bugün
- özgürlük nedir sorunsalı6
- sabahtan beri aç olmak4
- etli biber dolması yapan erkek6
- true silik olsun10
- iskender5
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- sucuk döner5
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- aç karnına markete girmek2
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek2
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- platon un mağara alegorisi12
- ismail kartal30
- haşlanmış yumurta9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- sözlüğün kırbacı5
- islamda kadın6
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- anın görüntüsü29
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- tavuk döner2
- bıçak arası2
- gocu34
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- yeralti edebiyatcisi9
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- kiraz cicegi kolonyasi28
- jahrein2
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
"Yeraltında bir mağara tasarla. Mağaranın kapısı bol ışıklı bir yola açılıyor, ama mağarada yaşayan insanların kolları, boyunları ve bacakları zincirlerle bağlanmış, sırtları da ışığa çevrilmiş; öyle ki sadece karşılarındaki mağara duvarını görüyorlar, başlarını arkaya çeviremiyorlar. Kendilerini bildikleri andan beri de, burada bu şekilde oturmaktalar.
Düşün ki, sırtlarının arkasındaki ışıklı yoldan bir sürü nesne geçiyor. Işık, bu nesneleri mağaranın duvarına yansıtıyor. Şimdi bu adamlar, sadece mağaranın duvarına yansıyan hayalleri görebilirler; o hayallerin meydana gelmesine neden olan gerçek nesneleri göremezler…
Demek ki bu adamlar, birbirleriyle konuşabilselerdi, duvarda gördükleri hayallere bir takım adlar vereceklerdi, çünkü bu hayalleri gerçeğin kendisi sanmaktadırlar. Bu adamların gözünde gerçeklik, asıl gerçeklerin duvara yansıyan hayallerinden ya da gölgelerinden başka bir şey değildir…
Şimdi, bu adamlardan birinin, zincirlerini bir şekilde çözüp, ayağa kalktığını ve başını asıl gerçekliklerin bulunduğu yöne çevirdiğini düşün…
Gözleri parlak ışıktan kamaşır ve asıl gerçeklikleri, ilk anda göremezdi. Kamaşan gözlerini, yeniden alışık olduğu o duvara çevirir ve duvardaki hayallere kolayca bakardı. Ama gözlerini yavaş yavaş alıştırarak asıl ışığın kaynağına tekrar baktığında, arkadaşlarıyla gördüğü şeylerin birer hayalden ibaret olduklarını; asıl gerçekliklerin, şimdi gördükleri olduğunu anlardı.
işte gözümüzle gördüğümüz bu dünya, o mağaranın duvarıdır. Doğrudan doğruya duvara bakmakla yetinmek yerine, başını aksi yöne çevirerek, o duvara yansıyan görüntülerin kaynağı olan ışığa bakmayı düşünebilen insan da, ‘duyu Gözü’nü, ‘akıl’ gözüne çevirebilen bilgedir."
Eflatun-Devlet
Düşün ki, sırtlarının arkasındaki ışıklı yoldan bir sürü nesne geçiyor. Işık, bu nesneleri mağaranın duvarına yansıtıyor. Şimdi bu adamlar, sadece mağaranın duvarına yansıyan hayalleri görebilirler; o hayallerin meydana gelmesine neden olan gerçek nesneleri göremezler…
Demek ki bu adamlar, birbirleriyle konuşabilselerdi, duvarda gördükleri hayallere bir takım adlar vereceklerdi, çünkü bu hayalleri gerçeğin kendisi sanmaktadırlar. Bu adamların gözünde gerçeklik, asıl gerçeklerin duvara yansıyan hayallerinden ya da gölgelerinden başka bir şey değildir…
Şimdi, bu adamlardan birinin, zincirlerini bir şekilde çözüp, ayağa kalktığını ve başını asıl gerçekliklerin bulunduğu yöne çevirdiğini düşün…
Gözleri parlak ışıktan kamaşır ve asıl gerçeklikleri, ilk anda göremezdi. Kamaşan gözlerini, yeniden alışık olduğu o duvara çevirir ve duvardaki hayallere kolayca bakardı. Ama gözlerini yavaş yavaş alıştırarak asıl ışığın kaynağına tekrar baktığında, arkadaşlarıyla gördüğü şeylerin birer hayalden ibaret olduklarını; asıl gerçekliklerin, şimdi gördükleri olduğunu anlardı.
işte gözümüzle gördüğümüz bu dünya, o mağaranın duvarıdır. Doğrudan doğruya duvara bakmakla yetinmek yerine, başını aksi yöne çevirerek, o duvara yansıyan görüntülerin kaynağı olan ışığa bakmayı düşünebilen insan da, ‘duyu Gözü’nü, ‘akıl’ gözüne çevirebilen bilgedir."
Eflatun-Devlet
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar