bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kuş5
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- billie eilish'in memeleri7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- fil9
- medine2
- at6
- gece gece sinirlenmek4
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- mavi4
- aslan15
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- bileklik19
- sevgili nedir7
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- gül7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- rüzgar türbini2
- flamingo3
- yogartiksen39
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- ankara8
- pıtı atma4
- anın görüntüsü22
- tabiat4
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- galatasaray19
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- cemil tugay6
- netflix asaf dizisi3
- sarı teker kim sorunsalı8
televizyonda oynadığım ilk bilgisayar oyunu.
buradan bu oyunu dünyaya sunan finli dostlarıma, büyüklerime selam ederim. yaptıkları hizmetin, sevindirdikleri garibanın haddi hesabı yok çünkü.
kendi payıma konuşmaya devam edersem eğer;
sene 97 idi sanırım ben bu oyunu oynadığımda.
1-2 senedir izliyordum. anneme sürekli söylüyordum, ben de katılayım diye. ama işte 0900'lü hatların meşhur olduğu dönemlerde, o gibi garip bir numarayı aramak da istemiyordu bizimkiler.
kaç dakika orada o oyun oynanıyordu ve gelecek olası faturadan da çekiniyorduk haliyle..
her neyse, bir süre izledim ben. taktikleri öğrendim falan. televizyona bağırıyordum, yapamayan çocuklarla dalga geçiyordum. onları aşağılayıp hor görüyordum.
sonuçta 2-4-6 tuşları ile oynanan bir oyundu. ne kadar zor olabilirdi amına koyayım?
bir gün gizlice aradım tolga abi'yi. o anki konuşmaları net hatırlamıyorum. üzerinden 15 sene geçmiş. fakat nasıl olduysa oyuna başladığımı hatırlıyorum. anasını siktiğin tuşları mı çalışmadı yoksa geç algılama mı oluyordu bilmiyorum ama tuşa basmama rağmen reaksiyon alamıyordum kolay kolay. mal mal engellerin üzerine gidip ölüyordum.
ilk hakkımı çabuk harcadım. hugo cama vurdu, dikkatli ol falan dedi. ikinci hak da gidince, ''bu son hakkın, iyi kullan.'' gibi bir şeyler söyledi. son hakkımı da iyi kullandım allah için. neredeyse kurtaracaktım hugo'nun maymuun-fare kırması ailesini.
amına koyayım ne kadar da çirkin yahu onlar öyle. insanın kurtarası gelmiyor yemin ederim.
her neyse, cadı sila kahpesi alt etti beni. kurtaramadım. o son bölümdeki bilmeceyi beceremedim. tolga abi üzülme falan dedi, tamam dedim üzülmem. telefonu hemen kapatmaya çalışıyorum çünkü habersiz aramıştım. yani fatura yüksek gelirse annemler şüphelenir sandım.
kapattım telefonu, geçtim tv karşısına, sanki az önce aynı hataları ben yapmamışım gibi benden sonra oynayanlarla dalga geçtim hep.
o ay fatura çok gelmişti. anneme söylediğimde de dayak yedim.
ama değdi. hugo oynadım diyebiliyorum artık.
buradan bu oyunu dünyaya sunan finli dostlarıma, büyüklerime selam ederim. yaptıkları hizmetin, sevindirdikleri garibanın haddi hesabı yok çünkü.
kendi payıma konuşmaya devam edersem eğer;
sene 97 idi sanırım ben bu oyunu oynadığımda.
1-2 senedir izliyordum. anneme sürekli söylüyordum, ben de katılayım diye. ama işte 0900'lü hatların meşhur olduğu dönemlerde, o gibi garip bir numarayı aramak da istemiyordu bizimkiler.
kaç dakika orada o oyun oynanıyordu ve gelecek olası faturadan da çekiniyorduk haliyle..
her neyse, bir süre izledim ben. taktikleri öğrendim falan. televizyona bağırıyordum, yapamayan çocuklarla dalga geçiyordum. onları aşağılayıp hor görüyordum.
sonuçta 2-4-6 tuşları ile oynanan bir oyundu. ne kadar zor olabilirdi amına koyayım?
bir gün gizlice aradım tolga abi'yi. o anki konuşmaları net hatırlamıyorum. üzerinden 15 sene geçmiş. fakat nasıl olduysa oyuna başladığımı hatırlıyorum. anasını siktiğin tuşları mı çalışmadı yoksa geç algılama mı oluyordu bilmiyorum ama tuşa basmama rağmen reaksiyon alamıyordum kolay kolay. mal mal engellerin üzerine gidip ölüyordum.
ilk hakkımı çabuk harcadım. hugo cama vurdu, dikkatli ol falan dedi. ikinci hak da gidince, ''bu son hakkın, iyi kullan.'' gibi bir şeyler söyledi. son hakkımı da iyi kullandım allah için. neredeyse kurtaracaktım hugo'nun maymuun-fare kırması ailesini.
amına koyayım ne kadar da çirkin yahu onlar öyle. insanın kurtarası gelmiyor yemin ederim.
her neyse, cadı sila kahpesi alt etti beni. kurtaramadım. o son bölümdeki bilmeceyi beceremedim. tolga abi üzülme falan dedi, tamam dedim üzülmem. telefonu hemen kapatmaya çalışıyorum çünkü habersiz aramıştım. yani fatura yüksek gelirse annemler şüphelenir sandım.
kapattım telefonu, geçtim tv karşısına, sanki az önce aynı hataları ben yapmamışım gibi benden sonra oynayanlarla dalga geçtim hep.
o ay fatura çok gelmişti. anneme söylediğimde de dayak yedim.
ama değdi. hugo oynadım diyebiliyorum artık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar