bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- manifest dinleyen erkek11
- kardeş2
- herkes yatmış görünüyor3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- eğitimde sınav sistemi2
- sudekiray3
- berrak tüzünataç3
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- komik olmayan komedyen2
- gulmekicinyaratilmis11
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- mesele ne senin benden ayrılman3
- yaz yemekleri5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- spiderman mi döver batman mi5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- stres yönetimi6
- insan zamandan ibarettir3
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- mauro icardi3
- trabzonspor7
- gocu4
- taşak sütyeni2
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- tofaş2
- doğuda yaşayan yazarlar5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- petrol4
- birleşik krallık2
itlâf, bir malı tamamen veya kısmen telef etme anlamına gelmektedir. Bazen uzuvlar için de itlaf tabiri kullanılır.
http://www.bilmiyorsanogr...ler/3198-itlaf-nedir.html
izni olmadan ve kanundan kaynaklanan bir yetki bulunmaksızın hiç kimsenin bir başkasının malında ve hakkında tasarruf salahiyeti yoktur. Bu sebeple, haksız bir fiil sonucu bir başkasına zarar veren kişi, zararın fahiş olmasına bakılmaksızın, verdiği zararı tazmînle mükelleftir. Ancak, itlaf veya ifsat edilen, yani tamamen veya kısmen zarar gören şeyin, mal olması, mütekavvim olması ve muhterem olması gerekir. Maddî değeri bulunmayan ve dinen muhterem olmayan, yani dokunulmazlık vasfı taşımayan şeyin tazmîni söz konusu değildir.
Gerek malın itlafında ve gerekse vücudun yaralanması veya uzvun kesilmesinde, sahibinin izni ve rızası tazmînâtı düşürür. Aynı şekilde, tazmînatın düşmesi için, izin ve rızanın önceden beyan edilmiş olması da şart değildir; malın itlafından sonraki rıza da tazmînatı düşürür.
Eşya tam olarak itlaf edilmişse ve misli mallardan olup, fiilen de emsali bulunuyorsa, bunun tazmîni mislini vermek suretiyle olur. Tazmîni gereken mal kıyemî, yani çarşıda, pazarda emsali bulunmayıp kıymetle takdir edilen bir malsa veya mislî olduğu halde emsali bulunamamış ise değeri nakit olarak ödenir. Fukahanın çoğuna göre, bazı hallerde zarar verilen eşyanın tamir edilerek eski haline getirilmesi de tazmîn yerine kabul edilmiştir. Haksız fiil sonucunda telef edilen eşyanın, telef tarihindeki kıymeti üzerinden tazmîn edilmesi gerektiği ittifakla kabul edilmiştir.
Zarar verilen eşya tamamen işe yaramaz, kullanılmaz hale gelmeyip de, sakatlamış veya değeri azalmış ise, tazmîn meydana gelen eksikliğin karşılanması şeklinde olur. Şöyle ki, mal sağlam durumda ve zarar gördükten sonraki kıymeti değerlendirilir ve aradaki fark tazmîn edilir. Ancak zarar büyük veya önemli ise, bu takdirde tercih edilen içtihada göre, zarara uğrayan kişi, eksilen değeri tazmîn ettirmek ile malı olduğu gibi zarar verene bırakıp bedelini almak arasında muhayyerdir.
http://www.bilmiyorsanogr...ler/3198-itlaf-nedir.html
izni olmadan ve kanundan kaynaklanan bir yetki bulunmaksızın hiç kimsenin bir başkasının malında ve hakkında tasarruf salahiyeti yoktur. Bu sebeple, haksız bir fiil sonucu bir başkasına zarar veren kişi, zararın fahiş olmasına bakılmaksızın, verdiği zararı tazmînle mükelleftir. Ancak, itlaf veya ifsat edilen, yani tamamen veya kısmen zarar gören şeyin, mal olması, mütekavvim olması ve muhterem olması gerekir. Maddî değeri bulunmayan ve dinen muhterem olmayan, yani dokunulmazlık vasfı taşımayan şeyin tazmîni söz konusu değildir.
Gerek malın itlafında ve gerekse vücudun yaralanması veya uzvun kesilmesinde, sahibinin izni ve rızası tazmînâtı düşürür. Aynı şekilde, tazmînatın düşmesi için, izin ve rızanın önceden beyan edilmiş olması da şart değildir; malın itlafından sonraki rıza da tazmînatı düşürür.
Eşya tam olarak itlaf edilmişse ve misli mallardan olup, fiilen de emsali bulunuyorsa, bunun tazmîni mislini vermek suretiyle olur. Tazmîni gereken mal kıyemî, yani çarşıda, pazarda emsali bulunmayıp kıymetle takdir edilen bir malsa veya mislî olduğu halde emsali bulunamamış ise değeri nakit olarak ödenir. Fukahanın çoğuna göre, bazı hallerde zarar verilen eşyanın tamir edilerek eski haline getirilmesi de tazmîn yerine kabul edilmiştir. Haksız fiil sonucunda telef edilen eşyanın, telef tarihindeki kıymeti üzerinden tazmîn edilmesi gerektiği ittifakla kabul edilmiştir.
Zarar verilen eşya tamamen işe yaramaz, kullanılmaz hale gelmeyip de, sakatlamış veya değeri azalmış ise, tazmîn meydana gelen eksikliğin karşılanması şeklinde olur. Şöyle ki, mal sağlam durumda ve zarar gördükten sonraki kıymeti değerlendirilir ve aradaki fark tazmîn edilir. Ancak zarar büyük veya önemli ise, bu takdirde tercih edilen içtihada göre, zarara uğrayan kişi, eksilen değeri tazmîn ettirmek ile malı olduğu gibi zarar verene bırakıp bedelini almak arasında muhayyerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar