bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- anın görüntüsü31
- millette manyak para var20
- nar tanelemek4
- erken uyanmak4
- boşandığı eşine araba alan adam7
- kuzey buz denizi3
- zenci uşağın aniden içeri girmesi3
- yazılımcının flört edememesi2
- sözlük kürdü54
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı2
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- papatya çayı içen erkek10
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- pankek yiyen erkek6
- 007 tarzı entry girmek4
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- türkiyeli kahvesi8
- 20075
- ismail kartal19
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- osman pamukoğlu14
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- simko323
- etnik köken20
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- escort ile para kavgası5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- cam açık uyumak8
- kefiye2
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
1999'da, Dünyanın en büyük sinema festivali olan cannes festivaline, "altın palme" ödülünü sahibine vermesi için davet edilir, ödül töreninde rezil bir konuşma yapar ve karieri çok ciddi hasar alır.
yaptığı konuşmada hiç bir anlam, bir tek mantıklı cümlenin olmaması, akla "uyuşturucu mu kullandı" sorusunu getirir.
işte o konuşma :
https://www.youtube.com/watch?v=rteQneu4Uzw
çevirisi :
iyi akşamlar, of! ne gündü ya...
3 gün önce, "altın palme" ödülünü vermem için teklif getirdiler, çok onurlandım, hiç düşünmeden evet dedim. ve olaylar hızlanmaya başladı.
çok şey gerekti, o zaman ben de 18 konuşma hazırladım, beş tane yazdım ve biraz evvel bir tane verdiler. beş dakika önce. sonra okurum. belki de şey olur. neyse çok iyi. eeee...
işte, ben buraya bir buçuk saat önce geldim, cannes nedir diye merak ediyordum, nedir, nedir, neler oluyor burda, ortam nasıldır, nedir, heryerde sordum, ve şey...bir kaç cevap aldım eee dediler ki "ooo cannes, çok sıkıcı, çok sıkıcı, carbourg bile cannes'dan iyi". evet de filmler nedir, ee, filmler şey, ooo! şey var, iyi ki almodovar biraz animasyon getirdi....pardon ?
şey var, yaa kafam karıştı, ama (nefes alır), başaracağım, ee, bütün bu filmler var, ee şey, ee, bu akşam burdalar, ee (yuhlanır).
bu akşam ödülü alacak kişi için çok mutlu olacağım, bize şeyi hatırlatırlar, eee... bu ödülü kazananları, ve kazanmayanları...ama yine de sinemaya destek olanları...
ve şey, önemli bu, ve ben, ve ben size şeyden bahsetmek istiyordum, şeyden...sinemadan değil, başka şeylerden. çünkü sinemadan daha önemli şeyler var. ben bütün bir gün çocuklarlaydım (yuhlanır)...çok hastaydılar, sinema dünyada çok önemli bunu söyleyebilirim, savaşacağımıza sinema yapıyoruz, insaları hayallendiriyoruz, onlara şey veriyor bu... bir proje eee, kısa süreli bir proje, her zaman burda kalan eee
ben şimdi... (sunucu sözünü keser)
Kristin Scott-Thomas : başkan bey...pardon, sözünü kestim.
sophie marceau : canınız sıkıyorsam söyleyin ! (alkış), neyse konuşun hadi...
yaptığı konuşmada hiç bir anlam, bir tek mantıklı cümlenin olmaması, akla "uyuşturucu mu kullandı" sorusunu getirir.
işte o konuşma :
https://www.youtube.com/watch?v=rteQneu4Uzw
çevirisi :
iyi akşamlar, of! ne gündü ya...
3 gün önce, "altın palme" ödülünü vermem için teklif getirdiler, çok onurlandım, hiç düşünmeden evet dedim. ve olaylar hızlanmaya başladı.
çok şey gerekti, o zaman ben de 18 konuşma hazırladım, beş tane yazdım ve biraz evvel bir tane verdiler. beş dakika önce. sonra okurum. belki de şey olur. neyse çok iyi. eeee...
işte, ben buraya bir buçuk saat önce geldim, cannes nedir diye merak ediyordum, nedir, nedir, neler oluyor burda, ortam nasıldır, nedir, heryerde sordum, ve şey...bir kaç cevap aldım eee dediler ki "ooo cannes, çok sıkıcı, çok sıkıcı, carbourg bile cannes'dan iyi". evet de filmler nedir, ee, filmler şey, ooo! şey var, iyi ki almodovar biraz animasyon getirdi....pardon ?
şey var, yaa kafam karıştı, ama (nefes alır), başaracağım, ee, bütün bu filmler var, ee şey, ee, bu akşam burdalar, ee (yuhlanır).
bu akşam ödülü alacak kişi için çok mutlu olacağım, bize şeyi hatırlatırlar, eee... bu ödülü kazananları, ve kazanmayanları...ama yine de sinemaya destek olanları...
ve şey, önemli bu, ve ben, ve ben size şeyden bahsetmek istiyordum, şeyden...sinemadan değil, başka şeylerden. çünkü sinemadan daha önemli şeyler var. ben bütün bir gün çocuklarlaydım (yuhlanır)...çok hastaydılar, sinema dünyada çok önemli bunu söyleyebilirim, savaşacağımıza sinema yapıyoruz, insaları hayallendiriyoruz, onlara şey veriyor bu... bir proje eee, kısa süreli bir proje, her zaman burda kalan eee
ben şimdi... (sunucu sözünü keser)
Kristin Scott-Thomas : başkan bey...pardon, sözünü kestim.
sophie marceau : canınız sıkıyorsam söyleyin ! (alkış), neyse konuşun hadi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar