bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması25
- sözlük yazarlarının kombinleri15
- kolesterol5
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- sözlükçe aç kalsak birbirimizi yer miyiz3
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- yağmuru romantik bulan tip5
- yağmurdan nefret etmek9
- diyabet2
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması2
- fatma betülleri doyurmak5
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı5
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- kemal kılıçdaroğlu3
- romanya53
- deniz göktaş2
- alfabede j harfi neden var4
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı8
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- patrona sigorta yap diye yalvarmak3
- crp2
- adam yine kazanacak4
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- sırbistan da vucic'in istifası3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- golden axe2
- hemogram2
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- fatma betül sayan kaya39
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- nihat genç5
- street fighter3
- fırtınalı hava3
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
- almanya25
- bir şey söyle10
- dünya61
- türkiye24
- karton toplayan çocuk16
- sözlük yazarlarının ruh hali7
- otel odası10
- anadolu üniversitesi2
aşık hacı karakılçık'ın söylediği, adana yöresine ait eğlenceli bir türkü.
(bkz: sözlerini de yazayım tam olsun)
--spoiler--
bizim köyün meteliksiz memişi
yoksulluktan yiyemezdi yemişi
kader ile ters giderdi her işi
adamcağız çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi yazın dutun dibinden geçiyormuş.
bi bakmış dutlar öyle güzel yetmiş ki,
adam ağzının suyunu tutamamış.
ya şu dutun başına çıkayım da birkaç dut yiyeyim demiş.
dut ağacıda hayli yüksek bir dut ağacıymış mübarek.
adam dutun tepesine çıkmış.
gözleri dalın ucunda dut ararken, ayakları bir çürük dala basıvermez mi.
insanın kaderi demekki ağacın başında bile rahat bırakmıyor.
duttan düştü bel kemiği kırıldı
kafatası yedi yerinden yarıldı
sınıkçılar geldi tek tek sarıldı
memiş gene yattı yattı ölmedi
kanser oldu ankaraya saldılar
ölür diye ağıdını çaldılar
böbrek ile ciğerini aldılar
memiş gene çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi dokuz canlı pireler gibi.
evelallah ölmeye hiç niyeti yok.
herhalde azrailden torpilli mi ne.
e ölmeyen adamın tabi boğazı ekmek isteyecek, cebi para isteyecek, sırtı elbise isteyecek.
hele evde birkaç tane velet varsa değme keyfine.
adamcağız şöyle epey olunca,
kol değneğiyle derki;
yav birkaç gün çalışayım da çocuklara yavan ekmek parası kazanayım.
orda işçiler kahvesi var.
işçiler kahvesine varır.
adamcağızın biri gelir der ki;
memiş emmi karpuz toplamaya gidermisin.
birkaç arkadaş daha buldum.
giderim gardaş der, yevmiyesiyle değil mi.
kamyona binerler, karpuz tarlasına karpuz toplamaya giderler.
karpuzu toplarlar, kamyona yüklerler.
akşamleyin gene geri şehire dönecekler ya,
öbür uyanıklar şöförün yanına binerler.
bizim gariban memiş emmiye de;
memiş emmi, sende yukarı karpuzların üzerine çıkıver derler.
artık tabi şöför yavaş yavaş vitesi bir iki üç dört beş yükseltmeye başlayınca,
bizim memiş emminin kafasına şöyle birşey takılır;
derki yav bende şöyle kamyonun ileri tarafına doğru, bagaja doğru varayım der.
ama işte kamyon hızlandı, karpuzlarda yuvarlak ya,
ayağının altından birden yuvarlanıverince;
yazın karpuz yüklü kamyondan düştü
tekerin ikisi üstünden geçti
bir gün ilaç diye ddt içti
memiş gene, kustu kustu ölmedi
bizim memiş emmi birkaç gün hastanede yattıktan sonra,
koltuk değnekleriyle yavaş yavaş çarşıya çıkacak kadar olur tabi.
hani sözüm ona afedersiniz sosyetede şöyle burnu kıllı küçücük,
gözünün delikleri zor görünür köpek beslerler ya.
apartmanın dokuzuncu onuncu katında, karyolada yatırırlar,
avrupadan mama ithal ederler falan.
tabi sözüm ona hayvancağız o gün sahibiyle sokağa çarşıya inmişmiş,
o orda değnek görmüyo, sopa görmüyo tabi.
bizim çocuklardan daha iyi bakılıyor onlara.
şöyle bizim memiş emmi koltuk değneğiyle şakır şakır yanlarından geçerken bana vuracak zanneder.
adamın bacağından hart diye ısırmaz mı.
eyvah vallaha derler bu adam kuduz olur şimdi bize de saldırır.
hemen karantinaya alırlar.
kırk gün kuduz aşısı yaparlar bizim memiş emmi'ye
it ısırdı kırk gün yaptılar aşı
sanırsın azrail bunun gardaşı
üstüne devrildi değirmen taşı
memiş gene çekti çekti ölmedi
hacım memişini dile getirdi
ecel birgün vadesini yetirdi eyvah
bir gün nezle geldi aldı götürdü
vay memişim çeke çeke zor öldü
--spoiler--
(bkz: sözlerini de yazayım tam olsun)
--spoiler--
bizim köyün meteliksiz memişi
yoksulluktan yiyemezdi yemişi
kader ile ters giderdi her işi
adamcağız çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi yazın dutun dibinden geçiyormuş.
bi bakmış dutlar öyle güzel yetmiş ki,
adam ağzının suyunu tutamamış.
ya şu dutun başına çıkayım da birkaç dut yiyeyim demiş.
dut ağacıda hayli yüksek bir dut ağacıymış mübarek.
adam dutun tepesine çıkmış.
gözleri dalın ucunda dut ararken, ayakları bir çürük dala basıvermez mi.
insanın kaderi demekki ağacın başında bile rahat bırakmıyor.
duttan düştü bel kemiği kırıldı
kafatası yedi yerinden yarıldı
sınıkçılar geldi tek tek sarıldı
memiş gene yattı yattı ölmedi
kanser oldu ankaraya saldılar
ölür diye ağıdını çaldılar
böbrek ile ciğerini aldılar
memiş gene çekti çekti ölmedi
bizim memiş emmi dokuz canlı pireler gibi.
evelallah ölmeye hiç niyeti yok.
herhalde azrailden torpilli mi ne.
e ölmeyen adamın tabi boğazı ekmek isteyecek, cebi para isteyecek, sırtı elbise isteyecek.
hele evde birkaç tane velet varsa değme keyfine.
adamcağız şöyle epey olunca,
kol değneğiyle derki;
yav birkaç gün çalışayım da çocuklara yavan ekmek parası kazanayım.
orda işçiler kahvesi var.
işçiler kahvesine varır.
adamcağızın biri gelir der ki;
memiş emmi karpuz toplamaya gidermisin.
birkaç arkadaş daha buldum.
giderim gardaş der, yevmiyesiyle değil mi.
kamyona binerler, karpuz tarlasına karpuz toplamaya giderler.
karpuzu toplarlar, kamyona yüklerler.
akşamleyin gene geri şehire dönecekler ya,
öbür uyanıklar şöförün yanına binerler.
bizim gariban memiş emmiye de;
memiş emmi, sende yukarı karpuzların üzerine çıkıver derler.
artık tabi şöför yavaş yavaş vitesi bir iki üç dört beş yükseltmeye başlayınca,
bizim memiş emminin kafasına şöyle birşey takılır;
derki yav bende şöyle kamyonun ileri tarafına doğru, bagaja doğru varayım der.
ama işte kamyon hızlandı, karpuzlarda yuvarlak ya,
ayağının altından birden yuvarlanıverince;
yazın karpuz yüklü kamyondan düştü
tekerin ikisi üstünden geçti
bir gün ilaç diye ddt içti
memiş gene, kustu kustu ölmedi
bizim memiş emmi birkaç gün hastanede yattıktan sonra,
koltuk değnekleriyle yavaş yavaş çarşıya çıkacak kadar olur tabi.
hani sözüm ona afedersiniz sosyetede şöyle burnu kıllı küçücük,
gözünün delikleri zor görünür köpek beslerler ya.
apartmanın dokuzuncu onuncu katında, karyolada yatırırlar,
avrupadan mama ithal ederler falan.
tabi sözüm ona hayvancağız o gün sahibiyle sokağa çarşıya inmişmiş,
o orda değnek görmüyo, sopa görmüyo tabi.
bizim çocuklardan daha iyi bakılıyor onlara.
şöyle bizim memiş emmi koltuk değneğiyle şakır şakır yanlarından geçerken bana vuracak zanneder.
adamın bacağından hart diye ısırmaz mı.
eyvah vallaha derler bu adam kuduz olur şimdi bize de saldırır.
hemen karantinaya alırlar.
kırk gün kuduz aşısı yaparlar bizim memiş emmi'ye
it ısırdı kırk gün yaptılar aşı
sanırsın azrail bunun gardaşı
üstüne devrildi değirmen taşı
memiş gene çekti çekti ölmedi
hacım memişini dile getirdi
ecel birgün vadesini yetirdi eyvah
bir gün nezle geldi aldı götürdü
vay memişim çeke çeke zor öldü
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar