bugün
- kiraz cicegi kolonyasi35
- kadın yazarların kavga etmesi10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı7
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- kavga eden iki kadına o an aşık olmak5
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler14
- abridgeeeee6
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat9
- travesti siniri6
- sözlük kızlarıyla aşk yaşamak5
- bir sözlük kızının usulca odasına girmek4
- izlenilen ilk yabancı dizi3
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- arkadaşlar lütfen artık seviyeli olalım5
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- bir sözlük kızının tatlısını hunharca yemek4
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- corona bira içen erkek6
- en son yapılan keyfi harcama4
- velvet37
- pahalılık nedeniyle artık yiyemediğimiz gıdalar2
- donald trump6
- kuran da namazın olmaması21
- arkadaşlar kavga etmeyin6
- arkadaşlar lütfen kavga etmeyin3
- entry silen ezik3
- koca istiyom gel beni al5
- gandalf yüzüğü neden frodoya emanet etti sorunsalı4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- ctrlx10
- bir binanın yirminci katı2
- iyi de neden bu öfke2
- domalan kız7
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- sözlüğün en popi erkeği5
- kavga eden iki yazarı özelden gazlamak2
- kavga eden yazarlara artı oy vermek2
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek12
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar6
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- uzak dur benden sözlük4
- sözlük yazarları adam gibi durun3
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi4
- iş arkadaşlığı9
- 31 yaşında bakire olan kız9
- japon kızı3
- dişi yakarış2
- peter magyar3
"the castle" franz kafa'nın 1926 yılında yazdığı eseridir. kitapta bürokrasi, alienation yoğun olarak işlenmektedir.
kitapta yeryazımcı olarak bir yerleşim yerine atanan k.nın, bu yerleşim yerindeki halkla ve ordaki kökleşmiş, geçit vermeyen egemenliğin kurumsallaşmış alanı olan bürokrasi kavramıyla mücadelesi anlatılmaktadır. (yerleşim yeri dedğim bu mekanın bir şatonun etrafında kurulmuş bir köy olduğunu varsaydım zira burayla ilgili en ufak bir kitapta yer almamakla birlikte insanın kafasında hemen hemen hiçbirşey de şekillenemiyor.)
yeryazımcı olarak atanan k. köye geldiğinde burada çalışacak gerçekte bir yeryazımcı kadrosunun bulunmadığı, bürokrasinin hangi basamağında gerçekleştiği belli olmayan ayrıca geri düzeltilmesinin gene bürokrasi sebebiyle imkansız olduğu bir hatanın sonucu o köye atandığını farkediyor. olaylarda burdan başlıyor.
bu yanlışlığın düzeltilmesini kafasına koyan k. ordaki halkla ve halkın üzerinde egemen fakat halktan ayrışmış, şato duvarları içerisine hapsolmuş, kurumsallaşmış bürokratik düzenekle savaşmaya başlıyor. ayrıca bu savaş genel olarak uzun ve birebir diyaloglar halinde bu kitapta geçmektedir.
kahramanımız k. bu savaşı verirken bir yandan da bu savaşa hizmet edebileceğini düşündüğü bazı insanlarla temasa da geçmektedir. ara sıra oranın en yüksek amiri olan kont klamm'la ufak tefek münasebeti olan frieda, memurlar arası iletişimi sağlayan ama götürdüğü mesajlardan hiçir şekilde haberi olmayan barnabas, ayrıca oranın fi tarihinden bu yana muhtarı bunlardan bir kaçıdır.
kont klamm'a ulaşabilmek için adım atan k. ulaşabildiği en yüksek merci olan kontun yardımcılarından birinin sekreteriyle konuşmasında sekreter:
+ ben buraya halkın sorunlarını, isteklerini onlar adına dinlemeye gelir ve kayıt altına alırım. eğer amirlerim benden bu kayıtları isterlerse bende onlara iletirim. asla amirlerimle aramızda bir konuşma geçmedi şimdiye kadar. çok uzun süredir bu işi yapmama rağmen birkez olsun benden bu kayıtlar sorulmamıştır. aldığım kayıtlarda çekmecelerde çöplerde çürür gider. onların sekreterleri olmama rağmen onların toplantılarına katılmam. onlara da bu toplantı hakkında soru sormam. benim görevim sadece ahalinin dediklerini , isteklerini yazmaktır. senin kontla görüşmeni amirlerime iletsem bile amirlerimin kont klamm'a söyleyebileceklerini zannetmem.
ayrıca k. nın barnabas, frieda ve muhtarla olan münasebetlerinde de sürekli olarak yukarıdakine benzer sorunlarla karşılaşmaktaydı k. . ahalinin de ayrıca bürokrasi çarkının yanlışlıklarını, aşılamazlığını içselleştirmiş olması ve bundan da şikayetçi olmamaları k. savaşını da büsbütün ümitsizleştirmekteydi. bu nokta da zaten k. yı alienation ın içine sürüklemiştir.
statükoyla mücadelesinde ayakları yere basan bir destek bulamayan zaman geçtikçe iktidarın örgütlenmesinin ahali üzerinde ne denli kök salmış olduğunu anlayan k. denemesinin bir anlamda başarılı olamayacağını sezinliyor.
franz kafka bu kitapta statükoyu kabullenmiş olan köylünün belkide iktidarın gücünden daha önemli ve daha güçlü bir engel olduğu kanısına varıyor.
ek bilgi: kitapta hemen hemen hiçbir tasvirin bulunmaması kahramanların çoğunun neredeyse cinsiyeti hakkında bile kafanızda en ufak bir görüntünün canlanmasına izin vermiyor. sayfalar süren diyaloglar gerçek anlamda sabır istiyor.
kitapta yeryazımcı olarak bir yerleşim yerine atanan k.nın, bu yerleşim yerindeki halkla ve ordaki kökleşmiş, geçit vermeyen egemenliğin kurumsallaşmış alanı olan bürokrasi kavramıyla mücadelesi anlatılmaktadır. (yerleşim yeri dedğim bu mekanın bir şatonun etrafında kurulmuş bir köy olduğunu varsaydım zira burayla ilgili en ufak bir kitapta yer almamakla birlikte insanın kafasında hemen hemen hiçbirşey de şekillenemiyor.)
yeryazımcı olarak atanan k. köye geldiğinde burada çalışacak gerçekte bir yeryazımcı kadrosunun bulunmadığı, bürokrasinin hangi basamağında gerçekleştiği belli olmayan ayrıca geri düzeltilmesinin gene bürokrasi sebebiyle imkansız olduğu bir hatanın sonucu o köye atandığını farkediyor. olaylarda burdan başlıyor.
bu yanlışlığın düzeltilmesini kafasına koyan k. ordaki halkla ve halkın üzerinde egemen fakat halktan ayrışmış, şato duvarları içerisine hapsolmuş, kurumsallaşmış bürokratik düzenekle savaşmaya başlıyor. ayrıca bu savaş genel olarak uzun ve birebir diyaloglar halinde bu kitapta geçmektedir.
kahramanımız k. bu savaşı verirken bir yandan da bu savaşa hizmet edebileceğini düşündüğü bazı insanlarla temasa da geçmektedir. ara sıra oranın en yüksek amiri olan kont klamm'la ufak tefek münasebeti olan frieda, memurlar arası iletişimi sağlayan ama götürdüğü mesajlardan hiçir şekilde haberi olmayan barnabas, ayrıca oranın fi tarihinden bu yana muhtarı bunlardan bir kaçıdır.
kont klamm'a ulaşabilmek için adım atan k. ulaşabildiği en yüksek merci olan kontun yardımcılarından birinin sekreteriyle konuşmasında sekreter:
+ ben buraya halkın sorunlarını, isteklerini onlar adına dinlemeye gelir ve kayıt altına alırım. eğer amirlerim benden bu kayıtları isterlerse bende onlara iletirim. asla amirlerimle aramızda bir konuşma geçmedi şimdiye kadar. çok uzun süredir bu işi yapmama rağmen birkez olsun benden bu kayıtlar sorulmamıştır. aldığım kayıtlarda çekmecelerde çöplerde çürür gider. onların sekreterleri olmama rağmen onların toplantılarına katılmam. onlara da bu toplantı hakkında soru sormam. benim görevim sadece ahalinin dediklerini , isteklerini yazmaktır. senin kontla görüşmeni amirlerime iletsem bile amirlerimin kont klamm'a söyleyebileceklerini zannetmem.
ayrıca k. nın barnabas, frieda ve muhtarla olan münasebetlerinde de sürekli olarak yukarıdakine benzer sorunlarla karşılaşmaktaydı k. . ahalinin de ayrıca bürokrasi çarkının yanlışlıklarını, aşılamazlığını içselleştirmiş olması ve bundan da şikayetçi olmamaları k. savaşını da büsbütün ümitsizleştirmekteydi. bu nokta da zaten k. yı alienation ın içine sürüklemiştir.
statükoyla mücadelesinde ayakları yere basan bir destek bulamayan zaman geçtikçe iktidarın örgütlenmesinin ahali üzerinde ne denli kök salmış olduğunu anlayan k. denemesinin bir anlamda başarılı olamayacağını sezinliyor.
franz kafka bu kitapta statükoyu kabullenmiş olan köylünün belkide iktidarın gücünden daha önemli ve daha güçlü bir engel olduğu kanısına varıyor.
ek bilgi: kitapta hemen hemen hiçbir tasvirin bulunmaması kahramanların çoğunun neredeyse cinsiyeti hakkında bile kafanızda en ufak bir görüntünün canlanmasına izin vermiyor. sayfalar süren diyaloglar gerçek anlamda sabır istiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar