bugün
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler8
- sinek as'ın sözlüğe vedası9
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq4
- ulus3
- balık yanına en yakışan çorba9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek6
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- süleyman soylu3
- salçalı makarna2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak20
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan5
- kaçak çay19
- devletin galatasaray a stad yapması2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak3
- arkadaşlar öldünüz mü10
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- arkadaşlar ben tekele gidiyorum bir şey lazım mı2
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- ismail kartal vs okan buruk2
- askerde özlenen şeyler11
- electronic arts2
- nemlendirici krem20
- kedi eti3
- ekonomi5
- nev19
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın6
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması3
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil2
- beslenme2
- şaka maka bir ayda kilo vermek2
- gocu nerede gocu9
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz4
- atatürk'ün en büyük düşmanı2
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması4
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- anın görüntüsü19
- nissan micra kullanan erkek11
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- fenerbahçe medyası2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- kobra takibi3
- telefonlardaki görüntüler porno sitelere satılıyor3
iletinin amacı bundan sonra gidecek dostlara yardım olmasıdır. malum nadide şehirlerden biri olduğu için az bulunuyor tecrübe eden.
thy de yaklaşık 7 saat kadar süren bir hava yolculuğu var dakardan önce moritanyaya inip yolcu alıp bırakıyor ve sonra bir saat daha devam ediyorsunuz.
bizden vize istiyorlar. vizeleri de pasaportunuza vurdukları matbu kaşenin üzerine el yazısı ile vizenizi işliyorlar. havalimanına indiğinizde parmak izi ve kamera gibi bir prosedürleri var. bundan öncesinde uçakta verilen ve aynısını çıkışta da dolduracağınız bir form var ve nedense meslek vs gibi kısımları detaylı doldurmanızı istiyorlar. sonuç itibariyle kontrolden geçiyorsunuz.
havalimanı zaten şehrin geri kalanını size anlatıyor heryer pislik içinde. enteresan bir yapı var. ortada bir denetleme mekanizması varmış gibi ama yok. çıkışta valizlerinizi x rayden geçirirlerken sizi ve el bagajlarınız sormuyorlar hatta valizinize bile baktırmaadan çaktırmadan geçebilirsiniz.
bu şehirde yoğun bir hat satma merakı var daha iner inmez size yapışan dakarlılarla seyahatinizin sonuna kadar sürecek birlikteliğiniz burada başlıyor.
ingilizce onlarda yok bizde de sadece no fğanse ve mersi var* * otellerden muhtemelen en düzgünü radisson hem yeni hem temiz. diğerleri dakara göre lüks de olsa kendine has kokusuyla bütünleşik. okyanusun nemi binaların eskiliği ve bakımsızlığı insanlarında fakirliğe alışmaktan kaynaklı kirli elbiselerle gezmeye alışkanlıklarından olsa gerek o koku sizi hiç yalnız bırakmıyor.
gitmeden aşınızı mutlaka olun aşı kartınızı da unutmayın. ilaçları ben kullanmadım ama sivrisineklerle hiç münasebetim olmadı. ama etrafta sivrisinek çok biz gittiğimizde serin zamanlarıydı hava 25 30 arasıydı sivrisinekler vardı oldukça.
gitmeden yanınıza sinkov unuzu anti bakteriyelinizi alın yine de.
görülecek yerler meşhur köle adası gore adası, afrikanın yeniden doğuşu heykeli rönesans heykeli ve deniz feneri olarak 3 başlıkta toplanabilir.
yeme içme konusunda naturel ve without sos lu cümlelerinizle gayet güzel balıklar yiyebilirsiniz. bunun dışında kaliteli yerlerde güzel yemekleri mevcut. müslüman oldukları için helal kesim olduğuna güvendik ama temizliği konusunda bir tereddütümüz vardı hep ama sonuç değişmedi. yedik. *
insanları genel olarak sıcakkanlı ama fakirliğin etkisiyle çarşıda pazarda size birşeyler satmak için yapışa tipler dilenen küçük çocuklar ve genelinde fakirliğin her türlüsünü göreceksiniz.
sendega market diye bilinen bizim karaköy yada itfaiye meydanına benzeyen bir pazarları var mümkünse gitmeyin.biz 3 erkek bir tarafımızı kollayarak gezdik. ve bir süre sonra etrafımızda 8 kişi vardı onlarla beraber geziyorduk.
taksilerde taksimetre yok heryerde pazarlık var ölümüne pazarlık. 20000 cfa dan başlar sen ne veriyorsun diye sorar kesinlikle 1000 deyin. sonra 3000 e anlaşırsınız. dönüşte de havalimanları berbat. bekleme salonunda sıcak ve kirden telef oluyorduk.
giderken ve oradayken mümkün olduğunca uzun kollu şeyler tercih edin svirisineklere karşı.
küresel dünya orada da size orjinal şeyler bırakmıyor ama ağaç işlemeleri afrika kumaşları ve boynuzlara işlenmiş biblolar alabilirsiniz.
şu belgesellerde minibüsün arkasına asılı giden afrikalıları izlediğiniz şehir burası. minibüslerde cam yok bol süslü ve etrafında sarkan insanlarla dolu.
burada beni en çok şaşırtan çılgıncasına spor yapan insanlar. kumsallarda yol kenarlarında günün her saatinde insanlar deli gibi spor yapıyorlar.
giderken yanınıza euro almaya çalışın dolardan daha geçerli.
sörfden anlıyorsanız okyanusun hırçın dalgalarıyla savaşabilirsiniz. *
aklıma gelenler bunlardır.
thy de yaklaşık 7 saat kadar süren bir hava yolculuğu var dakardan önce moritanyaya inip yolcu alıp bırakıyor ve sonra bir saat daha devam ediyorsunuz.
bizden vize istiyorlar. vizeleri de pasaportunuza vurdukları matbu kaşenin üzerine el yazısı ile vizenizi işliyorlar. havalimanına indiğinizde parmak izi ve kamera gibi bir prosedürleri var. bundan öncesinde uçakta verilen ve aynısını çıkışta da dolduracağınız bir form var ve nedense meslek vs gibi kısımları detaylı doldurmanızı istiyorlar. sonuç itibariyle kontrolden geçiyorsunuz.
havalimanı zaten şehrin geri kalanını size anlatıyor heryer pislik içinde. enteresan bir yapı var. ortada bir denetleme mekanizması varmış gibi ama yok. çıkışta valizlerinizi x rayden geçirirlerken sizi ve el bagajlarınız sormuyorlar hatta valizinize bile baktırmaadan çaktırmadan geçebilirsiniz.
bu şehirde yoğun bir hat satma merakı var daha iner inmez size yapışan dakarlılarla seyahatinizin sonuna kadar sürecek birlikteliğiniz burada başlıyor.
ingilizce onlarda yok bizde de sadece no fğanse ve mersi var* * otellerden muhtemelen en düzgünü radisson hem yeni hem temiz. diğerleri dakara göre lüks de olsa kendine has kokusuyla bütünleşik. okyanusun nemi binaların eskiliği ve bakımsızlığı insanlarında fakirliğe alışmaktan kaynaklı kirli elbiselerle gezmeye alışkanlıklarından olsa gerek o koku sizi hiç yalnız bırakmıyor.
gitmeden aşınızı mutlaka olun aşı kartınızı da unutmayın. ilaçları ben kullanmadım ama sivrisineklerle hiç münasebetim olmadı. ama etrafta sivrisinek çok biz gittiğimizde serin zamanlarıydı hava 25 30 arasıydı sivrisinekler vardı oldukça.
gitmeden yanınıza sinkov unuzu anti bakteriyelinizi alın yine de.
görülecek yerler meşhur köle adası gore adası, afrikanın yeniden doğuşu heykeli rönesans heykeli ve deniz feneri olarak 3 başlıkta toplanabilir.
yeme içme konusunda naturel ve without sos lu cümlelerinizle gayet güzel balıklar yiyebilirsiniz. bunun dışında kaliteli yerlerde güzel yemekleri mevcut. müslüman oldukları için helal kesim olduğuna güvendik ama temizliği konusunda bir tereddütümüz vardı hep ama sonuç değişmedi. yedik. *
insanları genel olarak sıcakkanlı ama fakirliğin etkisiyle çarşıda pazarda size birşeyler satmak için yapışa tipler dilenen küçük çocuklar ve genelinde fakirliğin her türlüsünü göreceksiniz.
sendega market diye bilinen bizim karaköy yada itfaiye meydanına benzeyen bir pazarları var mümkünse gitmeyin.biz 3 erkek bir tarafımızı kollayarak gezdik. ve bir süre sonra etrafımızda 8 kişi vardı onlarla beraber geziyorduk.
taksilerde taksimetre yok heryerde pazarlık var ölümüne pazarlık. 20000 cfa dan başlar sen ne veriyorsun diye sorar kesinlikle 1000 deyin. sonra 3000 e anlaşırsınız. dönüşte de havalimanları berbat. bekleme salonunda sıcak ve kirden telef oluyorduk.
giderken ve oradayken mümkün olduğunca uzun kollu şeyler tercih edin svirisineklere karşı.
küresel dünya orada da size orjinal şeyler bırakmıyor ama ağaç işlemeleri afrika kumaşları ve boynuzlara işlenmiş biblolar alabilirsiniz.
şu belgesellerde minibüsün arkasına asılı giden afrikalıları izlediğiniz şehir burası. minibüslerde cam yok bol süslü ve etrafında sarkan insanlarla dolu.
burada beni en çok şaşırtan çılgıncasına spor yapan insanlar. kumsallarda yol kenarlarında günün her saatinde insanlar deli gibi spor yapıyorlar.
giderken yanınıza euro almaya çalışın dolardan daha geçerli.
sörfden anlıyorsanız okyanusun hırçın dalgalarıyla savaşabilirsiniz. *
aklıma gelenler bunlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar