bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- ona bir cümle bırak4
- gecenin şarkısı4
- pazarda su satmak2
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- kemal kılıçdaroğlu35
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- gençler iş beğenmiyor3
- gazlamak2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- sevgiliyle kavga etmek2
- semum3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- düşkün2
- şato3
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- eski yazarların emekli yapılması5
---alıntı---
-aşık mısın?
+değilim, yanımda olmanı seviyorum.
bu ve devamı gelen birkaç sözlerle bir diyalog yaşadım yakın bir zamanda. gereksiz yere düşündüm. hakikaten nedir ki aşk? bu kadar tepe noktaya konulup ulaşılamayan bir şey ne olabilir? bir insan hayatına girip seninle derdini, sevincini, zamanını, mahremini paylaşıyorsa ve bu yaptıkları için büyük fedakarlıklar yapması gerekiyorsa o insan senin için daha ne yapabilir ki? bunun daha üst noktası yoktur. buna bir sıfat takmanın anlamsızlığı ayrı bir konudur. benim merak ettiğim insanlar bundan daha üstün ne arıyor birbirlerinde?
+aşk nedir ki bu kadar abartıyorsun? tanrı'nın dokunuşu mu?
böyle düşünüyordum. eski sevgililerimi düşündüm. daha sonra hayatımı en çok etkileyeni, kafamı en çok meşgul edeni. ki o da "aşık olduğum" kadındı. gerçekten aşık olmanın bir farkı var, farkına vardım.
*sesini duyduğumda kalbim duracak gibi oldu.
demişti kadının biri. kim bilebilirdi bana tanrı'nın dokunuşunu yapacağını. bu lafı duyunca tanrı'nın kendisi gibi hissetmiştim, bırakın dokunuşu. elimde bir asa, tüm kudret bendeydi sanki. daha sonra onun sesini duymak ilaç oldu, varlığından öte. her lafı sesiyle içime işler, damarlarımda gezer gibi. o konuştuğunda kainatın en güzel müziği çalıyordu kulağımda, kalbimse düzensiz ama gürültülü bir metronom. onu düşündüğümde beynim uyuşuyor, vücudum fazlasıyla endorfin salgılıyordu. cenneti dünyaya getiren kadın.
kendini özletmese de bana o an yaşadıklarımı üstünden bu kadar sene geçmesine rağmen hatırlatabiliyorsa bu aşktır. ezgilerin en güzelidir sesi, dedikleri dünyanın en güzel romanıdır, bakışları ay'dan güzeldir, dokunuşu o kadar masumdur ki... su kadar berraktır yüzü. bir insan tamamiyle kusursuz olamaz ama bir insanı aşık edebilir ve bu aşk onu kusursuz kişi yapar. ve anladım her şeyi paylaşmanın ötesinde bir şey var. belki bu toyca, çocukça bir şey. belki kişilerin kendini kandırmasındaki hat safha ama var. bazen bir kadın karşınıza çıkıyor ve tanrıça oluyor ve onun dokunuşu, aşk...
+ben hayatımda bir kere aşık oldum. onda da her şeyi elime yüzüme bulaştırdım. bir daha aşık olmam, olmak da istemiyorum.
---alıntı---
http://uc-noktam.blogspot.../tanrnn-dokunusu-ask.html
-aşık mısın?
+değilim, yanımda olmanı seviyorum.
bu ve devamı gelen birkaç sözlerle bir diyalog yaşadım yakın bir zamanda. gereksiz yere düşündüm. hakikaten nedir ki aşk? bu kadar tepe noktaya konulup ulaşılamayan bir şey ne olabilir? bir insan hayatına girip seninle derdini, sevincini, zamanını, mahremini paylaşıyorsa ve bu yaptıkları için büyük fedakarlıklar yapması gerekiyorsa o insan senin için daha ne yapabilir ki? bunun daha üst noktası yoktur. buna bir sıfat takmanın anlamsızlığı ayrı bir konudur. benim merak ettiğim insanlar bundan daha üstün ne arıyor birbirlerinde?
+aşk nedir ki bu kadar abartıyorsun? tanrı'nın dokunuşu mu?
böyle düşünüyordum. eski sevgililerimi düşündüm. daha sonra hayatımı en çok etkileyeni, kafamı en çok meşgul edeni. ki o da "aşık olduğum" kadındı. gerçekten aşık olmanın bir farkı var, farkına vardım.
*sesini duyduğumda kalbim duracak gibi oldu.
demişti kadının biri. kim bilebilirdi bana tanrı'nın dokunuşunu yapacağını. bu lafı duyunca tanrı'nın kendisi gibi hissetmiştim, bırakın dokunuşu. elimde bir asa, tüm kudret bendeydi sanki. daha sonra onun sesini duymak ilaç oldu, varlığından öte. her lafı sesiyle içime işler, damarlarımda gezer gibi. o konuştuğunda kainatın en güzel müziği çalıyordu kulağımda, kalbimse düzensiz ama gürültülü bir metronom. onu düşündüğümde beynim uyuşuyor, vücudum fazlasıyla endorfin salgılıyordu. cenneti dünyaya getiren kadın.
kendini özletmese de bana o an yaşadıklarımı üstünden bu kadar sene geçmesine rağmen hatırlatabiliyorsa bu aşktır. ezgilerin en güzelidir sesi, dedikleri dünyanın en güzel romanıdır, bakışları ay'dan güzeldir, dokunuşu o kadar masumdur ki... su kadar berraktır yüzü. bir insan tamamiyle kusursuz olamaz ama bir insanı aşık edebilir ve bu aşk onu kusursuz kişi yapar. ve anladım her şeyi paylaşmanın ötesinde bir şey var. belki bu toyca, çocukça bir şey. belki kişilerin kendini kandırmasındaki hat safha ama var. bazen bir kadın karşınıza çıkıyor ve tanrıça oluyor ve onun dokunuşu, aşk...
+ben hayatımda bir kere aşık oldum. onda da her şeyi elime yüzüme bulaştırdım. bir daha aşık olmam, olmak da istemiyorum.
---alıntı---
http://uc-noktam.blogspot.../tanrnn-dokunusu-ask.html
güncel Önemli Başlıklar
