bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- the merich13
- aklını yitirmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- ona bir şey söyle9
- matbaanın gecikmesine sebep5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- manifest grubu3
- velvet vs nervio19
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- ilginç rüyalar2
- kadim kültürler4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- marc cucurella6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- bira cips6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- gemici düğümü2
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- nervio11
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- insan olmaya ceyrek kala13
- ispanya20
- aga be şarkılar5
belki de bugüne kadar gördüğüm, okuduğum, yapıldığını duyduğum en safiyane, en güzel dua aşağıda yazacağım. nasıl hissettiğimi anlatamam. allah ile arası ne kadar latifmiş o güzel kulun. öyle özendim ki.
mesnevi'den:
Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yalnız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum hz. Musa'nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıp da çobanın duasını duyunca şaşırdı.
Çoban Rabbine şöyle yalvarıyordu:
'' Kurban olduğum Allah 'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen'in için. Koyun kavurması güzeldir Allah 'ım. kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur.''
Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.
Çoban Duasına devam ediyordu:
Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen'i. Sana çok hayranım.
Duydukları karşısında hz. Musa öfkeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanın duasını:
Hz. Musa:
''Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın? Allah pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!''
Çoban, Hz. Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmeyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti. Sonra "Allah benden razı olur, iyi iş yaptım" diye düşünerek yoluna devam etti.
Hz. Musa o gece bir ses işitti, seslenen Rab idi:
" Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.
Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelamlara bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı!
Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki..."
Musa hatasını anladı ertesi gün çobanın yanına gitti. çoban duaya durmuştu yine Ama dünki heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmeyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.
Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dedi ki:
''Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir...''
mesnevi'den:
Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yalnız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum hz. Musa'nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıp da çobanın duasını duyunca şaşırdı.
Çoban Rabbine şöyle yalvarıyordu:
'' Kurban olduğum Allah 'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen'in için. Koyun kavurması güzeldir Allah 'ım. kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur.''
Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.
Çoban Duasına devam ediyordu:
Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen'i. Sana çok hayranım.
Duydukları karşısında hz. Musa öfkeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanın duasını:
Hz. Musa:
''Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın? Allah pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!''
Çoban, Hz. Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmeyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti. Sonra "Allah benden razı olur, iyi iş yaptım" diye düşünerek yoluna devam etti.
Hz. Musa o gece bir ses işitti, seslenen Rab idi:
" Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.
Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelamlara bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı!
Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki..."
Musa hatasını anladı ertesi gün çobanın yanına gitti. çoban duaya durmuştu yine Ama dünki heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmeyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.
Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dedi ki:
''Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir...''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar