bugün
- sözlükte kim kimle sevgili20
- arkadaşlar bi bakar mısınız7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı36
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı5
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- nervio42
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- 0 0 7'nin elini öpmek4
- fenerbahçe liverpool maçı saat 20 45 te trt 1 de3
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- karıya şiddet7
- devlet bahçeli7
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük4
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- reha muhtar2
- tatlıses çiğköfte vs battalbey çiğköfte2
- kadınların yaptığı en büyük hata5
- acıbadem taksim hastanesi2
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- allah neler yaratmis3
- boş yolda kırmızı ışıkta bekleme zorunluluğu2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- muslettin amca15
- fon vurguncularının fetva alması9
- sudekiray'ın ruj resimleri girmesi3
- ısparta havalimanı5
- sözlük klasikleri12
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- yılın entrysi2
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- teoman müziği bıraktı8
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- note flawless nail enamel oje 78 bittersweet2
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- 0 0 73
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- evlenmek5
- mutlu ol yeter2
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- note flawless nail enamel oje 67 antique rouge2
- insan sevmemek6
- ahmet nazif zorlu11
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- cezaevine özenen gençler9
bir osman pamukoğlu yazısı.
--spoiler--
Bu makale: Bilmez, bilmediğini de bilmez. Cahiller için yazılmıştır!
Kısa ve en anlaşılır şekilde faşizm, hükümet diktatörlüğü demektir.Yani totariter bir rejimdir. Bu diktatörlüğün, elbetteki bir şefi ve bir lideri olacaktır. Bu şefin etrafında bir örgütün de bulunması gerekmektedir. Bu örgüt bir siyasi parti olabileceği gibi, bir cunta da olabilir..
Hangi ülkede olursa olsun, hepsi de gerici, tutucu bu hükümet diktatörlüklerin de, şef ve lider olanların müşterek niteliği şudur: Demagok! Ve müşterek silah ise: Demagojidir!..
Demagok kimdir? Demagok; sokağı kullanan, sokağa dayanan, sokak kalabalıklarını ve kalabalıkların basit çıkar ve duyguları ile gene tepkilerini ulusal bilinç ve ulusal irade sayan adam demektir..
Ve demagoji; işte bu sokak kalabalıkları ile; cehaletin, aşağılık duygularının uyandırılması ve bu kalabalıkların sürüklenmesi için, demagokun kullandığı basit söz ve mantık silahı demektir..
Faşist rejimlerde otoriterlik, yani iktidar, topyekün bir lider ve hükümetin elinde bulunur. Faşizm de lider ve iktidar kadrosu, ne kadar güçlü olursa olsunlar, sosyal yapıya yeni bir düzen, yeni bir ekonomik yapı getirmezler. Yapılan her şey temelsiz, yapmacık, süslü, maskeli ve partilerinin çıkarına dayalıdır. Bu nedenle yıkıldıklarında geride sadece o ülkenin kaybettiği zaman ve çektiği acılar kalmıştır..
Faşizm geriye dönük bir rejimdir. Yani Faşizm; gerici bir eylemdir. Bir dikta ve geriye dönük bir diktadır. Ve ilk işi; önce içeride gerici güçleri kendi peşinden sürüklemek ve seferber etmektir. Sonra da; eğer o ülke gelişmeye çalışan, teknoloji de geri kalmış bir memleketse; borçlu, suni teneffüsle yaşayan, yani; yabancıların destekleriyle yarı bağımsız bir durumdaysa, sırtını bu dış ve yabancı güçlere dayar..
Faşizm, önce içeride bir geriye dönüştür. Bu dönüş daha ilk adımda, hür düşünceye, hür yayınlara, özgür güzel sanatlara cephe almakla başlar. Yani faşizm ilk kurbanları, gerçek aydınlar, yurtseverler, sanatkarlar ve düşünürler olur. Çünkü demagok, hür değerlerden anlamaz. Ve sokak kalabalığı, kurban ister!.
Demagokun, sokak kalabalıklarına ilk hediye edeceği kurbanlar da, gerçek aydınlar, yurtsever ve hür düşünenler olurlar. Demagok, sonraki günlerde yayacağı tutarsız görüşler ve ucuz sloganlarla havayı doldurur. Din ticareti, demagoji ticareti, dış politika ticareti, cehalet ticareti yaparak topaça bile meydan okur. Topaç da bile sabit bir nokta olmasına karşın demagokda o nokta da yoktur. Temassız, boşlukta fırdöndüdür..
Temeli zayıf olan, kendine zaten daha baştan güveni olmayan, kaderini dış borçlara, dış yardımlara, kamu servetini çarçur ederek para toplamaya, dışarıdaki efendilerine bağlamış olan yarı bağımsız ve bilgisiz bir ülkede faşizm, daha ilk günden sırtını dış güçlere dayayacaktır..
Faşizm de hemen başvurulan bir işlem de tasviyedir. Rejimin, benimsenmiş siyasi ve ekonomik yapısını yıkmak, yerine ideolojilerine uygun bir düzeni kurmaktır. Bu düzen, şefe ve parti mensuplarına kazanç sağlayacak ve dünya görüşlerine uygun bir ahali yaratmaya dönük olacaktır.
Faşizmin önünü kesecek tek şey, çok geç kalmadan; Nereye gidiyoruz? sorusunun sorulmasıdır. Milletin sağ duyulu ve gerçekçi insanlarının sezgi ve anlayışları, böyle dönemlerde o ulus için hayatidir..
Üniversiteleri sünepeleşmiş, sivil toplum örgütleri parayı kim verirse onun türküsünü söyleyen, korkak ve kişiliksiz hallerine bakmadan basın hizmeti verdiğini sanan kurumlar olduğu sürece, Demagok, ellerini ovuşturarak gelir ve ülkenin tepesine oturur, yürütmeyi, yargıyı ve yasamayı da yumruğun altına alır..
Geriye kalana da güle güle demokrasi denir
--spoiler--
--spoiler--
Bu makale: Bilmez, bilmediğini de bilmez. Cahiller için yazılmıştır!
Kısa ve en anlaşılır şekilde faşizm, hükümet diktatörlüğü demektir.Yani totariter bir rejimdir. Bu diktatörlüğün, elbetteki bir şefi ve bir lideri olacaktır. Bu şefin etrafında bir örgütün de bulunması gerekmektedir. Bu örgüt bir siyasi parti olabileceği gibi, bir cunta da olabilir..
Hangi ülkede olursa olsun, hepsi de gerici, tutucu bu hükümet diktatörlüklerin de, şef ve lider olanların müşterek niteliği şudur: Demagok! Ve müşterek silah ise: Demagojidir!..
Demagok kimdir? Demagok; sokağı kullanan, sokağa dayanan, sokak kalabalıklarını ve kalabalıkların basit çıkar ve duyguları ile gene tepkilerini ulusal bilinç ve ulusal irade sayan adam demektir..
Ve demagoji; işte bu sokak kalabalıkları ile; cehaletin, aşağılık duygularının uyandırılması ve bu kalabalıkların sürüklenmesi için, demagokun kullandığı basit söz ve mantık silahı demektir..
Faşist rejimlerde otoriterlik, yani iktidar, topyekün bir lider ve hükümetin elinde bulunur. Faşizm de lider ve iktidar kadrosu, ne kadar güçlü olursa olsunlar, sosyal yapıya yeni bir düzen, yeni bir ekonomik yapı getirmezler. Yapılan her şey temelsiz, yapmacık, süslü, maskeli ve partilerinin çıkarına dayalıdır. Bu nedenle yıkıldıklarında geride sadece o ülkenin kaybettiği zaman ve çektiği acılar kalmıştır..
Faşizm geriye dönük bir rejimdir. Yani Faşizm; gerici bir eylemdir. Bir dikta ve geriye dönük bir diktadır. Ve ilk işi; önce içeride gerici güçleri kendi peşinden sürüklemek ve seferber etmektir. Sonra da; eğer o ülke gelişmeye çalışan, teknoloji de geri kalmış bir memleketse; borçlu, suni teneffüsle yaşayan, yani; yabancıların destekleriyle yarı bağımsız bir durumdaysa, sırtını bu dış ve yabancı güçlere dayar..
Faşizm, önce içeride bir geriye dönüştür. Bu dönüş daha ilk adımda, hür düşünceye, hür yayınlara, özgür güzel sanatlara cephe almakla başlar. Yani faşizm ilk kurbanları, gerçek aydınlar, yurtseverler, sanatkarlar ve düşünürler olur. Çünkü demagok, hür değerlerden anlamaz. Ve sokak kalabalığı, kurban ister!.
Demagokun, sokak kalabalıklarına ilk hediye edeceği kurbanlar da, gerçek aydınlar, yurtsever ve hür düşünenler olurlar. Demagok, sonraki günlerde yayacağı tutarsız görüşler ve ucuz sloganlarla havayı doldurur. Din ticareti, demagoji ticareti, dış politika ticareti, cehalet ticareti yaparak topaça bile meydan okur. Topaç da bile sabit bir nokta olmasına karşın demagokda o nokta da yoktur. Temassız, boşlukta fırdöndüdür..
Temeli zayıf olan, kendine zaten daha baştan güveni olmayan, kaderini dış borçlara, dış yardımlara, kamu servetini çarçur ederek para toplamaya, dışarıdaki efendilerine bağlamış olan yarı bağımsız ve bilgisiz bir ülkede faşizm, daha ilk günden sırtını dış güçlere dayayacaktır..
Faşizm de hemen başvurulan bir işlem de tasviyedir. Rejimin, benimsenmiş siyasi ve ekonomik yapısını yıkmak, yerine ideolojilerine uygun bir düzeni kurmaktır. Bu düzen, şefe ve parti mensuplarına kazanç sağlayacak ve dünya görüşlerine uygun bir ahali yaratmaya dönük olacaktır.
Faşizmin önünü kesecek tek şey, çok geç kalmadan; Nereye gidiyoruz? sorusunun sorulmasıdır. Milletin sağ duyulu ve gerçekçi insanlarının sezgi ve anlayışları, böyle dönemlerde o ulus için hayatidir..
Üniversiteleri sünepeleşmiş, sivil toplum örgütleri parayı kim verirse onun türküsünü söyleyen, korkak ve kişiliksiz hallerine bakmadan basın hizmeti verdiğini sanan kurumlar olduğu sürece, Demagok, ellerini ovuşturarak gelir ve ülkenin tepesine oturur, yürütmeyi, yargıyı ve yasamayı da yumruğun altına alır..
Geriye kalana da güle güle demokrasi denir
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar