bugün
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi15
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- usualsuspects'in ayağı10
- ishale iyi gelen şeyler4
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- fatma betül sayan kaya7
- aöf aşçılık4
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- opera tarayıcı6
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- kadınların yedekte erkek tutması9
- anın görüntüsü19
- türk esnafı10
- kolye142
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- bilgisayar almak2
- türküm doğruyum çalışkanım11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı9
- iltica27
- fon vurgunu29
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- ofis pornosu13
- bir şeyler söyle5
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- 19 ekim 20262
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- cam açık ve çıplak uyumak6
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- saraca096
- andımız3
- marka giyinmek9
- uzaylılar selam verir mi4
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- asansörde konuşmama kuralı9
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- güne bir şiir dizesi bırak2
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
bir pazar sabahı dünyalar tatlısı yeğenimle bakkalda çikolata beğenirken içeri girmişti komşu kızı. 1,70 boyu, up uzun sarı saçları, incecik beli, allah'ın varlığını kanıtlayan yüz hatları ile bana bakıp gülümsüyordu. "günaydın" dediğinde, ben çikolata almak için eğildiğim raftan ayağa kalkmıştım.
+günaydın, nasılsın?
-iyiyim, teşekkür ederim. bu ufaklık kim? ay çok tatlıymış.
+yeğenim kız. * *
-çok şeker yaaa.
komşu kızı yeğenimin yanaklarını sıkarken, ben bakkalımız hamza abi ile göz göze gelmiştim. komşu kızına olan aşkımı biliyordu hamza abi, yüzündeki gülümseme 30 karton sigarayı beleşe almış bakkal gülümsemesi gibiydi. komşu kızı ile aynı anda çıkmıştık bakkaldan. bir konu bulmalıydım, yolda komşu kızı ile konuşmam gerekiyordu, ama yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissettim utancımdan tek kelime edemedim.
uzun sessizliği apartmanın otoparkından içeri girdiğimizde yeğenim bozdu "pepee istiyorum" demeye başladı. ben evde televizyonun bozuk olduğunu anlatmaya çalışırken, komşu kızı da durup bizi izlemeye başlamıştı.
+isterseniz bize gelin.
-şimdi mi?
+evet, evde kimse yok. hem ufaklık da çizgi filmini izler.
yeğenim "dayı hadi gidelim" dediğinde, senelerdir izlediğim konulu filmlerdeki sahneler aklıma gelmişti. taş gibi güzel hatunun tipsiz adamı evine çağırdığı sahneler... bu günün sonunun da filmlerdeki gibi bitmesine dualar ederek eve girmiştim. odasına gidip televizyondan çizgi filmi açmıştı komşu kızı, ufaklık içeride çizgi filmini izlerken ben de platonik aşkımla salonda oturuyordum. "işte fırsat, açıl olum anlat ona olan aşkını, yapabilirsin hadi başla" diye kendimi telkin ederken sağ ayağımın titremesini fark etmiştim, zangır zangır titriyordu. komşu kızı da gözleri büyümüş şekilde ayağıma bakıyordu.
kendime hakim olamıyordum, konserlerde davulun temposuna ayak uyduran insanlar gibiydim. ayağa kalkıp balkona doğru yürümeye başladım, balkona çıktığımda aşağı baktım. 6. kattaydık, utancımdan atlamayı bile düşündüm. 10 dakika manzarayı izledim, içeri girmeyi istemiyordum. sonra komşu kızının sesini duydum "gel hadi kahven soğumasın" diye seslenmişti bana. bütün gücümü toplayıp içeri girdim. komşu kızının yanına oturdum. gülümsüyordu bana, deminki salaklığıma güldüğünü düşünmeye başlamıştım.
eski günlerden konuşmaya başladık. mahallede saklambaç oynadığımız zamanlardan, karanlık olmasın da daha fazla oynayalım diye dua ettiğimiz anılarımızdan bahsediyorduk. komşu kızı gülerken koluma dokunmaya başlamıştı, yanağımda bir şey kalmış diye yanağıma dokunduğunda "sanırım şimdi vakti geldi" diye düşünmüştüm. *
ilk önce elini tuttum, gözlerinin içine baktığımda utangaçlığını hissettim, hiç konuşmadan öpsem mi acaba, olmaz bir iki kelime söylemeliyim, aşkımı anlatmalıyım ona. seni ço...... hasiktir bizim ufaklık kapının önünde bizi izliyormuş. "gel buraya seni yaramaz" diye seslendim koşarak bana geliyordu ama paçaları sırılsıklam, şapır şapır sesler çıkararak.
tiz bir çığlık attı komşu kızı, bense oturduğum yerde kalmıştım. koşarak içeri giderken, ıslanmış yerlere basmamak için ceylan gibi sekiyordu. bir kaç saniye sonra bir çığlık daha duydum "hayır buraya yapmamalıydın" diye bağırıyordu komşu kızı. ufaklığa "burada bekle" dedikten sonra koridorda kenardan yürüyerek komşu kızının odasına girdim. yatağın üstünde oluşan gölü görünce "biz gidelim o zaman" diyebildim sadece.
bana biraz önce sevgi ile bakan kızdan eser yoktu, cinnet getirecek gibi duruyordu. "defollllllllllll" derken o, ben içeri gitmiştim bile. ufaklığın elinden tutup dışarı çıkarken seslenmek istedim platonik aşkıma "seni seviyorummmm" diye.
"kimi aşkıyla baş başa evde,
takılıyor mum ışığı ve şarap kadehiyle,
kimi platonik aşkının resmine bakıp,
ağlıyor, elinde şarap şişesiyle."
+günaydın, nasılsın?
-iyiyim, teşekkür ederim. bu ufaklık kim? ay çok tatlıymış.
+yeğenim kız. * *
-çok şeker yaaa.
komşu kızı yeğenimin yanaklarını sıkarken, ben bakkalımız hamza abi ile göz göze gelmiştim. komşu kızına olan aşkımı biliyordu hamza abi, yüzündeki gülümseme 30 karton sigarayı beleşe almış bakkal gülümsemesi gibiydi. komşu kızı ile aynı anda çıkmıştık bakkaldan. bir konu bulmalıydım, yolda komşu kızı ile konuşmam gerekiyordu, ama yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissettim utancımdan tek kelime edemedim.
uzun sessizliği apartmanın otoparkından içeri girdiğimizde yeğenim bozdu "pepee istiyorum" demeye başladı. ben evde televizyonun bozuk olduğunu anlatmaya çalışırken, komşu kızı da durup bizi izlemeye başlamıştı.
+isterseniz bize gelin.
-şimdi mi?
+evet, evde kimse yok. hem ufaklık da çizgi filmini izler.
yeğenim "dayı hadi gidelim" dediğinde, senelerdir izlediğim konulu filmlerdeki sahneler aklıma gelmişti. taş gibi güzel hatunun tipsiz adamı evine çağırdığı sahneler... bu günün sonunun da filmlerdeki gibi bitmesine dualar ederek eve girmiştim. odasına gidip televizyondan çizgi filmi açmıştı komşu kızı, ufaklık içeride çizgi filmini izlerken ben de platonik aşkımla salonda oturuyordum. "işte fırsat, açıl olum anlat ona olan aşkını, yapabilirsin hadi başla" diye kendimi telkin ederken sağ ayağımın titremesini fark etmiştim, zangır zangır titriyordu. komşu kızı da gözleri büyümüş şekilde ayağıma bakıyordu.
kendime hakim olamıyordum, konserlerde davulun temposuna ayak uyduran insanlar gibiydim. ayağa kalkıp balkona doğru yürümeye başladım, balkona çıktığımda aşağı baktım. 6. kattaydık, utancımdan atlamayı bile düşündüm. 10 dakika manzarayı izledim, içeri girmeyi istemiyordum. sonra komşu kızının sesini duydum "gel hadi kahven soğumasın" diye seslenmişti bana. bütün gücümü toplayıp içeri girdim. komşu kızının yanına oturdum. gülümsüyordu bana, deminki salaklığıma güldüğünü düşünmeye başlamıştım.
eski günlerden konuşmaya başladık. mahallede saklambaç oynadığımız zamanlardan, karanlık olmasın da daha fazla oynayalım diye dua ettiğimiz anılarımızdan bahsediyorduk. komşu kızı gülerken koluma dokunmaya başlamıştı, yanağımda bir şey kalmış diye yanağıma dokunduğunda "sanırım şimdi vakti geldi" diye düşünmüştüm. *
ilk önce elini tuttum, gözlerinin içine baktığımda utangaçlığını hissettim, hiç konuşmadan öpsem mi acaba, olmaz bir iki kelime söylemeliyim, aşkımı anlatmalıyım ona. seni ço...... hasiktir bizim ufaklık kapının önünde bizi izliyormuş. "gel buraya seni yaramaz" diye seslendim koşarak bana geliyordu ama paçaları sırılsıklam, şapır şapır sesler çıkararak.
tiz bir çığlık attı komşu kızı, bense oturduğum yerde kalmıştım. koşarak içeri giderken, ıslanmış yerlere basmamak için ceylan gibi sekiyordu. bir kaç saniye sonra bir çığlık daha duydum "hayır buraya yapmamalıydın" diye bağırıyordu komşu kızı. ufaklığa "burada bekle" dedikten sonra koridorda kenardan yürüyerek komşu kızının odasına girdim. yatağın üstünde oluşan gölü görünce "biz gidelim o zaman" diyebildim sadece.
bana biraz önce sevgi ile bakan kızdan eser yoktu, cinnet getirecek gibi duruyordu. "defollllllllllll" derken o, ben içeri gitmiştim bile. ufaklığın elinden tutup dışarı çıkarken seslenmek istedim platonik aşkıma "seni seviyorummmm" diye.
"kimi aşkıyla baş başa evde,
takılıyor mum ışığı ve şarap kadehiyle,
kimi platonik aşkının resmine bakıp,
ağlıyor, elinde şarap şişesiyle."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar