bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak12
- 3 kere üst üste 31 çekmek11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı7
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak3
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- devlet3
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- uludede'nin cenaze eventi8
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi6
- recep tahrik erdoğan3
- göz kanlanması6
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- yunan adalarına gitmek20
- dinci ahlaksızlığı19
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- fatma betül sayan kaya64
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- pick me girl5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak2
- eyeliner çekme yöntemleri7
- ciğer yiyen midesizler10
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- tv lerde sadece dizi ve reality show olması2
- yunan aşığı tip15
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- gunluklerim aylik olmus4
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- kömbe6
- uludede nim mirası4
- kahverengi göz kalemi6
- ciğer vs kokoreç8
- ingiliz erkekleri3
- fiziği güzel sözlük kızları47
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
Ovidius tarafından anlatılan Pigmalion mitosu, kendini gerçekleştiren kehanet olgusunu aydınlatmak için kullanılmaktadır. Öyküye göre Pigmalion, Kıbrıslı bir heykeltıraştır. Kötü anıları nedeniyle kadınlardan nefret eden Pigmalion, ölünceye kadar evlenmemeye yemin etmiştir.
Günlerden bir gün, bir kadın heykeli yapmaya karar verir. Büyük emekler sonunda, fildişinden o zamana kadar yapılmış, en güzel kadın heykelini yapar. Heykel bakmaya doyulamayacak kadar güzel olmuştur ve Pigmalion sürekli heykelini seyreder, onu okşar, onunla oynar, konuşur ve nihayet heykeline aşık olur. Aşk tanrıçası Venüs'e yalvarır; heykeline can vermesini diler. Ve bir gün evine dönüp heykelini öptüğünde heykelinin canlandığını görür.
Bu öykü, daha sonraları, pek çok roman, tiyatro ve sinema eserine konu olmuştur. Pygmalion mitosu, insanların gerçekleşmesini arzu ettikleri veya gerçek olarak algıladıkları bir şeyin, er veya geç gerçekleşeceğini belirten bir mitostur.
Psikolojide daha ziyade benlik ya da kimlik oluşumunun kişiler arası etkileşime bağlılığı çerçevesinde kullanılan bu terim, belirli bir öngörünün, salt ortaya atılmış olması dolayısıyla gerçekleşmesini ifade etmektedir.
Pigmalion Etkisi, bir diğer kişi hakkında hatalı görüşleri bulunan bir kişinin, kendi hatalı görüşlerini doğrulayacak şekilde davranması ve hedef kişinin de buna uygun davranışlar göstermesi şeklinde de tanımlanabilir; önce algılayan,- hedef bir kişinin özellikleri hakkında bir takım beklentiler oluşturmakta, ardından bu beklentilere göre davranmakta ve nihayet hedef, algılayanın davranışlarına göre ve onun ilk beklentilerini doğrulayacak şekilde kendi davranışlarını ayarlamaktadır.
Burada, bir şey hakkındaki imaj ve temsillerimizin, bizzat o şeyi algılamada etkili olduğu ve bir süre sonra o şeyin algıladığımız haliyle gerçeklik kazandığı şeklinde devresel bir nedensellik örgüsü söz konusudur.
Örneğin kendisi hakkında negatif bir benlik imajına sahip olan bir genç kız, kendisinin sıkıcı bir insan olduğunu, hiç kimsenin ondan hoşlanmadığını, vb. düşündüğünde, bu düşüncelerine uygun davranışlar ortaya koymakta, diğerlerine asık suratla karşılık vermekte ve bu nedenle de diğerleri tarafından aranılıp sorulmamaktadır. Burada genç kızın diğerlerinden ilgi görmemesi, kendisinin bizatihi özelliklerinden ziyade, kendi hakkındaki imajı ve düşünceleridir.
Bu olgunun bir başka örneğini, diğerlerinin bizim hakkımızdaki beklentilerine uygun davranma eğilimi göstermemizde de bulmak mümkündür. Bir diğer örnek stereotipler alanından verilebilir. Gruplar arası ilişkiler yakından incelendiğinde, grupların birbiri hakkındaki önyargı ve stereotiplerinin, objektif bir gerçekliğe tekabül etmediği, diğer grubun davranışlarındaki bazı olumsuzlukların da, bir bakıma, bizzat bu stereotiplerin sonucu olduğu söylenebilir. Bu tür durumlarda stereotipler, kendi gerçekliklerini yaratmaktadırlar.
Sosyolojik literatürde 'kendi kendini gerçekleştiren kehanet' olarak adlandırılan
bu mekanizma, sosyal olguların, insanlardan bağımsız ya da objektif bir gerçekliğinin bulunup bulunmadığı tartışmalarında anahtar bir kavram niteliği taşımaktadır.
(kaynak: http://www.psikolojisayfam.com)
Günlerden bir gün, bir kadın heykeli yapmaya karar verir. Büyük emekler sonunda, fildişinden o zamana kadar yapılmış, en güzel kadın heykelini yapar. Heykel bakmaya doyulamayacak kadar güzel olmuştur ve Pigmalion sürekli heykelini seyreder, onu okşar, onunla oynar, konuşur ve nihayet heykeline aşık olur. Aşk tanrıçası Venüs'e yalvarır; heykeline can vermesini diler. Ve bir gün evine dönüp heykelini öptüğünde heykelinin canlandığını görür.
Bu öykü, daha sonraları, pek çok roman, tiyatro ve sinema eserine konu olmuştur. Pygmalion mitosu, insanların gerçekleşmesini arzu ettikleri veya gerçek olarak algıladıkları bir şeyin, er veya geç gerçekleşeceğini belirten bir mitostur.
Psikolojide daha ziyade benlik ya da kimlik oluşumunun kişiler arası etkileşime bağlılığı çerçevesinde kullanılan bu terim, belirli bir öngörünün, salt ortaya atılmış olması dolayısıyla gerçekleşmesini ifade etmektedir.
Pigmalion Etkisi, bir diğer kişi hakkında hatalı görüşleri bulunan bir kişinin, kendi hatalı görüşlerini doğrulayacak şekilde davranması ve hedef kişinin de buna uygun davranışlar göstermesi şeklinde de tanımlanabilir; önce algılayan,- hedef bir kişinin özellikleri hakkında bir takım beklentiler oluşturmakta, ardından bu beklentilere göre davranmakta ve nihayet hedef, algılayanın davranışlarına göre ve onun ilk beklentilerini doğrulayacak şekilde kendi davranışlarını ayarlamaktadır.
Burada, bir şey hakkındaki imaj ve temsillerimizin, bizzat o şeyi algılamada etkili olduğu ve bir süre sonra o şeyin algıladığımız haliyle gerçeklik kazandığı şeklinde devresel bir nedensellik örgüsü söz konusudur.
Örneğin kendisi hakkında negatif bir benlik imajına sahip olan bir genç kız, kendisinin sıkıcı bir insan olduğunu, hiç kimsenin ondan hoşlanmadığını, vb. düşündüğünde, bu düşüncelerine uygun davranışlar ortaya koymakta, diğerlerine asık suratla karşılık vermekte ve bu nedenle de diğerleri tarafından aranılıp sorulmamaktadır. Burada genç kızın diğerlerinden ilgi görmemesi, kendisinin bizatihi özelliklerinden ziyade, kendi hakkındaki imajı ve düşünceleridir.
Bu olgunun bir başka örneğini, diğerlerinin bizim hakkımızdaki beklentilerine uygun davranma eğilimi göstermemizde de bulmak mümkündür. Bir diğer örnek stereotipler alanından verilebilir. Gruplar arası ilişkiler yakından incelendiğinde, grupların birbiri hakkındaki önyargı ve stereotiplerinin, objektif bir gerçekliğe tekabül etmediği, diğer grubun davranışlarındaki bazı olumsuzlukların da, bir bakıma, bizzat bu stereotiplerin sonucu olduğu söylenebilir. Bu tür durumlarda stereotipler, kendi gerçekliklerini yaratmaktadırlar.
Sosyolojik literatürde 'kendi kendini gerçekleştiren kehanet' olarak adlandırılan
bu mekanizma, sosyal olguların, insanlardan bağımsız ya da objektif bir gerçekliğinin bulunup bulunmadığı tartışmalarında anahtar bir kavram niteliği taşımaktadır.
(kaynak: http://www.psikolojisayfam.com)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar