bugün
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke10
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- cehennem korkusu12
- biraderikos5
- mesajlara geç cevap veren kız4
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak10
- ölü balık eli7
- cuckold3
- mutsuz insan kendisine zarar verir4
- küçükken sıçtığınız yerler3
- larisalisa2
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar17
- severus snape4
- muz yiyen kızın amacı2
- türbanlıyla sevişmiş şanslı erkek2
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek5
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- mohamed salah ghaly3
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
- hardcore ne demek sorunsalı7
- aylık 412 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu11
- ordu da hafta sonu denize giriş yasağı2
- nietszche'nin ahlak anlayışı4
- big black dick'in türkçesi3
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- nesimi çimen2
- filmlerdeki mantık hataları3
- no matter how long it takes2
- lord voldemort2
- karışık kızartma6
- benlik davasından vazgeçmek4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- asık suratım2
- patates kızartması yeme zevki4
- çok çişi gelen insan9
- çocukluk arkadaşının mezarına toprak atmak2
- deniz göktaş25
- özgürlük ve güvenlik paradoksu4
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı10
- alevilerde muhammed ismi3
- uzun adam6
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- sözlükte flörtleşmek22
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- hınç asabiyet ve kronik uykusuzluk4
Bazen zaten geldiğinde hayata karşı dinç ve emin duruşunuzu götürmüştür.Çünkü yalnız güçlü iken artık ister istemez bir kişinin daha çıkar, duygu ve isteklerini düşünmeye mecbur kalırsınız. Sosyal anlamda üstünüze gelen bir karşı cins ordusunu püskürtmüş, baharda heyecanla açan çiçek misali kişiliğinizin en güçlü ve sizi bile heyecanlandıracak yönlerinin kabuğu zorlayarak çıkmaya çalıştığı bir zaman diliminde tekdüze bir yaşamı birden elinize vermiştir. Yani altın çağ artık sona ermiştir.
Başta aşk heyecanı ile fark edilmez bu ağır işleyen zehir. zaman, enerji, emek ve maddi yapınızdaki dramatik bozulmalar, tek taraflı zevkler, görevimiz tehlike misali bir dakiklik ve düşünceli, romantik olma tarikatı, kıskançlıklar, kısıtlamalar, buna karşılık kendi modern özgürlüğü, can sıkıcı arkadaşları ve hatta arkadaşlarının gerzek problemlerine kafa yorma seansları (bkz: cia uzakdoğu bölge ofisi) rutin yaşamınızın yönleri olmuştur.
Bu sırada keşfedersiniz kendi cennet adalarınızı, bu sıralarda farkına varırsınız yapmak isteyip de şimdiye kadar akıl edemediğinizi.Ve bu sırada kendinizi beğenir, ne kadar derin olduğunuzu düşünürsünüz.Önceki periyodlarda aşk denen geçici ruhsal rahatsızlığı tadıp artık kendinizi bulmanıza rağmen bu seferki öyle uygundur ki "insanoğlu yıllardır böyle yaşıyor, bir bildiği var besbelli. haydi bir şans daha aşka!" diyerek yine dönmüşsünüzdür eski mahalleye, ama bu sefer sözde daha bilge ve daha kadın/erkek.
içinizdeki şeytan, kişisel kanserinizdir bu -bir sevginin kolu kanadı altına girme- ihtiyacı. Dinler de bu zaafı kullanmadı mı zamanında ve bu zamanda? Dünyadaki cennet değil mi aşk? ve cihad değil mi aşk için mücadele?
Görsel beğeni ve yanında gerçekle bağdaşmamasına rağmen kafada oluşturulan sevgili'nin fantezi imajı, sürekli sosyal ve kişisel telkin, hormonlar ve elektro-kimyasal çığ değil mi bu şeytanın kolu, kuyruğu, diğreni?
Sen yetersizdin bu hayal dünyasında -belki de o-. Bir rüyadan uyandınız, ya da biriniz zaten artık uyanmayı istiyordun. Bir şekilde can çekişe çekişe nefes almaz olur, ruhunu teslim eder artık aşk ve yerini rahatsız edici kokulara, çürümüşlüğe bırakır. meftayı gömmek gerekir artık kabul etmek istemesek de belki.
Bilge kafalarda danışıklı dövüştür ayrılık, ağlanılmaz, yıkılmaz ergin vücut. çünkü en az bir taraf kendi gerçeği ile yüzleşmiştir ayrılmadan. diğeri de yüzleşir bir dönem sonra. bu kalp kırıklığı treninin uğradığı duraklar belki de şunlardır: -onunla tanışmadan önceki senin yitimi- durağı, -eski senin geri gelmesinin zamana bağlı ve tam anlamıyla olamayacağı- durağı, -geçirdiğiniz güzel anıların artık öksüz çocuklar gibi ortada kalmasına tutulan yas- durağı, -en verimli çağında yiten pırıltılar ve gün yüzüne çıkamayacak fikir ve fırsatlar- durağı, -yaşlanan beden ve çekirdek aile ümitlerinin dağlara çarparak patlaması- durağı...
ve son durak olarak -yeniden tomurcuklanma ve duygusal diriliş- durağıdır.
Başta aşk heyecanı ile fark edilmez bu ağır işleyen zehir. zaman, enerji, emek ve maddi yapınızdaki dramatik bozulmalar, tek taraflı zevkler, görevimiz tehlike misali bir dakiklik ve düşünceli, romantik olma tarikatı, kıskançlıklar, kısıtlamalar, buna karşılık kendi modern özgürlüğü, can sıkıcı arkadaşları ve hatta arkadaşlarının gerzek problemlerine kafa yorma seansları (bkz: cia uzakdoğu bölge ofisi) rutin yaşamınızın yönleri olmuştur.
Bu sırada keşfedersiniz kendi cennet adalarınızı, bu sıralarda farkına varırsınız yapmak isteyip de şimdiye kadar akıl edemediğinizi.Ve bu sırada kendinizi beğenir, ne kadar derin olduğunuzu düşünürsünüz.Önceki periyodlarda aşk denen geçici ruhsal rahatsızlığı tadıp artık kendinizi bulmanıza rağmen bu seferki öyle uygundur ki "insanoğlu yıllardır böyle yaşıyor, bir bildiği var besbelli. haydi bir şans daha aşka!" diyerek yine dönmüşsünüzdür eski mahalleye, ama bu sefer sözde daha bilge ve daha kadın/erkek.
içinizdeki şeytan, kişisel kanserinizdir bu -bir sevginin kolu kanadı altına girme- ihtiyacı. Dinler de bu zaafı kullanmadı mı zamanında ve bu zamanda? Dünyadaki cennet değil mi aşk? ve cihad değil mi aşk için mücadele?
Görsel beğeni ve yanında gerçekle bağdaşmamasına rağmen kafada oluşturulan sevgili'nin fantezi imajı, sürekli sosyal ve kişisel telkin, hormonlar ve elektro-kimyasal çığ değil mi bu şeytanın kolu, kuyruğu, diğreni?
Sen yetersizdin bu hayal dünyasında -belki de o-. Bir rüyadan uyandınız, ya da biriniz zaten artık uyanmayı istiyordun. Bir şekilde can çekişe çekişe nefes almaz olur, ruhunu teslim eder artık aşk ve yerini rahatsız edici kokulara, çürümüşlüğe bırakır. meftayı gömmek gerekir artık kabul etmek istemesek de belki.
Bilge kafalarda danışıklı dövüştür ayrılık, ağlanılmaz, yıkılmaz ergin vücut. çünkü en az bir taraf kendi gerçeği ile yüzleşmiştir ayrılmadan. diğeri de yüzleşir bir dönem sonra. bu kalp kırıklığı treninin uğradığı duraklar belki de şunlardır: -onunla tanışmadan önceki senin yitimi- durağı, -eski senin geri gelmesinin zamana bağlı ve tam anlamıyla olamayacağı- durağı, -geçirdiğiniz güzel anıların artık öksüz çocuklar gibi ortada kalmasına tutulan yas- durağı, -en verimli çağında yiten pırıltılar ve gün yüzüne çıkamayacak fikir ve fırsatlar- durağı, -yaşlanan beden ve çekirdek aile ümitlerinin dağlara çarparak patlaması- durağı...
ve son durak olarak -yeniden tomurcuklanma ve duygusal diriliş- durağıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar