bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı31
- fenerbahçeli yazarlar10
- ev boş gelsene diyen kızın amacı9
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- queen ravenna'ya açık teklif9
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- yeeeaaaahhh kadıköy5
- erkeğin orospusu tipler8
- serenay sarıkaya5
- arkadaşlar acıktım5
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- tavukların pişmesi5
- sindirella'nın orospu olması8
- ithal kürtler10
- fenerbahahahahahçe4
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- eşekten adam olur fenerden olmaz3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- enayimiknatisii26
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- din gerekli midir sorunsalı6
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- eşşekler adam olur bu fener adam olmaz2
- ankara abisi iyilik derneği11
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- almanya da tuttuğunuz takım3
- din bilime engel mi2
- nicolas jackson2
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- porno yönetmenlerinin hasta ruhlu tipler olması5
- fenerbahçe nin avrupa da başarısız olma sebepleri2
- laptopun su çekmesi8
- nervionun beni reddetmesi7
- aston villa fc2
- şarapçı koala'ya aşık olduğumu itiraf ediyorum4
- sindirella'nın ayakkabıyı numaradan düşürmesi4
- evde çiçek yetiştiren erkek3
- çarşambayı sel alması4
- akplilerin akp yi hiç eleştirmemesi6
- erkeği karizmatik gösteren şeyler25
- su yok elektrik yok ne var2
- yeni parti'nin halk tv protestosu9
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
(bkz: will there be water/#6758744) kendisi hakkımda yalan yanlış bilgileri basına sızdırmaktan çekinmemekte - halbuki ben burada bütün onurumla doğruları söylemek için bulunuyorum. ama daha uzun süre uludağ sözlük'e giremeyecekken (askere gidecek, "dünya evi"ne girecek filan) biraz da biz sallayalım:
kendisiyle tanışmam puslu bir boğaz turu gecesine rastlar. sulardan yükselen soğuk hava dalgaları ciğerlerini doldurur halde, feribotun altlarında elinde zavallı bir rakı şişesiyle sinmiş, saçma sapan sözler söylüyordu; üzerinde kendisini hasta olmaktan alakoyabilecek hiçbir şey yoktu - bense buz altındaki balıklarla alışveriş yapacak kadar sıkı giyinmiştim. acıdım kendisine, üzerimdeki kabanlardan birkaçını örttüm üzerine. sonra muhabbete başladık. karı kız, birkaç da güzel oğlana dair (o zamanlar biseksüeldi) muhabetten sonra, konu futboldan açıldı. bilirim, her erkek erkeğe muhabbette bunun tam tersi olur, ama anlamış olduğunuz üzere musty252 (kişilik haklarını ihlal sayılacağından ve sizin aklınızın ermeyeceği gerekçelerden dolayı gerçek ismini maalesef gizli, çok gizli tutmak zorundayız) farklı bir erkekti.
feribottan indikten sonra muhabbeti kesmeye razı olamadık ikimiz de. onun haliyse hala haraptı, görüyordum. "hadi bana gidelim," dedim. nerede oturduğumu filan sormadan "tamam," dedi. gördüğümüz ilk süpermarketten (tabelasında süpermarket yazmasına çok dikkat etmiştik) bir ülker çokokrem aldık. saate baktım. "03:56," dedim, "ezan yakın." "eyvallah," dedi, ciddiyetle, "çok teşekkür ederim." sonra havaalanına gittik bir taksi çevirip, ve ankara'ya geldik, bana...
gelir gelmez yatağa girdik ve uyuduk. uyandığımızda akşam ezanının okumasına 13 dakika kaldığını gördüm - musty252'yse yatağın içinde sağından soluna dönüp kibarca gaz salarak "ankara güzel şehir yaa..." dedi... "eyvallah," dedim, "çok teşekkür ederim."
bu kadar. bu ne lan. silin bu entry'yi aq. bizden başka kimseyi ilgilendirmiyor. niye yazıyonuz bunları.
kendisiyle tanışmam puslu bir boğaz turu gecesine rastlar. sulardan yükselen soğuk hava dalgaları ciğerlerini doldurur halde, feribotun altlarında elinde zavallı bir rakı şişesiyle sinmiş, saçma sapan sözler söylüyordu; üzerinde kendisini hasta olmaktan alakoyabilecek hiçbir şey yoktu - bense buz altındaki balıklarla alışveriş yapacak kadar sıkı giyinmiştim. acıdım kendisine, üzerimdeki kabanlardan birkaçını örttüm üzerine. sonra muhabbete başladık. karı kız, birkaç da güzel oğlana dair (o zamanlar biseksüeldi) muhabetten sonra, konu futboldan açıldı. bilirim, her erkek erkeğe muhabbette bunun tam tersi olur, ama anlamış olduğunuz üzere musty252 (kişilik haklarını ihlal sayılacağından ve sizin aklınızın ermeyeceği gerekçelerden dolayı gerçek ismini maalesef gizli, çok gizli tutmak zorundayız) farklı bir erkekti.
feribottan indikten sonra muhabbeti kesmeye razı olamadık ikimiz de. onun haliyse hala haraptı, görüyordum. "hadi bana gidelim," dedim. nerede oturduğumu filan sormadan "tamam," dedi. gördüğümüz ilk süpermarketten (tabelasında süpermarket yazmasına çok dikkat etmiştik) bir ülker çokokrem aldık. saate baktım. "03:56," dedim, "ezan yakın." "eyvallah," dedi, ciddiyetle, "çok teşekkür ederim." sonra havaalanına gittik bir taksi çevirip, ve ankara'ya geldik, bana...
gelir gelmez yatağa girdik ve uyuduk. uyandığımızda akşam ezanının okumasına 13 dakika kaldığını gördüm - musty252'yse yatağın içinde sağından soluna dönüp kibarca gaz salarak "ankara güzel şehir yaa..." dedi... "eyvallah," dedim, "çok teşekkür ederim."
bu kadar. bu ne lan. silin bu entry'yi aq. bizden başka kimseyi ilgilendirmiyor. niye yazıyonuz bunları.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar