bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- kafanın çok büyük olması8
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- 2019 tasarımı4
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali5
- bırak kolumu acıtıyorsun3
- barış alper yılmaz2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı24
- anın görüntüsü23
- duygu özaslan6
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- zorunlu askerliğin ahlaki sorunu3
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü5
- timsah yürüyüşü4
- beni benden alırsan seni sana bırakmam3
- özel ders vermek4
- hoşlanılan kızın şarz aletin var mı diye sorması2
- iş arıyorum sözlük2
- ya şeytan haklıysa5
- beni benden alırsan bene nolur3
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- yoktan var etmek boş kağıda nokta koymak gibidir3
- sollen wir'in die disco gehen2
- hasslich2
- siirtte starbucks olması sorunsalı2
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- 2008 09 süper lig3
- bir ara mutlaka görüşelim2
- bazlama heykeli2
- askerde özlenen şeyler9
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
- 90lar türkçe pop5
- fenerbahçenin keşkeleri3
- kulağıma ayıp şeyler söyle diyen kız2
- 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı4
- helin kandemir4
- almanca bir not bırak2
- verrückt2
- 15 kasım 20264
- başkalarının hayatı dizisi4
- dia saba2
- espiyonaj dizisi3
(bkz: insanların ihtiyaç duydukları sözler)
"seni anlıyorum"
öyle ihtiyaç duyulan bir sözdür ki hem de.
toplum içinde ağlamak hiç adetim değildir. çoğu kez üzüldüğüm ağlama ihtiyacı hissettiğim zamanlarda yalnız kalmayı tercih etmişimdir. ama her insanın bir gafleti oluyor.
nasıl olduysa anlık bir sinir boşluğuyla çok sevdiğim bir arkadaşımla kafede otururken aniden ağlamaya başladım. onca yıllık arkadaşlığımız boyunca beni ağlarken hiç görmemişti kendisi. öyle panik olmuştu ki. "ne oldu" diye sorduğunda içimden geçen her şeyi bir bir dökmeye başladım. işin kötü tarafı ben onları döktükçe gözyaşlarım daha da artıyordu. gözyaşlarım arttıkça da arkadaşım daha çaresiz kalıyordu karşımda, hissediyordum. "ben seni hiç böyle görmemiştim, sana ben çok imreniyordum, neden böyle oldu?" diye şaşkınlığını belli ediyordu.
daha fazla üzülmesin diye kendimi susturmayı denedim. ağlamak da gülmek gibi bazen kriz haline gelebiliyormuş; kendimi durdurmak istedikçe arttı. baktım olmayacak anlatıp ağlamaya devam ettim. ben anlattıkça o da bana kendinden örnekler veriyordu.
"sen öyle diyorsun ama enurchem, ben daha kötü haldeyim." diyip her söylediğime kendinden bir şeyler buluyordu.
çok kızdım o an ona. ya hu dedim, beni dinleyip destek olacağına, kendi dertlerini açtı bana. daha da devam etmek istemedim. sustum, sinirlenip.
sonra çok oturmadan ayrıldık. daha sonra sakinleştiğimde, o panik olmuş halleri bana öyle sevimli geldi ki. kendinden bana örnek vermesi, bir çeşit "seni anlıyorum" du aslında. illa direk söylemeye gerek yok, beni anladığını hissettirmişti ya, bu yetti. (enurchem)
"seni anlıyorum"
öyle ihtiyaç duyulan bir sözdür ki hem de.
toplum içinde ağlamak hiç adetim değildir. çoğu kez üzüldüğüm ağlama ihtiyacı hissettiğim zamanlarda yalnız kalmayı tercih etmişimdir. ama her insanın bir gafleti oluyor.
nasıl olduysa anlık bir sinir boşluğuyla çok sevdiğim bir arkadaşımla kafede otururken aniden ağlamaya başladım. onca yıllık arkadaşlığımız boyunca beni ağlarken hiç görmemişti kendisi. öyle panik olmuştu ki. "ne oldu" diye sorduğunda içimden geçen her şeyi bir bir dökmeye başladım. işin kötü tarafı ben onları döktükçe gözyaşlarım daha da artıyordu. gözyaşlarım arttıkça da arkadaşım daha çaresiz kalıyordu karşımda, hissediyordum. "ben seni hiç böyle görmemiştim, sana ben çok imreniyordum, neden böyle oldu?" diye şaşkınlığını belli ediyordu.
daha fazla üzülmesin diye kendimi susturmayı denedim. ağlamak da gülmek gibi bazen kriz haline gelebiliyormuş; kendimi durdurmak istedikçe arttı. baktım olmayacak anlatıp ağlamaya devam ettim. ben anlattıkça o da bana kendinden örnekler veriyordu.
"sen öyle diyorsun ama enurchem, ben daha kötü haldeyim." diyip her söylediğime kendinden bir şeyler buluyordu.
çok kızdım o an ona. ya hu dedim, beni dinleyip destek olacağına, kendi dertlerini açtı bana. daha da devam etmek istemedim. sustum, sinirlenip.
sonra çok oturmadan ayrıldık. daha sonra sakinleştiğimde, o panik olmuş halleri bana öyle sevimli geldi ki. kendinden bana örnek vermesi, bir çeşit "seni anlıyorum" du aslında. illa direk söylemeye gerek yok, beni anladığını hissettirmişti ya, bu yetti. (enurchem)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com