bugün
- dinci ve müslüman kavramları7
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- anne pizzası10
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek4
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- kendine sarılmak3
- dilim ekmek pizzası3
- trileçe7
- giysi fiyatlarının uçması8
- kızlar bu kadar parayı nereden buluyor2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı22
- selam sözlük2
- stonehengede kimsenin farketmediği tasarım hatası3
- akşam yemeği2
- bencillik3
- putin türkmüş11
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- gece yürürken yanınızdan geçen gizemli siyah araba2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- türk vatandaşları türktür9
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin libidosu neden yüksek7
- osuruktan şiirler41
- en sağ şeritteyken sola dönmeye çalışan şoför2
- true'nin acile kaldırılması9
- plotonik aşkınızın fotosuna bakarak ne yaptınız2
- anın görüntüsü32
- ismet gürbüz10
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- her şeyi hatırlayan insan4
- tulumba tatlısı8
- laz böreği3
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- seri gizli artı oy veren melek8
- ismedin siyasi yorum yapmaması2
- türkiyeli olmak4
- ilk öpüştüğüm kız6
- adana kebap10
- tek adam4
- mahalle kültürünün yok olması4
- sonsuza kadar yaşamak3
- ince memed4
- eczacının sağlıklı günler demesi5
aynı maçla başlayıp aynı maçla biten, başka bir deyişle başladığı gibi biten turnuva. evet sözlük; bu giri yazmaya bile değmeyecek sıkıcı turnuva hakkında bir şeyler karalamak istedi canım yine de.
neyse, ilk maçta yunanistanla karşılaşan ev sahibi portekiz "ezeriz, parçalarız, 7 atarız 9 atarız ama 8 atmayız" gibi hayallerle maça başlamış ancak "sizin hayallerinizin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar" diyen yunanlılardan hareketin allahını görmüştü. hep bir şekilde gölgede kalmaya mahkum olan gariban ruslar yunanistana turnuvadaki ilk ve son yenilgisini tattırmış olsalar da yine kimse tarafından ciddiye alınmamışlardı.
türkiye'yi eleyerek barajı aşan letonya ise portekize gittiğinde bile hala turnuvaya katılışının sevinciyle meşguldü. bir de almanya beraberliği aldılar gruplarda ama elendiklerinde bile hala "nası çaktık la türklere" diye portekiz sokaklarını inletmişlerdi.
eveet sıra geldi alamanlara. aslında sıra hiç gelmese de olurdu. en büyük yıldızı kalecisi olan bir takım ne yapar ki? (kahn'a laf yok. adamı taş eder valla) tabi ki hiç bir şey. avrupanın brezilyası hollanda ve baltık denizinin buz gibi sularından gelen letonya ile berabere kalan almanların cezasını euro 96'nın intikamıyla yanıp tutuşan çekler kesmişti.
çeyrek finalde son şampiyon yaşlı kurt fransanın karşısına çıkan yunanistanda ponpon ayakkabılı yunan askerleri bile umutsuz "buraya kadarmış hocut" havasındayken angeolos charisteas "lan o kadar yıldır forvetim, bir de uzun boyluyum e o zaman neden kafa vururken havada asılı kalma pozu vermiyorum" demiş ve o sırada istemeden de olsa topu fransa ağlarına atmış ve deyim yerindeyse barthezin keline keline vurmuştu.
"noluyo lan" diyen yunanlıları o kafa karışıklığıyla bırakıp dingiltere portekiz son sekiz maçına dönelim. doksan dakika ve uzatmada atılan gollerden sonra (toplam 2-2 oluyor) maç penaltılara gitmiş, çok yağuşukluyum, asarım keserim havasındaki beckham ve ilerleyen yıllarda ankaragücüne transfer olup dostoyevskivari günlükler yazacak olan vasselin kaçırdığı penaltılarla kırmızı burunlu ingilizler elenmiş, ev sahibi portekiz "durun gençler bensiz nereye gidiyonuz" demiştir.
herkesin portakal dediği ama bence apaçık havuca benzeyen hollanda ile saçlı kel larssonun takımı isveç çeyrek finalde karşılaşmış, 0-0 biten maç penaltılara kalmıştı. penaltı özürlü hollanda bu sefer bir değişiklik yapmış ve isveçi penaltılarla elemişti
yarı finalin ne anlama geldiğini bile bilmeden buralara gelen yunanistanın karşısına o yılların makinesi çekler çıkmıştı. "hacı sürprizin de bi haddi hududu var. hadi evinize bakiim" havasında bir maç çıkaran çekler bir türlü topu kaleye sokamamış, kafasıyla ayağı arasında yükseklikten kaynaklı sıcaklık farkı bulunan koller "ayağının ayarı" ile ilgili bolca eleştiri almıştı.berabere biten maç uzatmalara gitmiş, altına değil gümüşe değer veren dindar yunanlılar 105. dakikada çeklerin kupa hayallerine limon sıkmışlardı.
diğer yarı final maçında bütün golleri atan ama nedense maçı ancak 2-1 kazanabilen portekiz finale çıkmış ve hollanda 4 yıl sonra yine yarı finalde turnuvaya veda etmişti.
ve final! "lan neden turnuvayı açtığımız gibi kapatmıyoruz olm" diyen uefa yönetiminin gazıyla (şaka lan şaka) yunanistan ve portekiz karşı karşıya gelmişlerdir bu maçta.
maç boyunca portekiz top dolaştırmış, cücük ronaldo, luis "jöle" figo ve semih şentürk gibi her daim genç olan postiga ile yunana yüklenmişse de gol ile buluşamamış; george clooney kılıklı nikopolidis maçın adamı olmuştu. ikinci yarının başında bir korner kazanan yunanlılar "atarsak şimdi atarız yoksa yalan olur" diyerek iki! kişiyle yüklenmiş ve gölü atmış, daha sonra da her zaman ki gibi üzerine yatarak şampiyon olmuştur.
biz de televizyon başında "iki yıldır beklediğimiz turnuva bu muydu aminim" diyerek meyvemizi yiyip, çayımızı içip yatmıştık.
neyse, ilk maçta yunanistanla karşılaşan ev sahibi portekiz "ezeriz, parçalarız, 7 atarız 9 atarız ama 8 atmayız" gibi hayallerle maça başlamış ancak "sizin hayallerinizin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar" diyen yunanlılardan hareketin allahını görmüştü. hep bir şekilde gölgede kalmaya mahkum olan gariban ruslar yunanistana turnuvadaki ilk ve son yenilgisini tattırmış olsalar da yine kimse tarafından ciddiye alınmamışlardı.
türkiye'yi eleyerek barajı aşan letonya ise portekize gittiğinde bile hala turnuvaya katılışının sevinciyle meşguldü. bir de almanya beraberliği aldılar gruplarda ama elendiklerinde bile hala "nası çaktık la türklere" diye portekiz sokaklarını inletmişlerdi.
eveet sıra geldi alamanlara. aslında sıra hiç gelmese de olurdu. en büyük yıldızı kalecisi olan bir takım ne yapar ki? (kahn'a laf yok. adamı taş eder valla) tabi ki hiç bir şey. avrupanın brezilyası hollanda ve baltık denizinin buz gibi sularından gelen letonya ile berabere kalan almanların cezasını euro 96'nın intikamıyla yanıp tutuşan çekler kesmişti.
çeyrek finalde son şampiyon yaşlı kurt fransanın karşısına çıkan yunanistanda ponpon ayakkabılı yunan askerleri bile umutsuz "buraya kadarmış hocut" havasındayken angeolos charisteas "lan o kadar yıldır forvetim, bir de uzun boyluyum e o zaman neden kafa vururken havada asılı kalma pozu vermiyorum" demiş ve o sırada istemeden de olsa topu fransa ağlarına atmış ve deyim yerindeyse barthezin keline keline vurmuştu.
"noluyo lan" diyen yunanlıları o kafa karışıklığıyla bırakıp dingiltere portekiz son sekiz maçına dönelim. doksan dakika ve uzatmada atılan gollerden sonra (toplam 2-2 oluyor) maç penaltılara gitmiş, çok yağuşukluyum, asarım keserim havasındaki beckham ve ilerleyen yıllarda ankaragücüne transfer olup dostoyevskivari günlükler yazacak olan vasselin kaçırdığı penaltılarla kırmızı burunlu ingilizler elenmiş, ev sahibi portekiz "durun gençler bensiz nereye gidiyonuz" demiştir.
herkesin portakal dediği ama bence apaçık havuca benzeyen hollanda ile saçlı kel larssonun takımı isveç çeyrek finalde karşılaşmış, 0-0 biten maç penaltılara kalmıştı. penaltı özürlü hollanda bu sefer bir değişiklik yapmış ve isveçi penaltılarla elemişti
yarı finalin ne anlama geldiğini bile bilmeden buralara gelen yunanistanın karşısına o yılların makinesi çekler çıkmıştı. "hacı sürprizin de bi haddi hududu var. hadi evinize bakiim" havasında bir maç çıkaran çekler bir türlü topu kaleye sokamamış, kafasıyla ayağı arasında yükseklikten kaynaklı sıcaklık farkı bulunan koller "ayağının ayarı" ile ilgili bolca eleştiri almıştı.berabere biten maç uzatmalara gitmiş, altına değil gümüşe değer veren dindar yunanlılar 105. dakikada çeklerin kupa hayallerine limon sıkmışlardı.
diğer yarı final maçında bütün golleri atan ama nedense maçı ancak 2-1 kazanabilen portekiz finale çıkmış ve hollanda 4 yıl sonra yine yarı finalde turnuvaya veda etmişti.
ve final! "lan neden turnuvayı açtığımız gibi kapatmıyoruz olm" diyen uefa yönetiminin gazıyla (şaka lan şaka) yunanistan ve portekiz karşı karşıya gelmişlerdir bu maçta.
maç boyunca portekiz top dolaştırmış, cücük ronaldo, luis "jöle" figo ve semih şentürk gibi her daim genç olan postiga ile yunana yüklenmişse de gol ile buluşamamış; george clooney kılıklı nikopolidis maçın adamı olmuştu. ikinci yarının başında bir korner kazanan yunanlılar "atarsak şimdi atarız yoksa yalan olur" diyerek iki! kişiyle yüklenmiş ve gölü atmış, daha sonra da her zaman ki gibi üzerine yatarak şampiyon olmuştur.
biz de televizyon başında "iki yıldır beklediğimiz turnuva bu muydu aminim" diyerek meyvemizi yiyip, çayımızı içip yatmıştık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar