bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- akşama ne yemek yapsam7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak14
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- ağıza alınca rahatlatan şeyler6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur14
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- yavıdice öğreniyoruz4
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit7
- günün sözü8
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- nervio31
- leş kaktüsü6
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- terapi niteliğindeki şeyler15
- cennet çamuru5
- sözlüğün yeni tasarımı23
- anın görüntüsü27
- sözlüğün en ılık yazarı7
- bik bik'in gerçek yüzü5
- amedspor11
- tuborg smooth2
- fon skandalı2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- göbek marul3
- keyif kaçıran şeyler6
- percy jackson and the olympians2
- 8 kasım 2026 çorumspor fenerbahçe maçı2
- hava durumu2
- açık oylayıp fava atıp takip edip mesaj atan yazar2
- samsak döveci9
- ucuz atlatmak5
- hamas denince akla gelenler12
- akp'nin kemalistleşmesi5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- ne bu fon vurgunu6
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- tatar sulhiyenin gaddar katili aksaraylı ismed2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- galatasaray amed operasyonu5
- sözlük yazarlarının su bardakları6
dün gece 01:16 da içimi bir ürperti sardı. evde tek başına olmanın verdiği gerginliğin üstüne, çamaşır makinemin içine şeytan girdiğini düşünmem zaten varolan gerginliğimin üstüne tuz biber ekti. televizyon karşısında uyumayı adet edinen ben, tv sesine değil de çamaşır makinesinden gelen o garip sesleri duyuyordum sürekli. gidip baktım ne oluyor buna diye; makine aynı exorcist filmindeki içine şeytan girmiş kız gibi, zıplıyor, titriyor, garip sesler çıkarıyordu. üstüne üstlük deterjan kapağından da yeşil yeşil sıvılar çıkarıyordu. yavaşça banyonun kapısını kapatıp kitledim. banyoya en uzak olan odaya gidip diz çöküp oturdum. aslında her şey 2 sene önce başladı. o zamanlar makine eve yeni gelmişti. güzeldi, alımlıydı.. bir bakan bi daha bakıyordu. eve attığım kızlara önce makineyı gösterirdim ki bu da işleri kolaylaştırırdı. çok güzeldi. ama ben yine de bir gariplik seziyordum onda.
mutlu mesut günlerimden biriydi. makineye çamaşır attım. 40 derecede yıkayacaktım onları. her şeyi ayarladım ve start tuşuna bastım. sonra içeri gidip bilgisayarın başına geçtim, her şey normaldi yani. ama birden banyodan garip sesler gelmeye başladı. gidip baktım ve makinem yürüyordu. titreye titreye, çarpık adımlarla yürüyordu. nerdeyse banyonun kapısına kadar gelmişti. ama bunu o zamanlar o kadar önemsemedim. daha önce ki makinemde yürüyordu. normaldi yani..
bu yürüme olayından sonra ki 6-7 ay her şey normaldi. çamaşırlarımı yıkıyordu, kurutuyordu. yürümeleride çok seyrelmişti. günler geçtikçe ve üst tarafının boyası kalkıp açılmaya başladıkça, makinem beni çarpmayı tercih eder olmuştu. ilk çarptığı gün hafifçe bir gülümseme belirdi suratımda. merhametle gülümseyerek makinemin kafasına bir okşama hareketinde bulundum. ne de olsa eski arkadaştık. ama hiç de öyle değildi !! bunun hemen arkasından (onu fayanslara sabitlemek suretiyle yatağına bağladığım halde) olduğu yerden zıplamaya, ve çıkardığı seslerle lanetli efsunlar okumaya başladı. kimse bunu fark etmemiş olsa da ben anlıyordum hiih hih hiii! diye bağırıyordu öleceksiniz, sigortanızı attırıp yangın çıkarıcam, düğmelerinizi kırıcam, çamaşırları yırtıcam! bunun üzerine bir tamirci çağırdım. tamirci getirdiği garip aletlerle makineme bir şeyler yapıyordu. banyonun kapısını kapatıp onu makineyle baş başa bırakmamı istedi. ve bunu yaptım bende. odaya gidip başka şeylerle ilgilenmeye çalıştım ama aklım ve kulağım banyodaydı. garip inlemeler ve bağırtılar geliyordu. yaklaşık 10 dk sonra tamirci bir hışımla kapıyı açtı ve terli yüzüyle bana dönüp onu artık kurtaramayız dedi. ücret bile talep etmeden kapıyı çarpıp gitti
işte o tamircinin eve geldiği yağmurlu günden bu yana fişini takmadığım sürece uslu bir çocuk kadar sessiz ve sevimli duran makinemle huzurlu günler geçiriyorum.. fişi takılınca değişiyor. gerçek yüzünü gösteriyor, su akıtıyor, elektrik çarpıyor... kirli suyunu canı istediği şekilde banyoma bahşediyor, kapağını keyfine göre sıkıştırıyor. kazanı dönerken kulakları sağır edici gürültüsüyle tıkırdıyor, fayansları çatlatıyor. ve en kötüsü de yerinden her zıpladığında beni hala efsunlarıyla lanetliyor.
mutlu mesut günlerimden biriydi. makineye çamaşır attım. 40 derecede yıkayacaktım onları. her şeyi ayarladım ve start tuşuna bastım. sonra içeri gidip bilgisayarın başına geçtim, her şey normaldi yani. ama birden banyodan garip sesler gelmeye başladı. gidip baktım ve makinem yürüyordu. titreye titreye, çarpık adımlarla yürüyordu. nerdeyse banyonun kapısına kadar gelmişti. ama bunu o zamanlar o kadar önemsemedim. daha önce ki makinemde yürüyordu. normaldi yani..
bu yürüme olayından sonra ki 6-7 ay her şey normaldi. çamaşırlarımı yıkıyordu, kurutuyordu. yürümeleride çok seyrelmişti. günler geçtikçe ve üst tarafının boyası kalkıp açılmaya başladıkça, makinem beni çarpmayı tercih eder olmuştu. ilk çarptığı gün hafifçe bir gülümseme belirdi suratımda. merhametle gülümseyerek makinemin kafasına bir okşama hareketinde bulundum. ne de olsa eski arkadaştık. ama hiç de öyle değildi !! bunun hemen arkasından (onu fayanslara sabitlemek suretiyle yatağına bağladığım halde) olduğu yerden zıplamaya, ve çıkardığı seslerle lanetli efsunlar okumaya başladı. kimse bunu fark etmemiş olsa da ben anlıyordum hiih hih hiii! diye bağırıyordu öleceksiniz, sigortanızı attırıp yangın çıkarıcam, düğmelerinizi kırıcam, çamaşırları yırtıcam! bunun üzerine bir tamirci çağırdım. tamirci getirdiği garip aletlerle makineme bir şeyler yapıyordu. banyonun kapısını kapatıp onu makineyle baş başa bırakmamı istedi. ve bunu yaptım bende. odaya gidip başka şeylerle ilgilenmeye çalıştım ama aklım ve kulağım banyodaydı. garip inlemeler ve bağırtılar geliyordu. yaklaşık 10 dk sonra tamirci bir hışımla kapıyı açtı ve terli yüzüyle bana dönüp onu artık kurtaramayız dedi. ücret bile talep etmeden kapıyı çarpıp gitti
işte o tamircinin eve geldiği yağmurlu günden bu yana fişini takmadığım sürece uslu bir çocuk kadar sessiz ve sevimli duran makinemle huzurlu günler geçiriyorum.. fişi takılınca değişiyor. gerçek yüzünü gösteriyor, su akıtıyor, elektrik çarpıyor... kirli suyunu canı istediği şekilde banyoma bahşediyor, kapağını keyfine göre sıkıştırıyor. kazanı dönerken kulakları sağır edici gürültüsüyle tıkırdıyor, fayansları çatlatıyor. ve en kötüsü de yerinden her zıpladığında beni hala efsunlarıyla lanetliyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com