bugün
- true yahudi mi7
- habire1239
- mastürbasyon yapmayı unutmayın11
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir7
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler9
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- yeni parti24
- lamine yamal6
- true nefreti3
- lezbiyenler kız hakkımızı yiyorlar3
- seri gizli artı oy veren melek8
- göğüsleri küçük diye üzülen kadın3
- true vs yagmurcu12
- din olmadan ahlak temellendirilemez10
- sedat peker'e küfür etmek6
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- diamond bosphorus10
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi6
- güzel olmak vs tatlı olmak4
- antipanik5
- lionel messi vs lamine yamal3
- ahmet sezer bey birader birader bey3
- kola ile sigara icmek4
- lamine yamal için sevgilisini terk eden kız4
- zafer partisi neden düştü8
- kurşuni renkler2
- cumhuriyet halk partisi10
- kemalizmin gericilik olması7
- gül gibi efendi erkek10
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- g'i l d'e d l'i l y14
- gammazlar çetesi2
- basit bir hayat istemek10
- yazarların özledikleri şeyler8
- süper lig'e gelen yeni kurallar4
- kız kardeşimi tandırda yaktılar3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- muslettin amca11
- escorta giden erkek8
- recep tayyip erdoğan10
- ben geldim kerkenezler18
- uludağ itiraf4
- chp dönemi bitti5
- bu koyden olsam ne olacak4
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- devlet fraksiyonlarıyla solcuların ayrılması lazım2
- ardaya yüzmeye gitmek5
- velvet36
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri11
Memlekette okunması gereken yazarlar arasındadır, belkide ilk önce o okunmalıdır kendimizi anlamak için, öz eleştiri için.
Aziz nesinin Vasiyeti,
"vasiyetimi düşünüyorum. ne diye bugüne dek vasiyetimi yazmadım? çok öncelerden yazmalıydım. zaman zaman da tasarlıyordum. ölümün hiç gelemeyeceği uzaklarda olduğunu sanıyordum da ondan yazmadım. (...)
o denli çok yapılmamış, yarıda kalmış işlerim var ki... dünyaya borçlu ölüyorum. (...)
vasiyetimi yazmadan ölürsem, ki öyle görünüyor, kadınlarım için yazdıklarım, onların mektupları, fotoğraflarımız, benim notlarım... sevdiğim, çok sevdiğim, beni sevdiklerine inandığım kadınlarım... beni düş kırıklıklarına uğratanlar... beni seviyormuş gibi görünenler... kitaplığımda ayrı dolaplarda dosyalar içinde duruyor bütün o sevi belgeleri... ne çok, ne çok... onlar benim en değerli zenginliklerim: ihanete uğramışlıklarım, aldatılmalarım, acılarım, inandıklarım, sevgilerim, yürek çarpıntılarım, bulut oluşum, yağmur oluşum, yel oluşum...
bu dosyaların hiçbiri ölümümden sonra benden geriye kalmamalı.
ah, bunları vasiyetimi yazıp belirtmeliydim. dosyaların kimileri hangi kadınım içinse ona geri verilecekti ya da adresine postalanacaktı. pek çoğu da yakılacak. hele üç kadınım var ki onlara değin bütün belgeleri, eski yapı bir küçük sandığa koyup kendilerine gönderilmesini istiyordum, sedef işli ya da kakmalı, oymalı, işlemeli güzel sandıklar... yazacaktım bütün bunları vasiyetime...
o dosyalarda kurutulmuş çiçekler, yapraklar var; şiirlerimin hammaddeleri var; kağıt peçetelere yazılmış notlar var; tiyatro biletleri, konser çağrılıkları... birçoğu yakılacak.
bütün bu dosyalardan romanlar, oyunlar, anılar çıkacaktı. daha önce kendim yakamazdım bunun için... kıyamazdım da yakmaya... kendimi yakmak gibi olurdu bu... onlar canlıymış, benim canımdan parçalarmış gibi geliyor bana..."
-sen hiç bi bok bilmiyosun, ama hiç bir bok bilmediğini de bilmiyosun.
-Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha olmuştur, ha gitmiştir kalan için.
Aziz nesinin Vasiyeti,
"vasiyetimi düşünüyorum. ne diye bugüne dek vasiyetimi yazmadım? çok öncelerden yazmalıydım. zaman zaman da tasarlıyordum. ölümün hiç gelemeyeceği uzaklarda olduğunu sanıyordum da ondan yazmadım. (...)
o denli çok yapılmamış, yarıda kalmış işlerim var ki... dünyaya borçlu ölüyorum. (...)
vasiyetimi yazmadan ölürsem, ki öyle görünüyor, kadınlarım için yazdıklarım, onların mektupları, fotoğraflarımız, benim notlarım... sevdiğim, çok sevdiğim, beni sevdiklerine inandığım kadınlarım... beni düş kırıklıklarına uğratanlar... beni seviyormuş gibi görünenler... kitaplığımda ayrı dolaplarda dosyalar içinde duruyor bütün o sevi belgeleri... ne çok, ne çok... onlar benim en değerli zenginliklerim: ihanete uğramışlıklarım, aldatılmalarım, acılarım, inandıklarım, sevgilerim, yürek çarpıntılarım, bulut oluşum, yağmur oluşum, yel oluşum...
bu dosyaların hiçbiri ölümümden sonra benden geriye kalmamalı.
ah, bunları vasiyetimi yazıp belirtmeliydim. dosyaların kimileri hangi kadınım içinse ona geri verilecekti ya da adresine postalanacaktı. pek çoğu da yakılacak. hele üç kadınım var ki onlara değin bütün belgeleri, eski yapı bir küçük sandığa koyup kendilerine gönderilmesini istiyordum, sedef işli ya da kakmalı, oymalı, işlemeli güzel sandıklar... yazacaktım bütün bunları vasiyetime...
o dosyalarda kurutulmuş çiçekler, yapraklar var; şiirlerimin hammaddeleri var; kağıt peçetelere yazılmış notlar var; tiyatro biletleri, konser çağrılıkları... birçoğu yakılacak.
bütün bu dosyalardan romanlar, oyunlar, anılar çıkacaktı. daha önce kendim yakamazdım bunun için... kıyamazdım da yakmaya... kendimi yakmak gibi olurdu bu... onlar canlıymış, benim canımdan parçalarmış gibi geliyor bana..."
-sen hiç bi bok bilmiyosun, ama hiç bir bok bilmediğini de bilmiyosun.
-Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha olmuştur, ha gitmiştir kalan için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar