bugün
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- kimse kalmadı4
- yasakçı zihniyet15
- bugün ne yapsam9
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması6
- fazla araştırmak kötü müdür5
- ekşi sözlük20
- maşa ile koca ayı3
- 35 yaş üstü kadın kontenjanı5
- ismail kartal14
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması7
- roberto carlos'un müslüman olması3
- sidiki cherif5
- mutlu ama uzak olsun10
- güneş gözlüğü takıp müzik dinleyerek gezmek3
- sözlükte aşk yaşayacak kadın olmaması sorunsalı6
- kafein2
- gram altın3
- güllünün roman havası oynarken balkondan düşmesi5
- biz sakal gibiyiz kestikçe uzarız4
- yandaş iş adamı3
- felsefe9
- bana neden eksi verdiğinizi sorabilir miyim acaba2
- bir çomarla finoyu çiftleştirmek4
- 0 0 7'nin kafasını tutup ağaca sürtmek2
- avanoslu insanlar3
- başınıza gelen enteresan vakalar3
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti4
- alparslan kuytul8
- alamancı akraba klişeleri3
- kadın öğretmenler4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- avrupa'nın zengin olması afrika'nın fakir olması3
- seri eksiciyi yemleyip asıl mevzuda kilitlemek3
- apo orospu çocuğu değildir demek9
- halit ergenç olması ama halit eryaşlı olmaması2
- içki içen akp li6
- ruh eşinizin sizi beğenmemesi2
- tarikatlar ve cemaatler5
- kendini çok sağlıklı hissetmek2
- güne pozitif başlama yolları2
- alaman finosu2
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- 15 mayıs2
- görür görmez eksi oy verilen yazarlar2
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
Televizyon yoktu. Gazete de her
zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz
bozulmazdı hiç!
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir
maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek
dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten
yumurta almamış,
bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış
ve fakat alışveriş
merkezlerinin restoran
katlarında boğucu bir gürültü ve
havasızlık
içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için
ben ne kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
içeride kanaat...
içeride huzur...
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz
bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın
üzerine dizer,
kokusuna râm olurduk. Kestane közlemek büsbütün bir
gecenin akıllara seza
mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin
anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
dizilerin ve filmlerin açtığı
hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal
dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
kalacağımız kimin aklına
gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek
üretilirdi,
sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı... Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir
bakkal dükkânının zenginliği
yetiyordu.
Dışarıda kar... içeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın
kesilme korkusu,
yolda kalma telaşı, rejim
tehlikesi...
Kimin umurunda... Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk...
zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz
bozulmazdı hiç!
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir
maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek
dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten
yumurta almamış,
bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış
ve fakat alışveriş
merkezlerinin restoran
katlarında boğucu bir gürültü ve
havasızlık
içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için
ben ne kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
içeride kanaat...
içeride huzur...
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz
bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın
üzerine dizer,
kokusuna râm olurduk. Kestane közlemek büsbütün bir
gecenin akıllara seza
mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin
anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
dizilerin ve filmlerin açtığı
hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal
dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
kalacağımız kimin aklına
gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek
üretilirdi,
sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı... Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir
bakkal dükkânının zenginliği
yetiyordu.
Dışarıda kar... içeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın
kesilme korkusu,
yolda kalma telaşı, rejim
tehlikesi...
Kimin umurunda... Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar