bugün
- sözlükte flörtleşmek14
- uludağ sözlükte kadın yazar var sanmak3
- türk müsün6
- normal sozluk7
- pandela43
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- mavi gözlü erkek4
- kürtçülerin beyinsiz olması4
- sözlükte dertleşme3
- azgın türbanlı10
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl6
- uludağ sözlükte herkes birader yazardır2
- gizem altunsoy5
- dünyanın en kısa fıkrası4
- uçağa binmek3
- yaşlılara moruk demek4
- arkadaşlar bakar mısınız bi2
- evlenmekten korkmak10
- küfürlü konuşmak2
- arkadaşlar ben hapise giriyorum5
- imamoğlu'nun duruşmadan çıkarılması2
- cumhurbaşkanlığı sistemi6
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- pazartesi diyete başlıyorum3
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- ak parti yükselişte2
- alttaki yazara aşık ol11
- yaya geçidinden koşarak geçmek2
- nermin3
- naruto dayıya tavuk döner ısmarlamak4
- el alemin köpekliğini yapmak2
- aylık 405 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- velvet ile revani yemek7
- dikkat dikkat tai lung kız11
- sözlüğün kahve olması12
- gerdek namazı10
- olgayella2
- manifest2
- nato liderler zirvesi nde 56 bin personel3
- senegal7
- qazi muhammed3
- izlenmiş en kusursuz film5
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor3
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- deniz göktaş17
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- amerika israil arası kızışma7
- istanbul ticaret odası ücretliler geçinme endeksi2
http://www.kongar.org/ayd...1_Ekonomi_ve_Basbakan.php
EKONOMi TIKIRINDA!...
BAŞBAKAN ÇANKAYA YOLUNDA...
Özelleştirme gırla gidiyor.
Devletin elindeki işletmeler, arsalar ibadullah satılıyor.
Alınan para verimli yerlere değil, borç ödemesine yatırılıyor.
Özel teşebbüsün gözü dışarda.
işletmelerine ya ortak arıyor, ya da tümüyle satıp, sektörden çekiliyor.
* * *
Ülkenin ekonomik durumu, iktidarın siyasal başarısı, borsa göstergeleriyle ölçülüyor:
Borsayı düşüren hükümet başarısız.
Borsayı yükselten hükümet başarılı.
Oysa borsanın derinliği yok.
Ekonomik durumu, hele hele reel üretimi gerçekçi bir biçimde yansıtmaktan çok uzak.
Üstelik yüzde 60-70'i, biri Alman öteki Amerikan, iki bankanın denetimi altında.
* * *
Döviz kuru düşük, Türk Lirası değerli.
Türk Lirasına verilen reel faiz dünya piyasalarına göre çok yüksek.
ihracat darda.
ithalat patladı.
Cari açık 35 milyar dolar dolayında.
Patlayan ithalat üreticileri zorladı, yerli imalat yapan firmalar birbiri ardından piyasadan çekiliyor.
ihraç ettiğimiz her bir liralık malın içindeki ithalat oranı yüzde 75'i buldu; her ihracat artışı ithalatı pompalıyor.
Dış borç 200 milyar dolar dolayında.
Bir o kadar da iç borç var.
Borçlarımız yıllık milli gelirimize eşitlendi ve onu geçti.
Bütçenin büyük bir bölümü borç faizi ve anaparası ödemelerine gidiyor, yatırım yapacak kaynak kalmadı.
* * *
En zengin 25 kişi milli gelirin yaklaşık yüzde 10'unu alıyor.
Nüfusun en yoksul yüzde 20'si yani 13-14 milyon kişi milli gelirin yaklaşık yüzde 5 kadarını alıyor.
Türkçesi, 13-14 milyon kişi, 25 kişinin aldığı payın yarısını alıyor milli gelirden.
Ya da daha çarpıcı bir biçimde ifade edelim:
25 kişi yaklaşık 25 milyon kişinin aldığı payı alıyor milli gelirden.
* * *
Türkiye'nin iletişim ağını denetleyen Türk Telekom, adı Ortadoğu'nun şaibeli ilişkilerine karışmış bir politikacının şirketine satıldı.
Yunanlılar şakır şakır bankalarımızı satın alıyor.
Yeni petrol yasası, çıkarılacak petrolde ülkenin payını yüzde 2'lere kadar düşürdü.
Bu arada Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa gibi ülkeler, "milli menfaatler" gerekçesiyle, bazı ulusal işletmelerin yabancılara satılmasını engelliyor.
* * *
Yabancı sermaye gelsin, tabii gelsin.
Aynen Mustafa Kemal Atatürk'ün izmir'de 1923'te toplanan Türkiye iktisat Kongresi'nde söylediği gibi "Yerli sermaye ile eşit koşullarda gelsin".
Yatırım yapsın, istihdam yaratsın, yeni teknoloji getirsin.
Ülkenin katma değerine ilaveler yapsın, kar etsin, vergisini ödesin, ülkenin zenginliğine katkıda bulunsun.
Oysa yabancı sermaye sıcak para olarak geliyor, mali piyasaları alt üst ediyor ve işini bitirince ardında bir enkaz bırakarak çıkıp gidiyor.
* * *
işin acı tarafı, yukarıdaki trajik ekonomik tabloyu yaratanların, başarı şarkıları söylemeleri, Türkiye'yi bedavaya pazarlayanların Çankaya'ya çıkma hazırlığında olmalarıdır.
EKONOMi TIKIRINDA!...
BAŞBAKAN ÇANKAYA YOLUNDA...
Özelleştirme gırla gidiyor.
Devletin elindeki işletmeler, arsalar ibadullah satılıyor.
Alınan para verimli yerlere değil, borç ödemesine yatırılıyor.
Özel teşebbüsün gözü dışarda.
işletmelerine ya ortak arıyor, ya da tümüyle satıp, sektörden çekiliyor.
* * *
Ülkenin ekonomik durumu, iktidarın siyasal başarısı, borsa göstergeleriyle ölçülüyor:
Borsayı düşüren hükümet başarısız.
Borsayı yükselten hükümet başarılı.
Oysa borsanın derinliği yok.
Ekonomik durumu, hele hele reel üretimi gerçekçi bir biçimde yansıtmaktan çok uzak.
Üstelik yüzde 60-70'i, biri Alman öteki Amerikan, iki bankanın denetimi altında.
* * *
Döviz kuru düşük, Türk Lirası değerli.
Türk Lirasına verilen reel faiz dünya piyasalarına göre çok yüksek.
ihracat darda.
ithalat patladı.
Cari açık 35 milyar dolar dolayında.
Patlayan ithalat üreticileri zorladı, yerli imalat yapan firmalar birbiri ardından piyasadan çekiliyor.
ihraç ettiğimiz her bir liralık malın içindeki ithalat oranı yüzde 75'i buldu; her ihracat artışı ithalatı pompalıyor.
Dış borç 200 milyar dolar dolayında.
Bir o kadar da iç borç var.
Borçlarımız yıllık milli gelirimize eşitlendi ve onu geçti.
Bütçenin büyük bir bölümü borç faizi ve anaparası ödemelerine gidiyor, yatırım yapacak kaynak kalmadı.
* * *
En zengin 25 kişi milli gelirin yaklaşık yüzde 10'unu alıyor.
Nüfusun en yoksul yüzde 20'si yani 13-14 milyon kişi milli gelirin yaklaşık yüzde 5 kadarını alıyor.
Türkçesi, 13-14 milyon kişi, 25 kişinin aldığı payın yarısını alıyor milli gelirden.
Ya da daha çarpıcı bir biçimde ifade edelim:
25 kişi yaklaşık 25 milyon kişinin aldığı payı alıyor milli gelirden.
* * *
Türkiye'nin iletişim ağını denetleyen Türk Telekom, adı Ortadoğu'nun şaibeli ilişkilerine karışmış bir politikacının şirketine satıldı.
Yunanlılar şakır şakır bankalarımızı satın alıyor.
Yeni petrol yasası, çıkarılacak petrolde ülkenin payını yüzde 2'lere kadar düşürdü.
Bu arada Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa gibi ülkeler, "milli menfaatler" gerekçesiyle, bazı ulusal işletmelerin yabancılara satılmasını engelliyor.
* * *
Yabancı sermaye gelsin, tabii gelsin.
Aynen Mustafa Kemal Atatürk'ün izmir'de 1923'te toplanan Türkiye iktisat Kongresi'nde söylediği gibi "Yerli sermaye ile eşit koşullarda gelsin".
Yatırım yapsın, istihdam yaratsın, yeni teknoloji getirsin.
Ülkenin katma değerine ilaveler yapsın, kar etsin, vergisini ödesin, ülkenin zenginliğine katkıda bulunsun.
Oysa yabancı sermaye sıcak para olarak geliyor, mali piyasaları alt üst ediyor ve işini bitirince ardında bir enkaz bırakarak çıkıp gidiyor.
* * *
işin acı tarafı, yukarıdaki trajik ekonomik tabloyu yaratanların, başarı şarkıları söylemeleri, Türkiye'yi bedavaya pazarlayanların Çankaya'ya çıkma hazırlığında olmalarıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar