bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri22
- sözlük kızlarının kekleri24
- nervio15
- şemsiyeli lavuk4
- ağzı kokan insan4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz3
- günün sözü16
- islamda namaz yoktur31
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- bildiğiniz sure sayısı3
- kürdistan9
- anın görüntüsü24
- lahmacun3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- baba oğul bisiklet5
- yazılımcıların flört edememesi2
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- tanrı nazarında insan nedir3
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- mülk suresi 30 ayet2
- peynir helvası5
- yesene beni diyen kız9
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- 19 eylül 20264
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- sözlükte ki gay başlıkları5
- sözlükten kız kaçırmak3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- ölümsüzlük var4
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesi3
- neme lazım diyen erkek6
- kefir patlaması3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- erkekle kadının arkadaş olması5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
Latincesi "Lenticula"dır. Yeşili vardır, kırmızısı vardır.
Yeşilin çorbası da olur, yemeği de olur. Kırmızısının sadece çorbası olur.
Yeşilin çorbası genellikle terbiyesiz olur. Ve terbiyesiz yeşil mercimek çorbası; özellikle kış sabahlarının, pencereleri ıssızlığa bakan köy öğretmeni evlerinde enfes olur.
Dumanı üstünde afilenen bir kâse koyu yeşil mercimek çorbası... Üstüne kazara limon sıkmaya kalkarsan, limon damlaları göz göz izler bırakır. Ve terbiyesiz bir çorbada limon, lüfer ızgaranın üstüne sirke dökülmüş kadar ters durur.
***
Limonu lüfer ızgaranın üstüne sıkacak, sirkeyi -şöyle büyükçe bir kaşık- yeşil mercimek çorbasının kâsesine karıştıracaksın...
Dumanlı, koyu bir kaşık üzüm sirkeli yeşil mercimek çorbası... Hele yalnızsan... Hele akşam yemeğini tek başına yemeye üşenmişsen... Ve sabahleyin eve yardıma gelen, annemsi köylü kadını pişirmişse sana böyle bir çorbayı... Koyu ve duman duman bir kâse çorba... Sonra yak sigaranı ve II. Murat'ı düşün...
***
Yeşil mercimeğin yemeği, kıymalı ve karanlık yüzlü olur... Savaş günlerinin kıtlığında, peynir kırıntılı eriştenin perde çavuşu gibidir. Önce o görünür sofrada... Bilirsin ki erişte gelecektir arkasından, yahut bulgur pilavı...
ikinci Dünya Savaşı'nda yatılı okullarda büyümüş çocuklar, çok iyi bilirler yeşil mercimek yemeğinin haftada en az iki kez arz-ı endam eden, doyurucu ama bıktırıcı nimetini...
***
Kırmızı mercimek daha kent soyludur. Ve sadece çorbası yapılır. içine azıcık pirinç, havuç ve patates dilimleri koyar da, düdüklüde pişirirsen; arkasından yiyeceğin yumurtalı piyazla ızgara köftenin; liman iskelesini, güneşle yoğurmuş, güneşle çiçeklemiş, güneşle şenlendirmiş olursun... Hele bir de yanında, ayaklı bombe bir kadehte, Tokat bağlarının yakut renkli şarabı varsa...
***
Mercimek aşk tarihine fırınlanarak girmiştir. Mercimeği fırına verdiğin zaman, kadınla erkeğin daha önce aklından geçenleri, vücutları uygulamaya başlar.
Mercimeğin edebiyat tarihine girişi ise, bundan 550 yıl önce yaşamış Ahmet Efendi sayesinde olmuştur.
O Ahmet Efendi ki, herhalde ufacık tefecik olduğu için, kendisine "Mercimek" lakabı takılmıştı...
***
Kış sabahlarının kırsal yalnızlığını, bir kâse yeşil mercimek çorbasıyla paylaşmaya uğraşan köy öğretmenlerinin, ilk sigarayı yakarken II. Murat'ı anımsamaları; içtikleri çorbadaki hammaddenin, onun döneminde bir yazara unvan olmasından ötürüdür.
Mercimek Ahmet'in Kâbusnamesi'ni alıp okuyun. 550 yıl öncesinin çocuksu kültürüyle, kültürel çocuksuluğunu görür ve her mercimek yiyişte Ahmet Efendi'nin ruhuna bir selamcık gönderirsiniz.
***
Demokrasilerde mercimeği sevmek ve sevmemek özgürlüğü vardır.
isteyen sever, isteyen sevmez.
Ben örneğin demokratik özgürlüğümü, özellikle mercimek çorbasını sevmekten yana kullanmışımdır.
Kim bilir belki de, bilinçaltımda nasıl fırınlandığının ilk gençlik merakını, hâlâ unutamadığım için...
çetin altan
Yeşilin çorbası da olur, yemeği de olur. Kırmızısının sadece çorbası olur.
Yeşilin çorbası genellikle terbiyesiz olur. Ve terbiyesiz yeşil mercimek çorbası; özellikle kış sabahlarının, pencereleri ıssızlığa bakan köy öğretmeni evlerinde enfes olur.
Dumanı üstünde afilenen bir kâse koyu yeşil mercimek çorbası... Üstüne kazara limon sıkmaya kalkarsan, limon damlaları göz göz izler bırakır. Ve terbiyesiz bir çorbada limon, lüfer ızgaranın üstüne sirke dökülmüş kadar ters durur.
***
Limonu lüfer ızgaranın üstüne sıkacak, sirkeyi -şöyle büyükçe bir kaşık- yeşil mercimek çorbasının kâsesine karıştıracaksın...
Dumanlı, koyu bir kaşık üzüm sirkeli yeşil mercimek çorbası... Hele yalnızsan... Hele akşam yemeğini tek başına yemeye üşenmişsen... Ve sabahleyin eve yardıma gelen, annemsi köylü kadını pişirmişse sana böyle bir çorbayı... Koyu ve duman duman bir kâse çorba... Sonra yak sigaranı ve II. Murat'ı düşün...
***
Yeşil mercimeğin yemeği, kıymalı ve karanlık yüzlü olur... Savaş günlerinin kıtlığında, peynir kırıntılı eriştenin perde çavuşu gibidir. Önce o görünür sofrada... Bilirsin ki erişte gelecektir arkasından, yahut bulgur pilavı...
ikinci Dünya Savaşı'nda yatılı okullarda büyümüş çocuklar, çok iyi bilirler yeşil mercimek yemeğinin haftada en az iki kez arz-ı endam eden, doyurucu ama bıktırıcı nimetini...
***
Kırmızı mercimek daha kent soyludur. Ve sadece çorbası yapılır. içine azıcık pirinç, havuç ve patates dilimleri koyar da, düdüklüde pişirirsen; arkasından yiyeceğin yumurtalı piyazla ızgara köftenin; liman iskelesini, güneşle yoğurmuş, güneşle çiçeklemiş, güneşle şenlendirmiş olursun... Hele bir de yanında, ayaklı bombe bir kadehte, Tokat bağlarının yakut renkli şarabı varsa...
***
Mercimek aşk tarihine fırınlanarak girmiştir. Mercimeği fırına verdiğin zaman, kadınla erkeğin daha önce aklından geçenleri, vücutları uygulamaya başlar.
Mercimeğin edebiyat tarihine girişi ise, bundan 550 yıl önce yaşamış Ahmet Efendi sayesinde olmuştur.
O Ahmet Efendi ki, herhalde ufacık tefecik olduğu için, kendisine "Mercimek" lakabı takılmıştı...
***
Kış sabahlarının kırsal yalnızlığını, bir kâse yeşil mercimek çorbasıyla paylaşmaya uğraşan köy öğretmenlerinin, ilk sigarayı yakarken II. Murat'ı anımsamaları; içtikleri çorbadaki hammaddenin, onun döneminde bir yazara unvan olmasından ötürüdür.
Mercimek Ahmet'in Kâbusnamesi'ni alıp okuyun. 550 yıl öncesinin çocuksu kültürüyle, kültürel çocuksuluğunu görür ve her mercimek yiyişte Ahmet Efendi'nin ruhuna bir selamcık gönderirsiniz.
***
Demokrasilerde mercimeği sevmek ve sevmemek özgürlüğü vardır.
isteyen sever, isteyen sevmez.
Ben örneğin demokratik özgürlüğümü, özellikle mercimek çorbasını sevmekten yana kullanmışımdır.
Kim bilir belki de, bilinçaltımda nasıl fırınlandığının ilk gençlik merakını, hâlâ unutamadığım için...
çetin altan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar