaç bin yılda çözünüyor anasını satayım, allah ona 'çözün' diyor fakat bu bin yılda oluyor, o halde allah yok öyle mi? mantığın bu mu lan? şöyle abuk subuk konuşup, bir de ''aydınlanma'' tantanası yapan tiplere uyuz oluyorum. cahil geldiniz, ebu cehil olarak gidiyorsunuz...
önce buna cevap vermek lazım.
islam alimlerinden birunî, canlıların ortaya çıkışına dair jeokimyasal bir tepkime dizisi öngörür. ona göre, belli bir çağda oluşan tepkimelerden doğan bir takım haller, bazı canlıların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. islam'daki tekamül görüşü; türden türe atlamayı değil, şartlar dahilinde bir adaptasyon sürecini ele alır. allah; hz. adem'i topraktan yaratıp cennetine koymuş, daha sonra zamanı yaratmış, ardından evreni oluşturmuş ve fizik-kimya kurallarını belirlemiştir. her şey, bu yasalara göre hareket eder. dünyadaki canlıların ortaya çıkması da, bu yasalara göre olmuştur. cenab-ı hakk, bu yasalarla canlıları, belli şartlar altında yaratmıştır. insan dünyada yok iken, dünyadaki vaziyet dahilinde canlılar vardı zaten. allah adem aleyhisselam'ı işlediği suçtan ötürü dünyaya gönderdiğinde, dünyada canlılık vardı. allah, sebepleri yaratır; sebepler de 'vesile' olur.
şimdi bu olayı anlamak için kafayı çalıştırmak lazım. gelin size birazcık bilim ve felsefe dersi vereyim:
biliyorsunuz ki günümüzde, evrenin 'big bang' denilen bir patlama sonucu oluştuğu varsayılıyor. fizikte zaman kavramı 't' sembolü ile ifade edilmekte. big bang'deki temel yaklaşım, ''zaman ve mekan'' üzerinedir. evren oluşurken; önce zaman mı vardı, yoksa mekan mı vardı? işte bu problem, bize dayanaklık edecek temel yaklaşımdır. big bang anlatılırken ''t eksi bir, t sıfır, t bir'' gibi zaman aralıkları verilir. zamanın geriye doğru kayması fiziğe göre mümkündür. o halde bizler zamanın başlangıcını, '0' kabul etmek durumundayız. bu vaziyette, aklı olan herkes fark edecektir ki, mekanın oluşması zamana paralel olarak olmuştur.
şimdi 'zaman olmadan, dünya başlamadan gün mü olurmuş' diyenlere verilecek cevaba gelelim:
müfessirler, 'gün' ibaresini, 'evre' olarak tefsir etmişler. neticede ayetlerde geçen gün, öyle pazartesi veya salı değildi. ayetlerde allah'ın katında bir günün, dünya katından daha farklı olduğu ifade edilmiştir. mesela 6 günü, bizim zamanımızla bilmem kaç yüz bin yıl olarak anlasak da yeridir.
zaten zamanın, allah hz. adem'i dünyaya göndermeden önce de başladığını ifade etmiştik. hz. adem cennette iken geçirdiği zamanla, dünyada geçen zaman bir değildi. allah'ın yaratışı sonucu, dünyadaki zaman canlılığı getirmiş; dünya yaşamla tanışmıştı. bu halde 'zaman başlamadan gün nasıl olur' demek abes kaçar. zira zaman, zaten başlamıştı ki...
öte taraftan bir hadisi şerifte rasulullah(sav): ''cuma günü dünya ve ahirette bayramdır'' buyuruyor. bir ayeti kerimede de, ''allah adem'e eşyanın tüm isimlerini öğretti'' denirken, hz. adem'e takvim bilgisinin verildiği ifade ediliyor. yani şudur ki: takvim bir insan icadı olmaktan ziyade; allah'ın zamanı yaratırken böldüğü, ayrıştırdığı vakit dilimlerinin bir ifadesidir. gün de bunların içindedir. misal olarak verdiğimiz cuma günü, allah'ın mahluku olan zamanın bir ifadesinden ibarettir ve hz. adem'e henüz melekler o'na secde etmekteyken öğretilmişti. önceden akmakta olan ve dilimleri tayin edilmiş zamanın bir ifadesi olan cuma gününün, 'ahirette bayram olması', ateistlerin 'dünya olmadan gün nasıl olacak' iddiasını çürütmektedir. zaman olmasa, zaten dünya oluşamazdı; takvim bilgisi de hz. adem'e öğretildiğine göre, ortada bir problem kalmamaktadır.
önce buna cevap vermek lazım.
islam alimlerinden birunî, canlıların ortaya çıkışına dair jeokimyasal bir tepkime dizisi öngörür. ona göre, belli bir çağda oluşan tepkimelerden doğan bir takım haller, bazı canlıların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. islam'daki tekamül görüşü; türden türe atlamayı değil, şartlar dahilinde bir adaptasyon sürecini ele alır. allah; hz. adem'i topraktan yaratıp cennetine koymuş, daha sonra zamanı yaratmış, ardından evreni oluşturmuş ve fizik-kimya kurallarını belirlemiştir. her şey, bu yasalara göre hareket eder. dünyadaki canlıların ortaya çıkması da, bu yasalara göre olmuştur. cenab-ı hakk, bu yasalarla canlıları, belli şartlar altında yaratmıştır. insan dünyada yok iken, dünyadaki vaziyet dahilinde canlılar vardı zaten. allah adem aleyhisselam'ı işlediği suçtan ötürü dünyaya gönderdiğinde, dünyada canlılık vardı. allah, sebepleri yaratır; sebepler de 'vesile' olur.
şimdi bu olayı anlamak için kafayı çalıştırmak lazım. gelin size birazcık bilim ve felsefe dersi vereyim:
biliyorsunuz ki günümüzde, evrenin 'big bang' denilen bir patlama sonucu oluştuğu varsayılıyor. fizikte zaman kavramı 't' sembolü ile ifade edilmekte. big bang'deki temel yaklaşım, ''zaman ve mekan'' üzerinedir. evren oluşurken; önce zaman mı vardı, yoksa mekan mı vardı? işte bu problem, bize dayanaklık edecek temel yaklaşımdır. big bang anlatılırken ''t eksi bir, t sıfır, t bir'' gibi zaman aralıkları verilir. zamanın geriye doğru kayması fiziğe göre mümkündür. o halde bizler zamanın başlangıcını, '0' kabul etmek durumundayız. bu vaziyette, aklı olan herkes fark edecektir ki, mekanın oluşması zamana paralel olarak olmuştur.
şimdi 'zaman olmadan, dünya başlamadan gün mü olurmuş' diyenlere verilecek cevaba gelelim:
müfessirler, 'gün' ibaresini, 'evre' olarak tefsir etmişler. neticede ayetlerde geçen gün, öyle pazartesi veya salı değildi. ayetlerde allah'ın katında bir günün, dünya katından daha farklı olduğu ifade edilmiştir. mesela 6 günü, bizim zamanımızla bilmem kaç yüz bin yıl olarak anlasak da yeridir.
zaten zamanın, allah hz. adem'i dünyaya göndermeden önce de başladığını ifade etmiştik. hz. adem cennette iken geçirdiği zamanla, dünyada geçen zaman bir değildi. allah'ın yaratışı sonucu, dünyadaki zaman canlılığı getirmiş; dünya yaşamla tanışmıştı. bu halde 'zaman başlamadan gün nasıl olur' demek abes kaçar. zira zaman, zaten başlamıştı ki...
öte taraftan bir hadisi şerifte rasulullah(sav): ''cuma günü dünya ve ahirette bayramdır'' buyuruyor. bir ayeti kerimede de, ''allah adem'e eşyanın tüm isimlerini öğretti'' denirken, hz. adem'e takvim bilgisinin verildiği ifade ediliyor. yani şudur ki: takvim bir insan icadı olmaktan ziyade; allah'ın zamanı yaratırken böldüğü, ayrıştırdığı vakit dilimlerinin bir ifadesidir. gün de bunların içindedir. misal olarak verdiğimiz cuma günü, allah'ın mahluku olan zamanın bir ifadesinden ibarettir ve hz. adem'e henüz melekler o'na secde etmekteyken öğretilmişti. önceden akmakta olan ve dilimleri tayin edilmiş zamanın bir ifadesi olan cuma gününün, 'ahirette bayram olması', ateistlerin 'dünya olmadan gün nasıl olacak' iddiasını çürütmektedir. zaman olmasa, zaten dünya oluşamazdı; takvim bilgisi de hz. adem'e öğretildiğine göre, ortada bir problem kalmamaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com