bugün
- sözlük yazarlarının salataları8
- yazarların hayattaki başarıları9
- türkiye nin en büyük sorunu11
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi17
- kızı için şoför arayan adamın ilanı6
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- fon vurgunu32
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- kütüphanede sevişmek3
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- istanbul da barajların doluluk oranı2
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- uludağ sözlük iki adımlı doğrulama özelliği2
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- kolye142
- usualsuspects'in ayağı11
- fenerbahçe'nin kalbine hattori hanzo kılıcı2
- genetik determinizm2
- yazarlara gelen son mesaj4
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- laptop anakartı3
- yemen de füze saldırısı 53 ölü2
- 20 lik diş2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi6
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- bozo the clown2
- fatma betül sayan kaya7
- uzaylılar diyet yapar mı3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak2
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- kadınların yedekte erkek tutması9
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- türk esnafı10
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı2
- iltica26
- 19 ekim 20264
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak3
- türküm doğruyum çalışkanım11
- ishale iyi gelen şeyler4
- kopya çekmenin felsefi meşruiyeti2
- zenginlik göstergesi3
- aöf aşçılık4
isa bir denizciydi.
Su üzerinde yürürken.
Uzun zaman gözledi.
ıssız, ahşap kulesinden.
Ne zaman ki anladı.
Yalnızca boğulanların onu gördüğünü.
Tüm insanlar denizci olacak dedi.
Deniz onları bırakana dek.
Ama kırgındı biraz,
Çok vardı gökyüzünün açılmasına.
Yalnızdı, insandı neredeyse.
Bir taş gibi battı, aklının dibinde.
Gezmek istersin onunla.
Gezmek, gözleri kapalı.
Güvenebileceğini sanırsın.
Kusursuz bedenine, aklıyla dokunduğu için.
Kararan havayla,
çiyin avuntusu olmakta iken.
yeryüzüne doğru,
görülmezce, işitilmeden
-çünkü yumuşacık patikler giyinir
avutucu çiy, bütün avuntuyla yumuşamışlar gibi-
anımsarsın sen, sıcak gönül, anımsarsın,
bir zamanlar nasıl susadığını,
kutsal gözyaşı ile çiy yağmurlarını özleyerek
yanıp tutuşurken, bitkinlikle susadığını,
kem gözlü akşamüstü güneşinin bakışları
sararmış otlu patikalar üzerinde
kararmış ağaçların içinden geçip dolaşırken çevrende,
güneşin kör edici kor bakışları, acı vermekten haz duyan
Hakikatin yavuklusu -sen ha? diye alay ederlerdi-
hayır! bir şair sadece!
bir hayvan, kurnaz yırtıcı sürüngen,
yalan söylemesi gereken,
bilerek isteyerek yalan söylemek zorunda,
av arzusunda,
elvan elvan maskelenmiş,
kendine maske,
kendine av.
bu ha hakikatin yavuklusu?
sadece deli! sadece şair!
sadece parlak parlak laf eden,
deli maskelerinden dışarı renkli renkli konuşan,
yalancı söz köprülerine tırmanan,
yalandan gök kuşakları üstünde.
kalp gökler arasında.
dolanıp duran, sürünüp duran-
sadece deli! sadece şair!
Bu ha hakikatin yavuklusu?
durgun değil, dik donuk soğuk değil,
tasvirleşmemiş,
heykelleşmemiş,
tapınakların önüne dikili değil,
bir tanrıya kapı bekçisi değil:
hayır! bu çakılı erdem tasvirlerine düşman,
yabanlar ona daha rahat tapınaklardan,
kedi haylazlığı ile dolu.
her pencereden zıplayıp.
hop! her rastlantının peşinden.
koklaya koklaya her yabanıl ormana dalansın sen,
yabanıl ormanlarda.
renkli tüylü yırtıcı hayvanlar arasında.
günahkarca sağlıklı, güzel, elvan gezinirsin,
arzulu dudaklarınla,
kutluca alaycı, kutluca şeytani, kutluca kan emici.
yırtıcı yırtıcı, sinsi sinsi, yalancı yalancı gezinirsin.
Ya da kartal gibi, uzun,
uzun dik dik uçuruma,
kendi uçurumuna bakan kartal gibi.
-Nasıl da yukarıya,
aşağıya, içeriye,
hep daha derin derinliklere halkalanıyor uçurum!-
sonra,
ansızın,
düz uçuşla
aniden dalarak
kuzuların üzerine çullanmak,
birden aşağıya, yırtıcı açlıkla,
kuzu arzusunda,
bütün kuzu ruhlara kızgın,
öfkeli bütün erdemlice,
koyunca, kıvırcık kıvırcık
göz kırpıştıran, koyun sütü iyilikle alıklaşmışlara.
Böylesine
kartalcadır, parscadır
şairin özlemleri,
senin özlemlerin, binlerce maske altında,
sen ey deli! sen ey şair!
Sen ki bakarken insana,
tanrı bakar gibidir koyuna-
insandaki tanrıyı paralamak
insandaki koyunu paralar gibi
paralarken de gülmek-
Bu, işte senin kutluluğun,
bir parsın, bir kartalın kutluluğu,
bir şairin, bir delinin kutluluğu!
Kararan havayla,
ayın orağı.
mor kızıllıklar arasında yeşil yeşil,
hasetle, sinsi sinsi dolanırken,
-Güne düşman,
her dolanışta biçerken
gülden döşekleri gizlice,
çökertene dek,
gecenin derinliğine uçuk uçuk gömene dek:
Ben de öyle düştüm bir kez.
hakikat çılgınlığımdan aşağıya,
gün özlemimden aşağıya,
günden yorgun, ışıktan bıkkın
-aşağıya, akşama, gölgeye çöktüm
bir hakikatten
bağrı yanık, susamış
-anımsıyor musun hala, anımsıyor musun, sıcak gönül,
nasıl susadığını?
sürülmüştüm.
tüm hakikatten!
sadece deli! sadece şair!
Su üzerinde yürürken.
Uzun zaman gözledi.
ıssız, ahşap kulesinden.
Ne zaman ki anladı.
Yalnızca boğulanların onu gördüğünü.
Tüm insanlar denizci olacak dedi.
Deniz onları bırakana dek.
Ama kırgındı biraz,
Çok vardı gökyüzünün açılmasına.
Yalnızdı, insandı neredeyse.
Bir taş gibi battı, aklının dibinde.
Gezmek istersin onunla.
Gezmek, gözleri kapalı.
Güvenebileceğini sanırsın.
Kusursuz bedenine, aklıyla dokunduğu için.
Kararan havayla,
çiyin avuntusu olmakta iken.
yeryüzüne doğru,
görülmezce, işitilmeden
-çünkü yumuşacık patikler giyinir
avutucu çiy, bütün avuntuyla yumuşamışlar gibi-
anımsarsın sen, sıcak gönül, anımsarsın,
bir zamanlar nasıl susadığını,
kutsal gözyaşı ile çiy yağmurlarını özleyerek
yanıp tutuşurken, bitkinlikle susadığını,
kem gözlü akşamüstü güneşinin bakışları
sararmış otlu patikalar üzerinde
kararmış ağaçların içinden geçip dolaşırken çevrende,
güneşin kör edici kor bakışları, acı vermekten haz duyan
Hakikatin yavuklusu -sen ha? diye alay ederlerdi-
hayır! bir şair sadece!
bir hayvan, kurnaz yırtıcı sürüngen,
yalan söylemesi gereken,
bilerek isteyerek yalan söylemek zorunda,
av arzusunda,
elvan elvan maskelenmiş,
kendine maske,
kendine av.
bu ha hakikatin yavuklusu?
sadece deli! sadece şair!
sadece parlak parlak laf eden,
deli maskelerinden dışarı renkli renkli konuşan,
yalancı söz köprülerine tırmanan,
yalandan gök kuşakları üstünde.
kalp gökler arasında.
dolanıp duran, sürünüp duran-
sadece deli! sadece şair!
Bu ha hakikatin yavuklusu?
durgun değil, dik donuk soğuk değil,
tasvirleşmemiş,
heykelleşmemiş,
tapınakların önüne dikili değil,
bir tanrıya kapı bekçisi değil:
hayır! bu çakılı erdem tasvirlerine düşman,
yabanlar ona daha rahat tapınaklardan,
kedi haylazlığı ile dolu.
her pencereden zıplayıp.
hop! her rastlantının peşinden.
koklaya koklaya her yabanıl ormana dalansın sen,
yabanıl ormanlarda.
renkli tüylü yırtıcı hayvanlar arasında.
günahkarca sağlıklı, güzel, elvan gezinirsin,
arzulu dudaklarınla,
kutluca alaycı, kutluca şeytani, kutluca kan emici.
yırtıcı yırtıcı, sinsi sinsi, yalancı yalancı gezinirsin.
Ya da kartal gibi, uzun,
uzun dik dik uçuruma,
kendi uçurumuna bakan kartal gibi.
-Nasıl da yukarıya,
aşağıya, içeriye,
hep daha derin derinliklere halkalanıyor uçurum!-
sonra,
ansızın,
düz uçuşla
aniden dalarak
kuzuların üzerine çullanmak,
birden aşağıya, yırtıcı açlıkla,
kuzu arzusunda,
bütün kuzu ruhlara kızgın,
öfkeli bütün erdemlice,
koyunca, kıvırcık kıvırcık
göz kırpıştıran, koyun sütü iyilikle alıklaşmışlara.
Böylesine
kartalcadır, parscadır
şairin özlemleri,
senin özlemlerin, binlerce maske altında,
sen ey deli! sen ey şair!
Sen ki bakarken insana,
tanrı bakar gibidir koyuna-
insandaki tanrıyı paralamak
insandaki koyunu paralar gibi
paralarken de gülmek-
Bu, işte senin kutluluğun,
bir parsın, bir kartalın kutluluğu,
bir şairin, bir delinin kutluluğu!
Kararan havayla,
ayın orağı.
mor kızıllıklar arasında yeşil yeşil,
hasetle, sinsi sinsi dolanırken,
-Güne düşman,
her dolanışta biçerken
gülden döşekleri gizlice,
çökertene dek,
gecenin derinliğine uçuk uçuk gömene dek:
Ben de öyle düştüm bir kez.
hakikat çılgınlığımdan aşağıya,
gün özlemimden aşağıya,
günden yorgun, ışıktan bıkkın
-aşağıya, akşama, gölgeye çöktüm
bir hakikatten
bağrı yanık, susamış
-anımsıyor musun hala, anımsıyor musun, sıcak gönül,
nasıl susadığını?
sürülmüştüm.
tüm hakikatten!
sadece deli! sadece şair!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar