bugün
- lise defteri6
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler7
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler7
- askere 79 kilo gidip 100 kilo olarak dönmek3
- türkiye5
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar14
- ankara da nato zirvesi tedbirleri3
- ideal sevgilinin en önemli özelliği17
- bir arı bir arıya sen kapat ben arıyım demiş2
- düşük iq belirtileri5
- birader beyler biraderdirler3
- ibne penis nah3
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler3
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı3
- yürüyüş partisi6
- diş ağrısı2
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- chp'deki değişimciler3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- ismet gurbuz 20245
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması11
- kablo dolu çekmece2
- dna testiyle ırk öğrenmek2
- beyaz otomobil satın almak14
- ipkis2
- saba makamı ile okunan ezan2
- gönüllü esaret paradoksu2
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- alışveriş merkezlerinde çaresizce dolanmak2
- güne bir şarkı bırak19
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- iyi gibi davranan kötüleri nasıl ayırt ederiz2
- makarna süzmek5
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- bugün de meme atan olmaması13
- zaman gazetesi2
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- house of the dragon2
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- messi'nin arjantin'deki heykeli3
- ayağında terlikle ülke yönetmek3
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması4
- tgrt3
- olmayacak duaya amin dememeyi öğrenmek3
- 48 takım içinde 47 nci olmak6
- 22 haziran 2026 keir starmer'ın istifa etmesi3
öncelikle şu komintern ifadeleri konusunu açıklağa kavuşturalım. komintern ya da 3.enternasyonal lenin döneminde kurulmuş ve dünya sosyalist hareketini yönlendirmeyi, eğitmeyi amaçlayan bir kuruluştu. fakat her söylediği söz, her söylediği slogan doğru muydu? öncelikle komintern'in yaptığı en ünlü faşizm tanımı "toprak ağalarının ve egemen sınıfın iktidarıdır." tanımı eksik ve yanlıştı. üstelik stalin en önemli düşmanlarının faşizme destek veren sosyal demokratlar olarak nitelendirmiştir. fakat tarih bize gösterdi ki halk cepheleri olmadan faşizm yenilemezdi. ve alman komünist partisinin stalin'e ve zinovyev'e uyarak sekter bir tutum aldı ve işçi sınıfındanda destek alan faşizm iktidara geldi. işte bu enternasyonalin en büyük ve en ciddi hatasıydı. faşizmin yükselişine büyük katkıda bulunmuştur bilinçsizce. yan neymiş öyle komintern'in her dediğine, her söylediğine inanmamak gerekirmiş, öyle tanrı-parti modeline itaat edilmiyormuş. şu anda kullanılan faşizm tanımı ise dimitrof'un kominter'i eleştirdiği kongrede verilmiş olan faşizm tanımıdır.
faşizm bugün son derece demokrat bünyeler tarafından ise ötekileştirme adı altında kullanılıyor. bu düpedüz faşizmi bayağalaştırmaya, insanların gözü önünde insancıllaştırmaya çalışan bir harekettir. o zaman gelin faşizm demiyelim, ötekileştirme diyelim. her türlü baskı hareketi faşizm midir? elbette hayır. bu onu sınıfsal konumundan söküp almaktır. işte islamcı iran'Da solcuları asarak şiddet uygulamıştı ama bu faşizm miydi? hayır. çünkü büyük sermaye gruplarının desteğini alamamış, gerici bir hareketti ama faşizm değildi. özünde değil şovenizm hiç bir şey taşımıyordu. fakat bu ötekileştirme hareketiyle tüm değerler ve ideolojiler çöpe atılmaya çalışılıyor.
milliyetçilik ise tarihi örnekler bize gösteriyorki her şekilde bir burjuva hareketidir. iyi ama nasıl bir burjuva hareketi? sonuçta bir ezen ulus ezilen ulus gibi kavramlar vardı, onlara ne oldu sahiden? tabi bu durum yalnızca pazar sorunu ile ilgiliydi ve pazarlarına az çok sahip olan her türden burjuva, milliyetçilik yapabilir fakat bu tüm emekçiler arasına finnet ve fesat sokmaktan öte bir şey değildir.
tüm durumlardan öte bir de kişilerin yazdıkları da çok önemlidir. sonuçta sanal bir platformdayız ve yazdıklarımız önemli. biz burada kalkıp demokrasiden dem vuracağız sonra da kalkıp ulusalcı sosyalizme ya da bilinen adı ile nazizme methiyeler düzeceğiz, "iyi uygulansa en güzel diyeceğiz!" sömürünün yanında olup, solculuk oyunları oynayacağız. oh ne ala memleket! kalkıp dünya için uygulanması en zor norveç sosyalizmi ya da sosyal demokrasisini savunup, norveç'in isveç'in dünya sömürü mekanizmasına katkılarını hiçe sayacağız sonra da geçip çok seslilikten bahsedeceğiz. tabi her şeyi geçtim, bir de başkalarına olan saygıdan dem vuracağız, terörden bahsedeceğiz. zaten nazi düzenini savunupta, terörden dem vurmak insanın kulağına komik gelmiyor mu? tabi bu durumua cevap hazır: realizm. o realizm değil de rezilizm olmasın sakın. her neyse her şeye rağmen aynı saygılar sunarım. umarım yazdıklarım anlaşılıp, okunacaktır yoksa gözlerini kapatıp banenemcilik oynamak ve suçlamak kolay. verilecek cevapları bilmeden nasıl olsa ben biliyorum verilecek cevapları demek ise kişinin ancak kendisiyle ilgili sorunları varsa yapabileceği türden bir kişilik bozukluğudur. en azından ben öyle düşünüyorum, komintern de belki öyle düşünüyordur.*
saygılarla
faşizm bugün son derece demokrat bünyeler tarafından ise ötekileştirme adı altında kullanılıyor. bu düpedüz faşizmi bayağalaştırmaya, insanların gözü önünde insancıllaştırmaya çalışan bir harekettir. o zaman gelin faşizm demiyelim, ötekileştirme diyelim. her türlü baskı hareketi faşizm midir? elbette hayır. bu onu sınıfsal konumundan söküp almaktır. işte islamcı iran'Da solcuları asarak şiddet uygulamıştı ama bu faşizm miydi? hayır. çünkü büyük sermaye gruplarının desteğini alamamış, gerici bir hareketti ama faşizm değildi. özünde değil şovenizm hiç bir şey taşımıyordu. fakat bu ötekileştirme hareketiyle tüm değerler ve ideolojiler çöpe atılmaya çalışılıyor.
milliyetçilik ise tarihi örnekler bize gösteriyorki her şekilde bir burjuva hareketidir. iyi ama nasıl bir burjuva hareketi? sonuçta bir ezen ulus ezilen ulus gibi kavramlar vardı, onlara ne oldu sahiden? tabi bu durum yalnızca pazar sorunu ile ilgiliydi ve pazarlarına az çok sahip olan her türden burjuva, milliyetçilik yapabilir fakat bu tüm emekçiler arasına finnet ve fesat sokmaktan öte bir şey değildir.
tüm durumlardan öte bir de kişilerin yazdıkları da çok önemlidir. sonuçta sanal bir platformdayız ve yazdıklarımız önemli. biz burada kalkıp demokrasiden dem vuracağız sonra da kalkıp ulusalcı sosyalizme ya da bilinen adı ile nazizme methiyeler düzeceğiz, "iyi uygulansa en güzel diyeceğiz!" sömürünün yanında olup, solculuk oyunları oynayacağız. oh ne ala memleket! kalkıp dünya için uygulanması en zor norveç sosyalizmi ya da sosyal demokrasisini savunup, norveç'in isveç'in dünya sömürü mekanizmasına katkılarını hiçe sayacağız sonra da geçip çok seslilikten bahsedeceğiz. tabi her şeyi geçtim, bir de başkalarına olan saygıdan dem vuracağız, terörden bahsedeceğiz. zaten nazi düzenini savunupta, terörden dem vurmak insanın kulağına komik gelmiyor mu? tabi bu durumua cevap hazır: realizm. o realizm değil de rezilizm olmasın sakın. her neyse her şeye rağmen aynı saygılar sunarım. umarım yazdıklarım anlaşılıp, okunacaktır yoksa gözlerini kapatıp banenemcilik oynamak ve suçlamak kolay. verilecek cevapları bilmeden nasıl olsa ben biliyorum verilecek cevapları demek ise kişinin ancak kendisiyle ilgili sorunları varsa yapabileceği türden bir kişilik bozukluğudur. en azından ben öyle düşünüyorum, komintern de belki öyle düşünüyordur.*
saygılarla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar