bugün
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması6
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- çerçeve yasa30
- sokakta öpüşmek7
- türbede dua etmenin şirk olması14
- mısır'ın mekke anlaşması'na katılmaması2
- engelleyen insan kibri6
- casperlar daltonlar redkitler şirinler2
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- ben bir ceviz agacıyım6
- dilan4
- yurt dışı çıkış harcı8
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- apo milletvekili olursa olacaklar3
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki3
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- nervio hamferdi3
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- arkadaşlar bakar mısınız3
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- sözlükten giden yazarların hemen unutulması2
- yumurtalı ekmeğe french toast diyen elitist2
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- yazarların son içtiği içecek4
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- rüyalar aleminden ruhlar alemine geçiş3
- g i l d e d l i l y11
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- evde fare görmek6
- biliyorum ama soylemem3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- dump atan erkek mi olur aw4
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- askeri imam hatip lisesi5
- insanları kuşaklara ayırmak vs burçlara ayırmak3
- arkadaşlar salam3
- dağ evi3
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- beş parmaktan kilo analizi yapmak2
- fake hesapları ciddiye alamamak2
- sözlüğün dili olsa da konuşsa4
- 12 ağustos 20264
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- 23 yaş3
aşık hacı karakılçık'ın söylediği, adana yöresine ait eğlenceli bir türkü.
(bkz: sözlerini de yazayım tam olsun)
--spoiler--
bizim köyün meteliksiz memişi
yoksulluktan yiyemezdi yemişi
kader ile ters giderdi her işi
adamcağız çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi yazın dutun dibinden geçiyormuş.
bi bakmış dutlar öyle güzel yetmiş ki,
adam ağzının suyunu tutamamış.
ya şu dutun başına çıkayım da birkaç dut yiyeyim demiş.
dut ağacıda hayli yüksek bir dut ağacıymış mübarek.
adam dutun tepesine çıkmış.
gözleri dalın ucunda dut ararken, ayakları bir çürük dala basıvermez mi.
insanın kaderi demekki ağacın başında bile rahat bırakmıyor.
duttan düştü bel kemiği kırıldı
kafatası yedi yerinden yarıldı
sınıkçılar geldi tek tek sarıldı
memiş gene yattı yattı ölmedi
kanser oldu ankaraya saldılar
ölür diye ağıdını çaldılar
böbrek ile ciğerini aldılar
memiş gene çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi dokuz canlı pireler gibi.
evelallah ölmeye hiç niyeti yok.
herhalde azrailden torpilli mi ne.
e ölmeyen adamın tabi boğazı ekmek isteyecek, cebi para isteyecek, sırtı elbise isteyecek.
hele evde birkaç tane velet varsa değme keyfine.
adamcağız şöyle epey olunca,
kol değneğiyle derki;
yav birkaç gün çalışayım da çocuklara yavan ekmek parası kazanayım.
orda işçiler kahvesi var.
işçiler kahvesine varır.
adamcağızın biri gelir der ki;
memiş emmi karpuz toplamaya gidermisin.
birkaç arkadaş daha buldum.
giderim gardaş der, yevmiyesiyle değil mi.
kamyona binerler, karpuz tarlasına karpuz toplamaya giderler.
karpuzu toplarlar, kamyona yüklerler.
akşamleyin gene geri şehire dönecekler ya,
öbür uyanıklar şöförün yanına binerler.
bizim gariban memiş emmiye de;
memiş emmi, sende yukarı karpuzların üzerine çıkıver derler.
artık tabi şöför yavaş yavaş vitesi bir iki üç dört beş yükseltmeye başlayınca,
bizim memiş emminin kafasına şöyle birşey takılır;
derki yav bende şöyle kamyonun ileri tarafına doğru, bagaja doğru varayım der.
ama işte kamyon hızlandı, karpuzlarda yuvarlak ya,
ayağının altından birden yuvarlanıverince;
yazın karpuz yüklü kamyondan düştü
tekerin ikisi üstünden geçti
bir gün ilaç diye ddt içti
memiş gene, kustu kustu ölmedi
bizim memiş emmi birkaç gün hastanede yattıktan sonra,
koltuk değnekleriyle yavaş yavaş çarşıya çıkacak kadar olur tabi.
hani sözüm ona afedersiniz sosyetede şöyle burnu kıllı küçücük,
gözünün delikleri zor görünür köpek beslerler ya.
apartmanın dokuzuncu onuncu katında, karyolada yatırırlar,
avrupadan mama ithal ederler falan.
tabi sözüm ona hayvancağız o gün sahibiyle sokağa çarşıya inmişmiş,
o orda değnek görmüyo, sopa görmüyo tabi.
bizim çocuklardan daha iyi bakılıyor onlara.
şöyle bizim memiş emmi koltuk değneğiyle şakır şakır yanlarından geçerken bana vuracak zanneder.
adamın bacağından hart diye ısırmaz mı.
eyvah vallaha derler bu adam kuduz olur şimdi bize de saldırır.
hemen karantinaya alırlar.
kırk gün kuduz aşısı yaparlar bizim memiş emmi'ye
it ısırdı kırk gün yaptılar aşı
sanırsın azrail bunun gardaşı
üstüne devrildi değirmen taşı
memiş gene çekti çekti ölmedi
hacım memişini dile getirdi
ecel birgün vadesini yetirdi eyvah
bir gün nezle geldi aldı götürdü
vay memişim çeke çeke zor öldü
--spoiler--
(bkz: sözlerini de yazayım tam olsun)
--spoiler--
bizim köyün meteliksiz memişi
yoksulluktan yiyemezdi yemişi
kader ile ters giderdi her işi
adamcağız çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi yazın dutun dibinden geçiyormuş.
bi bakmış dutlar öyle güzel yetmiş ki,
adam ağzının suyunu tutamamış.
ya şu dutun başına çıkayım da birkaç dut yiyeyim demiş.
dut ağacıda hayli yüksek bir dut ağacıymış mübarek.
adam dutun tepesine çıkmış.
gözleri dalın ucunda dut ararken, ayakları bir çürük dala basıvermez mi.
insanın kaderi demekki ağacın başında bile rahat bırakmıyor.
duttan düştü bel kemiği kırıldı
kafatası yedi yerinden yarıldı
sınıkçılar geldi tek tek sarıldı
memiş gene yattı yattı ölmedi
kanser oldu ankaraya saldılar
ölür diye ağıdını çaldılar
böbrek ile ciğerini aldılar
memiş gene çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi dokuz canlı pireler gibi.
evelallah ölmeye hiç niyeti yok.
herhalde azrailden torpilli mi ne.
e ölmeyen adamın tabi boğazı ekmek isteyecek, cebi para isteyecek, sırtı elbise isteyecek.
hele evde birkaç tane velet varsa değme keyfine.
adamcağız şöyle epey olunca,
kol değneğiyle derki;
yav birkaç gün çalışayım da çocuklara yavan ekmek parası kazanayım.
orda işçiler kahvesi var.
işçiler kahvesine varır.
adamcağızın biri gelir der ki;
memiş emmi karpuz toplamaya gidermisin.
birkaç arkadaş daha buldum.
giderim gardaş der, yevmiyesiyle değil mi.
kamyona binerler, karpuz tarlasına karpuz toplamaya giderler.
karpuzu toplarlar, kamyona yüklerler.
akşamleyin gene geri şehire dönecekler ya,
öbür uyanıklar şöförün yanına binerler.
bizim gariban memiş emmiye de;
memiş emmi, sende yukarı karpuzların üzerine çıkıver derler.
artık tabi şöför yavaş yavaş vitesi bir iki üç dört beş yükseltmeye başlayınca,
bizim memiş emminin kafasına şöyle birşey takılır;
derki yav bende şöyle kamyonun ileri tarafına doğru, bagaja doğru varayım der.
ama işte kamyon hızlandı, karpuzlarda yuvarlak ya,
ayağının altından birden yuvarlanıverince;
yazın karpuz yüklü kamyondan düştü
tekerin ikisi üstünden geçti
bir gün ilaç diye ddt içti
memiş gene, kustu kustu ölmedi
bizim memiş emmi birkaç gün hastanede yattıktan sonra,
koltuk değnekleriyle yavaş yavaş çarşıya çıkacak kadar olur tabi.
hani sözüm ona afedersiniz sosyetede şöyle burnu kıllı küçücük,
gözünün delikleri zor görünür köpek beslerler ya.
apartmanın dokuzuncu onuncu katında, karyolada yatırırlar,
avrupadan mama ithal ederler falan.
tabi sözüm ona hayvancağız o gün sahibiyle sokağa çarşıya inmişmiş,
o orda değnek görmüyo, sopa görmüyo tabi.
bizim çocuklardan daha iyi bakılıyor onlara.
şöyle bizim memiş emmi koltuk değneğiyle şakır şakır yanlarından geçerken bana vuracak zanneder.
adamın bacağından hart diye ısırmaz mı.
eyvah vallaha derler bu adam kuduz olur şimdi bize de saldırır.
hemen karantinaya alırlar.
kırk gün kuduz aşısı yaparlar bizim memiş emmi'ye
it ısırdı kırk gün yaptılar aşı
sanırsın azrail bunun gardaşı
üstüne devrildi değirmen taşı
memiş gene çekti çekti ölmedi
hacım memişini dile getirdi
ecel birgün vadesini yetirdi eyvah
bir gün nezle geldi aldı götürdü
vay memişim çeke çeke zor öldü
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar