bugün
- sapık6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- allah varsa beni milli yapsın6
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı12
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- erdoğan'ın fedaisi olmak2
- sözelci3
- karaburun4
- uludağ sözlük ü ayağa kaldıracak fikir3
- kadınlar için yapılan filmler2
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- fena gizli aşk yaşıyoruz kadınla2
- bir kadının en güzel bölgesi13
- allah neden cinselliği yarattı3
- sözlüğün kanayan yarası2
- dernekler kanununa muhalefet2
- gocu'nun heykeli4
- nick içeren başlıklar direk engellensin2
- nickli başlık sözlüğe ihanettir2
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- dünyanın en güzel tatlısı12
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- narlıdere2
- true namussuzdur2
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- ispanya milli futbol takımı4
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- türk dizileri2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- barış yarkadaş2
- true'nun maaşı2
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- türklerin ileri olduğu konular21
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- balık ekmek2
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- regl dönemi dengesizlikleri4
- vantilatörü kendine çevirmek10
- maruf güneş4
isa bir denizciydi.
Su üzerinde yürürken.
Uzun zaman gözledi.
ıssız, ahşap kulesinden.
Ne zaman ki anladı.
Yalnızca boğulanların onu gördüğünü.
Tüm insanlar denizci olacak dedi.
Deniz onları bırakana dek.
Ama kırgındı biraz,
Çok vardı gökyüzünün açılmasına.
Yalnızdı, insandı neredeyse.
Bir taş gibi battı, aklının dibinde.
Gezmek istersin onunla.
Gezmek, gözleri kapalı.
Güvenebileceğini sanırsın.
Kusursuz bedenine, aklıyla dokunduğu için.
Kararan havayla,
çiyin avuntusu olmakta iken.
yeryüzüne doğru,
görülmezce, işitilmeden
-çünkü yumuşacık patikler giyinir
avutucu çiy, bütün avuntuyla yumuşamışlar gibi-
anımsarsın sen, sıcak gönül, anımsarsın,
bir zamanlar nasıl susadığını,
kutsal gözyaşı ile çiy yağmurlarını özleyerek
yanıp tutuşurken, bitkinlikle susadığını,
kem gözlü akşamüstü güneşinin bakışları
sararmış otlu patikalar üzerinde
kararmış ağaçların içinden geçip dolaşırken çevrende,
güneşin kör edici kor bakışları, acı vermekten haz duyan
Hakikatin yavuklusu -sen ha? diye alay ederlerdi-
hayır! bir şair sadece!
bir hayvan, kurnaz yırtıcı sürüngen,
yalan söylemesi gereken,
bilerek isteyerek yalan söylemek zorunda,
av arzusunda,
elvan elvan maskelenmiş,
kendine maske,
kendine av.
bu ha hakikatin yavuklusu?
sadece deli! sadece şair!
sadece parlak parlak laf eden,
deli maskelerinden dışarı renkli renkli konuşan,
yalancı söz köprülerine tırmanan,
yalandan gök kuşakları üstünde.
kalp gökler arasında.
dolanıp duran, sürünüp duran-
sadece deli! sadece şair!
Bu ha hakikatin yavuklusu?
durgun değil, dik donuk soğuk değil,
tasvirleşmemiş,
heykelleşmemiş,
tapınakların önüne dikili değil,
bir tanrıya kapı bekçisi değil:
hayır! bu çakılı erdem tasvirlerine düşman,
yabanlar ona daha rahat tapınaklardan,
kedi haylazlığı ile dolu.
her pencereden zıplayıp.
hop! her rastlantının peşinden.
koklaya koklaya her yabanıl ormana dalansın sen,
yabanıl ormanlarda.
renkli tüylü yırtıcı hayvanlar arasında.
günahkarca sağlıklı, güzel, elvan gezinirsin,
arzulu dudaklarınla,
kutluca alaycı, kutluca şeytani, kutluca kan emici.
yırtıcı yırtıcı, sinsi sinsi, yalancı yalancı gezinirsin.
Ya da kartal gibi, uzun,
uzun dik dik uçuruma,
kendi uçurumuna bakan kartal gibi.
-Nasıl da yukarıya,
aşağıya, içeriye,
hep daha derin derinliklere halkalanıyor uçurum!-
sonra,
ansızın,
düz uçuşla
aniden dalarak
kuzuların üzerine çullanmak,
birden aşağıya, yırtıcı açlıkla,
kuzu arzusunda,
bütün kuzu ruhlara kızgın,
öfkeli bütün erdemlice,
koyunca, kıvırcık kıvırcık
göz kırpıştıran, koyun sütü iyilikle alıklaşmışlara.
Böylesine
kartalcadır, parscadır
şairin özlemleri,
senin özlemlerin, binlerce maske altında,
sen ey deli! sen ey şair!
Sen ki bakarken insana,
tanrı bakar gibidir koyuna-
insandaki tanrıyı paralamak
insandaki koyunu paralar gibi
paralarken de gülmek-
Bu, işte senin kutluluğun,
bir parsın, bir kartalın kutluluğu,
bir şairin, bir delinin kutluluğu!
Kararan havayla,
ayın orağı.
mor kızıllıklar arasında yeşil yeşil,
hasetle, sinsi sinsi dolanırken,
-Güne düşman,
her dolanışta biçerken
gülden döşekleri gizlice,
çökertene dek,
gecenin derinliğine uçuk uçuk gömene dek:
Ben de öyle düştüm bir kez.
hakikat çılgınlığımdan aşağıya,
gün özlemimden aşağıya,
günden yorgun, ışıktan bıkkın
-aşağıya, akşama, gölgeye çöktüm
bir hakikatten
bağrı yanık, susamış
-anımsıyor musun hala, anımsıyor musun, sıcak gönül,
nasıl susadığını?
sürülmüştüm.
tüm hakikatten!
sadece deli! sadece şair!
Su üzerinde yürürken.
Uzun zaman gözledi.
ıssız, ahşap kulesinden.
Ne zaman ki anladı.
Yalnızca boğulanların onu gördüğünü.
Tüm insanlar denizci olacak dedi.
Deniz onları bırakana dek.
Ama kırgındı biraz,
Çok vardı gökyüzünün açılmasına.
Yalnızdı, insandı neredeyse.
Bir taş gibi battı, aklının dibinde.
Gezmek istersin onunla.
Gezmek, gözleri kapalı.
Güvenebileceğini sanırsın.
Kusursuz bedenine, aklıyla dokunduğu için.
Kararan havayla,
çiyin avuntusu olmakta iken.
yeryüzüne doğru,
görülmezce, işitilmeden
-çünkü yumuşacık patikler giyinir
avutucu çiy, bütün avuntuyla yumuşamışlar gibi-
anımsarsın sen, sıcak gönül, anımsarsın,
bir zamanlar nasıl susadığını,
kutsal gözyaşı ile çiy yağmurlarını özleyerek
yanıp tutuşurken, bitkinlikle susadığını,
kem gözlü akşamüstü güneşinin bakışları
sararmış otlu patikalar üzerinde
kararmış ağaçların içinden geçip dolaşırken çevrende,
güneşin kör edici kor bakışları, acı vermekten haz duyan
Hakikatin yavuklusu -sen ha? diye alay ederlerdi-
hayır! bir şair sadece!
bir hayvan, kurnaz yırtıcı sürüngen,
yalan söylemesi gereken,
bilerek isteyerek yalan söylemek zorunda,
av arzusunda,
elvan elvan maskelenmiş,
kendine maske,
kendine av.
bu ha hakikatin yavuklusu?
sadece deli! sadece şair!
sadece parlak parlak laf eden,
deli maskelerinden dışarı renkli renkli konuşan,
yalancı söz köprülerine tırmanan,
yalandan gök kuşakları üstünde.
kalp gökler arasında.
dolanıp duran, sürünüp duran-
sadece deli! sadece şair!
Bu ha hakikatin yavuklusu?
durgun değil, dik donuk soğuk değil,
tasvirleşmemiş,
heykelleşmemiş,
tapınakların önüne dikili değil,
bir tanrıya kapı bekçisi değil:
hayır! bu çakılı erdem tasvirlerine düşman,
yabanlar ona daha rahat tapınaklardan,
kedi haylazlığı ile dolu.
her pencereden zıplayıp.
hop! her rastlantının peşinden.
koklaya koklaya her yabanıl ormana dalansın sen,
yabanıl ormanlarda.
renkli tüylü yırtıcı hayvanlar arasında.
günahkarca sağlıklı, güzel, elvan gezinirsin,
arzulu dudaklarınla,
kutluca alaycı, kutluca şeytani, kutluca kan emici.
yırtıcı yırtıcı, sinsi sinsi, yalancı yalancı gezinirsin.
Ya da kartal gibi, uzun,
uzun dik dik uçuruma,
kendi uçurumuna bakan kartal gibi.
-Nasıl da yukarıya,
aşağıya, içeriye,
hep daha derin derinliklere halkalanıyor uçurum!-
sonra,
ansızın,
düz uçuşla
aniden dalarak
kuzuların üzerine çullanmak,
birden aşağıya, yırtıcı açlıkla,
kuzu arzusunda,
bütün kuzu ruhlara kızgın,
öfkeli bütün erdemlice,
koyunca, kıvırcık kıvırcık
göz kırpıştıran, koyun sütü iyilikle alıklaşmışlara.
Böylesine
kartalcadır, parscadır
şairin özlemleri,
senin özlemlerin, binlerce maske altında,
sen ey deli! sen ey şair!
Sen ki bakarken insana,
tanrı bakar gibidir koyuna-
insandaki tanrıyı paralamak
insandaki koyunu paralar gibi
paralarken de gülmek-
Bu, işte senin kutluluğun,
bir parsın, bir kartalın kutluluğu,
bir şairin, bir delinin kutluluğu!
Kararan havayla,
ayın orağı.
mor kızıllıklar arasında yeşil yeşil,
hasetle, sinsi sinsi dolanırken,
-Güne düşman,
her dolanışta biçerken
gülden döşekleri gizlice,
çökertene dek,
gecenin derinliğine uçuk uçuk gömene dek:
Ben de öyle düştüm bir kez.
hakikat çılgınlığımdan aşağıya,
gün özlemimden aşağıya,
günden yorgun, ışıktan bıkkın
-aşağıya, akşama, gölgeye çöktüm
bir hakikatten
bağrı yanık, susamış
-anımsıyor musun hala, anımsıyor musun, sıcak gönül,
nasıl susadığını?
sürülmüştüm.
tüm hakikatten!
sadece deli! sadece şair!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar