bugün
- türklerin ileri olduğu konular16
- salak yazarlar5
- pandela5
- imdb de 10 tam puana sahip olması gereken tek film4
- sözlüğün çocuk parkına dönmesi5
- mantıya ravioli demek3
- atatürk5
- kuran da neden namaz yok8
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak5
- pandela'nın aslında türk aşığı olması3
- true'nun iyice zıvanadan çıkması5
- alednap3
- kacak elektrik kullanmayan bey3
- sözlük yazarlarının çayları3
- pandela gelmiş6
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- ince düşünceli olmak3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- pandela neden true yla dalga geçiyor3
- dinsize inanır mısın14
- un certain regard2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- kalori hesaplama deliliği3
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- burdur5
- gocu meme ucu3
- ay bayılazaam5
- islam4
- güneşin oğlu tutankamon2
- türklerin 10 dolara çalışan kölelere dönmesi3
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar6
- pandela true evliliği2
- türklerin teknolojide çok ileri olmasının nedeni2
- konstantinopolis in işgali3
- alkol alıp hoşlanılan kıza açılmak7
- türkiye nin en büyük ihraç ürünü3
- kamos2
- atatürk gençliği2
- eve teschmacher2
- ilk buluşmada benim babam da ak partili diyen kız4
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı10
- seni bütün sorunlarından kurtaracağım diyen erkek4
- sözlüğün gerizekalılarla dolup taşması3
- marcy kane2
- ipek çiçek2
- devletten başkasına güvenilmez11
- haluk levent25
- mavva2
- truesuzluk3
Simyacı, Paulo Coelhonun 1988 yılında çıkardığı kitaptır.
Yani kişisel takvimime göre ben doğmadan tam 2 yıl önce çıkmış ve ortalığı kasıp kavuran bir kitap haline gelmiştir.
Bunların hepsini kendinden emin bir şekilde yazıyor gibi görünsem de, fenomen haline dönüşmüş kitaplara karşı bir büyük antipatim vardı.
Hatta bu kitapları (şeker portalı, simyacı vb) toplu taşıma araçlarında, kafelerde dahi okumaya utanırdım.
Tabi yıllar önce, zavallı bir ergenken.
Şeker Portakalına daha başlamamış olsam da Simyacıyı bugün bitirdim.
Üzerinde 25 yıl geçmiş bir kitabı, şimdi, şuan da, şu yüzyılda okursan sana çok sıradan gelir, yani gelirmiş.
Hala basılan, Türkiyedeki basım sayısı üç haneli sayılara ulaşmış bir kitap için sıradan demek haksızlık olabilir ve kabul ediyorum ki, suç tamamen benim.
Kitapta yazılan hikayelere benzer çok hikaye okuduk, duyduk.
Secretlar okuduk, Kayıp Gül diye kitaplar çıktı, onlara bir göz gezdirdik.
Evrenin gücü adına filmler yaptılar, kitaplar yazdılar, hatta dünyaları dolaştılar, hepsini tanıdık, anlamaya çalıştık.
Her tarafımız Doğu felsefesi oldu. Ceplerimizden felsefe taşları fırlıyor artık hatta yaşamlarımız felsefe taşı oldu.
Bütün bunları yaşayıp gördükten sonra Simyacı okursan her şey çok yavan gelir, anlayın beni.
Ve bir fenomen böylece paramparça olur ellerimde.
Yani benim durumumun çözümü ya da durum değerlendirmesi şöyle olmalı sanırım; ilk yapacağın işi sona bırakma, hadi bıraktın diyelim o zaman hiç yapma.
Hiç dokunmamalıydım Simyacıyı, okumadığım ve merak ettiğim kitaplar arasında kalmalıydı, ama olmadı.
Kitap iyidir, öğretiler hayatımızı değiştirir nitelikte olabilir ama benim için tam bir klişeydi. Tam bir zamanlama hatası, üzgünüm.
Yani kişisel takvimime göre ben doğmadan tam 2 yıl önce çıkmış ve ortalığı kasıp kavuran bir kitap haline gelmiştir.
Bunların hepsini kendinden emin bir şekilde yazıyor gibi görünsem de, fenomen haline dönüşmüş kitaplara karşı bir büyük antipatim vardı.
Hatta bu kitapları (şeker portalı, simyacı vb) toplu taşıma araçlarında, kafelerde dahi okumaya utanırdım.
Tabi yıllar önce, zavallı bir ergenken.
Şeker Portakalına daha başlamamış olsam da Simyacıyı bugün bitirdim.
Üzerinde 25 yıl geçmiş bir kitabı, şimdi, şuan da, şu yüzyılda okursan sana çok sıradan gelir, yani gelirmiş.
Hala basılan, Türkiyedeki basım sayısı üç haneli sayılara ulaşmış bir kitap için sıradan demek haksızlık olabilir ve kabul ediyorum ki, suç tamamen benim.
Kitapta yazılan hikayelere benzer çok hikaye okuduk, duyduk.
Secretlar okuduk, Kayıp Gül diye kitaplar çıktı, onlara bir göz gezdirdik.
Evrenin gücü adına filmler yaptılar, kitaplar yazdılar, hatta dünyaları dolaştılar, hepsini tanıdık, anlamaya çalıştık.
Her tarafımız Doğu felsefesi oldu. Ceplerimizden felsefe taşları fırlıyor artık hatta yaşamlarımız felsefe taşı oldu.
Bütün bunları yaşayıp gördükten sonra Simyacı okursan her şey çok yavan gelir, anlayın beni.
Ve bir fenomen böylece paramparça olur ellerimde.
Yani benim durumumun çözümü ya da durum değerlendirmesi şöyle olmalı sanırım; ilk yapacağın işi sona bırakma, hadi bıraktın diyelim o zaman hiç yapma.
Hiç dokunmamalıydım Simyacıyı, okumadığım ve merak ettiğim kitaplar arasında kalmalıydı, ama olmadı.
Kitap iyidir, öğretiler hayatımızı değiştirir nitelikte olabilir ama benim için tam bir klişeydi. Tam bir zamanlama hatası, üzgünüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar