bugün
- kendine bir öğüt ver7
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi5
- ısparta simidi8
- hewal ebo4
- kuran da namaz yok15
- ben ıspartada yaşıyorum4
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- ateistlerin temel hatası6
- en sevilmeyen yazar4
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- en iyi simit hangi şehirdedir8
- z kuşağı7
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- vizontele 3 akp nin yolu3
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- gürcistan4
- sözlük yazarlarının saatleri15
- tügva'ya soruşturma açılması2
- kadınlar arası rekabet7
- 11 nisan 2027 amedspor galatasaray maçı3
- erdal beşikçioğlu5
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- instagram6
- nissan navara2
- velvet19
- iyi kötü çirkin2
- luluksuluk3
- true çaylak olunca sözlükte kalite artıyor3
- etimesgut belediyesi ne yolsuzluk operasyonu4
- kadın kadının destekçidir5
- eren kaşıkçı10
- ege üniversitesi vs dokuz eylül üniversitesi4
- bir geçmiş olsun alırım artık3
- kağıt2
- film repliği2
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi10
- hangi manifest kızısın2
- arkadaşlar geri geldim3
- çin3
- habire12 vs ciguli kral3
- çorum kalesi4
- katates ve gocu6
- fatura3
- akdeniz üniversitesi vs uludağ üniversitesi2
- erkek gibi konuşan kız6
- zaman baba12
- arkadaşlar uyudunuz mu9
- yoran insanların ortak özellikleri8
Bir sait faik abasıyanık şiiridir.
Bugünlerde bir akşam, şehrin aynalı gazinosuna ve aynaların içine
Selim-i salis gibi oturacağım.
Önümde rakı... dışarda akşam, akıntı, kayıklar ve gelip geçen...
Meyhanenin kapısından, iki elini gözüne siper edip bakan birisi:
"Bu herif aşık!" diyecek.
Saçları perişan, dudakları mürekkepli, hali bencileyin serseri bir kızı
Büyük bir sandal
- Akıntının içinden çekip-
Rakı kadehimle benim arama bırakacak.
Diyeceğim:
"Bu akşam değil bir başka akşam seni alıp bir kocaman şehre göyüreceğim:
"O şehirde toprak çoktan patlamıştır;
"Yıkılmıştır bildiklerim;
"Kocaman cepheleriyle borsalar, saraylar, kimbilir belki de mahkemeler, zindanlar...
"Masaldır artık
"Onların kahramanlığı, onların merhameti, onların fazileti...
Ezanalar, mevlûtler, harbler, taburlarla kahramanlar...
Kafam alkolsüz, ellerim kelepçesiz,
Seni bir akşamüstü, Sotiraki'nin gazinosundan
Rakı kadehimle benim aramdan alıp
Altın akşamların sarı çocukların tırmandığı
Kuşların öttüğü ve yemişlarin yendiği
Hudutsuz ve çitsiz,
Perisiz ve cinsiz,
Kümessiz ve evsiz
Hâsılı numarasız
Bir memlekete götüreceğim.
istasyondan iner inmez
Seni metrolar başka beni başka tarafa götürsün. Zararı yok!
Yalnız yine böyle kumral akşam üstleri
Yapayalnız kaldığım kasım akşamları
Buruşuk manton, dağınık saçların; mürekkepli ağzın ve hemşire çehrenle
- Ayaklarını bir sandalyeye dayayıp-
Bana iki satır birşey söyleyeceksin:
"Bugün ne yaptın, çalıştın mı?"
istersen sonra kalkar, gezmeye gidersin
Bensiz...
Sen bilirsin.
Bugünlerde bir akşam, şehrin aynalı gazinosuna ve aynaların içine
Selim-i salis gibi oturacağım.
Önümde rakı... dışarda akşam, akıntı, kayıklar ve gelip geçen...
Meyhanenin kapısından, iki elini gözüne siper edip bakan birisi:
"Bu herif aşık!" diyecek.
Saçları perişan, dudakları mürekkepli, hali bencileyin serseri bir kızı
Büyük bir sandal
- Akıntının içinden çekip-
Rakı kadehimle benim arama bırakacak.
Diyeceğim:
"Bu akşam değil bir başka akşam seni alıp bir kocaman şehre göyüreceğim:
"O şehirde toprak çoktan patlamıştır;
"Yıkılmıştır bildiklerim;
"Kocaman cepheleriyle borsalar, saraylar, kimbilir belki de mahkemeler, zindanlar...
"Masaldır artık
"Onların kahramanlığı, onların merhameti, onların fazileti...
Ezanalar, mevlûtler, harbler, taburlarla kahramanlar...
Kafam alkolsüz, ellerim kelepçesiz,
Seni bir akşamüstü, Sotiraki'nin gazinosundan
Rakı kadehimle benim aramdan alıp
Altın akşamların sarı çocukların tırmandığı
Kuşların öttüğü ve yemişlarin yendiği
Hudutsuz ve çitsiz,
Perisiz ve cinsiz,
Kümessiz ve evsiz
Hâsılı numarasız
Bir memlekete götüreceğim.
istasyondan iner inmez
Seni metrolar başka beni başka tarafa götürsün. Zararı yok!
Yalnız yine böyle kumral akşam üstleri
Yapayalnız kaldığım kasım akşamları
Buruşuk manton, dağınık saçların; mürekkepli ağzın ve hemşire çehrenle
- Ayaklarını bir sandalyeye dayayıp-
Bana iki satır birşey söyleyeceksin:
"Bugün ne yaptın, çalıştın mı?"
istersen sonra kalkar, gezmeye gidersin
Bensiz...
Sen bilirsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar