bugün
- teomancalmasur18
- türkiyeliyim ve mutluyum15
- türk solu13
- jeffrey epstein8
- sözlükte aksiyon ve sataşma5
- tarih dizileri6
- yeni parti5
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- ak partiyi savunan dayılar10
- kızların yara izi olan erkeklere bayılması4
- pipisiyle düşünenler buraya2
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak3
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- nervio12
- simko35
- mısıroğlunu ciddiye almak2
- azgınlıktan bayır domuzuna dönmek3
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- sikiyi mikiyi gırarsın2
- motorun yatak sarması6
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği4
- rafael leao'nun sürekli gülmesi3
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz2
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- üçler yediler kırklar11
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- atatürk ü abartmaya gerek yok2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı4
- insan doğuştan iyi midir17
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- smile 33
- patrick stewart5
- call of duty filmi3
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- ismet'i aklınoksan efendi4
- devlet bahçeli2
- anın görüntüsü15
- borsa 10 000 lere gidebilir mi3
- popo silerken dikkat edilmesi gerkenler3
- sevgilinin iri ve dolgun göğüslerini özlemek3
- balık yanına en yakışan çorba11
nerde bir biblo görsem aklıma bir anım gelir.
ilk okul 4. sınıftayım, yılbaşı yaklaşıyordu. çekiliş yaptık bana hoşlandığım çocuk çıkmıştı. nasıl muyluyum ama anlatamam o anı. hemen düşünmeye başladım, ne alsam acaba diye. anneme söyledim; bak bana çıktı ama ne alcam bilmiyorum. tamam çarşıya çıkarız beraber seçersin dedi.
her gece düşünüyorum yatmadan önce ne almalıyım diye.
o da sınıfta herkese soruyor ''ben sana mı çıktım?'' tabi söylemek yasak, kimse ne evet ne de hayır diyor. onun bana çıktığını bir tek en yakın arkadaşım biliyor o da farklı sınıfta zaten sorun olmaz. neyse öğle arasından sonra geldi yanıma;
-pangea, nasılsın?
+ben mi? i-iyiyim sen nasılsın?
-ben de iyiyim de şey dicektim ya yılbaşı çekilişinde ben sana mı çıktım?
+yoo, ne alaka.
-hmmm, ya herkese sordum kimse söylemiyo ben de sana soruyim dedim.
+hehe bana mı...
o an mutluluktan uçabilirdim, bana sormak istemiş, özellikle gelmiş bana...
-* neyse, dersten sonra konuşuruz.
+tamam...
tamam diyorum ama sanki bulutların üstünden konuşuyorum, ağzım kulaklarımı da geçti ensemde birleştiler artık. dersi dinleyemiyorum bile. ben orta bölümde 4. sırada oturuyorum, o da duvar kenarında 3. sırada oturuyor. bütün ders gülümseyerek onu izlemişimdir. sarıya yakın kahverengi saçları, koyu kahverengi gözleri, buğday teniyle tam karşımda.
zil çaldı, ben de hemen düzeldim tabi yanıma gelmesini bekliyorum. eşyalarını topladı bana doğru döndü, o an kalbim sanki sınıfta tahtaya çarpıp geri dönüyor. önümde bir kız oturuyodu, adı da şermindi sanırım, hatta sınıfta bitlenmeyen tek şermin ve ben vardım. bu yüzden ikimizi yan yana oturtmuşlardı bir ara.
-şermin, kalk.
*niye yaa.
+(kalksana yaaa.)
-kızım kalk, pangeayla konuşcaz.
*iyi be öf.
-ee okuldan sonra napcan?
+hiç, eve giderim herhalde.
-sizin serviste* yer varsa ben gelebilirim dimi?
+tabi ki, hep yer olur.
-tamam okuldan sonra beni bekle beraber gidelim.
+tamamm.
okuldan sonra yanıma geldi, en yakın arkadaşım, ben ve o. beraber servise bindik, o önümüzdeki koltukta oturuyor, benim yanımda da arkadaşım var. kalktı yanımızdaki koltuğa oturdu. yarım saat boyunca konuşarak gittik, yolda bana neleri sevdiğimi falan soruyor. en sevdiğim renk ne? hangi takımı tutuyorum? aslen nereliyim? hepsini sordu.
o gün annemle çarşıya çıktık. hediye almaya, bana serviste söylemişti, ''hatırası olan şeyleri severim.'' bir dükkandan beyaz bir biblo aldım. iki tane kuş var yan yana, bunların arkasında çiçekler var, tepesinde de para koymak için bölmesi var.
yılbaşı günü geldik okula, hediyeler dağıtılcak. ben elimde biblom adımın söylenmesini bekliyorum. çıktım tahtaya, öğretmen sordu,
/ee pangea'cım, sana kim çıktı?
+ıı şey öğretmenim bana can çıktı.
geldi tahtaya, şaşkın şaşkın, ben sana sormuştum ama der gibi bakıyor. hediyesini aldı. oturduk yerlerimize. sonra öğretmen onu çağırdı,
/ee, can cana kim çıktı?
-şey, öğretmenim, bana da pangea çıktı. demez mi?
benim gözlerim kocaman oldu öğretmen aa şansa bak birbirinize çıkmışsınız diyor gülerek. tahtaya çıktım ürkek bir şekilde hediyemi aldım. yerime oturdum.
sonraki tenefüs hediyeleri açmaya geldi sıra. paketi yavaş yavaş açtım. karşıma mavi, bir yunus biblosu çıktı.
+gözlerin mavi olduğu için mavi aldım. dedi.
-çok güzelmiş, teşekkür ederim.
o da açtı hediyesini,
-beğendin mi? diye sordum.
+beğenmek mi? bayıldım kızım ben buna!
o an beni kaldırdı, sarıldı bana. içim içime sığmıyor mutluluktan bana sarıldı! bana!
tabi sonra sınıfta ikimizin sevgili olduğuna dair dedikodular çıktı falan falan...
-gerçekten beğendin mi? diye sordum sonraki tenefüs.
+gerçekten çok beğendim.
-ben de senin hediyeni çok beğendim. *
+sağol.
serviste arkadaşıma gösterdim hediyemi, anlattım ben de ona çıkmışım inanabiliyo musun? ikimiz servise kocaman bir çığlık attık. hediyemi gösterdim, o da bana hediyesini gösterdi, onun hediyesi pembe peluş bir ayı.
ertesi gün okulda, sabah kapının önünde can'la karşılaştım. yanıma geldi,
+şey, pangea bir şey sorabilir miyim?
-evet?
+yanında harun oturuyordu ya hani, ben ona söyledim tamam dedi bundan sonra ikimiz yan yana otursak ya?
-tamam neden olmasın.
+tamam...
böylece, can benim ilk sevgilim oldu.
o biblo ne mi oldu?
kırıldı, tıpkı onun beni kırdığı gibi...
ilk okul 4. sınıftayım, yılbaşı yaklaşıyordu. çekiliş yaptık bana hoşlandığım çocuk çıkmıştı. nasıl muyluyum ama anlatamam o anı. hemen düşünmeye başladım, ne alsam acaba diye. anneme söyledim; bak bana çıktı ama ne alcam bilmiyorum. tamam çarşıya çıkarız beraber seçersin dedi.
her gece düşünüyorum yatmadan önce ne almalıyım diye.
o da sınıfta herkese soruyor ''ben sana mı çıktım?'' tabi söylemek yasak, kimse ne evet ne de hayır diyor. onun bana çıktığını bir tek en yakın arkadaşım biliyor o da farklı sınıfta zaten sorun olmaz. neyse öğle arasından sonra geldi yanıma;
-pangea, nasılsın?
+ben mi? i-iyiyim sen nasılsın?
-ben de iyiyim de şey dicektim ya yılbaşı çekilişinde ben sana mı çıktım?
+yoo, ne alaka.
-hmmm, ya herkese sordum kimse söylemiyo ben de sana soruyim dedim.
+hehe bana mı...
o an mutluluktan uçabilirdim, bana sormak istemiş, özellikle gelmiş bana...
-* neyse, dersten sonra konuşuruz.
+tamam...
tamam diyorum ama sanki bulutların üstünden konuşuyorum, ağzım kulaklarımı da geçti ensemde birleştiler artık. dersi dinleyemiyorum bile. ben orta bölümde 4. sırada oturuyorum, o da duvar kenarında 3. sırada oturuyor. bütün ders gülümseyerek onu izlemişimdir. sarıya yakın kahverengi saçları, koyu kahverengi gözleri, buğday teniyle tam karşımda.
zil çaldı, ben de hemen düzeldim tabi yanıma gelmesini bekliyorum. eşyalarını topladı bana doğru döndü, o an kalbim sanki sınıfta tahtaya çarpıp geri dönüyor. önümde bir kız oturuyodu, adı da şermindi sanırım, hatta sınıfta bitlenmeyen tek şermin ve ben vardım. bu yüzden ikimizi yan yana oturtmuşlardı bir ara.
-şermin, kalk.
*niye yaa.
+(kalksana yaaa.)
-kızım kalk, pangeayla konuşcaz.
*iyi be öf.
-ee okuldan sonra napcan?
+hiç, eve giderim herhalde.
-sizin serviste* yer varsa ben gelebilirim dimi?
+tabi ki, hep yer olur.
-tamam okuldan sonra beni bekle beraber gidelim.
+tamamm.
okuldan sonra yanıma geldi, en yakın arkadaşım, ben ve o. beraber servise bindik, o önümüzdeki koltukta oturuyor, benim yanımda da arkadaşım var. kalktı yanımızdaki koltuğa oturdu. yarım saat boyunca konuşarak gittik, yolda bana neleri sevdiğimi falan soruyor. en sevdiğim renk ne? hangi takımı tutuyorum? aslen nereliyim? hepsini sordu.
o gün annemle çarşıya çıktık. hediye almaya, bana serviste söylemişti, ''hatırası olan şeyleri severim.'' bir dükkandan beyaz bir biblo aldım. iki tane kuş var yan yana, bunların arkasında çiçekler var, tepesinde de para koymak için bölmesi var.
yılbaşı günü geldik okula, hediyeler dağıtılcak. ben elimde biblom adımın söylenmesini bekliyorum. çıktım tahtaya, öğretmen sordu,
/ee pangea'cım, sana kim çıktı?
+ıı şey öğretmenim bana can çıktı.
geldi tahtaya, şaşkın şaşkın, ben sana sormuştum ama der gibi bakıyor. hediyesini aldı. oturduk yerlerimize. sonra öğretmen onu çağırdı,
/ee, can cana kim çıktı?
-şey, öğretmenim, bana da pangea çıktı. demez mi?
benim gözlerim kocaman oldu öğretmen aa şansa bak birbirinize çıkmışsınız diyor gülerek. tahtaya çıktım ürkek bir şekilde hediyemi aldım. yerime oturdum.
sonraki tenefüs hediyeleri açmaya geldi sıra. paketi yavaş yavaş açtım. karşıma mavi, bir yunus biblosu çıktı.
+gözlerin mavi olduğu için mavi aldım. dedi.
-çok güzelmiş, teşekkür ederim.
o da açtı hediyesini,
-beğendin mi? diye sordum.
+beğenmek mi? bayıldım kızım ben buna!
o an beni kaldırdı, sarıldı bana. içim içime sığmıyor mutluluktan bana sarıldı! bana!
tabi sonra sınıfta ikimizin sevgili olduğuna dair dedikodular çıktı falan falan...
-gerçekten beğendin mi? diye sordum sonraki tenefüs.
+gerçekten çok beğendim.
-ben de senin hediyeni çok beğendim. *
+sağol.
serviste arkadaşıma gösterdim hediyemi, anlattım ben de ona çıkmışım inanabiliyo musun? ikimiz servise kocaman bir çığlık attık. hediyemi gösterdim, o da bana hediyesini gösterdi, onun hediyesi pembe peluş bir ayı.
ertesi gün okulda, sabah kapının önünde can'la karşılaştım. yanıma geldi,
+şey, pangea bir şey sorabilir miyim?
-evet?
+yanında harun oturuyordu ya hani, ben ona söyledim tamam dedi bundan sonra ikimiz yan yana otursak ya?
-tamam neden olmasın.
+tamam...
böylece, can benim ilk sevgilim oldu.
o biblo ne mi oldu?
kırıldı, tıpkı onun beni kırdığı gibi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar