bugün
- sözlükte sizi kim tanıyor15
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız16
- zall'a yazdığım mesaj7
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi10
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu6
- kiraz cicegi kolonyasi43
- kim kimin fakesi10
- sözlükte ciddi konuların konuşulmaması6
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- üstteki yazarın banka hesabındaki para4
- günün şarkısı4
- kadınların koşamaması6
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler5
- gavurun kızı5
- natuk baytan2
- birader yazarların birader beyler olmaları hedesi2
- hazret ktc5
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- alttaki yazara bir ricada bulun3
- kolektif bilinç olması kolektif dinleme olmaması4
- ciddi konuların sözlükte konuşulmaması4
- askerdeyken sözlüğe girmek3
- sözlük kavgaları7
- mehmet okuyan11
- özbekler2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı22
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- küfürleşen iki yazardan birinin çaylak olması6
- hayatından 1 yılı kaça satarsın6
- 10 temmuz 2026 s 400 lerin satıldığı iddiası7
- büyük göt2
- homo erectus biraderyus4
- bebek te üç beş tur atmak5
- özbek kızları2
- pasif gayler in ortak özellikleri5
- kürt kızlarının sevişme sırasındaki cümleleri6
- yapmasak da yaptı derler o yüzden yapıcaz4
- orduevinde bira içmek2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- her gün hamburger yemek isteyen insan4
- gammaz çetesi çökertildi4
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu9
- sözlük erkeklerinin armutları3
- hesabı silmek2
- yazarların en sevdiği meyve11
- çomarların osmanlı hakkında bilmedikleri2
- sözlükte adı çıkmış bir kadınla sevgili olmak3
- fransızların sömürgeci olması5
- küfrettiği yazarı çaylak edip utanmadan takıln yzr2
- deve sidiği ile giden araba2
izlediğim en iyi Vietnam filmidir. Ancak normal bir savaş filmi değil. iki bölüme ayrılıyor kendi içerisinde..
1-) Asker psikolojisi.
2-) Antimilitaristlik ve savaş karşıtlığı.
ilk yarısında komedi unsuru gözümüze batıyor. Diyaloglarıyla birlikte hayli güldürür.. Aslında bu diyaloglar askerliği tiye alıyor. Fakat bir askerin üzerine yoğunlaşılması ve onun dışlanması hiç de iyi olmuyor. Aslında Kubrick burada da bizi uyutuyor güzel bir şekilde. Olayların sonucunda biz artık 'yönetim istifa' diye serzenişte bulunuyoruz yine. Başta ki insanlara kızıyoruz. Sistemin bayağılaştırılmasından yakınıyoruz. Tıpkı A Clockwork Orange filminde olduğu gibi. Alex'e hissettiklerimizle aynı. Yine filmin başında uyuyan bizler, filmin sonunda tüm okları sistemin en başında ki insanlara çeviriyoruz. ilk yarısında işlenen asker psikolojisi bizleri güldürüp, derinden etkiliyor kısaca..
ikinci yarısında ise tam bir savaş ortamı karşılıyor bizi. Yine askerliğin çektirdiği acılar gözler önüne seriliyor. Savaş ortamının askerler üzerinde ki dramını seyirciye yansıtıyor yapım. Bir sonra ki adımda ne olacağını değil askerlerin bu durumdan nasıl kurtulacaklarını düşündüm. Bir an onların yerine koydum kendimi, korkmaya başladım. Vietnam'da bir düzenin kurbanıydı askerler.. Düzenin askerler üzerinde ki düzensizliğini gösteriyordu bizlere Kubrick. Hiçbir insanın savaşı hak etmediğini gözler önüne seriyordu. Kim top tüfek altında savaşmak için doğar ki? Hiç kimse.. Palyaço ise barış rozeti taşıyıp, şapkasının üzerinde 'born to kill' yazısı ile karşımızdaydı. ikiliğin ortasında bir savaş vardı tam anlamıyla. Film inanılmaz bakış açısıyla beni derinden etkiledi.
Senaryosu, kurgusu, mekanı, diyalogları ve daha birçok şeyiyle harika bir film. Stanley Kubrick'in kusursuza ulaştığı filmdi işte bu.
+ Beyaz bir fıstığa tecavüz etmek isteyen beş zenciyi nasıl durdurursun?
- Onlara basket topu veririm.
1-) Asker psikolojisi.
2-) Antimilitaristlik ve savaş karşıtlığı.
ilk yarısında komedi unsuru gözümüze batıyor. Diyaloglarıyla birlikte hayli güldürür.. Aslında bu diyaloglar askerliği tiye alıyor. Fakat bir askerin üzerine yoğunlaşılması ve onun dışlanması hiç de iyi olmuyor. Aslında Kubrick burada da bizi uyutuyor güzel bir şekilde. Olayların sonucunda biz artık 'yönetim istifa' diye serzenişte bulunuyoruz yine. Başta ki insanlara kızıyoruz. Sistemin bayağılaştırılmasından yakınıyoruz. Tıpkı A Clockwork Orange filminde olduğu gibi. Alex'e hissettiklerimizle aynı. Yine filmin başında uyuyan bizler, filmin sonunda tüm okları sistemin en başında ki insanlara çeviriyoruz. ilk yarısında işlenen asker psikolojisi bizleri güldürüp, derinden etkiliyor kısaca..
ikinci yarısında ise tam bir savaş ortamı karşılıyor bizi. Yine askerliğin çektirdiği acılar gözler önüne seriliyor. Savaş ortamının askerler üzerinde ki dramını seyirciye yansıtıyor yapım. Bir sonra ki adımda ne olacağını değil askerlerin bu durumdan nasıl kurtulacaklarını düşündüm. Bir an onların yerine koydum kendimi, korkmaya başladım. Vietnam'da bir düzenin kurbanıydı askerler.. Düzenin askerler üzerinde ki düzensizliğini gösteriyordu bizlere Kubrick. Hiçbir insanın savaşı hak etmediğini gözler önüne seriyordu. Kim top tüfek altında savaşmak için doğar ki? Hiç kimse.. Palyaço ise barış rozeti taşıyıp, şapkasının üzerinde 'born to kill' yazısı ile karşımızdaydı. ikiliğin ortasında bir savaş vardı tam anlamıyla. Film inanılmaz bakış açısıyla beni derinden etkiledi.
Senaryosu, kurgusu, mekanı, diyalogları ve daha birçok şeyiyle harika bir film. Stanley Kubrick'in kusursuza ulaştığı filmdi işte bu.
+ Beyaz bir fıstığa tecavüz etmek isteyen beş zenciyi nasıl durdurursun?
- Onlara basket topu veririm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar