bugün
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı14
- mükemmeliyete inanıyor musunuz4
- özbek kadınlar10
- asgari ücretle geçinebilmek7
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- uludağ itiraf8
- slender the arrival de kurt adam olmak3
- kıyamet için tarih ver4
- dayatılmış güzellik algısı7
- sarapci koala53
- sözlük whatsapp grupları9
- kpss 20265
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı2
- başka türlü bir şey2
- şarapçının mal varlığı7
- civcivler osurur mu5
- birader bey baydır4
- 0 0 7 ağabey3
- yeni bir din kurmak5
- deccal internetten çıkacak7
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- sözlük kavgası2
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dünyaya orman denir2
- kaçak saray2
- anın görüntüsü24
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- sıcak havaların sona ermesi5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- dün gece ne oldu17
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi5
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- kendi halinde efendi insan2
- yazarların otopsileri4
- ruhi çenet8
- togg t6x6
- enayimiknatisii36
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- yazmak isteyenin bir şekilde yazması2
- cennetin de bu hayatta olması3
- teoman'ın 26 yıl önce oynadığı reklam2
- reis3
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- gocu51
- hangi renksiniz17
- insan olmaya ceyrek kala26
Milli Demokratik Devrim; 1960'larda Yön ve TiP içerisinde yer alan Mihri Belli önderliğindeki grubun çabalarıyla gelişen ve Türk solunda büyük izler bırakmış bir sol fraksiyon ve devrimci stratejiye verilen isimdir. MDD birçok yönden Yön Hareketi'ne benzemesine karşın sanırım ayrı olarak incelemeyi hak etmektedir. MDD beyin takımı içerisinde Ahmet Say, Muzaffer Erdost, Vahap Erdoğdu ve Muvaffak Şeref başka önemli isimler de yer almıştır. Hareketin kurucusu ve lideri Mihri Belli eski TKP ve TiP üyesi olan uzun yıllar Amerika'da kalmış ve Yunanistan iç Savaşı'nda aktif olarak çarpışmış aktivist bir devrimcidir. Belli 1960'larda önce Yön Hareketi ile flört etmiş ancak özellikle 12 Mart sonrası ordudan ilerici bir hareket beklenmeyeceği düşüncesiyle gerilla tipi mücadele düşüncesine ağırlık vermiştir. Ancak bu dönem aynı zamanda üniversite gençliğinden oluşan MDD ekibinin dağılması sürecine denk gelmektedir.
TiP içinde demokratik devrimciler olarak da bilinen Reşat Fuat-Mihri Belli grubuna mensup kadroların, TiPden Aren-Boran kliği tarafından tasfiye edilmesi ve Yön Dergisinin kapatılması sonrası; MDD tezini benimseyenler 1960'larda Türk Solu dergisi etrafından birleşmiş ve Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun kurulması sonrası siyasete aktif olarak kanalize olan gençliğin büyük ilgisiyle karşılaşmıştır. Gençlik bu dönemde TiP'in revizyonist sosyalizm anlayışı ve iktidarı ele almak için demokratik metotları savunan yapısından hoşnutsuz olmuş ve Yön Hareketi'nin orduya dayanan elitist yapısından uzaklaşarak MDD stratejisine sarılmıştır. Ayrıca Belli ve ekibinin Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi gençlik önderlerini yanlarına çekmek için büyük çaba göstermeleri de MDDnin popüler olmasında etkili olmuştur. Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu 1969 yılından başlayarak MDD ekibinin en büyük kaynağı olmuş ve burada siyasal olarak sosyalleşen gençler Mihri Belli ve ekibiyle tanışmıştır. MDD aynı Yön Hareketi gibi milli demokratik devrimi ve sömürge düzenine karşı birleşik bir cepheyi savunmuştur. Özellikle gerici saldırıların artması ve 12 Mart sonrası MDDden kopan gençler kendi silahlı örgütlerini ve illegal siyasal partilerini kurmuş ve zayıflıklarına karşın aventürist bir devrim anlayışı benimsemişlerdir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kurduğu Türk Halk Kurtuluş Ordusu, Mahir Çayan önderliğinde şekillenen THKP-C ve Doğu Perinçek liderliğinde Maoist grubun oluşturduğu Proleter Devrimci Aydınlık grubu (Türkiye ihtilalci işçi Köylü Partisi) bu dönemin MDD stratejisini benimsemiş en önemli gruplarıdır. Yine ibrahim Kaypakkaya ve arkadaşlarının kurduğu ve Kemalizm'den uzaklaşma konusunda en istekli görünen TKP/ML-TiKKO grubu da incelemeye değer bir oluşumdur.
Milli Demokratik Devrim tezinin oluşmasında kuşkusuz o dönemlerde yapılan Türkiyenin sosyoekonomik düzenine ve sınıfsal yapısına ilişkin tartışmaların büyük rolü olmuştur. MDDciler Türkiyeyi emperyalizmin etkisinden tam anlamıyla kurtulamamış ve feodal yapısı ağır basan bir yarı-müstemleke olarak nitelendirdikleri için sosyalist devrimin gerçekleşmesinin imkansız olduğuna ve Türkiyede emperyalizme, feodalizme ve komprador burjuvaziye karşı anti-emperyalist, anti-feodal, milli bir devrimin gerekliliğine inanıyorlardı. Bu nedenle feodal ilişkileri yok edecek ve sağlıklı bir kapitalizmin kurulmasına vesile olacak toprak reformu MDDcilerin en çok üzerinde durduğu konular arasındadır. Çift aşamalı devrim stratejisi olarak da bilinen MDD düşüncesinin kurucusu olan Mihri Belli, Kemalizmle ittifak yapılmasını bir zorunluluk olarak görüyor ve sosyalist devrimin tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiyenin inşası sonrası sınıfsal çelişkilerin keskinleşmesiyle yapılabileceğini öngörüyordu. Bu nedenle MDD birleşik cepheye zarar veren sınıfsal politikalar peşinde koşan TiPin karşısındaydılar ve dahası TiPin demokratik yolları kullanması nedeniyle bu siyasal oluşumu burjuvazinin elindeki bir oyuncak olarak nitelendiriyorlardı. MDDciler aynı Yöncüler gibi daha çok askeri-bürokratik elite ve köylülere seslenmekte zinde güçlerin öncülüğünde yapılacak bir halk devrimini savunmaktaydılar.
TiP içinde demokratik devrimciler olarak da bilinen Reşat Fuat-Mihri Belli grubuna mensup kadroların, TiPden Aren-Boran kliği tarafından tasfiye edilmesi ve Yön Dergisinin kapatılması sonrası; MDD tezini benimseyenler 1960'larda Türk Solu dergisi etrafından birleşmiş ve Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun kurulması sonrası siyasete aktif olarak kanalize olan gençliğin büyük ilgisiyle karşılaşmıştır. Gençlik bu dönemde TiP'in revizyonist sosyalizm anlayışı ve iktidarı ele almak için demokratik metotları savunan yapısından hoşnutsuz olmuş ve Yön Hareketi'nin orduya dayanan elitist yapısından uzaklaşarak MDD stratejisine sarılmıştır. Ayrıca Belli ve ekibinin Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi gençlik önderlerini yanlarına çekmek için büyük çaba göstermeleri de MDDnin popüler olmasında etkili olmuştur. Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu 1969 yılından başlayarak MDD ekibinin en büyük kaynağı olmuş ve burada siyasal olarak sosyalleşen gençler Mihri Belli ve ekibiyle tanışmıştır. MDD aynı Yön Hareketi gibi milli demokratik devrimi ve sömürge düzenine karşı birleşik bir cepheyi savunmuştur. Özellikle gerici saldırıların artması ve 12 Mart sonrası MDDden kopan gençler kendi silahlı örgütlerini ve illegal siyasal partilerini kurmuş ve zayıflıklarına karşın aventürist bir devrim anlayışı benimsemişlerdir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kurduğu Türk Halk Kurtuluş Ordusu, Mahir Çayan önderliğinde şekillenen THKP-C ve Doğu Perinçek liderliğinde Maoist grubun oluşturduğu Proleter Devrimci Aydınlık grubu (Türkiye ihtilalci işçi Köylü Partisi) bu dönemin MDD stratejisini benimsemiş en önemli gruplarıdır. Yine ibrahim Kaypakkaya ve arkadaşlarının kurduğu ve Kemalizm'den uzaklaşma konusunda en istekli görünen TKP/ML-TiKKO grubu da incelemeye değer bir oluşumdur.
Milli Demokratik Devrim tezinin oluşmasında kuşkusuz o dönemlerde yapılan Türkiyenin sosyoekonomik düzenine ve sınıfsal yapısına ilişkin tartışmaların büyük rolü olmuştur. MDDciler Türkiyeyi emperyalizmin etkisinden tam anlamıyla kurtulamamış ve feodal yapısı ağır basan bir yarı-müstemleke olarak nitelendirdikleri için sosyalist devrimin gerçekleşmesinin imkansız olduğuna ve Türkiyede emperyalizme, feodalizme ve komprador burjuvaziye karşı anti-emperyalist, anti-feodal, milli bir devrimin gerekliliğine inanıyorlardı. Bu nedenle feodal ilişkileri yok edecek ve sağlıklı bir kapitalizmin kurulmasına vesile olacak toprak reformu MDDcilerin en çok üzerinde durduğu konular arasındadır. Çift aşamalı devrim stratejisi olarak da bilinen MDD düşüncesinin kurucusu olan Mihri Belli, Kemalizmle ittifak yapılmasını bir zorunluluk olarak görüyor ve sosyalist devrimin tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiyenin inşası sonrası sınıfsal çelişkilerin keskinleşmesiyle yapılabileceğini öngörüyordu. Bu nedenle MDD birleşik cepheye zarar veren sınıfsal politikalar peşinde koşan TiPin karşısındaydılar ve dahası TiPin demokratik yolları kullanması nedeniyle bu siyasal oluşumu burjuvazinin elindeki bir oyuncak olarak nitelendiriyorlardı. MDDciler aynı Yöncüler gibi daha çok askeri-bürokratik elite ve köylülere seslenmekte zinde güçlerin öncülüğünde yapılacak bir halk devrimini savunmaktaydılar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar