bugün
- tekne turu14
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- eğitimin anlamsızlığı3
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- yunanistan29
- en son aldığınız iltifat14
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek11
- nureddin mahmud zengi2
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü2
- sabahın köründe denize girmek2
- gebze2
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- balıkesir vs eskişehir2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- cem küçük10
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- anın görüntüsü13
- sözlüğün bitmesi3
- gürcistan26
- sözlük kızları nerede3
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- hırvatistan2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- nebiye salat ve resule itaat4
- gelecek partisi'nin kapanması12
- ctrlx22
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- adalet ve kalkınma partisi4
- hayvan gibi acı salça yemek5
- bik bikle yemek yapmak9
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- nickten isim tahmini yapmak71
hakkaride asker olduğum yıllar..
bir çatışmada hafif yaralandım ve van askeri hastanesine kaldırıldım.
biliyorum ki ailem hakkariye telefon açar, ulaşamayınca telaşlanır haliyle. onlar aramadan ben arayayım dedim ve zar zor telefona kadar gidip sadece ''hastalandığımı, bu yüzden van'a geldiğimi ama önemli bir durum olmadığını'' bildirdim. babam falan telaşlandı ama sesimi duyduğu için teskin etmek kolay oldu.
sonra annemi istedim telefona, babam komşuda olduğunu söyledi. ararım tekrar diyip kapadım.
ertesi akşam gene aradım babamla konuştuktan sonra annemi istedim ''mevlütte'' dedi.
bir sonraki akşam annemi istedim gene ''komşuda'' dedi babam. ''ne komşusuymuş bu yahu'' dedim. ''yarın akşam aradığımda tel başında olsun'' diye tembihledim babama.
ana kuzusu falan değilimdir, hiç de olmadım ama özlemiştim işte, insan askerde çatışmada yaralanınca daha bir özlüyor.
ertesi akşam aradım, babam bu sefer ''komşu rahatsızlandı, annen onun başında hastanede'' dedi.
hayatımda ilk defa babama bağırdım.
''çocuk mu kandırıyorsun sen, nerede bu kadın, bişiy var ve söylemiyorsun!!!!''
karttaki kontor bitti o an. öğrenememiştim ama dellenmiştim, babam saklıyordu benden. sabahı zor ettim, gündüzleri aşağı inmek yasaktı ama umrumda değildi. seke seke gittim bir kart aldım ve doğruca telefon kulübesine yöneldim.
ev telefonu çaldı, çaldı, çaldı ama açan yoktu. babam da evde değildi. aklımı yitirecektim.
akşama tekrar aradım babam çıktı telefona, annemi istedim ''yok'' dedi. ablam aldı telefonu ''ablacım annem hastanede kalıyor ama önemli bişiy yok'' dedi.
baskı kurdum ama söylemiyordu neden yattığını, bağırışmaya başladık telefonda. en sonunda söyledi.
''kan kanseri''
zaman durdu, dünya durdu o an. izmire kaçıp gitsem ayağımdan yürüyemiyorum, elimden bir şey gelmiyor, gerçekten zaman durmuştu o an.
ben onlardan moralleri bozulmasın diye çatışmada yaralandığımı gizlerken, onlar da benden moralim bozulmasın diye annemin kanser olduğunu gizlemişlerdi.
benim vandan taburcu olduğum günlerde annemde hastaneden taburcu olmuştu.
ikimiz de yoğun tedavi sonucu atlatmıştık.
terhis oluşumdan 3-4 yıl sonra bu kanser illeti tekrarladı.
hayatımızın en zor günleriydi. annemin gözümün önünde erimesinin ve hiçbir şey yapamamanın acısı tarifsiz, kelimelerin gücü yetmezdi..
aylarca süren mücadele sonunda annem bunu da atlattı.
şimdi düzenli kontrollerde sürekli. tekrarlama riski ömür boyu baki.
allah kimsenin başına vermesin..
allah kimseyi bu kanser illetiyle sınamasın..
bir çatışmada hafif yaralandım ve van askeri hastanesine kaldırıldım.
biliyorum ki ailem hakkariye telefon açar, ulaşamayınca telaşlanır haliyle. onlar aramadan ben arayayım dedim ve zar zor telefona kadar gidip sadece ''hastalandığımı, bu yüzden van'a geldiğimi ama önemli bir durum olmadığını'' bildirdim. babam falan telaşlandı ama sesimi duyduğu için teskin etmek kolay oldu.
sonra annemi istedim telefona, babam komşuda olduğunu söyledi. ararım tekrar diyip kapadım.
ertesi akşam gene aradım babamla konuştuktan sonra annemi istedim ''mevlütte'' dedi.
bir sonraki akşam annemi istedim gene ''komşuda'' dedi babam. ''ne komşusuymuş bu yahu'' dedim. ''yarın akşam aradığımda tel başında olsun'' diye tembihledim babama.
ana kuzusu falan değilimdir, hiç de olmadım ama özlemiştim işte, insan askerde çatışmada yaralanınca daha bir özlüyor.
ertesi akşam aradım, babam bu sefer ''komşu rahatsızlandı, annen onun başında hastanede'' dedi.
hayatımda ilk defa babama bağırdım.
''çocuk mu kandırıyorsun sen, nerede bu kadın, bişiy var ve söylemiyorsun!!!!''
karttaki kontor bitti o an. öğrenememiştim ama dellenmiştim, babam saklıyordu benden. sabahı zor ettim, gündüzleri aşağı inmek yasaktı ama umrumda değildi. seke seke gittim bir kart aldım ve doğruca telefon kulübesine yöneldim.
ev telefonu çaldı, çaldı, çaldı ama açan yoktu. babam da evde değildi. aklımı yitirecektim.
akşama tekrar aradım babam çıktı telefona, annemi istedim ''yok'' dedi. ablam aldı telefonu ''ablacım annem hastanede kalıyor ama önemli bişiy yok'' dedi.
baskı kurdum ama söylemiyordu neden yattığını, bağırışmaya başladık telefonda. en sonunda söyledi.
''kan kanseri''
zaman durdu, dünya durdu o an. izmire kaçıp gitsem ayağımdan yürüyemiyorum, elimden bir şey gelmiyor, gerçekten zaman durmuştu o an.
ben onlardan moralleri bozulmasın diye çatışmada yaralandığımı gizlerken, onlar da benden moralim bozulmasın diye annemin kanser olduğunu gizlemişlerdi.
benim vandan taburcu olduğum günlerde annemde hastaneden taburcu olmuştu.
ikimiz de yoğun tedavi sonucu atlatmıştık.
terhis oluşumdan 3-4 yıl sonra bu kanser illeti tekrarladı.
hayatımızın en zor günleriydi. annemin gözümün önünde erimesinin ve hiçbir şey yapamamanın acısı tarifsiz, kelimelerin gücü yetmezdi..
aylarca süren mücadele sonunda annem bunu da atlattı.
şimdi düzenli kontrollerde sürekli. tekrarlama riski ömür boyu baki.
allah kimsenin başına vermesin..
allah kimseyi bu kanser illetiyle sınamasın..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar