bugün
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya9
- engineer288
- türkiye şahlanıyor5
- hangi mbti tipisiniz4
- hyundai i10 vs hyundai i203
- en sevdiğiniz radyo kanalları3
- idealist misiniz2
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar7
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği12
- bu devirde3
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu3
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- herzevekil14
- kaşarlı tost2
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı10
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi6
- coskuyla sabunlanan pipi7
- ayda yılda bir gelip sözlüğe sallayıp giden tip3
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- gece gece kokoreç gömmek9
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu4
- 31 aralık 20263
- bik bik 219
- nervio18
- yanlışlıkla pasif olmak3
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- bu devirde evlenmek2
- evlenmek istememek ama yalnızlıktan da sıkılmak2
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı4
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- kpss ön lisans 70 puan mealinin yorumu3
- galatasaray ın 4 nala şampiyonluğa koşması3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- teomancalmasur23
- tarikat şeyhleri2
- anın görüntüsü18
- israil de arapların seçim dengelerini değiştirmesi2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- street fighter4
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması2
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- ücretsiz kargo sınırı için sepet şişirme2
- nick istemeyen adam ile engineer283
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- 1800 ler sibirya da kış gecesi3
guardiola motivasyondu, bu adam ise bilgi.
ilginç bir kariyeri var; barcelona alt yapısında oynuyor ancak a takımda çıktığı ilk ve tek maçta yerini guardiola' ya bırakıyor.(kader böyle bir şey sanırım)
sonrasında bahsetmeye bile değmeyecek bir futbol kariyeri oluyor kendisinin. futbolu bıraktıktan bir süre sonra barcelona alt yapısına hoca olarak geri dönüyor. alt yapıda messi' nin hocalığını da yapıyor hatta. 2008 yılında guardiola' nın hoca olmasıyla birlikte onun yardımcılığına geliyor -bildiğim kadarıyla- guardiola' nın isteğiyle. vilanova' nın eşinin de bu başarıda payı var bir bakıma. çünkü kendisi guardiola' nın eşi ile sıkı bir dostluk kuruyor ve bu iki adam saha dışında da sık sık görüşen iki dosta dönüşüyorlar. 2012 yılında guardiola' nın ayrılmasıyla da takımın başına geçiyor.
işin teknik taktik kısmına girmeyeceğim çünkü ben bazı arkadaşlar ve bazı yorumcular gibi mourinho, fatih terim, vilanova gibilerden daha fazla anlamıyorum bu işlerden. *
çok radikal bir teknik direktör gelmediği sürece zaten barcelona' nın oyun düzeni değişmez ama gelişebilir. rijkaard ile başlayan süreçte guardiola' nın takımın başına geçmesiyle beklerin oyuna daha fazla katıldığı ve pas sayısı ile yüzdesinin daha da yukarılara çekildiği bir barcelona izlemeye başladık. hatta düzeni birazcık bozmuştu guardiola -ki eleştirildi de o dönemlerde- mascherano' yu stopere alıp 3-4-3 e dönmüştü. hatta bu dönem biraz sallandı barcelona. tabii burada sallanmak kelimesi barcelona standartları için geçerli yoksa normal bir takım için sallanmak diye nitelendirilemezdi o dönem. tabii ki birbirlrini tanıyan oyuncuların ve oyuncuları tanıyan bir hocanın sayesinde çabuk atlatıldı o dönem. barcelona rijkaard dönemine kıyasla beklerin hücuma destek verdiği bir takım olmaktan çıkıp beklerin hücumda olduğu, mevkiler arasındaki çizgilerin top barcelona' dayken ortadan kalktığı, herkesin hareketli oynadığı bir takıma dönüştü. guardiola' nın, rijkaard' ın barcelonası' na kattığı en önemli şeydi belki de bu hareketlilik. hatta guardiola' nın kenardan en çok yaptığı uyarıydı bu belki de; ''hareket edin, dönün, dönün''
sonrasında vilanova geldi takımın başına. kendi oyuncularının deyimiyle ''o bir kitaptı. ondan sürekli bir şeyler öğrenebilirdiniz.'' nitekim o da oyun planını ve yapısını bozmadan bir şeyler ekledi takıma. artık barcelona daha çok şut atmaya başladı ceza sahası dışından. şimdilik görünen en önemli değişiklik bu kaldı ki zaten başka bir silaha, arayışa da gerek bırakmıyor takım. istediği skoru istediği dakikada alabiliyor. yine de ben barcelona' nın biraz daha mükemmelleşeceğine inanıyorum villanova ile -artık daha ne kadar olacaksa-
sağlam bir real madrid taraftarı için bunları yazmak biraz iç burkucu elbette ama barcelona' nın futbolu bir sanata çevirişine dahası bunu yaparken geçtiği tüm evrelere tanık olmak da bir futbolsever olarak inanılmaz keyifli.
ilginç bir kariyeri var; barcelona alt yapısında oynuyor ancak a takımda çıktığı ilk ve tek maçta yerini guardiola' ya bırakıyor.(kader böyle bir şey sanırım)
sonrasında bahsetmeye bile değmeyecek bir futbol kariyeri oluyor kendisinin. futbolu bıraktıktan bir süre sonra barcelona alt yapısına hoca olarak geri dönüyor. alt yapıda messi' nin hocalığını da yapıyor hatta. 2008 yılında guardiola' nın hoca olmasıyla birlikte onun yardımcılığına geliyor -bildiğim kadarıyla- guardiola' nın isteğiyle. vilanova' nın eşinin de bu başarıda payı var bir bakıma. çünkü kendisi guardiola' nın eşi ile sıkı bir dostluk kuruyor ve bu iki adam saha dışında da sık sık görüşen iki dosta dönüşüyorlar. 2012 yılında guardiola' nın ayrılmasıyla da takımın başına geçiyor.
işin teknik taktik kısmına girmeyeceğim çünkü ben bazı arkadaşlar ve bazı yorumcular gibi mourinho, fatih terim, vilanova gibilerden daha fazla anlamıyorum bu işlerden. *
çok radikal bir teknik direktör gelmediği sürece zaten barcelona' nın oyun düzeni değişmez ama gelişebilir. rijkaard ile başlayan süreçte guardiola' nın takımın başına geçmesiyle beklerin oyuna daha fazla katıldığı ve pas sayısı ile yüzdesinin daha da yukarılara çekildiği bir barcelona izlemeye başladık. hatta düzeni birazcık bozmuştu guardiola -ki eleştirildi de o dönemlerde- mascherano' yu stopere alıp 3-4-3 e dönmüştü. hatta bu dönem biraz sallandı barcelona. tabii burada sallanmak kelimesi barcelona standartları için geçerli yoksa normal bir takım için sallanmak diye nitelendirilemezdi o dönem. tabii ki birbirlrini tanıyan oyuncuların ve oyuncuları tanıyan bir hocanın sayesinde çabuk atlatıldı o dönem. barcelona rijkaard dönemine kıyasla beklerin hücuma destek verdiği bir takım olmaktan çıkıp beklerin hücumda olduğu, mevkiler arasındaki çizgilerin top barcelona' dayken ortadan kalktığı, herkesin hareketli oynadığı bir takıma dönüştü. guardiola' nın, rijkaard' ın barcelonası' na kattığı en önemli şeydi belki de bu hareketlilik. hatta guardiola' nın kenardan en çok yaptığı uyarıydı bu belki de; ''hareket edin, dönün, dönün''
sonrasında vilanova geldi takımın başına. kendi oyuncularının deyimiyle ''o bir kitaptı. ondan sürekli bir şeyler öğrenebilirdiniz.'' nitekim o da oyun planını ve yapısını bozmadan bir şeyler ekledi takıma. artık barcelona daha çok şut atmaya başladı ceza sahası dışından. şimdilik görünen en önemli değişiklik bu kaldı ki zaten başka bir silaha, arayışa da gerek bırakmıyor takım. istediği skoru istediği dakikada alabiliyor. yine de ben barcelona' nın biraz daha mükemmelleşeceğine inanıyorum villanova ile -artık daha ne kadar olacaksa-
sağlam bir real madrid taraftarı için bunları yazmak biraz iç burkucu elbette ama barcelona' nın futbolu bir sanata çevirişine dahası bunu yaparken geçtiği tüm evrelere tanık olmak da bir futbolsever olarak inanılmaz keyifli.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar