bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği41
- şemsiyeli benim10
- allah15
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum5
- ikizler burcu kadını olmak9
- et döner dürüm5
- herkesi seven insan9
- ekşi sözlük6
- kürtler asimile edilmelidir4
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- analize bak şimdi2
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması5
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- çömez'in paylaştığı yarız'ın süper lüks yatı2
- true nickli yazar15
- suudi arabistan'a demokrasi gelmeli3
- çok hastayım sözlük6
- sarı poşet kudurtması15
- ktç'nin şemsiyeli olması5
- şüphe2
- hepimiz şemsiyeyiz2
- uludağ sözlüğün saçmalığı4
- götünden tanırım seni8
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- true ile ramazan sohbetleri2
- pluviofil2
- sigara içmemenin çok sıkıcı olması2
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- evliliği ayakta tutan güçler13
- manisada okul saldırısı17
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz25
- trt 22
- en çok ihanet eden burçlar7
- tai lung12
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar2
- kara şemsiyeli benim2
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- türkiye de muhalefet var mı10
- true'yi evlendiriyoruz3
- celal şengör'ün burç yorumu6
- orta şeritte giderken selektör yapan kavat2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- iş hayatında takılan maskeler6
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- siyaset üstü yazarlar9
- the white buffalo2
- 22 eylül 2026 istanbul sağanak uyarısı3
dün gece 01:16 da içimi bir ürperti sardı. evde tek başına olmanın verdiği gerginliğin üstüne, çamaşır makinemin içine şeytan girdiğini düşünmem zaten varolan gerginliğimin üstüne tuz biber ekti. televizyon karşısında uyumayı adet edinen ben, tv sesine değil de çamaşır makinesinden gelen o garip sesleri duyuyordum sürekli. gidip baktım ne oluyor buna diye; makine aynı exorcist filmindeki içine şeytan girmiş kız gibi, zıplıyor, titriyor, garip sesler çıkarıyordu. üstüne üstlük deterjan kapağından da yeşil yeşil sıvılar çıkarıyordu. yavaşça banyonun kapısını kapatıp kitledim. banyoya en uzak olan odaya gidip diz çöküp oturdum. aslında her şey 2 sene önce başladı. o zamanlar makine eve yeni gelmişti. güzeldi, alımlıydı.. bir bakan bi daha bakıyordu. eve attığım kızlara önce makineyı gösterirdim ki bu da işleri kolaylaştırırdı. çok güzeldi. ama ben yine de bir gariplik seziyordum onda.
mutlu mesut günlerimden biriydi. makineye çamaşır attım. 40 derecede yıkayacaktım onları. her şeyi ayarladım ve start tuşuna bastım. sonra içeri gidip bilgisayarın başına geçtim, her şey normaldi yani. ama birden banyodan garip sesler gelmeye başladı. gidip baktım ve makinem yürüyordu. titreye titreye, çarpık adımlarla yürüyordu. nerdeyse banyonun kapısına kadar gelmişti. ama bunu o zamanlar o kadar önemsemedim. daha önce ki makinemde yürüyordu. normaldi yani..
bu yürüme olayından sonra ki 6-7 ay her şey normaldi. çamaşırlarımı yıkıyordu, kurutuyordu. yürümeleride çok seyrelmişti. günler geçtikçe ve üst tarafının boyası kalkıp açılmaya başladıkça, makinem beni çarpmayı tercih eder olmuştu. ilk çarptığı gün hafifçe bir gülümseme belirdi suratımda. merhametle gülümseyerek makinemin kafasına bir okşama hareketinde bulundum. ne de olsa eski arkadaştık. ama hiç de öyle değildi !! bunun hemen arkasından (onu fayanslara sabitlemek suretiyle yatağına bağladığım halde) olduğu yerden zıplamaya, ve çıkardığı seslerle lanetli efsunlar okumaya başladı. kimse bunu fark etmemiş olsa da ben anlıyordum hiih hih hiii! diye bağırıyordu öleceksiniz, sigortanızı attırıp yangın çıkarıcam, düğmelerinizi kırıcam, çamaşırları yırtıcam! bunun üzerine bir tamirci çağırdım. tamirci getirdiği garip aletlerle makineme bir şeyler yapıyordu. banyonun kapısını kapatıp onu makineyle baş başa bırakmamı istedi. ve bunu yaptım bende. odaya gidip başka şeylerle ilgilenmeye çalıştım ama aklım ve kulağım banyodaydı. garip inlemeler ve bağırtılar geliyordu. yaklaşık 10 dk sonra tamirci bir hışımla kapıyı açtı ve terli yüzüyle bana dönüp onu artık kurtaramayız dedi. ücret bile talep etmeden kapıyı çarpıp gitti
işte o tamircinin eve geldiği yağmurlu günden bu yana fişini takmadığım sürece uslu bir çocuk kadar sessiz ve sevimli duran makinemle huzurlu günler geçiriyorum.. fişi takılınca değişiyor. gerçek yüzünü gösteriyor, su akıtıyor, elektrik çarpıyor... kirli suyunu canı istediği şekilde banyoma bahşediyor, kapağını keyfine göre sıkıştırıyor. kazanı dönerken kulakları sağır edici gürültüsüyle tıkırdıyor, fayansları çatlatıyor. ve en kötüsü de yerinden her zıpladığında beni hala efsunlarıyla lanetliyor.
mutlu mesut günlerimden biriydi. makineye çamaşır attım. 40 derecede yıkayacaktım onları. her şeyi ayarladım ve start tuşuna bastım. sonra içeri gidip bilgisayarın başına geçtim, her şey normaldi yani. ama birden banyodan garip sesler gelmeye başladı. gidip baktım ve makinem yürüyordu. titreye titreye, çarpık adımlarla yürüyordu. nerdeyse banyonun kapısına kadar gelmişti. ama bunu o zamanlar o kadar önemsemedim. daha önce ki makinemde yürüyordu. normaldi yani..
bu yürüme olayından sonra ki 6-7 ay her şey normaldi. çamaşırlarımı yıkıyordu, kurutuyordu. yürümeleride çok seyrelmişti. günler geçtikçe ve üst tarafının boyası kalkıp açılmaya başladıkça, makinem beni çarpmayı tercih eder olmuştu. ilk çarptığı gün hafifçe bir gülümseme belirdi suratımda. merhametle gülümseyerek makinemin kafasına bir okşama hareketinde bulundum. ne de olsa eski arkadaştık. ama hiç de öyle değildi !! bunun hemen arkasından (onu fayanslara sabitlemek suretiyle yatağına bağladığım halde) olduğu yerden zıplamaya, ve çıkardığı seslerle lanetli efsunlar okumaya başladı. kimse bunu fark etmemiş olsa da ben anlıyordum hiih hih hiii! diye bağırıyordu öleceksiniz, sigortanızı attırıp yangın çıkarıcam, düğmelerinizi kırıcam, çamaşırları yırtıcam! bunun üzerine bir tamirci çağırdım. tamirci getirdiği garip aletlerle makineme bir şeyler yapıyordu. banyonun kapısını kapatıp onu makineyle baş başa bırakmamı istedi. ve bunu yaptım bende. odaya gidip başka şeylerle ilgilenmeye çalıştım ama aklım ve kulağım banyodaydı. garip inlemeler ve bağırtılar geliyordu. yaklaşık 10 dk sonra tamirci bir hışımla kapıyı açtı ve terli yüzüyle bana dönüp onu artık kurtaramayız dedi. ücret bile talep etmeden kapıyı çarpıp gitti
işte o tamircinin eve geldiği yağmurlu günden bu yana fişini takmadığım sürece uslu bir çocuk kadar sessiz ve sevimli duran makinemle huzurlu günler geçiriyorum.. fişi takılınca değişiyor. gerçek yüzünü gösteriyor, su akıtıyor, elektrik çarpıyor... kirli suyunu canı istediği şekilde banyoma bahşediyor, kapağını keyfine göre sıkıştırıyor. kazanı dönerken kulakları sağır edici gürültüsüyle tıkırdıyor, fayansları çatlatıyor. ve en kötüsü de yerinden her zıpladığında beni hala efsunlarıyla lanetliyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar