bugün

türkperestlik

ziya gökalp’ın uydurduğu, ne olduğu belirsiz unsurlardan biri.

ziya gökalp’e göre türkçülüğün ilk doğduğu yer, avrupa’dır. Türkçülük, türkiye’den ve Türklerden önce batıda doğmuştur. Gökalp: “Türkçülüğün memleketimizde zuhurundan evvel avrupa’da Türklüğe dair iki hareket vücuda geldi . bunlardan birincisi Fransızcada (turquerie) denilen (türkperestlik)tir. avrupa’da bu hareket, tamamıyla türkiye’deki Türklerin, bedii (iltifat, anlamında) sanatlarda ve ahlaki yüksekliklerin bir tecellisinden ibarettir.” * …

hülasa…
bu ifadeler üzerine şaşkına dönen filozof cemil Meriç deli midir bu ? dediği feylozof ziyanın bahs ettiği kelimenin tarihini kaleme alır.
cemil Meriç “ vazıh(aydın) olmak isteyen bir yazar, işe Türkçülüğü tarif ile başlardı. Türkçülük nedir? bir fikir hareketi mi? siyasi bir meslek mi? içtimai bir davranış mı? memleketimizde zuhurdan evvel ne demek? daha evvel başka ülkelerde mevcuttu da, günün birinde içeri mi girdi? yoksa ülkemizde gizli olarak yaşıyordu da birden bire ortaya mı çıktı? zuhur, bir ‘tekevvün’ (var olma) bir süreklilik belirtmez, ani bir hareket ifade eder.”

türkperestlik kelimesinin uyandırdığı, putperestlik, ikbalperestlik, zenperestlik, meyperestlik gibi tehlikeli tedaileri dizginleyerek bu yeni “perestlik”in mahiyeti uyduran, Gökalp uydurduğu bu yeni oluşumu şöyle izah ediyor: “türkperestlik” (turquerie) avrupa’da vücuda gelen bir harekettir. birkaç ‘nefaistperest’ (güzel şeyleri seven) mangal ve şamdanlarımıza beslediği hayranlıktır. Avrupalı şairlerin, filozofların türk ahlakını tavsif eden kitaplarıdır.”

cemil Meriç ziya gökalp’ın türkperestlik diye açıkladığı Türkçülüğün kaynağını (turquerie) kelimesine Avrupalıların verdiği anlamları açıklarken, bu manaları ziya gökalp’ın kendi keyfine göre ürettiği kaynaklara bakıldığında anlaşılmaktadır. ~doğan avcı oğlu age
~
turquerie: kelimesi akademi lügatının ilk baskısında yok. (furetiérede 4. baskı, 1727)

‘turquerie, zalim ve barbarca hareket, Türklerin ki gibi’ (kelime on dokuzuncu asırda da aynı düşmanca aynı küçültücü manayı taşıyor)

“türk gibi davranma, vahşilik, sertlik” (litré)
“vahşi bir sertlik. halk arasında; nekeslik, cimrilik.”(pierre larousse)

yirminci asırda kelimenin muhtevası genişliyor, ama hep aynı husumet.

“turquerie”

“vahşic sertlik, nekeslik. (türk hayatını tasvir eden tablo veya edebi eser) nouveau larousse universel, 1949.

türk mizacı – sert, merhametsiz.

kısacası “turquerie” kelimesi iki asırlık gelişmesi sırasında hiçbir zaman sevgi ve hayranlık ifade etmemiştir. aksine kin, nefret ve iftira belirtiliyor. kelime Fransızcaya ne zaman girdiği ise bilinmiyor. sözlükler de öyle bir şey yok.
© copyright 2005 - 2026