bugün
- kolye76
- aslan15
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver5
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- sözlük obezlerinin fotoğrafları11
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- fransa5
- futbol18
- evi ev yapan şeyler14
- sarı teker kim sorunsalı7
- bugün sözlüğün sakin olması4
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- ankara8
- papatya5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- fenerbahçe18
- almanya10
- evrim2
- fc barcelona4
- ona bir şey söyle9
- bileklik19
- yalnızlık ömür boyu4
- çehrenin duygularla değişmesi2
- elektrik kesintisi2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- jeffrey epstein6
- anadolu çomarları7
- türkiye18
- benzin2
- galatasaray19
- true bey birader birader beydir2
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- alanyaspor2
- anın görüntüsü21
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- uzun yola gitmeyi özlemek3
- tır şoförü olmayı istemek13
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- beşiktaş17
- kedi9
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması4
- süper lig7
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- oyun2
- kim kimi neden sevmiyor14
- ebru gündeş2
- yogartiksen39
Simyacı, Paulo Coelhonun 1988 yılında çıkardığı kitaptır.
Yani kişisel takvimime göre ben doğmadan tam 2 yıl önce çıkmış ve ortalığı kasıp kavuran bir kitap haline gelmiştir.
Bunların hepsini kendinden emin bir şekilde yazıyor gibi görünsem de, fenomen haline dönüşmüş kitaplara karşı bir büyük antipatim vardı.
Hatta bu kitapları (şeker portalı, simyacı vb) toplu taşıma araçlarında, kafelerde dahi okumaya utanırdım.
Tabi yıllar önce, zavallı bir ergenken.
Şeker Portakalına daha başlamamış olsam da Simyacıyı bugün bitirdim.
Üzerinde 25 yıl geçmiş bir kitabı, şimdi, şuan da, şu yüzyılda okursan sana çok sıradan gelir, yani gelirmiş.
Hala basılan, Türkiyedeki basım sayısı üç haneli sayılara ulaşmış bir kitap için sıradan demek haksızlık olabilir ve kabul ediyorum ki, suç tamamen benim.
Kitapta yazılan hikayelere benzer çok hikaye okuduk, duyduk.
Secretlar okuduk, Kayıp Gül diye kitaplar çıktı, onlara bir göz gezdirdik.
Evrenin gücü adına filmler yaptılar, kitaplar yazdılar, hatta dünyaları dolaştılar, hepsini tanıdık, anlamaya çalıştık.
Her tarafımız Doğu felsefesi oldu. Ceplerimizden felsefe taşları fırlıyor artık hatta yaşamlarımız felsefe taşı oldu.
Bütün bunları yaşayıp gördükten sonra Simyacı okursan her şey çok yavan gelir, anlayın beni.
Ve bir fenomen böylece paramparça olur ellerimde.
Yani benim durumumun çözümü ya da durum değerlendirmesi şöyle olmalı sanırım; ilk yapacağın işi sona bırakma, hadi bıraktın diyelim o zaman hiç yapma.
Hiç dokunmamalıydım Simyacıyı, okumadığım ve merak ettiğim kitaplar arasında kalmalıydı, ama olmadı.
Kitap iyidir, öğretiler hayatımızı değiştirir nitelikte olabilir ama benim için tam bir klişeydi. Tam bir zamanlama hatası, üzgünüm.
Yani kişisel takvimime göre ben doğmadan tam 2 yıl önce çıkmış ve ortalığı kasıp kavuran bir kitap haline gelmiştir.
Bunların hepsini kendinden emin bir şekilde yazıyor gibi görünsem de, fenomen haline dönüşmüş kitaplara karşı bir büyük antipatim vardı.
Hatta bu kitapları (şeker portalı, simyacı vb) toplu taşıma araçlarında, kafelerde dahi okumaya utanırdım.
Tabi yıllar önce, zavallı bir ergenken.
Şeker Portakalına daha başlamamış olsam da Simyacıyı bugün bitirdim.
Üzerinde 25 yıl geçmiş bir kitabı, şimdi, şuan da, şu yüzyılda okursan sana çok sıradan gelir, yani gelirmiş.
Hala basılan, Türkiyedeki basım sayısı üç haneli sayılara ulaşmış bir kitap için sıradan demek haksızlık olabilir ve kabul ediyorum ki, suç tamamen benim.
Kitapta yazılan hikayelere benzer çok hikaye okuduk, duyduk.
Secretlar okuduk, Kayıp Gül diye kitaplar çıktı, onlara bir göz gezdirdik.
Evrenin gücü adına filmler yaptılar, kitaplar yazdılar, hatta dünyaları dolaştılar, hepsini tanıdık, anlamaya çalıştık.
Her tarafımız Doğu felsefesi oldu. Ceplerimizden felsefe taşları fırlıyor artık hatta yaşamlarımız felsefe taşı oldu.
Bütün bunları yaşayıp gördükten sonra Simyacı okursan her şey çok yavan gelir, anlayın beni.
Ve bir fenomen böylece paramparça olur ellerimde.
Yani benim durumumun çözümü ya da durum değerlendirmesi şöyle olmalı sanırım; ilk yapacağın işi sona bırakma, hadi bıraktın diyelim o zaman hiç yapma.
Hiç dokunmamalıydım Simyacıyı, okumadığım ve merak ettiğim kitaplar arasında kalmalıydı, ama olmadı.
Kitap iyidir, öğretiler hayatımızı değiştirir nitelikte olabilir ama benim için tam bir klişeydi. Tam bir zamanlama hatası, üzgünüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar