bugün
- etnik köken10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler8
- dünyadaki en kolay meslek6
- evde kalmış 30 yaşında kız16
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif4
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- sözlükteki zengin yazarlar8
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- en iyi çizgi filmler5
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- fenerbahçe16
- hangi yazara aşıksınız4
- sözlükte kim kime yürüyor5
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- bir bela geliyor6
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- hareket edebilen canlılar2
- müzik haram mıdır7
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- from gold from dust9
- amedspor22
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- ermenisiz kafkasya4
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- nervio19
- anın görüntüsü26
- hangi yazar hangi yazarla mesajlaşmak istiyor2
- türkiyenin buğdayı2
- sokakta sürü halinde gezen erkekler3
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- galatasaray ın şampiyonluğu hayırlı olsun2
- oğlunuz ne işle meşgul'e sözlükte yazar demek2
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- asgari ücret4
- cübbeli ahmet hoca3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- halloween2
- saçları sıfıra vurmak2
- çare ismail kartal4
- avm tuvaleti3
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- aponun villası2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- 14 mart 20113
- pazar günü yapılacak en iyi şey4
- futbol16
- havaların erken kararmaya başlaması3
eski filmlere olan önyargılarımdan vazgeçerek izlemiş olduğum film. film sektörünün son 20 yılda büyük atılımlar yaptığı reddedilemez bir gerçek olsa da insanların yaşadığı duygular milyonlarca yıla ait. işte bu yüzden film masumiyet ve yargılama süreci hakkında çok iyi tahlillerde bulunuyor. açıkçası filmi izlerken o kadar olumlu eleştiri yapıyordum ki tekrar izleyeceğimden eminim. özellikle hukuk ile alakalı uğraş verenlere bu filmi öneriyorum ancak bu olay hukuksal boyuttan ziyade kişisel yargılamalarla da alakalı. lütfen izleyin, zaten bildiğiniz bir çok şeyi farkedeceksiniz.
devamını filmi izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.
amerikan adaletindeki jüri sistemine pek olumlu bakmamakla birlikte, çok ikna olmasam da fikrimin değişebileceğini söyleyebilirim. filmde bahsi geçen çocuk belki gerçekten suçluydu, ancak görevi yargılamak olan kişilerin kaçırdığı bir çok ayrıntıyı hukukla adaletle alakası olmayan 12 kişi ortaya çıkardı. en başta hepsi, jürinin anlamsızlığını kanıtlayacak derecede tamamen ikna olmuş gibiydi, sadece birisi dışında. hepsi vicdanlıydı, sadece göremiyorlardı. bir insan hakkında hüküm vermek çok kolaydı çünkü. birinin bu konuda emin bile olmadan şüpheli yaklaşımı olayların seyrini değiştirmeye yetti. beni en çok etkileyen sahnelerden birisi de şapkalı herifin sırf tartışmanın daha uzun sürmemesi için fikrini değiştirmesi ve ona gelen tepkiydi. birinin suçlu olması veya suçsuzluğu işte bu kadar basitti yani. bunun dışında aslında fark etmesek dahi içimizdeki vicdan olgusunun bizi doğrulara götüreceğini gösterdi bu film.
jüri sistemi hakkında tam olarak olumlu düşünmemem ise fikrini değiştiren o mimardan pek bulunmadığını zannetmem ve büyük davalarda jürinin tehdit edilebileceğidir. hele türkiye'de olduğunu düşünün. davanın büyük olmasına da gerek yok. davalının mutlak surette amcaoğlu yada dayıoğlu bu jürinin işini görebilir. vesselam, iyi filmdi. önyargılar konusunda beni daha derin düşünmeye sevketti. o yıllarda böyle bir film çıkarabilen sektöre şapka çıkarıyorum.
devamını filmi izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.
amerikan adaletindeki jüri sistemine pek olumlu bakmamakla birlikte, çok ikna olmasam da fikrimin değişebileceğini söyleyebilirim. filmde bahsi geçen çocuk belki gerçekten suçluydu, ancak görevi yargılamak olan kişilerin kaçırdığı bir çok ayrıntıyı hukukla adaletle alakası olmayan 12 kişi ortaya çıkardı. en başta hepsi, jürinin anlamsızlığını kanıtlayacak derecede tamamen ikna olmuş gibiydi, sadece birisi dışında. hepsi vicdanlıydı, sadece göremiyorlardı. bir insan hakkında hüküm vermek çok kolaydı çünkü. birinin bu konuda emin bile olmadan şüpheli yaklaşımı olayların seyrini değiştirmeye yetti. beni en çok etkileyen sahnelerden birisi de şapkalı herifin sırf tartışmanın daha uzun sürmemesi için fikrini değiştirmesi ve ona gelen tepkiydi. birinin suçlu olması veya suçsuzluğu işte bu kadar basitti yani. bunun dışında aslında fark etmesek dahi içimizdeki vicdan olgusunun bizi doğrulara götüreceğini gösterdi bu film.
jüri sistemi hakkında tam olarak olumlu düşünmemem ise fikrini değiştiren o mimardan pek bulunmadığını zannetmem ve büyük davalarda jürinin tehdit edilebileceğidir. hele türkiye'de olduğunu düşünün. davanın büyük olmasına da gerek yok. davalının mutlak surette amcaoğlu yada dayıoğlu bu jürinin işini görebilir. vesselam, iyi filmdi. önyargılar konusunda beni daha derin düşünmeye sevketti. o yıllarda böyle bir film çıkarabilen sektöre şapka çıkarıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar