bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- kolye24
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- bileklik11
- kaplan11
- queen ravenna büyücülük okulu20
- zürafa13
- aslan9
- kalp14
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen35
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- kartal5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- timsah5
- türkiye15
- sözlüğün tat vermemesi12
- nervio adlı yazara uyarı7
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- amin güzelmiş diyen tip9
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- yılmaz güney adamlığı12
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- sözlükteki bölücüler16
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- ağlıyorum sözlük20
- içine cin giren insan nasıl kurtulur4
- exlerle arkadaş kalmak8
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- amazon com tr5
- 850 000 000 000 tl3
- birilerinden sevgi beklemek4
- romanya11
- beşiktaş12
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- sözlük kapatılsın9
- sen farklısın diyen erkek20
- tutmayınca entry silmek4
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- arap adam olsaydı6
- bibik uyumuş olmalı4
- futbol14
- fon vurgunu21
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
The Saturday Evening Post dergisinden Isaac F. Marcossona şöyle demişti: Biz Amerikalıları Türkiyede görmek istiyoruz; çünkü özlemlerimizi en iyi onlar anlayabilirler. Ekonomik ilişkiler alanında Türkiye ile Birleşik Devletler, her iki taraf için de en büyük yarar sağlayacak şekilde birlikte çalışabilirler. Zengin ve çeşitli ulusal kaynaklarımızın, Amerikan sermayesi için çekici olması gerekir. Biz, gelişmemizde Amerikan yardımını memnuniyetle karşılarız, çünkü bütün başka ülkelerin sermayesinden farklı olarak Amerikan parası, Avrupa milletlerinin bizimle ilişkilerine can veren siyasal entrikalardan uzaktır. Başka bir ifadeyle Amerikan sermayesi, yatırılır yatırılmaz bayrağını çekmeye kalkmaz. Amerikaya olan inanç ve güvenimizin somut bir delilini, Chester imtiyazını vermek suretiyle gösterdik. Gerçekten bu, Amerikan halkına bir teveccühtür.
8-9 Nisan 1923te TBMMde onaylanan iki imtiyaz anlaşmasına göre o sırada amiral olan Chesterin Delaware eyaletinde, iş adamları, bankerler ve gazetecilerle kurduğu Ottoman-American Development Company adlı şirkete, 99 yıl süreyle, Türkiyenin doğusu ile Musul-Kerkük bölgesini birbirine bağlayan 4.400 kilometrelik bir demiryolu ile iki liman yapımı karşılığında, limanların ve demiryolu hatlarının yanlarında 40 kilometrelik şerit içinde kalan alanda, petrol dahil her türlü maden arama, kanal, yol, telgraf ve telefon hatları, bayındırlık işleri, bankalar, oteller, gözlemevleri inşa etme imtiyazı tanınıyordu. imtiyaz anlaşması öyle geniş tutulmuştu ki, yeni başkent Ankaranın Washington örneğine göre kurulmasını bile içeriyordu. Ayrıca şirkete çeşitli vergi ve arazi alım kolaylıkları sağlanacaktı.
Hükümet 400 milyon dolar civarında bir Amerikan sermayesinin Türkiyeye geleceğini ve ülkenin kısa sürede çağ atlayacağını sanmıştı. Ancak bu büyük coşku kısa sürdü. Lozanda, Musulun çözüme bağlanmaması, Standard Oil Şirketinin Irak petrollerinin denetimini ele geçinmesi üzerine, ABD resmi çevreleri de, işadamları da heveslerini kaybedince anlaşmalar hayata geçmedi ve Türkiyenin Küçük Amerika olması ileri bir tarihe ertelendi.
8-9 Nisan 1923te TBMMde onaylanan iki imtiyaz anlaşmasına göre o sırada amiral olan Chesterin Delaware eyaletinde, iş adamları, bankerler ve gazetecilerle kurduğu Ottoman-American Development Company adlı şirkete, 99 yıl süreyle, Türkiyenin doğusu ile Musul-Kerkük bölgesini birbirine bağlayan 4.400 kilometrelik bir demiryolu ile iki liman yapımı karşılığında, limanların ve demiryolu hatlarının yanlarında 40 kilometrelik şerit içinde kalan alanda, petrol dahil her türlü maden arama, kanal, yol, telgraf ve telefon hatları, bayındırlık işleri, bankalar, oteller, gözlemevleri inşa etme imtiyazı tanınıyordu. imtiyaz anlaşması öyle geniş tutulmuştu ki, yeni başkent Ankaranın Washington örneğine göre kurulmasını bile içeriyordu. Ayrıca şirkete çeşitli vergi ve arazi alım kolaylıkları sağlanacaktı.
Hükümet 400 milyon dolar civarında bir Amerikan sermayesinin Türkiyeye geleceğini ve ülkenin kısa sürede çağ atlayacağını sanmıştı. Ancak bu büyük coşku kısa sürdü. Lozanda, Musulun çözüme bağlanmaması, Standard Oil Şirketinin Irak petrollerinin denetimini ele geçinmesi üzerine, ABD resmi çevreleri de, işadamları da heveslerini kaybedince anlaşmalar hayata geçmedi ve Türkiyenin Küçük Amerika olması ileri bir tarihe ertelendi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar