bugün
- hewal ebo18
- herkesin artık tanım yapması6
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı5
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz8
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi11
- kuran da namaz yok19
- katatespizartmasi6
- en iyi simit hangi şehirdedir10
- lahmacunu elle yiyen kız6
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil5
- bursa vs edirne6
- gürcistan8
- kendine bir öğüt ver7
- ısparta simidi8
- pforzheim şu an 36 derece4
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- yukarı kattan gelen ahh sesi5
- ateistlerin temel hatası7
- ağızdan araba sesi çıkarmak2
- gocu11
- intersection karma resim sergisi2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- benkimki9
- mülkiyetçi aşk3
- eski üst segment mi yoksa yeni alt segment mi3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- atatürk'ün kızları2
- hac kesin kayıt işlemleri başladı2
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- yahoo2
- ben ıspartada yaşıyorum4
- z kuşağı7
- sözlük yazarlarının saatleri15
- instagram7
- ioçk adamdır2
- erdal beşikçioğlu6
- bir gammaz çetesinin daha çökertilmiş olması2
- pembeyavuz2
- kadınlar arası rekabet7
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- ırkçı damgası yememenin yolu2
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi2
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- bir geçmiş olsun alırım artık4
- selamun aleyküm2
- velvet19
- memduh bashgan2
--spoiler--
Yazar Gertrude Stein'a sevgilisi soruyor:
"Gertrude, cevap ne?"
Stein cevap veriyor:
"Soru neydi?"
Ona benzemesin benimki de.
işin sonunda, umutsuzca en başa dönmüş gibi olmayalım yani.
Neticede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül "Mesaj alınmıştır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gezi eylemcilerine 'onları anladığını ve hak verdiğini' söyledi.
Ağaç nöbeti tutanlardan, polis gazına maruz kaldıkları için özür bile diledi.
Ama soru, hâlâ bütün azametiyle karşımızda duruyor:
Sokağın vermek istediği mesaj neydi?
Herkes kendince ne anladığını söylüyor.
Olayı; ağaç sevgisiyle başlayıp yönü saptırılmış bir şiddet, bir serseri vandalizmi, başıboş marjinal grupların taşkınlığı, anarşistlerin yakıp yıkması, yabancı parmakların sokağımızı karıştırması, siyasi muhalefetin kalabalıkları tahrik ve iteklemesi, aşırı uçların masumane duyarlılıkları kışkırtıp kötüye kullanması diye görmek mümkün.
Neresinden baktığınıza bağlı.
Fotoğrafını çekip o karede kimlerin olduğuna tek tek bakmak da var.
Senaryosu değiştirilen yazarı da görürsünüz orada. Fikirleri zararlı görüleni de, burun kıvrılıp beğenilmeyeni de.
Dizisi kaldırılan oyuncu, işine karışılan yönetmen, hatta bütün set ekibi orada.
Tiyatrosu kapatılmak istenen sanatçı da, kurgusu bozulan romancı da, çizgileri muzır bulunan mizahçı da, klibi müstehcen sayılan şarkıcı ve arkadaşları da orada.
Zararlı kabul edilen şarkıların söz yazarı, bestecisi ve çalgıcısı ile ahlaksız denilen esprilerin karikatüristinden sakıncalı gösterilerin şovmeni ve stand-up'çısına kimi ararsan orada.
Toplumu yozlaştırmakla, gençleri kötü davranış ve alışkanlıklara özendirerek ahlaki çöküntüye yol açmakla suçlananların hepsi orada.
Genç kızları baştan çıkaran kıyafetlerin tasarımcıları, sokaktaki açık saçıklığın sebebi modacılar dahi orada.
Yalnız onlar mı?
Envai çeşidiyle bütün kurbanları da.
Hangi birini saymamı istersiniz?
Mahzurlu kitapların okuru mu yok, genel ahlaka aykırı tiyatro oyununun seyircisi mi, malum dizilerin izleyicisi mi!
Sakıncalı esprilere güleni de, o gayri ahlaki şarkıları çalıp o yasak kliplerle şıkıdım şıkıdım oynayanı da orada.
Davranışları, giyim ve kuşamları uygunsuz bulunan gençler ve kadınlar, kötü alışkanlık sahibi babalarla birlikte hakeza orada.
Rahatça yazıp konuşamayan gazeteciler, köşesini kaybeden kalemler, şu ya da bu sebeple baskı gördüğünü düşünenler, sesini soluğunu duyuramayanlar... Onlar da orada.
Velhasıl kendini dışlanmış, yok sayılmış, bastırılmış, itilip kakılmış hisseden gayri memnunların cümlesi orada.
Kimi bankta yan yana oturma hakkı, kimi istediği gibi giyinme özgürlüğü, kimi metroda saygı görmek, kimi de içkisi yüzünden horlanıp aşağılanmamak için orada.
"Biz de varız" deme gereği duyanların, kendi fikri de sorulsun isteyenlerin, kaale alınmamaktan yakınanların hangi birini sorsanız orada.
Dönüp bir daha bakın, yoksa mesaj da orada değil mi?
--spoiler--
Yazar Gertrude Stein'a sevgilisi soruyor:
"Gertrude, cevap ne?"
Stein cevap veriyor:
"Soru neydi?"
Ona benzemesin benimki de.
işin sonunda, umutsuzca en başa dönmüş gibi olmayalım yani.
Neticede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül "Mesaj alınmıştır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gezi eylemcilerine 'onları anladığını ve hak verdiğini' söyledi.
Ağaç nöbeti tutanlardan, polis gazına maruz kaldıkları için özür bile diledi.
Ama soru, hâlâ bütün azametiyle karşımızda duruyor:
Sokağın vermek istediği mesaj neydi?
Herkes kendince ne anladığını söylüyor.
Olayı; ağaç sevgisiyle başlayıp yönü saptırılmış bir şiddet, bir serseri vandalizmi, başıboş marjinal grupların taşkınlığı, anarşistlerin yakıp yıkması, yabancı parmakların sokağımızı karıştırması, siyasi muhalefetin kalabalıkları tahrik ve iteklemesi, aşırı uçların masumane duyarlılıkları kışkırtıp kötüye kullanması diye görmek mümkün.
Neresinden baktığınıza bağlı.
Fotoğrafını çekip o karede kimlerin olduğuna tek tek bakmak da var.
Senaryosu değiştirilen yazarı da görürsünüz orada. Fikirleri zararlı görüleni de, burun kıvrılıp beğenilmeyeni de.
Dizisi kaldırılan oyuncu, işine karışılan yönetmen, hatta bütün set ekibi orada.
Tiyatrosu kapatılmak istenen sanatçı da, kurgusu bozulan romancı da, çizgileri muzır bulunan mizahçı da, klibi müstehcen sayılan şarkıcı ve arkadaşları da orada.
Zararlı kabul edilen şarkıların söz yazarı, bestecisi ve çalgıcısı ile ahlaksız denilen esprilerin karikatüristinden sakıncalı gösterilerin şovmeni ve stand-up'çısına kimi ararsan orada.
Toplumu yozlaştırmakla, gençleri kötü davranış ve alışkanlıklara özendirerek ahlaki çöküntüye yol açmakla suçlananların hepsi orada.
Genç kızları baştan çıkaran kıyafetlerin tasarımcıları, sokaktaki açık saçıklığın sebebi modacılar dahi orada.
Yalnız onlar mı?
Envai çeşidiyle bütün kurbanları da.
Hangi birini saymamı istersiniz?
Mahzurlu kitapların okuru mu yok, genel ahlaka aykırı tiyatro oyununun seyircisi mi, malum dizilerin izleyicisi mi!
Sakıncalı esprilere güleni de, o gayri ahlaki şarkıları çalıp o yasak kliplerle şıkıdım şıkıdım oynayanı da orada.
Davranışları, giyim ve kuşamları uygunsuz bulunan gençler ve kadınlar, kötü alışkanlık sahibi babalarla birlikte hakeza orada.
Rahatça yazıp konuşamayan gazeteciler, köşesini kaybeden kalemler, şu ya da bu sebeple baskı gördüğünü düşünenler, sesini soluğunu duyuramayanlar... Onlar da orada.
Velhasıl kendini dışlanmış, yok sayılmış, bastırılmış, itilip kakılmış hisseden gayri memnunların cümlesi orada.
Kimi bankta yan yana oturma hakkı, kimi istediği gibi giyinme özgürlüğü, kimi metroda saygı görmek, kimi de içkisi yüzünden horlanıp aşağılanmamak için orada.
"Biz de varız" deme gereği duyanların, kendi fikri de sorulsun isteyenlerin, kaale alınmamaktan yakınanların hangi birini sorsanız orada.
Dönüp bir daha bakın, yoksa mesaj da orada değil mi?
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar