bugün
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki13
- silver ile evlenecek erkek40
- avukat sevgili6
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- tuzlu kahve dizisi7
- imparatorice olmak ister miydiniz3
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- ellerim bos gonlum hos24
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- yüzüklerin efendisi4
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- özel mesaj ifşası5
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- korkunçlu cinli roman yazmak4
- masonların kurduğu abd4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı3
- gocu giderse sözlüğün abisi kim olacak3
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- kuzey kore de bim olmaması4
- hani hiç kavga falan çıkmaması2
- katatespizartmasi14
- gecenin şarkısı9
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- maddi dünyanın prensi lucifer dır2
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- ortama girince herkesin susması11
- ağlayarak 31 çekmek4
- allah teknolojiye ne kadar tahammül gösterecek2
- seri kalça koklayıcısı4
- kale3112'ye üstün hizmet madalyası verilmesi4
- kebap yiyen kız6
- lucky strike2
- sarapci koala63
- simko311
- yahudi demonolojisi ve melek ilmi5
- allah insanı kendisine kulluk etsin diye yarattı2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı5
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak4
- big bang ten önce ne vardı sorusu ne kadar anlamlı3
- parayla saadet olması18
- nervio hamferdi7
- sözlük kızlarının ojeleri7
- cemaatçi subaylar3
- et yemek2
- coca cola light3
- sigara kahvenin imanidir2
The Saturday Evening Post dergisinden Isaac F. Marcossona şöyle demişti: Biz Amerikalıları Türkiyede görmek istiyoruz; çünkü özlemlerimizi en iyi onlar anlayabilirler. Ekonomik ilişkiler alanında Türkiye ile Birleşik Devletler, her iki taraf için de en büyük yarar sağlayacak şekilde birlikte çalışabilirler. Zengin ve çeşitli ulusal kaynaklarımızın, Amerikan sermayesi için çekici olması gerekir. Biz, gelişmemizde Amerikan yardımını memnuniyetle karşılarız, çünkü bütün başka ülkelerin sermayesinden farklı olarak Amerikan parası, Avrupa milletlerinin bizimle ilişkilerine can veren siyasal entrikalardan uzaktır. Başka bir ifadeyle Amerikan sermayesi, yatırılır yatırılmaz bayrağını çekmeye kalkmaz. Amerikaya olan inanç ve güvenimizin somut bir delilini, Chester imtiyazını vermek suretiyle gösterdik. Gerçekten bu, Amerikan halkına bir teveccühtür.
8-9 Nisan 1923te TBMMde onaylanan iki imtiyaz anlaşmasına göre o sırada amiral olan Chesterin Delaware eyaletinde, iş adamları, bankerler ve gazetecilerle kurduğu Ottoman-American Development Company adlı şirkete, 99 yıl süreyle, Türkiyenin doğusu ile Musul-Kerkük bölgesini birbirine bağlayan 4.400 kilometrelik bir demiryolu ile iki liman yapımı karşılığında, limanların ve demiryolu hatlarının yanlarında 40 kilometrelik şerit içinde kalan alanda, petrol dahil her türlü maden arama, kanal, yol, telgraf ve telefon hatları, bayındırlık işleri, bankalar, oteller, gözlemevleri inşa etme imtiyazı tanınıyordu. imtiyaz anlaşması öyle geniş tutulmuştu ki, yeni başkent Ankaranın Washington örneğine göre kurulmasını bile içeriyordu. Ayrıca şirkete çeşitli vergi ve arazi alım kolaylıkları sağlanacaktı.
Hükümet 400 milyon dolar civarında bir Amerikan sermayesinin Türkiyeye geleceğini ve ülkenin kısa sürede çağ atlayacağını sanmıştı. Ancak bu büyük coşku kısa sürdü. Lozanda, Musulun çözüme bağlanmaması, Standard Oil Şirketinin Irak petrollerinin denetimini ele geçinmesi üzerine, ABD resmi çevreleri de, işadamları da heveslerini kaybedince anlaşmalar hayata geçmedi ve Türkiyenin Küçük Amerika olması ileri bir tarihe ertelendi.
8-9 Nisan 1923te TBMMde onaylanan iki imtiyaz anlaşmasına göre o sırada amiral olan Chesterin Delaware eyaletinde, iş adamları, bankerler ve gazetecilerle kurduğu Ottoman-American Development Company adlı şirkete, 99 yıl süreyle, Türkiyenin doğusu ile Musul-Kerkük bölgesini birbirine bağlayan 4.400 kilometrelik bir demiryolu ile iki liman yapımı karşılığında, limanların ve demiryolu hatlarının yanlarında 40 kilometrelik şerit içinde kalan alanda, petrol dahil her türlü maden arama, kanal, yol, telgraf ve telefon hatları, bayındırlık işleri, bankalar, oteller, gözlemevleri inşa etme imtiyazı tanınıyordu. imtiyaz anlaşması öyle geniş tutulmuştu ki, yeni başkent Ankaranın Washington örneğine göre kurulmasını bile içeriyordu. Ayrıca şirkete çeşitli vergi ve arazi alım kolaylıkları sağlanacaktı.
Hükümet 400 milyon dolar civarında bir Amerikan sermayesinin Türkiyeye geleceğini ve ülkenin kısa sürede çağ atlayacağını sanmıştı. Ancak bu büyük coşku kısa sürdü. Lozanda, Musulun çözüme bağlanmaması, Standard Oil Şirketinin Irak petrollerinin denetimini ele geçinmesi üzerine, ABD resmi çevreleri de, işadamları da heveslerini kaybedince anlaşmalar hayata geçmedi ve Türkiyenin Küçük Amerika olması ileri bir tarihe ertelendi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar