bugün
- nervio tarzı entry girmek17
- arda güler16
- jaws filmindeki sikko balik24
- atatürk ün hataları15
- kolye10
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı3
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak3
- doğubank8
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- sevda türküsev3
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- sevgiliyle araya mesafe koymak2
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- sakarya üniversitesi3
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- norveç3
- ülken için savaşır mısın5
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- azerizm2
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- nev antalya konseri2
- simiago erkek mi kadın mı5
- sude sendromu4
- bergamot aromali yesil cay3
- horny meydan6
- danimarka2
- yemene asker gönderilme meselesi8
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- iltica20
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- fransa6
- yetkisi alınan yetkili8
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- organize işler karun hazinesi2
- behzat ç.4
- oktay saral'ın istifası2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral9
- sözlüğün kralı9
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- flört etmeme ilkesi2
- oktay saral'ın görevden alınması4
- insan sevmemek6
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- bir şey söyle2
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- sandalet ayak bikinisidir6
- hintliler zenci midir4
--spoiler--
dört kere okumaya başlayıp üçünde yarım bıraktığım tuğla gibi kitaptır. şu günlerde dördüncü kere okumaya başladım ve nihayet 300. sayfaya kadar geldim. Kitabın o kadar methini duydum ki beklentim çok üst düzeydeydi. Şu ana kadar beklentimi karşılayamadı fakat kitabın sonunda bu görüşümün değişeceğine muhakkak gözüyle bakıyorum.
kitaba gelirsek şuan okuduğum bölüme kadar diyebilirim ki turgut özben, selim ışıktan daha sorunlu bi insan gibi. Özellikle pavyondan geneleve gitmeye karar verilen sahneyi anlatırken bi anda yaptığı iç konuşma, insanı vurur, derin düşüncelere iter .
"sen, selim ışık, genelevin salonunda ne arıyorsun?
şu karşında oturan adamlara bak. onların arasında senin ne işin var? büfenin üstündeki aynada kendini hiç seyretmedin mi?
hangi rüzgâr seni buraya attı iki gözüm? bu ahmak metin için mi? bak karıyla nasıl dansediyor. nasıl yılışık bir gülümsemeyle konuşuyor.
orada, kenarına iliştiğin kanepede, bir sığıntı gibi oturuyordun. nereden geldin, nereye gidiyordun selim işık? kim bilir bu soruyu orada, öyle büzülmüş otururken kaç kere sormuşsundur kendine?
çık dışarı selim işık! temiz hava al biraz.
insan, kötü şeylerle ne kadar az karşılaşırsa o kadar iyi olur.
hayat tecrübesi mi?
sanmam. bak karşındaki adam nasıl bir kravat takmış; ceketinin yeşiline bak. sen hiç öyle ceket giydin mi?
neden odandan çıkmak diye bir mesele attın ortaya? neden, dünyaya, yaşamaya karışmak gibi bir mesele çıkardın? sen konsomosyon yapabilir misin?
in oradan aşağı. kapıdaki gözetleme yerinden içersini seyretmek isteyen kalabalığa, onlardan birine, bir sözünü anlatabilir misin?
siz de, selimin çevresini saran yaratıklar, kiminle birlikte olduğunuzun farkında mısınız? hayatınızda bir daha belki hiç görmeyeceğiniz bu adamın sizi hiç unutmayacağını biliyor musunuz? siz onun yanında kim oluyorsunuz? böyle bir adamın yanında bir daha oturabilecek misiniz bakalım? onun bütün arkadaşları şimdi paşa oldu. sizde hiç utanma yok mu? yer verin biraz. siz, biraz kenara çekilin. sen de rahatsız etme çocuğu, memelerini sallayıp. arkadaşını bekliyor işte: görmüyor musunuz? siz de kapının önünde birikip durmayın. başka yapacak işiniz yok mu? çocuk sıkılıyor işte. bir saattir, parmaklarını birbirine değdiriyor, sigara içiyor, duvardaki yazıları okuyor, biri bir şey sormasın diye yerinden kalkamıyor.
peki, siz de onun gibi, buraya gelmeden önce, günlerce uykusuz kalarak, yalnız buraya gelmeyi düşündünüz mü? buraya gelmenin ne demek olduğu, sizin de aklınıza takılıp kaldı mı?
haydi metin! sen de şeyini çabuk tut biraz.
metine baktı: herifin danstan başını kaldırdığı yok. hiç oturmayacak bu gidişle.
masaya bir yumruk vurdu: metin!
sarhoş oldunuz galiba.
metin! buraya gel metin!
metin, biraz şaşırarak yaklaştı. metininki de içkiye devam edileceğini umarak turgutunkinin içtiğiyle arasındaki farkı kapatmak hırsı içinde hemen masaya oturdu.
gidiyoruz metin.
gidiyor muyuz? nereye?
kendininkine, göz ucuyla, biraz mahzun baktı.
meselenin kaynağına gidiyoruz metin!
kaynağına mı? neresi...
turgut ayağa kalktı. kahramanca sallanıyordu.
meselenin dibine gidiyoruz. kaynağına gidiyoruz."
elleriyle masaya dayandı. dişlerini sıktı:
hayatın kucağına gidiyoruz metin.
peki, nereye?
kerhaneye!
herkes sustu. turgut bağırdı: hesap. palto. araba.
kapıya koştu. şoföre bağırdı: yürü!
nereye beyim?
kerhaneye!
metin, başını arabanın arkalığına dayamış, sabit gülümsüyordu." *
--spoiler--
dört kere okumaya başlayıp üçünde yarım bıraktığım tuğla gibi kitaptır. şu günlerde dördüncü kere okumaya başladım ve nihayet 300. sayfaya kadar geldim. Kitabın o kadar methini duydum ki beklentim çok üst düzeydeydi. Şu ana kadar beklentimi karşılayamadı fakat kitabın sonunda bu görüşümün değişeceğine muhakkak gözüyle bakıyorum.
kitaba gelirsek şuan okuduğum bölüme kadar diyebilirim ki turgut özben, selim ışıktan daha sorunlu bi insan gibi. Özellikle pavyondan geneleve gitmeye karar verilen sahneyi anlatırken bi anda yaptığı iç konuşma, insanı vurur, derin düşüncelere iter .
"sen, selim ışık, genelevin salonunda ne arıyorsun?
şu karşında oturan adamlara bak. onların arasında senin ne işin var? büfenin üstündeki aynada kendini hiç seyretmedin mi?
hangi rüzgâr seni buraya attı iki gözüm? bu ahmak metin için mi? bak karıyla nasıl dansediyor. nasıl yılışık bir gülümsemeyle konuşuyor.
orada, kenarına iliştiğin kanepede, bir sığıntı gibi oturuyordun. nereden geldin, nereye gidiyordun selim işık? kim bilir bu soruyu orada, öyle büzülmüş otururken kaç kere sormuşsundur kendine?
çık dışarı selim işık! temiz hava al biraz.
insan, kötü şeylerle ne kadar az karşılaşırsa o kadar iyi olur.
hayat tecrübesi mi?
sanmam. bak karşındaki adam nasıl bir kravat takmış; ceketinin yeşiline bak. sen hiç öyle ceket giydin mi?
neden odandan çıkmak diye bir mesele attın ortaya? neden, dünyaya, yaşamaya karışmak gibi bir mesele çıkardın? sen konsomosyon yapabilir misin?
in oradan aşağı. kapıdaki gözetleme yerinden içersini seyretmek isteyen kalabalığa, onlardan birine, bir sözünü anlatabilir misin?
siz de, selimin çevresini saran yaratıklar, kiminle birlikte olduğunuzun farkında mısınız? hayatınızda bir daha belki hiç görmeyeceğiniz bu adamın sizi hiç unutmayacağını biliyor musunuz? siz onun yanında kim oluyorsunuz? böyle bir adamın yanında bir daha oturabilecek misiniz bakalım? onun bütün arkadaşları şimdi paşa oldu. sizde hiç utanma yok mu? yer verin biraz. siz, biraz kenara çekilin. sen de rahatsız etme çocuğu, memelerini sallayıp. arkadaşını bekliyor işte: görmüyor musunuz? siz de kapının önünde birikip durmayın. başka yapacak işiniz yok mu? çocuk sıkılıyor işte. bir saattir, parmaklarını birbirine değdiriyor, sigara içiyor, duvardaki yazıları okuyor, biri bir şey sormasın diye yerinden kalkamıyor.
peki, siz de onun gibi, buraya gelmeden önce, günlerce uykusuz kalarak, yalnız buraya gelmeyi düşündünüz mü? buraya gelmenin ne demek olduğu, sizin de aklınıza takılıp kaldı mı?
haydi metin! sen de şeyini çabuk tut biraz.
metine baktı: herifin danstan başını kaldırdığı yok. hiç oturmayacak bu gidişle.
masaya bir yumruk vurdu: metin!
sarhoş oldunuz galiba.
metin! buraya gel metin!
metin, biraz şaşırarak yaklaştı. metininki de içkiye devam edileceğini umarak turgutunkinin içtiğiyle arasındaki farkı kapatmak hırsı içinde hemen masaya oturdu.
gidiyoruz metin.
gidiyor muyuz? nereye?
kendininkine, göz ucuyla, biraz mahzun baktı.
meselenin kaynağına gidiyoruz metin!
kaynağına mı? neresi...
turgut ayağa kalktı. kahramanca sallanıyordu.
meselenin dibine gidiyoruz. kaynağına gidiyoruz."
elleriyle masaya dayandı. dişlerini sıktı:
hayatın kucağına gidiyoruz metin.
peki, nereye?
kerhaneye!
herkes sustu. turgut bağırdı: hesap. palto. araba.
kapıya koştu. şoföre bağırdı: yürü!
nereye beyim?
kerhaneye!
metin, başını arabanın arkalığına dayamış, sabit gülümsüyordu." *
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar