bugün
- kadim kültürler4
- the merich9
- erkeklerin giderek feminenleşmesi9
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- gocusuz sözlük5
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- gammazların sanki biraz şey olması2
- excornist2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip5
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- sözlük kızlarının burunları3
- sözlük kızlarının aletleri2
- şeytan6
- age of empire 23
- bira cips6
- ömer hayyam3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük kızlarının kombinleri20
- binlerce dansöz var3
- cin çarpma hikayeleri2
- velvet vs nervio19
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- arkadaşlar nasılsınız2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- sözlük kızlarının göbek delikleri2
- laptop5
- sudekiray7
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- aga be şarkılar5
- zam2
- maden suyu4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- israil'in gazze'ye saldırısında 7 filistinli öldü2
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- oytun erbaş3
- ispanya20
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- friedrich hegel la bi cay icek2
- mezarlıkları sevmek5
Andemach, Almanya dogumluyum. Babam isgal ordusunda asker, annem Alman'di. iki yasimda Amerika'ya getirildim. Kısa bir süre sonra Los Angeles'a taşındık. Hayatım bu sehirde geçti. iki sene Los Angeles City College'a devam ettim ancak kendi kendimi egittigimi söylemek daha dogru olur. Okuldan hemen sonra ülkeyi dolasmaya başladim. Geçimimi ikinci sinif bir çok iş yaparak kazandım sehirlerin çogunu gördüm ve yüze yakin ise girip çiktim. Yazmaya çalisirken ölümüne açlik çektim. Günde bir çikolatayla yetinerek haftada üç dört öykü yazmaya çalisiyordum. Çogu zaman daktilom yoktu. El yazisiyla yazdiklarimi Atlantic Monthly, Harper's ve New Yorker dergilerine postaladım. Hepsi geri geldi. "Nihayet 24 yaşımda, bir öyküm Whit Burnett'ın çıkardığı Story dergisinde basıldı. Ardından Portfolio dergisinde bir tane daha. Her zamankinden fazla içmeye başlamıştım, sonraları yazmayı kesip sadece içtim. Bu on yıl sürdü. Benim kadar ümitsiz olan kadınlarla geçirdiğim on yıl. şiddetli bir iç kanama sonucu kendimi Los Angeles hastanesinin düşkünler koğuşunda buldum. On iki şişe kan, on iki şişe glikoz verildi. Ameliyat olmayı reddettim. Ameliyat olmazsan ölürsün,' dediler. 'Bir kadeh bile seni öldürür,' dediler. Bana çifte yalan söylediler."Hastaneden çıkınca iş ve kalacak bir yer ayarlamayı başardım. Her akşam iş çıkışı eve dönüp tonlarla bira içip şiir yazmaya başladım. iki haftada 60 kadar şiir yazmıştım ama onları ne yapmam gerektiği konusunda hiç bir fikrim yoktu. Elime şiir dergilerinin bir listesi geçti. içlerinden biri Wheeler, Texas bölgesindendi. Tamam, asmalar içinde bir villada yaşayan, kanarya yetiştiren yaşlı bir kadının çıkardığı o tür dergilerden biri olsa gerek, bu şiirler onun panikmetre ibresini zıplatır diye düşündüm. şiirleri postalayıp aklımdan sildim. Dahi olduğumu ilan eden övgü dolu şişkin bir mektup aldım. işler iyiye gidiyordu. Yanıtladım. Harlequin dergisi bir sayısını tümüyle benim şiirlerime ayırdı. Yazmaya devam ettik. Beni ziyarete geldi. Oldukça çekici, sarışın bir kızdı. Evlendik ve Texas'a gittik. Milyoner bir ailenin kızı olduğunu orada öğrendim. Evliliğimiz iki buçuk yıl sürdü. "Yazmaya devam ettim, şanslıydım. Tekrar öykü yazmaya bile başlamıştım. Çoğu Evergreen Review dergisinde yayımlandı. Şiir kitaplarım çıkmaya başladı, senede bir gibi. Bir yeraltı gazetesinde "Notes of a Dirty Old Man"başlığı altında yazmaya başladım. Open City gazetesinde başlayan bu yazılar daha sonra Note Express ve L.A. Free Press'te sürdü. Bu öyküler sonradan Black Sparrow ve City Lights tarafından kitap olarak basıldı. Elli yaşında çalışmayı bıraktım (başkası hesabına çalışmayı) ve ilk romanımı yazdım. Post Office. 20 şişe viski, 210 şişe bira ve 80 puro tüketerek, 20 gecede. Black Sparrow yayımladı.0 günden beri yazarak geçiniyorum.Black Sparrow yayınevinden John Martin'in büyük yardımı dokundu. Hayatımın sonuna kadar tek satır yazmasam da ayda 100 dolar vaat etti. Hangi yazarın böyle bir şansı olmuştur? "Geçmiş yüzyıllarda yazılanlar beni pek açmadı; aşın ciddi ve resmi buldum. Birkaç istisna dışında yapaylığa çok yakın. Bu bana devam etme gücü verdi. Celine'in Gece'nln Sonuna Yolculuk kitabını severim, Hemingway'in ilk dönemi, Villon, Neruda, Salinger, Knut Hamsun'un tüm yazıları ve Fedor Dos. Bunların dışında pek bir şey yok. Yazmayı sürdürüyorum. Çoğunluk underground ve pek zengin değil. Olması gerektiği gibi. Haftada bir-iki, at yarışlarına giderim. Klasik müzik (Stravinsky ve Mahler) ve birayı severim. Romantik ve duygusalım. Boks maçlarından tat alırım ve hayatıma giren kadınlardan birkaçı beni bulutların üstüne çıkarmayı başardı. "Hakkımda yazılanlara gelince, bazı tanıtma yazıları, makaleler, bir kitap ve bibliyografi sayılabilir; ancak onlar bu duvarın arkasındaki dolapta bir yerdeler ve şimdi gidip ararsam terler, sıkılırım. Siz de bunu istemezsiniz biliyorum. Sagolun. Ayrıca daktilo ve imla yanlışları için özür dilerim.ikisine de hiçbir zaman fazla ilgi duyamadım.
charles bukowski
charles bukowski
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar