bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- yandaş basını okumak7
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi9
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz21
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- kız kıza sevişmek4
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak9
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- kadıköy de kara gece3
- sude sendromu10
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- dindarların çoğunun fakir olması12
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- yagmurcu6
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- rams parkta kara gece2
- mutlu bey mutlu olsun kampanyası2
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- adana demirspor3
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- erecto don don bey3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kürt kızlarının güzel olması5
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- en sevdiğiniz ayı3
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- melih gökçek13
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- silver ile evlenecek erkek52
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- akrostişli şiir7
- kızları en güzel olan şehir13
- 30 yaşına girmek6
- don don bey birader2
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
bir zamanlar paylaşmaktı sıcaklığı, ısınmak...
soğuk kış aylarında, bir oda da birlikte bölüşmek huzuru, mutluluğu, kederi ve sevinci.
soba... muhteşem ders aleti... hemen herkes hatırlar diye tahmin ediyorum sobayı...
hani şu soğuk zamanlar yaklaşırken evimizin bir odasına kurulan, kendisi gelmeden önce kalacağı oda düzenin ayarlandığı.
akşam olup ışıklar söndüğü zaman tavana yansıttığı ışık oyunlarına gözlerimizin takılı kalıp uykuya daldığımız,geometrik şekillere sahip, bir görünüşle isimlendirilen...
üzerinde her dem içi su dolu güğümlerin bulunduğu, üzerinde çay demlenen ve o çay tadının ev ortamında asla başka bir ev aletiyle yakalanamadığı bir nesne.
yemek saatlerinde hazır bulunan menünün üzerine bırakılarak oradan servis edildiği,üzerinde yapılan kestane keyfinin artık yakalanamadığı soba...
hani bilirsiniz işte...çocukken bir çoğumuzun ısınmak için yanına yaklaşırken kendimizi yaktığımız,
elimizde pil veya benzeri bir şey varken içine atıp atmamak arasında kalıp bir anda büyüklerden gelen bir uyarı ile korkularımızdan sıyrılıp yapmak istediğimiz şeyden vazgeçtiğimiz,
ellerimizi yıkadıktan sonra havlu kullanmak yerine ellerimizde kalan su damlalarını üzerine damlatıp kızgın demir üzerine düşen su damlalarının hareketlerini takip ettiğimiz,
ıslanan ayakkabılarımızın akşamları, dibine konularak kurutulduğu,bacaya giden borularından uzanan çubuklara yeni yıkanmış veya ıslak olup da kuruması istenilen elbiselerin asıldığı,
kovalı veya tuğlalı olmak üzere sınıflandırılan, kovalı olanların, yedek kovalarının önceden hazır edilip evin girişinde bekletildiği, tuğlalı olanlarının ise yanında hazır kıta bir kova kömürün beklediği,
tutuşturmak isterken elinizin yakmanın bir gün mutlaka gerçekleşeceğinin bilindiği,
yakarken çoğunlukla evin içini bir duman kaplaması gerçekleşen ve ısınmak için beklerken tüm pencerelerin açılması sonucu soğuğun tam olarak hissedildiği,
bazen öfkelenerek kızgın bir edasıyla "pofff"lamasına şahit olunan ve havasız kaldığı için böyle yaptığı çocuklara izah edilen...
bir zamanlar sıcaklığı paylaşmaktı, ısınmak...
genellikle evin tek odasına kurulan sobalar sadece içindeki kızgınlıkla ısıtıcı görevi anlamı taşımaz soba.
hane halkları arasında paylaşımın büyük ölçüde artma vesilesidir aynı zamanda.hane halkı yaşadıkları iklimin şartlarına bağlı olarak kış aylarını her zamankinden daha fazla bir arada yaşamak durumunda kalırlar.
tüm sorunlar ve çözümler birlikte konuşulur ve en küçük bireyin dahi payı olur her duyguda.
tartışmalarda, gülüşlerde tam bir paylaşımla yaşanır.
çocuk sorumluluğunu daha bir iyi kavrar bu dönemlerde hayata karşı, yaşamak denilen şeyin ne olduğunu.
evin derteleri çünkü artık bu oda da konşulmaya başlanır...
farkında olmadan büyükler ders anlatırken, çocuklar birer hayat öğrencisi olurlar.kimse kaçamaz dersten...
hata yapan mahcup olma duygusunu yaşamak zorundadır. kaçıp kurtulma imkanı yoktur. ha tabii ezilmesi de zaten söz konusu olmaz! çünkü anne ve babaya karşı mahcup olmayı öğrenmek hayata duruşu etkileyecektir.
bireysel yaşam minimize edilirken, bencillik kavramı ortadan ister istemez kalkar ve bu bireyin yaşamına direk etki eder.
belki bu yüzdendir hala anadolu köylerine kapitalizm denilen melûn kavramın tam anlamıyla yerleşememe sebebi.
değer yargılarındaki bozulma yine en az miktarda yaşanır, büyüklerle etkileşimin çok olması sebebiyle kültürel çürüme en düşük seviyededir.
birey daha bir sağlam temellere oturtur aile kavramını...
velhasılı... sıcaklığı paylaşmaktır köklerine ısınmak...
suç işleyen odasına çekilip utanma duygusunu yaşamaktan kendini kurtaramaz...
kişi kaçıp kurtulmak yerine üzerine düşeni yapmayı ve elini taşın altına koymayı öğrenir...
bireysel yaşama, toplumsal sorumluluk tercih edilir...
büyüklerden toplumsal kültür daha verimli alınır...
anne ve babayla kavga eden değil zorluklara direnen ve zorlukların paylaşılarak aşılacağı daha rahat anlaşılır...
velhasılı... bu sadece basit ve sıradan bir yazı(msı) ancak soba muhteşem bir insanlık ders aletidir...
soğuk kış aylarında, bir oda da birlikte bölüşmek huzuru, mutluluğu, kederi ve sevinci.
soba... muhteşem ders aleti... hemen herkes hatırlar diye tahmin ediyorum sobayı...
hani şu soğuk zamanlar yaklaşırken evimizin bir odasına kurulan, kendisi gelmeden önce kalacağı oda düzenin ayarlandığı.
akşam olup ışıklar söndüğü zaman tavana yansıttığı ışık oyunlarına gözlerimizin takılı kalıp uykuya daldığımız,geometrik şekillere sahip, bir görünüşle isimlendirilen...
üzerinde her dem içi su dolu güğümlerin bulunduğu, üzerinde çay demlenen ve o çay tadının ev ortamında asla başka bir ev aletiyle yakalanamadığı bir nesne.
yemek saatlerinde hazır bulunan menünün üzerine bırakılarak oradan servis edildiği,üzerinde yapılan kestane keyfinin artık yakalanamadığı soba...
hani bilirsiniz işte...çocukken bir çoğumuzun ısınmak için yanına yaklaşırken kendimizi yaktığımız,
elimizde pil veya benzeri bir şey varken içine atıp atmamak arasında kalıp bir anda büyüklerden gelen bir uyarı ile korkularımızdan sıyrılıp yapmak istediğimiz şeyden vazgeçtiğimiz,
ellerimizi yıkadıktan sonra havlu kullanmak yerine ellerimizde kalan su damlalarını üzerine damlatıp kızgın demir üzerine düşen su damlalarının hareketlerini takip ettiğimiz,
ıslanan ayakkabılarımızın akşamları, dibine konularak kurutulduğu,bacaya giden borularından uzanan çubuklara yeni yıkanmış veya ıslak olup da kuruması istenilen elbiselerin asıldığı,
kovalı veya tuğlalı olmak üzere sınıflandırılan, kovalı olanların, yedek kovalarının önceden hazır edilip evin girişinde bekletildiği, tuğlalı olanlarının ise yanında hazır kıta bir kova kömürün beklediği,
tutuşturmak isterken elinizin yakmanın bir gün mutlaka gerçekleşeceğinin bilindiği,
yakarken çoğunlukla evin içini bir duman kaplaması gerçekleşen ve ısınmak için beklerken tüm pencerelerin açılması sonucu soğuğun tam olarak hissedildiği,
bazen öfkelenerek kızgın bir edasıyla "pofff"lamasına şahit olunan ve havasız kaldığı için böyle yaptığı çocuklara izah edilen...
bir zamanlar sıcaklığı paylaşmaktı, ısınmak...
genellikle evin tek odasına kurulan sobalar sadece içindeki kızgınlıkla ısıtıcı görevi anlamı taşımaz soba.
hane halkları arasında paylaşımın büyük ölçüde artma vesilesidir aynı zamanda.hane halkı yaşadıkları iklimin şartlarına bağlı olarak kış aylarını her zamankinden daha fazla bir arada yaşamak durumunda kalırlar.
tüm sorunlar ve çözümler birlikte konuşulur ve en küçük bireyin dahi payı olur her duyguda.
tartışmalarda, gülüşlerde tam bir paylaşımla yaşanır.
çocuk sorumluluğunu daha bir iyi kavrar bu dönemlerde hayata karşı, yaşamak denilen şeyin ne olduğunu.
evin derteleri çünkü artık bu oda da konşulmaya başlanır...
farkında olmadan büyükler ders anlatırken, çocuklar birer hayat öğrencisi olurlar.kimse kaçamaz dersten...
hata yapan mahcup olma duygusunu yaşamak zorundadır. kaçıp kurtulma imkanı yoktur. ha tabii ezilmesi de zaten söz konusu olmaz! çünkü anne ve babaya karşı mahcup olmayı öğrenmek hayata duruşu etkileyecektir.
bireysel yaşam minimize edilirken, bencillik kavramı ortadan ister istemez kalkar ve bu bireyin yaşamına direk etki eder.
belki bu yüzdendir hala anadolu köylerine kapitalizm denilen melûn kavramın tam anlamıyla yerleşememe sebebi.
değer yargılarındaki bozulma yine en az miktarda yaşanır, büyüklerle etkileşimin çok olması sebebiyle kültürel çürüme en düşük seviyededir.
birey daha bir sağlam temellere oturtur aile kavramını...
velhasılı... sıcaklığı paylaşmaktır köklerine ısınmak...
suç işleyen odasına çekilip utanma duygusunu yaşamaktan kendini kurtaramaz...
kişi kaçıp kurtulmak yerine üzerine düşeni yapmayı ve elini taşın altına koymayı öğrenir...
bireysel yaşama, toplumsal sorumluluk tercih edilir...
büyüklerden toplumsal kültür daha verimli alınır...
anne ve babayla kavga eden değil zorluklara direnen ve zorlukların paylaşılarak aşılacağı daha rahat anlaşılır...
velhasılı... bu sadece basit ve sıradan bir yazı(msı) ancak soba muhteşem bir insanlık ders aletidir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar