bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- 81 ilde sığınak yapılması7
- şeffaf ayakkabı8
- hayattan beklentiler5
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek6
- at eti yemek3
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- spora başladım4
- insanı yoran duygular6
- pandela 310
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- özgüven3
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- queen ravenna ve cinleri14
- gebze yi gebze yapan şeyler2
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- izmir yanıyor5
- sözlüğün en masum yazarları18
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- uludağ sözlük deli istilası4
- kadın bacağı paylaşan mehdi2
- sinek as3
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- sonbahar depresyonu4
- geceye bir söz bırak9
- taliban7
- kadınların cinsel cinsel konuşması3
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- kuru patlıcan dolması4
- yaşlanma belirtileri2
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- başlıklar benimle mi ilgili hissi3
- televizyon açıkken uyuyakalmak2
- içsel huzursuzluk karanlık gölgeden gelir3
- çok sıkıcısın be sözlük4
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
- korku filmleri pornografi bilinçaltını besler3
- kulaklık6
Günlerden bir gün 'Bilge kral', huzuru en iyi şekilde resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan etti...
Yarışmaya çok sanatçı katıldı...
Günlerce çalıştılar, birbirlerinden güzel resimler yapmak için uğraştılar...
Sonunda eserlerini saraya teslim ettiler...
Tablolara bakan kral, iki tabloyu diğerlerinden ayırdı ve üzerlerinde düşünmeye başladı...
Aralarından sadece birini seçecekti... Karar vermesi gerekiyordu...
***
Resimlerden birinde, ''huzur ve sukunet saçan bir göl'' vardı...
Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların huzurlu görüntüsünü yansıtmaktaydı...
Üs tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyordu...
Resme kim baktıysa, ressam ''huzuru muhteşem resmetmiş...'' diyordu...
Diğer resimde ise dağlar vardı... Engebeli ve çıplak dağlar...
Üst tarafta öfkeli gökyüzünden şimşek çakıyor, yağmur boşalıyordu...
Dağın eteklerinde köpüklü bir şelale çağıldıyordu...
Kısacası resim hiç de huzur verici bir manzara çizmiyordu...
***
Fakat kral resme baktığında, şelalenin ardındaki kayalıklarda bir çatlak gördü...
Çatlaktan çıkan minnacık bir çalılık vardı...
Çalılığın üzerinde anne kuşun ördüğü kuş yuvası görünmekteydi...
Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş minnacık bir çalılığın arkasında yuvasını koruyordu...
Resmi gören kral, bu resmi yarışmanın birincisi ilan etmeye karar verdi...
Ödülü ona verecekti...
Yakınındakiler bilge krala sordular:
- ''Neden bu resmi seçtiniz kralım ?..
Huzuru esas öteki resim temsil etmiyor mu?..
Bu resimde şimşekler çakıyor, yağmur yağıyor, köpük köpük şelale akıyor...''
- ''Hayır...'' dedi Bilge Kral...
- ''Huzur; hiçbir gürültünün çıkmadığı, sıkıntı ya da zorluğun olmadığı bir yer demek değildir ki...
Tam tersine bütün bunların içinde, yüreğinizin sükun bulabilmesi sanatıdır...
Doğanın bu şiddetli koşullarında bile, gürül gürül akan şelalenin üzerinde kayalıklarda bir minnacık çalılığın arkasına yuvasını yapan anne kuş, yuvasını ve yavrusunu sukunetle koruyor...
O yuvada emek harcanarak sağlanan huzur, durağan sukunetinin sağladığı huzurdan çok daha kıymetli...''
(Yaşar Ateşoğlu'nun Bilgelik Öyküleri kitabından)
Yarışmaya çok sanatçı katıldı...
Günlerce çalıştılar, birbirlerinden güzel resimler yapmak için uğraştılar...
Sonunda eserlerini saraya teslim ettiler...
Tablolara bakan kral, iki tabloyu diğerlerinden ayırdı ve üzerlerinde düşünmeye başladı...
Aralarından sadece birini seçecekti... Karar vermesi gerekiyordu...
***
Resimlerden birinde, ''huzur ve sukunet saçan bir göl'' vardı...
Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların huzurlu görüntüsünü yansıtmaktaydı...
Üs tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyordu...
Resme kim baktıysa, ressam ''huzuru muhteşem resmetmiş...'' diyordu...
Diğer resimde ise dağlar vardı... Engebeli ve çıplak dağlar...
Üst tarafta öfkeli gökyüzünden şimşek çakıyor, yağmur boşalıyordu...
Dağın eteklerinde köpüklü bir şelale çağıldıyordu...
Kısacası resim hiç de huzur verici bir manzara çizmiyordu...
***
Fakat kral resme baktığında, şelalenin ardındaki kayalıklarda bir çatlak gördü...
Çatlaktan çıkan minnacık bir çalılık vardı...
Çalılığın üzerinde anne kuşun ördüğü kuş yuvası görünmekteydi...
Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş minnacık bir çalılığın arkasında yuvasını koruyordu...
Resmi gören kral, bu resmi yarışmanın birincisi ilan etmeye karar verdi...
Ödülü ona verecekti...
Yakınındakiler bilge krala sordular:
- ''Neden bu resmi seçtiniz kralım ?..
Huzuru esas öteki resim temsil etmiyor mu?..
Bu resimde şimşekler çakıyor, yağmur yağıyor, köpük köpük şelale akıyor...''
- ''Hayır...'' dedi Bilge Kral...
- ''Huzur; hiçbir gürültünün çıkmadığı, sıkıntı ya da zorluğun olmadığı bir yer demek değildir ki...
Tam tersine bütün bunların içinde, yüreğinizin sükun bulabilmesi sanatıdır...
Doğanın bu şiddetli koşullarında bile, gürül gürül akan şelalenin üzerinde kayalıklarda bir minnacık çalılığın arkasına yuvasını yapan anne kuş, yuvasını ve yavrusunu sukunetle koruyor...
O yuvada emek harcanarak sağlanan huzur, durağan sukunetinin sağladığı huzurdan çok daha kıymetli...''
(Yaşar Ateşoğlu'nun Bilgelik Öyküleri kitabından)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar