bugün
- akepe dönemi16
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- kelle paça6
- ben geldim naneler12
- teomancalmasur6
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- izmirin en güzel semtleri5
- hastane acil bölümü7
- yemek seçen insan3
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- kitap okumanın bir sike yaramaması3
- aga 250 gram için aranız bozulmasın3
- la loba22
- vermeyen kızın götünü kaldırmak2
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- nasılsınız8
- öyle bir dünya yok5
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- karma doğru çalışıyor mu4
- benzini ayın birinde alın çünküüüü6
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nerede ne yenir7
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- karapapak türkleri3
- tavuklu pilav2
- eski yazarlar geri gelsin12
- gürcü ile kürtçü5
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- el hakim2
- izmir de gece hayatı2
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- menemen yiyen erkek13
- edin dzeko2
- çorabın tekinin hep kaybolması2
- hamsili pide2
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- anın görüntüsü27
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
Yaşadığım çağın tüm sorunlarından sıyrılarak kendine özel bir yer edinmiş, içten içe büyüyen en büyük sorunların başını çeker bu samimiyetsizlik.
Bundan yakınan insanlar ilk önce kendisine yakın gördüğü çevreyi gözlemler ve eğer bu sorun ile karşılaşırsa büyük bir bocalama içerisine girer. Ki bu adam samimidir özünde, insanları sadece insan olduğu için sever.
Karşısındaki insanın vermiş olduğu her boşluğa ukela bir tavırla dayamak isteyen insanın zaten kendine samimiyeti yoktur.
Kendisine aşılamış olduğu katı kurallar çerçevesine sıkışıp kalmış, tünel görüşlü, dar insandır bunlar.
Sorsan amcık ağızlıya benim prensibim bu der. Senin prensibinin amına koyayım.
Bunun bir de ukela boyutu var evet. Genellikle daha ergenliğini tamamlayamamış, izlediği bir kaç filmin etkisinde kalmış ve kimlik arayışı içerisinde olan insanların eline oyuncak olmuş bir özelliktir.
Böyle kimseyi siklemiyorum yeaa havasıyla çevresindeki insanları etkileme çabası içerisine girip bunu olmayan kimliğine oyuncak eder. Aslında o da farkındadır bunun, bu özelliğini bilir ama kendine itiraf edemez. Çünkü ilgi çekmek zorundadır kendince. Ukelalıkla farklılık yaratmak zorundadır.
Artık şöyle bir algı oluşmuş toplumda; bana dokunmayan yılan bin yaşasın, hatta onbin yaşasın ama bana dokunmasın.
E haliyle böyle olunca ortaya çıkan samimiyetsiz ilişkiler de gereksiz ilişkilere dönüşüyor. Samimi olamayan bir ortama tutunmaya çalışan insanları gördükçe de ayrı bir şaşırma ifadesi beliriyor yüzümde. Ne işin var olum orda zararlı çıkan sen olacaksın.
Gözlemlediğim kadarıyla bu sorunun başlıca ana sebebi de insanların aileleriyle olan ilişkisi. Baktığın zaman ailesiyle arasında belirli uzaklık olan insanlarda da baş gösterir bu durum. Sen daha ailene yakın değilsen, diğer insanlara nasıl yakın olacaksın. Tamam her gördüğün insanla can ciğer ol demiyorum, ama aş artık bazı şeyleri. Karşındakinin de insan olduğunu unutma amına koyayım.
istanbul'dan önceki yaşadığım güzide şehrim de insanların ukelalıkları bile samimiydi. Şimdi çoluk çocuğun eline pirim yapma aracı olarak geçmiş.
Neyse bu konu üzerinde daha yazacak çok şeyim var ama gerek yok. Nasıl olsa sana dokunmayacak yılan bin yaşayacak ve böyle gelip böyle gidecek.
Bundan yakınan insanlar ilk önce kendisine yakın gördüğü çevreyi gözlemler ve eğer bu sorun ile karşılaşırsa büyük bir bocalama içerisine girer. Ki bu adam samimidir özünde, insanları sadece insan olduğu için sever.
Karşısındaki insanın vermiş olduğu her boşluğa ukela bir tavırla dayamak isteyen insanın zaten kendine samimiyeti yoktur.
Kendisine aşılamış olduğu katı kurallar çerçevesine sıkışıp kalmış, tünel görüşlü, dar insandır bunlar.
Sorsan amcık ağızlıya benim prensibim bu der. Senin prensibinin amına koyayım.
Bunun bir de ukela boyutu var evet. Genellikle daha ergenliğini tamamlayamamış, izlediği bir kaç filmin etkisinde kalmış ve kimlik arayışı içerisinde olan insanların eline oyuncak olmuş bir özelliktir.
Böyle kimseyi siklemiyorum yeaa havasıyla çevresindeki insanları etkileme çabası içerisine girip bunu olmayan kimliğine oyuncak eder. Aslında o da farkındadır bunun, bu özelliğini bilir ama kendine itiraf edemez. Çünkü ilgi çekmek zorundadır kendince. Ukelalıkla farklılık yaratmak zorundadır.
Artık şöyle bir algı oluşmuş toplumda; bana dokunmayan yılan bin yaşasın, hatta onbin yaşasın ama bana dokunmasın.
E haliyle böyle olunca ortaya çıkan samimiyetsiz ilişkiler de gereksiz ilişkilere dönüşüyor. Samimi olamayan bir ortama tutunmaya çalışan insanları gördükçe de ayrı bir şaşırma ifadesi beliriyor yüzümde. Ne işin var olum orda zararlı çıkan sen olacaksın.
Gözlemlediğim kadarıyla bu sorunun başlıca ana sebebi de insanların aileleriyle olan ilişkisi. Baktığın zaman ailesiyle arasında belirli uzaklık olan insanlarda da baş gösterir bu durum. Sen daha ailene yakın değilsen, diğer insanlara nasıl yakın olacaksın. Tamam her gördüğün insanla can ciğer ol demiyorum, ama aş artık bazı şeyleri. Karşındakinin de insan olduğunu unutma amına koyayım.
istanbul'dan önceki yaşadığım güzide şehrim de insanların ukelalıkları bile samimiydi. Şimdi çoluk çocuğun eline pirim yapma aracı olarak geçmiş.
Neyse bu konu üzerinde daha yazacak çok şeyim var ama gerek yok. Nasıl olsa sana dokunmayacak yılan bin yaşayacak ve böyle gelip böyle gidecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar