bugün
- how'i met your mother marshall6
- asena keskinci2
- en lezzetli balık15
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın5
- karşı cinsteki en itici özellik12
- sabahları nefret edilen şeyler8
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- ben geldim naneler13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- online listesindeki sıralama mantığı9
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- mansur yavaş14
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- online listesi neden kaldırıldı10
- gocu33
- size takılan lakaplar7
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- en son neye çok üzüldünüz12
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- inci sözlük8
- game of thrones taki kerhaneci21
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- true nickli yazar22
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- başkent istanbul olsun11
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- tai lung vs gocu22
- mamudo gurban niye doğdun9
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- arkadaşlar5
- b c d y z i4
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- insanların sizden uzak durması7
- iş yerindeki orospu çocukları8
- sevmediğin biriyle sevişmek3
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
--spoiler--
Türkiye'yi bir gül bahçesi olarak düşlüyorum. Her renk ve kokudan güllerle donatılmış bir bahçe. Buna halklar bahçesi de diyebiliriz. Türkiye gerek tarihsel ve kültürel mirasıyla, gerekse de çok kültürlülüğe dayalı toplumsal yapısıyla Ortadoğu'nun en güzel coğrafyalarından biri. Ne yazık ki bu çoklu kültürü yadsıyan, dıştalayan bir rejimin yönetimi altında can çekişiyor, kan kaybediyor Türkiye. Tek dil, tek din ve tek millet anlayışı Türkiye'nin kültürel ve toplumsal zenginliğini tüketiyor. Her geçen gün daha da fakirleşiyoruz.
Bir düşünsenize aynı mahallede Türkler, Kürtler, Çingeneler, Çerkezler, Araplar, gayrimüslimler aynı çeşmeden su içiyorlar, aynı sofrada karınlarını doyuruyorlar. Herkes kendi diliyle konuşuyor, ama karşısındakini müthiş anlıyor. Geçmişte böyle yaşamadık mı? Peki bugün neden çitler, sınırlar örüyoruz aramıza.
Sevgiyi yüceltmemiz gerekiyor. Aramıza serpiştirilmeye çalışılan nefret tohumlarını asla yeşertmemeliyiz. Farklılıklarımız ne olursa olsun işe, birbirimizi sevmeli ve anlamakla başlamalıyız. Bu dünyada herkese yer var. Neden, başkalarına yaşam hakkı tanımayalım ki?
Türkiye hepimize yeter. Hepimize ait, hepimizi anlatan, hepimizi temsil eden bir Türkiye. Evet, böyle bir Türkiye hayali kuruyorum ve diyorum ki, özgünlükleri çoğaltmaktan korkmayalım. Özgünlükler bizi ancak güçlendirir, zayıflatmaz.
Parlamentoya mevcut koşullarda gücünün çok üstünde bir anlam ve rol yüklemiyorum. Derin odaklardan bahsetmiştim. Dolayısıyla ülke yönetiminde Meclis'in ezici bir etkisi ne yazık ki mevcut değil. Ancak, önemli bir tartışma alanıdır. Oradan sesimizi daha net duyurabiliriz. Sonuna kadar zorlayıcı olacağız. Sol muhalefeti layıkıyla gerçekleştireceğiz.
--spoiler--
Türkiye'yi bir gül bahçesi olarak düşlüyorum. Her renk ve kokudan güllerle donatılmış bir bahçe. Buna halklar bahçesi de diyebiliriz. Türkiye gerek tarihsel ve kültürel mirasıyla, gerekse de çok kültürlülüğe dayalı toplumsal yapısıyla Ortadoğu'nun en güzel coğrafyalarından biri. Ne yazık ki bu çoklu kültürü yadsıyan, dıştalayan bir rejimin yönetimi altında can çekişiyor, kan kaybediyor Türkiye. Tek dil, tek din ve tek millet anlayışı Türkiye'nin kültürel ve toplumsal zenginliğini tüketiyor. Her geçen gün daha da fakirleşiyoruz.
Bir düşünsenize aynı mahallede Türkler, Kürtler, Çingeneler, Çerkezler, Araplar, gayrimüslimler aynı çeşmeden su içiyorlar, aynı sofrada karınlarını doyuruyorlar. Herkes kendi diliyle konuşuyor, ama karşısındakini müthiş anlıyor. Geçmişte böyle yaşamadık mı? Peki bugün neden çitler, sınırlar örüyoruz aramıza.
Sevgiyi yüceltmemiz gerekiyor. Aramıza serpiştirilmeye çalışılan nefret tohumlarını asla yeşertmemeliyiz. Farklılıklarımız ne olursa olsun işe, birbirimizi sevmeli ve anlamakla başlamalıyız. Bu dünyada herkese yer var. Neden, başkalarına yaşam hakkı tanımayalım ki?
Türkiye hepimize yeter. Hepimize ait, hepimizi anlatan, hepimizi temsil eden bir Türkiye. Evet, böyle bir Türkiye hayali kuruyorum ve diyorum ki, özgünlükleri çoğaltmaktan korkmayalım. Özgünlükler bizi ancak güçlendirir, zayıflatmaz.
Parlamentoya mevcut koşullarda gücünün çok üstünde bir anlam ve rol yüklemiyorum. Derin odaklardan bahsetmiştim. Dolayısıyla ülke yönetiminde Meclis'in ezici bir etkisi ne yazık ki mevcut değil. Ancak, önemli bir tartışma alanıdır. Oradan sesimizi daha net duyurabiliriz. Sonuna kadar zorlayıcı olacağız. Sol muhalefeti layıkıyla gerçekleştireceğiz.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar