bugün
- tenis oynayan erkek4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey4
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- blackberry6
- karpuz yiyen erkek2
- sebahattin şirin14
- burçlara inanmak3
- anın görüntüsü15
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- çerçeve yasa23
- kalp krizi8
- yakışıklı erkek görünce verilen tepkiler2
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- apo piçtir piç kalacak12
- arkadaşlar bana müsaade2
- eksi oy alan tanımları siliyorum2
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- romelu lukaku7
- kırathanede one more cup of coffee dinlemek2
- hangi film karakteri olmak isterdiniz3
- eski türkiye5
- profilini gizli tutma nedeni9
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- ultravesti tiribün liderinin gözaltına alınması3
- kova burcu2
- bu plak para eder mi3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı6
- herkes öldüğü hal üzere diriltilecektir2
- numan kurtulmuş3
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- türk milletine kurulan pusu7
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın2
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- ipsala vs kapıkule2
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- mel melin palavra sıkması7
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet6
Kül gibi, insanla donanan denizler gibi
sarhoş uyuşuklukta, biçimsizlikte,
ya da yukarısında yolların işitmek gibi
çan vuruşlarının birbirlerine rastlaşmasını
bu sesle ayrılıyor metalden,
bir ağır, şaşkın ses, öğütülüyor toz oluncaya dek
o çok aşırı uzaklarda, hatırlanan
ya da görülmemiş biçimlerin değirmenleri,
ve yuvarlanıyor toprağa erik kokuları
ve çürüyor zamanla, sonsuzca yeşil.
Ve bütün bunlar çok hızlı oluyor, çok canlı
ve gene de kımıltısız kendi kendisinde, o avara kasnak,
özetle iyi, motorların bu tekerleri.
Varlar ağacın çivisinde o sert ip gibi,
varlar suskunca her yerde,
ve bütün eller ve ayaklar karışır birbirine.
Fakat nereden, nereye, hangi enleme?
O inatçı belirsiz çember, manastırın etrafındaki
sümbüller gibi suskunlar
ya da ölümün gelişi gibi öküzün diline
keskinleşmeyi arzulayan boynuzuyla
çakılırken birden kafa üstü toprağa.
Bu yüzden hissetmek, sıkıştırılmış kıpırtısızlıkta,
oraya, muhteşem bir kanat çırpış gibi başın üzerinde,
ölü arılar gibi ya da sayılar,
ah, benim solgun yüreğimin kucaklayamadığı şey,
ölçülerce, belirsiz akan gözyaşlarıyla
ve insanın zahmeti ve ıstırapları,
kasvetli işler birden buz gibi
açığa vurulan, düzensizlik kadar haşmetli,
okyanussu, benim için şakıyarak içeri dalan
korunmasızlar arasında kılıçlı.
Şimdi tamam, fakat neden oluşuyor üzümlerin bu çağıltısı,
gece ve zaman arasında bulunan gibi, nemli bir yar gibi?
Uzun süredir var olan ses,
düşüyor ve düzeltiyor yolların köşelerini taşla,
ya da neredeyse, sadece bir saat
beklentisiz büyüyor, genişliyor durmaksızın.
Yazın çemberinin derininde
dinliyor büyük kabaklar hep birden
ve yayılıyorlar, karartıyor ki ağır damlaları,
kışkırtıcı asmaları dolmaya başlıyor
özlem duyarcasına böyle bir şeye.
Pablo Neruda
sarhoş uyuşuklukta, biçimsizlikte,
ya da yukarısında yolların işitmek gibi
çan vuruşlarının birbirlerine rastlaşmasını
bu sesle ayrılıyor metalden,
bir ağır, şaşkın ses, öğütülüyor toz oluncaya dek
o çok aşırı uzaklarda, hatırlanan
ya da görülmemiş biçimlerin değirmenleri,
ve yuvarlanıyor toprağa erik kokuları
ve çürüyor zamanla, sonsuzca yeşil.
Ve bütün bunlar çok hızlı oluyor, çok canlı
ve gene de kımıltısız kendi kendisinde, o avara kasnak,
özetle iyi, motorların bu tekerleri.
Varlar ağacın çivisinde o sert ip gibi,
varlar suskunca her yerde,
ve bütün eller ve ayaklar karışır birbirine.
Fakat nereden, nereye, hangi enleme?
O inatçı belirsiz çember, manastırın etrafındaki
sümbüller gibi suskunlar
ya da ölümün gelişi gibi öküzün diline
keskinleşmeyi arzulayan boynuzuyla
çakılırken birden kafa üstü toprağa.
Bu yüzden hissetmek, sıkıştırılmış kıpırtısızlıkta,
oraya, muhteşem bir kanat çırpış gibi başın üzerinde,
ölü arılar gibi ya da sayılar,
ah, benim solgun yüreğimin kucaklayamadığı şey,
ölçülerce, belirsiz akan gözyaşlarıyla
ve insanın zahmeti ve ıstırapları,
kasvetli işler birden buz gibi
açığa vurulan, düzensizlik kadar haşmetli,
okyanussu, benim için şakıyarak içeri dalan
korunmasızlar arasında kılıçlı.
Şimdi tamam, fakat neden oluşuyor üzümlerin bu çağıltısı,
gece ve zaman arasında bulunan gibi, nemli bir yar gibi?
Uzun süredir var olan ses,
düşüyor ve düzeltiyor yolların köşelerini taşla,
ya da neredeyse, sadece bir saat
beklentisiz büyüyor, genişliyor durmaksızın.
Yazın çemberinin derininde
dinliyor büyük kabaklar hep birden
ve yayılıyorlar, karartıyor ki ağır damlaları,
kışkırtıcı asmaları dolmaya başlıyor
özlem duyarcasına böyle bir şeye.
Pablo Neruda
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar