bugün
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı11
- kolye142
- misafir gelince odaya kacmak3
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- peynir dolgulu jalapeno5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- beni seviyor musun canım sözlük2
- doğu türkistan2
- hacker saldırısı gazileri8
- fransa9
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- cep telefonu22
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- kalktı2
- nokia20
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- semih kılıçsoy4
- türkiye20
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- yılmaz erdoğan2
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- konya denilince akla gelenler7
- esaretin bedeli5
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- almanya11
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- ben yokken sözlükte neler oldu4
dünyayı anlamlandırma adına birbirini bütünleyen düşünceler silsilesi. nesnel bir tanım yapmak gerekirse anlamı budur.
bana göre ideoloji, hayata bakış açısını özgün bir şekilde belirleyemeyen bireylerin bunama noktası ve bu noktayı aşan kısımdır. tüm dünyayı salt bir ideoloji ile değerlendirmek, ideolojiyi savunan kişinin demokrat olduğunu varsayarsak bile, diğer insanları ötekileştirmeyi gerektirir. misal, marksistlere göre dünya tarihi sınıf savaşlarından oluşur. ideoloji bunun üzerine kurulduğu için, marksist olmayan her kişi potansiyel liberaldir. bunun böyle olmadığı aşikardır. şöyle ki, bir ideoloji sadece hayata bakış açısıdır. yani herhangi bir ideolojiyi savunmanın dünya açısından pek de bir önemi yoktur. çünkü bizim tarih karşısında konumlanışımızı ideolojilerimiz değil yaptığımız, dönüştürdüğümüz, üstlendiğimiz şeyler belirler. bu anlamda solcu olunmaz, sol olunabilir ancak. solcu olursak bu meslek haline gelmiş olur, şu yada bu şekilde pazara çıkarmış oluruz ideolojimizi. bu anlamda devrimci de olunmaz, devrim olunabilir ancak. demek istediğim şu, bugün abd sosyalist olsa ne değişecek? aynı yemeğin farklı tencereye konulmuş halinden başka ne olabilir.
ideolojiler insanları faşist olmaya da iterler. yaşadığınız dünyayı, kafanızda kurguladığınız dünyaya dönüştürmek için silah kullanmaya zorunlusunuz. bunun adına devrim deniyor, halbuki bu anlamda devrim faşizmin bir başka boyutudur. ha öte tarafta milliyetçi biri 7 tip'li katletmiş, ha sen devrim uğruna 7 milliyetçiyi katletmişsin. arada ne fark var? hiç.
eğer anarşizm bir ideoloji olmasaydı şüphesiz anarşist olurdum. dünyayı yorumlamak için işin kolayına kaçmanın anlamı yok. her şeye bir isim takma merakımız ata sporu olmuş. dünyayı kodluyoruz her an. çoğuna göre akp liberal bir partidir. bana göre akp hem anarşisttir, hem solcudur, hem sağcıdır, hem muhafazakardır... yerine göre yani. illa bir ideolojiyi seçip ona göre yaşam görüşü oluşturmak akıl işi midir? değildir. işte bunlar hep boşluktan oluyor bence. bu ideolojiler kendi kitlelerini "varoluşsallık" üzerinden oluşturuyor. ben varım? niye varım? tarihsel misyonum olmalı. bir şeylere tutunmalıyım. mesela şu insanlar, hep düzene hizmet ediyor. ben onlara bir şeyler anlatmalıyım. ben farklı olmalıyım. ben emekten yana olmalıyım. birisi de demiyor ki arkadaş "ben piç olacam, emeği, alın terini ayaklar altına alacam, kuralsız yaşayacam, şerefsizin en önde gideni olacam" diye. işte ideoloji denilen şey kişinin kendi beynini aldatmasından farklı bir şey değildir. bütün ideolojiler tarihe karışmalıdır gibi beylik laflar etmeyi gereksiz görsem de, bütün merkeziyetçi ideolojilerin tarihe karıştığı bir dünyaya doğru gitme özlemi içerisinde olmaktan da geri duramıyorum. evet, herkesin insanca yaşadığı, kimsenin kimseye müdahale etmediği bir dünya... ne kapitalist, ne de komünist bir dünya.
bana göre ideoloji, hayata bakış açısını özgün bir şekilde belirleyemeyen bireylerin bunama noktası ve bu noktayı aşan kısımdır. tüm dünyayı salt bir ideoloji ile değerlendirmek, ideolojiyi savunan kişinin demokrat olduğunu varsayarsak bile, diğer insanları ötekileştirmeyi gerektirir. misal, marksistlere göre dünya tarihi sınıf savaşlarından oluşur. ideoloji bunun üzerine kurulduğu için, marksist olmayan her kişi potansiyel liberaldir. bunun böyle olmadığı aşikardır. şöyle ki, bir ideoloji sadece hayata bakış açısıdır. yani herhangi bir ideolojiyi savunmanın dünya açısından pek de bir önemi yoktur. çünkü bizim tarih karşısında konumlanışımızı ideolojilerimiz değil yaptığımız, dönüştürdüğümüz, üstlendiğimiz şeyler belirler. bu anlamda solcu olunmaz, sol olunabilir ancak. solcu olursak bu meslek haline gelmiş olur, şu yada bu şekilde pazara çıkarmış oluruz ideolojimizi. bu anlamda devrimci de olunmaz, devrim olunabilir ancak. demek istediğim şu, bugün abd sosyalist olsa ne değişecek? aynı yemeğin farklı tencereye konulmuş halinden başka ne olabilir.
ideolojiler insanları faşist olmaya da iterler. yaşadığınız dünyayı, kafanızda kurguladığınız dünyaya dönüştürmek için silah kullanmaya zorunlusunuz. bunun adına devrim deniyor, halbuki bu anlamda devrim faşizmin bir başka boyutudur. ha öte tarafta milliyetçi biri 7 tip'li katletmiş, ha sen devrim uğruna 7 milliyetçiyi katletmişsin. arada ne fark var? hiç.
eğer anarşizm bir ideoloji olmasaydı şüphesiz anarşist olurdum. dünyayı yorumlamak için işin kolayına kaçmanın anlamı yok. her şeye bir isim takma merakımız ata sporu olmuş. dünyayı kodluyoruz her an. çoğuna göre akp liberal bir partidir. bana göre akp hem anarşisttir, hem solcudur, hem sağcıdır, hem muhafazakardır... yerine göre yani. illa bir ideolojiyi seçip ona göre yaşam görüşü oluşturmak akıl işi midir? değildir. işte bunlar hep boşluktan oluyor bence. bu ideolojiler kendi kitlelerini "varoluşsallık" üzerinden oluşturuyor. ben varım? niye varım? tarihsel misyonum olmalı. bir şeylere tutunmalıyım. mesela şu insanlar, hep düzene hizmet ediyor. ben onlara bir şeyler anlatmalıyım. ben farklı olmalıyım. ben emekten yana olmalıyım. birisi de demiyor ki arkadaş "ben piç olacam, emeği, alın terini ayaklar altına alacam, kuralsız yaşayacam, şerefsizin en önde gideni olacam" diye. işte ideoloji denilen şey kişinin kendi beynini aldatmasından farklı bir şey değildir. bütün ideolojiler tarihe karışmalıdır gibi beylik laflar etmeyi gereksiz görsem de, bütün merkeziyetçi ideolojilerin tarihe karıştığı bir dünyaya doğru gitme özlemi içerisinde olmaktan da geri duramıyorum. evet, herkesin insanca yaşadığı, kimsenin kimseye müdahale etmediği bir dünya... ne kapitalist, ne de komünist bir dünya.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar