bugün
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi20
- from gold from dust4
- sözlük yazarı sevgilinin yatağa sıçması5
- ortada bir yolsuzluk olmaması26
- 2003 model seymbol alınır mı6
- sözlükte olgun insan var mı4
- futbola aykırı bir fikrini yaz8
- cem yılmaz vs deniz göktaş5
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- yağmur adına yapılmış şarkılar3
- albea var mı abi düşük kilometreli10
- silvermist'in bininci entrysini kutluyoruz4
- bir şey söyle14
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- stoacılığın kişisel gelişim endüstrisine satılması4
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır5
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis10
- koca aramiyorum ki3
- romanya53
- kolesterol6
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- erdoğan'ın wüst'ü kabulü3
- sözlük erkeklerinin duygusal olması3
- 28 eylül dünya kuduz günü2
- koca arayan sozlukçü3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- yağmurdan nefret etmek9
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- günün sözü5
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- 28 eylül 20262
- yağmuru romantik bulan tip5
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- tassagi mengeneye sıkıştıran kocaoglan2
- fatma betülleri doyurmak5
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- adam yine kazanacak5
- fatma betül sayan kaya39
- uğurcan çakır4
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- dünya60
- uludağ itiraf3
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- jaguar2
- diyabet3
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
- almanya25
- sözlükçe aç kalsak birbirimizi yer miyiz3
yazarın dili öyle yetkin, kurgusu öyle çarpıcı ki işlediği konunun hakkını okuyucusunu mest ederek veriyor. bir solukta okunuyor ama bitiminde insanın içinde tarifi zor, derin duygular uyandırıyor. öykü boyunca insanın ruhu, duygudan duyguya akıyor; önce acıma sonra kızgınlık, nefret en sonunda da batının sözde medeniyetinin aslında sadece kendine layık gördüğü medeniyetinin, çarpık anlayışının sefil ve arsız suratına bir siyah tarafından indirilen tokat neticesinde büyük bir rahatlama ama derinde de bu düzenin dünyanın her yerinde bile isteye sürdürüldüğünü bilmenin dayanılmaz ağırlığı...
öyküde kullanılan satranç imgesi de; batının bu zeka ve strateji oyununu, aynı batının dünya üzerinde kurduğu sömürü düzeninin dayandığı zeka ve stratejiye benzetme; tüm dünyayı satranç tahtasına; insanları, ülkeleri de emperyalizmin şahı ya da piyonu olmasına mutevvellit satranç taşına benzetmek; ama bunda bile sözde adaletin siyah taşlardan hiçbirini şah gücünde hareket ettirememesini vurgulamak harika. yazar bir cümle ile öyle güzel anlatmış ki; ben sayfalarca yazsam o anlamı öyle etkili veremeyeceğim kesin.
--spoiler--
Bir satranç tahtasında hem siyah şah var hem de beyaz şah ve yine o tahtada hem beyaz piyon var hem de siyah piyon, maalesef biz şah değiliz sadece piyonuz!
--spoiler--
çözüm belki de o satranç tahtasının tepetaklak olmasıdır. o da başka bir dünyanın mümkün olması düşüncesidir...
--spoiler--
ama fırsat verildiğinde gücümüzün neleri alt edebileceğini biliyorsunuz.
--spoiler--
yazarın psikolojik tespitleri de takdire şayan, bir kaçını paylaşırsam:
--spoiler--
siz zamanında 'siyah ırkı eğitmek için buradayız' deyip bu bahaneyle kıtamızın her bir köşesini keşfe geldiniz. sonra dininizi tanıttınız; bizi kendinize bağlayacak ortak bir unsur aradanız çünkü bizim ham zenginliğimizi sömürebilmek için buna ihtiyacınız vardı. çok farklıydık! Siz beyaz bizse siyah! Ama siz Hıristiyan biz de Hıristiyan olunca işler biraz kolaylaşacaktı ve öyle de oldu!
--spoiler--
--spoiler--
elita, bir kaç yıl önce güney afrika'da ismini karıştırdığı herhangi fakir bir ülkeye (ona göre tüm afrika ülkeleri aynıydı) bağışlarda bulunmuş, hatta bazı yardım kampanyalarına destek olmuştu. yardımlarıyla manevi hazzı yaşamış ve iyi bir iş yaptığı için kendisiyle gurur bile duymuştu. ama hiç böyle şeyler düşünmemişti.
--spoiler--
--spoiler--
Manevi babası belki de yaptıklarının diyetini ödemek için onu evlat edinmişti
--spoiler--
ve bu en muhteşemi sanki;
--spoiler--
Nosekeni insanların işe yaramaz acıma duygularını bir anda vicdan azabına çevirmenin zafer sarhoşluğuyla derin bir iç çekti
--spoiler--
şu sahne o kadar gerçekçi ve vurucu anlatılmış ki, o kanlı satırın gölgesini insan ensesinde hissediyor hem de kesif kan kokusunu soluyarak;
--spoiler--
tamam, çektiklerimi sıralayayım; önce darp ettiler, sonra bu üç kişi tarafından tecavüze uğradım, bir kız çocuğum vardı, daha 5 yaşında, gözlerimin önünde ona da tecavüz ettiler ardından onu öldürdüler. Beni de öldüreceklerdi, olanları gördüğümde bayıldığım için öldüğümü zannetmiş olmalılar ki üstünde kızımın kanı olan satırı bana değdirme gereği duymadılar. Bitti bu kadar.
--spoiler--
kurallarını emperyalizmin yazdığı bir satranç oyununun siyah piyonu olarak yaşayan her varlığın okuması dileğiyle, ruya avcisi'na sonsuz teşekkürler...
başka bir dünya mümkün!
öyküde kullanılan satranç imgesi de; batının bu zeka ve strateji oyununu, aynı batının dünya üzerinde kurduğu sömürü düzeninin dayandığı zeka ve stratejiye benzetme; tüm dünyayı satranç tahtasına; insanları, ülkeleri de emperyalizmin şahı ya da piyonu olmasına mutevvellit satranç taşına benzetmek; ama bunda bile sözde adaletin siyah taşlardan hiçbirini şah gücünde hareket ettirememesini vurgulamak harika. yazar bir cümle ile öyle güzel anlatmış ki; ben sayfalarca yazsam o anlamı öyle etkili veremeyeceğim kesin.
--spoiler--
Bir satranç tahtasında hem siyah şah var hem de beyaz şah ve yine o tahtada hem beyaz piyon var hem de siyah piyon, maalesef biz şah değiliz sadece piyonuz!
--spoiler--
çözüm belki de o satranç tahtasının tepetaklak olmasıdır. o da başka bir dünyanın mümkün olması düşüncesidir...
--spoiler--
ama fırsat verildiğinde gücümüzün neleri alt edebileceğini biliyorsunuz.
--spoiler--
yazarın psikolojik tespitleri de takdire şayan, bir kaçını paylaşırsam:
--spoiler--
siz zamanında 'siyah ırkı eğitmek için buradayız' deyip bu bahaneyle kıtamızın her bir köşesini keşfe geldiniz. sonra dininizi tanıttınız; bizi kendinize bağlayacak ortak bir unsur aradanız çünkü bizim ham zenginliğimizi sömürebilmek için buna ihtiyacınız vardı. çok farklıydık! Siz beyaz bizse siyah! Ama siz Hıristiyan biz de Hıristiyan olunca işler biraz kolaylaşacaktı ve öyle de oldu!
--spoiler--
--spoiler--
elita, bir kaç yıl önce güney afrika'da ismini karıştırdığı herhangi fakir bir ülkeye (ona göre tüm afrika ülkeleri aynıydı) bağışlarda bulunmuş, hatta bazı yardım kampanyalarına destek olmuştu. yardımlarıyla manevi hazzı yaşamış ve iyi bir iş yaptığı için kendisiyle gurur bile duymuştu. ama hiç böyle şeyler düşünmemişti.
--spoiler--
--spoiler--
Manevi babası belki de yaptıklarının diyetini ödemek için onu evlat edinmişti
--spoiler--
ve bu en muhteşemi sanki;
--spoiler--
Nosekeni insanların işe yaramaz acıma duygularını bir anda vicdan azabına çevirmenin zafer sarhoşluğuyla derin bir iç çekti
--spoiler--
şu sahne o kadar gerçekçi ve vurucu anlatılmış ki, o kanlı satırın gölgesini insan ensesinde hissediyor hem de kesif kan kokusunu soluyarak;
--spoiler--
tamam, çektiklerimi sıralayayım; önce darp ettiler, sonra bu üç kişi tarafından tecavüze uğradım, bir kız çocuğum vardı, daha 5 yaşında, gözlerimin önünde ona da tecavüz ettiler ardından onu öldürdüler. Beni de öldüreceklerdi, olanları gördüğümde bayıldığım için öldüğümü zannetmiş olmalılar ki üstünde kızımın kanı olan satırı bana değdirme gereği duymadılar. Bitti bu kadar.
--spoiler--
kurallarını emperyalizmin yazdığı bir satranç oyununun siyah piyonu olarak yaşayan her varlığın okuması dileğiyle, ruya avcisi'na sonsuz teşekkürler...
başka bir dünya mümkün!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar