bugün
- şirinler köyüne yeni şirin13
- evrim teorisine göre ilk canlı hemen türedi mi6
- arkadaşlar bakar mısınız13
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi8
- true'nin akp'ye oy vermesi4
- bir şeyler söyle5
- melisa döngel4
- hoşlanılan kızı havuza itmek3
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak6
- nataşalara para yedirmek7
- kemal kılıçdaroğlu13
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap7
- en iyi antidepresan16
- anın görüntüsü21
- sürekli yorgun olan yeni gelin2
- chp'nin hali ne olacak55
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn14
- ikramda bulunurken ısrar etme saçmalığı2
- kedi10
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- abd iran barışı 24 saat içinde tamamlanabilir2
- milli takımı destekleme zorunluğu7
- 13 haziran3
- true denen arkadaş6
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- şirineyi kim sikiyor sorunsalı3
- david hockney2
- platonik aşk3
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek7
- trendyol2
- neden yalnızsın6
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması5
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- true denilen yazar18
- şahıs şirketi nasıl kurulur3
- şirin babanın sakalı rahmani mi şeytani mi sorunu2
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- babanın ölmesi7
- true nickli yazar3
- son gammaz bukucu2
- elon musk3
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması4
- fatih terim3
- şahıs şirketi açarken sanal ofis göstermek2
- diyanetin abd'deki villaları15
- haziranda üşümek2
- cemil meriç'in anılması3
- tanrıyı güldürmek için yapılacak şeyler5
bazen kişinin unutkanlığından kaynaklanan bir durum olarak ortaya çıkar.
üniversitede okurken tez yazmak için birkaç kitaptan faydalanmak için kütüphaneye uğrayıp tezimle ilgili kitapları kayıt yaptırarak almıştım. alış o alış zaten bir daha kitapları aldığımı unutmuştum. ne gidip süresini uzatmıştım ne de kütüphaneye gitmiştim bir daha* *
gel zaman git zaman derken okuldan mezun oldum ve mezuniyet belgesini almak için öğrenci işlerine gittiğimde yaptığım unutkanlığın bana nelere mal olduğunu anladım.
mezuniyet belgesini almam için öğrenci kimliğimi okula bırakmam ve aynı zamanda kütüphaneye uğrayıp kütüphaneden kitap almadığıma dair bir belge almam gerektiğini söylediler. hay hay hemen gidip alıyorum dedim. demez olaydım. kütüphaneye gittim gayet her şey yolundaymış gibi ve birazdan duyduklarım karşısında şoka uğrayacağımdan habersiz bir şekilde gülerek görevliyle konuşmaya başladım.
-iyi günler ben mezun oldum ve mezuniyet belgesini almam için bir belge almam gerekiyormuş.
+evet hemen yardımcı oluyorum. öğrenci kimliğinizi alabilir miyim?
-tabi buyrun. (alış veriş yaparken para uzatıldığında istemsiz olarak ağızdan çıkan bir cümledir "buyrun" ya da "şöyle veriyim" gibi)
+yanlız şuanda adınıza kütüphaneden 3 kitap aldığınız gözüküyor sistemde.
bu cümleyi duymamla birlikte dank etti her şey...resmen ufkum iki katına çıktı.
(bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkarmayan şeyler)
(bkz: öğrenildiğinde başından aşağı kaynar su döken bilgiler)
3 kitap bir yerden tanıdık geliyordu.
-evet ben tamamen onları unutmuşum. yarın kitapları getirip belgeyi alırım.
+fakat bu kitapları zamanında geri getirmediğiniz için bir ceza çıkıyor size.
2.(yazıyla ikinci) şok yaşıyorum adeta. her halde çok büyük bir ceza değildir diye düşünerek "tamam öderim" diyorum.
+cezanız 560 tl.
evet abi yazıyla da beş yüz altmış türk lirası...
-ne ne bu kadar çok değil mi?
+baya uzun zaman olmuş ya da bunun karşılığında kitap ödersiniz.
-bu daha mantıklıymış kaç kitap getirmem gerekiyor?
+kitap başı 10 tl olmak üzere 56 kitap!
56 kitap dedi adam şaka gibi resmen ama yüzünde ciddi bir duruş var. ya parayı alacak ya da kitabı. benim zaten üniversitede aldığım ders kitaplarının sayısı ve okumak için aldığım ve henüz okumadığım kitaplarımın sayısı bile o kadar değil. kütüphaneye 56 kitap vererek kütüphane içinde kütüphane kuracak bir ceza almışım*.
yapacak bir şey yok akılsız başın cezasını masum kitaplar verir. sıkıyorsa getirme o cezanın karşılığını, mezun olamazsın. bırak mezun olmayı evdekiler inanmaz bu duruma "sen okulu uzattın yalan söylüyorsun" der. yeni aldığım ve okumak için can attığım kitapları ceza karşılığı olarak verdim o da yetmedi sayıyı tamamlamak için ders kitapları açık öğretim kitapları sağdan soldan bulduklarımı da üstüne koyduktan sonra tamamladım sayıyı ve belgeyi aldım.
yazık oldu kitaplarıma inşallah birileri alıp okur diye hep ümit ediyordum. geçenlerde kütüphaneye gidip kitaplarıma baktım en alt raftaydı roman olanlar. kimse görmez bunları bunları burada deyip alıp üst rafa koydum ama sıralı ve numaralı oldukları için yine alta koymuşlardı. içim acıdı...
bu bana büyük bir ders oldu şimdi birine kitap versem dahi 15-20 gün sonra arayıp istiyorum.
üniversitede okurken tez yazmak için birkaç kitaptan faydalanmak için kütüphaneye uğrayıp tezimle ilgili kitapları kayıt yaptırarak almıştım. alış o alış zaten bir daha kitapları aldığımı unutmuştum. ne gidip süresini uzatmıştım ne de kütüphaneye gitmiştim bir daha* *
gel zaman git zaman derken okuldan mezun oldum ve mezuniyet belgesini almak için öğrenci işlerine gittiğimde yaptığım unutkanlığın bana nelere mal olduğunu anladım.
mezuniyet belgesini almam için öğrenci kimliğimi okula bırakmam ve aynı zamanda kütüphaneye uğrayıp kütüphaneden kitap almadığıma dair bir belge almam gerektiğini söylediler. hay hay hemen gidip alıyorum dedim. demez olaydım. kütüphaneye gittim gayet her şey yolundaymış gibi ve birazdan duyduklarım karşısında şoka uğrayacağımdan habersiz bir şekilde gülerek görevliyle konuşmaya başladım.
-iyi günler ben mezun oldum ve mezuniyet belgesini almam için bir belge almam gerekiyormuş.
+evet hemen yardımcı oluyorum. öğrenci kimliğinizi alabilir miyim?
-tabi buyrun. (alış veriş yaparken para uzatıldığında istemsiz olarak ağızdan çıkan bir cümledir "buyrun" ya da "şöyle veriyim" gibi)
+yanlız şuanda adınıza kütüphaneden 3 kitap aldığınız gözüküyor sistemde.
bu cümleyi duymamla birlikte dank etti her şey...resmen ufkum iki katına çıktı.
(bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkarmayan şeyler)
(bkz: öğrenildiğinde başından aşağı kaynar su döken bilgiler)
3 kitap bir yerden tanıdık geliyordu.
-evet ben tamamen onları unutmuşum. yarın kitapları getirip belgeyi alırım.
+fakat bu kitapları zamanında geri getirmediğiniz için bir ceza çıkıyor size.
2.(yazıyla ikinci) şok yaşıyorum adeta. her halde çok büyük bir ceza değildir diye düşünerek "tamam öderim" diyorum.
+cezanız 560 tl.
evet abi yazıyla da beş yüz altmış türk lirası...
-ne ne bu kadar çok değil mi?
+baya uzun zaman olmuş ya da bunun karşılığında kitap ödersiniz.
-bu daha mantıklıymış kaç kitap getirmem gerekiyor?
+kitap başı 10 tl olmak üzere 56 kitap!
56 kitap dedi adam şaka gibi resmen ama yüzünde ciddi bir duruş var. ya parayı alacak ya da kitabı. benim zaten üniversitede aldığım ders kitaplarının sayısı ve okumak için aldığım ve henüz okumadığım kitaplarımın sayısı bile o kadar değil. kütüphaneye 56 kitap vererek kütüphane içinde kütüphane kuracak bir ceza almışım*.
yapacak bir şey yok akılsız başın cezasını masum kitaplar verir. sıkıyorsa getirme o cezanın karşılığını, mezun olamazsın. bırak mezun olmayı evdekiler inanmaz bu duruma "sen okulu uzattın yalan söylüyorsun" der. yeni aldığım ve okumak için can attığım kitapları ceza karşılığı olarak verdim o da yetmedi sayıyı tamamlamak için ders kitapları açık öğretim kitapları sağdan soldan bulduklarımı da üstüne koyduktan sonra tamamladım sayıyı ve belgeyi aldım.
yazık oldu kitaplarıma inşallah birileri alıp okur diye hep ümit ediyordum. geçenlerde kütüphaneye gidip kitaplarıma baktım en alt raftaydı roman olanlar. kimse görmez bunları bunları burada deyip alıp üst rafa koydum ama sıralı ve numaralı oldukları için yine alta koymuşlardı. içim acıdı...
bu bana büyük bir ders oldu şimdi birine kitap versem dahi 15-20 gün sonra arayıp istiyorum.
güncel Önemli Başlıklar